HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

İstatistikler

  • Ziyaretçi Bugün811
  • Ziyaretçi Genel1.760.201
  • Bugün Gösterim826
  • Toplam Gösterim2.218.493
  • Online Sayısı3
Soçi’de kaybeden kim?
Soçi’de kaybeden kim?
24 Kasım 2017 Cuma Saat: 01:05

Soçi’de kaybeden kim?

Belki bütün bunlar “aldanmışım” diyerek halk nezdinde unutturulabilir ama milyonlarca kişinin çektiği büyük acılar ve din adına sergilenen vahşetlerin yaptığı tahribatları unutmak mümkün değildir.

Soçi görüşmeleri  Suriye konusunda bir çözüm sağlanma yönünde adım atıldığını göstermesi dışında başka önemli noktaları da gösteriyor.

 

7 yıldır süren Suriye iç savaşı büyük bir yıkımla sonuçlandı. Yıkım tablosuna bakıp içi sızlamayan insan yoktur. Büyük katliamlar, vicdansızca cinayetler işlendi. Bölge güçlerinin kontrolünde yürüyen savaş, sonunda Rusya ve İran’ın kontrolünde bitiriliyor. İç savaşın başladığı ilk günlerde yeni bir Osmanlı hayaliyle kendinden geçmiş olan hükümet erkanı, ardından Mısır’da da aynı yanlışa imza atacak, bölge gerçeklerinden uzak hamasi ve hayali yol güzergahına devam edecekti.

Gelinen son noktada en dikkat çekici nokta, zamanında büyük iddialarla Suriye fethine çıkmış İslamcı camianın Soçi görüşmesi karşısında suspus olması, eski iddialarıyla ilgili bir hatırlamadan uzak durmaya çalışmasıdır. İyi ilişkiler geliştirdiği komşusuyla çok kötü olmayı göze alan Türkiye İslamcılarının cevaplaması gereken çok soru vardır. Belki şimdi barış masasının bir aktörüdür ama aslında büyük kayıpları vardır. Şu soruları Suriye fethine çıkmış olanlar cevaplamalıdır. IŞİD gibi vahşi bir örgütün sahada uzun süre hakim olmasının faturasını kim ödeyecek? Çözüm sürecinin uğruna bitirildiği Rojava kriziyle ilgili gelinen noktada tükürdüğünü yalama halini kim izah edecek? Yüzbinlerce ölü ve milyonlarca mültecinin maddi, manevi sorumluluğu için kim hesap verecek?  Gelinen nokta için atılan bu kadar hamasi sloganın hesabını verecek bir sorumlu var mıdır? Bu vicdanla ilgili sorularda karşımızda muhatap bulamıyoruz. Herkes son durumun üstüne bir bardak su içmiş durumdadır. Sorgulayıcı bir medya da olmadığı için balık hafızalılık tercih edilmiş bulunulmaktadır. Dimyata pirince giderken evdeki bulguru kaybettiklerini ustaca saklamaktadırlar.

 

Oysa Türkiye’de aklı selimi hatırlatan çok gelişme yaşanmıştı. 2013 yılında şahsımın da imzacıları arasında olduğu, “3. Yol bildirisi” gayet net bir şekilde ortadaki tabloyu çizmiş ve barış görüşmeleri yoluyla bu vekalet savaşlarının bitirilmesi gerektiğini söylemişti. O zamanlar çok büyük bir öfke, iftira ve ithamlarla reddedilen bu bildirinin önerdiği hususların hükümet ve çevresi tarafından şu anda hiç tartışması dahi yapılmadan kabul edilmesi manidardır. Onları anladık da bu iç savaş skandalını “İslami cihad” gibi gören İslamcı çevrelerin aşırı iddialarının nasıl çöktüğüne dair bir izahat getirme kayıtsızlığı içinde bulunmaları çok üzücüdür. Önerdiğimiz Türkiye, Rusya, İran arasındaki vekalet savaşının tarafların direkt görüşmesiyle bitirilme teklifiydi. O zamanlar bu öneriler adeta hainlikle eş değer tutuluyordu. Ancak gelinen nokta tam da önerdiğimiz hususların gösterdiği yerdir. Bu özeleştiriyi yapmayanların kulaklarının üstüne yatması belki güçlü durumda oldukları için onları zor durumda bırakmayacaktır ama uzun vadede büyük bir mahcubiyeti yaşayacakları açıktır.

 

Soçi görüşmelerinde en çok merak edilen husus YPG’nin masaya oturmasının Türkiye tarafından nasıl karşılanacağıydı. Görüşme sonucu yapılan açıklamalara bakılırsa bu konuda kesin bir şekilde Türkiye’nin isteğinin kabul edildiğine dair görüntü yoktur. Türkiye her ne kadar onu masada kabul etmeyeceğini açıklamışsa da kapalı kapılar ardında durum farklı olacaktır. “Esed” çizgisinden Rusya ve İran ile masaya oturmayı kabul etme noktasına gelen Türkiye’nin, “ben görmüyorum ama YPG meselesine bir şekilde çözüm bulun, ama prestijim sarsılmasın” noktasına geleceğini tahmin ediyorum.

Türkiye’nin şimdi olmasa bile bir müddet sonra Esad’la el sıkışacağı günler uzak değildir. Mesele bunu topluma yavaş yavaş alıştırma safhasının, kazasız belasız geçirilme telaşıdır. Belki bütün bunlar “aldanmışım” diyerek halk nezdinde  unutturulabilir ama milyonlarca kişinin çektiği büyük acılar ve din adına sergilenen vahşetlerin yaptığı tahribatları unutmak mümkün değildir. Soçi’de kaybedenin istediği hiçbir şeyi yapamayan ve dağılan Suriye sonrası “beka meselesi” nin peşine düşen Türkiye olduğu bellidir.

@gergerliogluof

113 Okuma

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

İnsan hakları haftasını kutlamaya yüzü olan var mı?

Köşe Yazılarım

İnsan hakları haftasını kutlamaya yüzü olan var mı?

İnsan hakları haftasını kutlamaya yüzü olan var mı?

Kudüs krizini oluşturan sadece Trump ve İsrail mi?

Köşe Yazılarım

Kudüs krizini oluşturan sadece Trump ve İsrail mi?

Kudüs krizini oluşturan sadece Trump ve İsrail mi?

“Üzülme, Allah bizimle”

Köşe Yazılarım

“Üzülme, Allah bizimle”

“Üzülme, Allah bizimle”

KHK’lılar için alternatif yol yok mu?

Köşe Yazılarım

KHK’lılar için alternatif yol yok mu?

KHK’lılar için alternatif yol yok mu?

Ak Partililer..! Ne zaman uyanacaksınız?

Köşe Yazılarım

Ak Partililer..! Ne zaman uyanacaksınız?

Ak Partililer..! Ne zaman uyanacaksınız?

Gergerlioğlu, Maden Ailesinin yaşadığı facianın tüm yönlerini araştırdı işte yaşananlar..

Basında Ben

Gergerlioğlu, Maden Ailesinin yaşadığı facianın tüm yönlerini araştırdı işte yaşananlar..

Gergerlioğlu, Maden Ailesinin yaşadığı facianın tüm yönlerini araştırdı işte yaşananlar..

Ege’de boğularak can veren Maden Ailesi neler yaşadı?

Basında Ben

Ege’de boğularak can veren Maden Ailesi neler yaşadı?

Ege’de boğularak can veren Maden Ailesi neler yaşadı?

87 yaşındaki kanser hastası tutukluya 11 gün hücre cezası verildi

Basında Ben

87 yaşındaki kanser hastası tutukluya 11 gün hücre cezası verildi

87 yaşındaki kanser hastası tutukluya 11 gün hücre cezası verildi

Maden Ailesi’nin dramı OHAL’de yaşananları tarif ediyor

Basında Ben

Maden Ailesi’nin dramı OHAL’de yaşananları tarif ediyor

Maden Ailesi’nin dramı OHAL’de yaşananları tarif ediyor

 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız