HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

İstatistikler

  • Ziyaretçi Bugün843
  • Ziyaretçi Genel1.638.300
  • Bugün Gösterim891
  • Toplam Gösterim2.071.926
  • Online Sayısı4
Hayreddin Karaman’ın bilinçaltı
Hayreddin Karaman’ın bilinçaltı
15 Ağustos 2017 Salı Saat: 21:35

Hayreddin Karaman’ın bilinçaltı

Hayreddin Karaman da böyle, gelen tepkiler üzere helallik dilerken bile özrü kabahatinden büyük

Hayreddin Karaman’ın sigara içen kadın hakkında “benden ümidi kesmeyin”anlamı içerdiği yazısından sonra cinsel ima içerdiği kanısı hakim olduğu için toplumun her kesiminden büyük tepki geldi. Karaman bir açıklama yazısı yazarak kastının böyle bir anlam olmadığını belirterek helallik istedi. Sigara içen başörtülü hanımların laikçi uygulamalara karşı “ikna odalarında beni ikna edebilirsiniz”mesajı verdiğini belirterek yanlış anlaşıldığını iddia etti.

 

Karaman’ın sözleri sadece bir kastı aşmış söz olarak mı değerlendirilmeli, yoksa sorunun daha derinlerde bir yerde olup olmadığını tespit gayretine girmek gerekli mi? Bu soruyu cevaplamak önemli, bunu yapmaya çalışalım.

İslam dini erkek egemen bir Arap kültürü ortamında insanlığa sunuldu. Peygamber toplumdaki yanlışları düzeltirken kadının toplumsal statüsü hakkında sürekli olumlu yönde düzeltmeler yaptı. İnsanlığın genel anlamda hidayeti öncelendiği için bazı geleneksel kültürel öğelerde önemli bir değişim yaşanmadı. Yaşanan hayatın kültürel öğelerinde bir değişim yerine onların daha adil bir değişim, dönüşüm yaşamasına uygun zemin oluşturuldu. Toplumdaki ana zulüm üreten konulardaysa keskin bir değişim öğütlendi hep. Ancak bunlardaki değişim için de sabırlı bir pratik tercih edildi, insanların kökleşmiş yanlışlıklarını düzeltirken sabırlı, basamaklı ve anlayışlı bir yol öğütlendi.

 

Kadın konusu da böyle idi. Çağın  Arap geleneği nedeniyle kadınla ilgili değişim hep daha adil olana sevk ve özendirme şeklinde seyretti. Kadını aşağılayan ifadelere reddiye getirildi. Dini öğretinin özü ve o günün günlük değer yargılarını birbirinden ayırt eden bir dini aklın egemen olması lazımdı. Dinin özü ve yerel gelenewksel unsurların ayrımını yapan fıkheden bir ilmi aklın sürekli gelişim içinde olması gerekiyordu. Hz. Muhammed’in vefatından sonra bir müddet bu akıl olumlu seyretti. Hz. Ömer’e kadınlarla ilgili bir kararında hem de büyük bir topluluğun olduğu Cuma namazında itiraz ederek kararın değişimini sağlayan kadın örneği unutulmaz bir örnektir.

Ancak sonraları durum değişti ve adeta korkulan başa geldi. Birçok konuda Arap geleneğini din görme eğilimi belirdi ve cahili anlayışa geri dönüş başladı. İlk çok yalan hadis uydurulan konu kadının aşağılanmasıyla ilgili yalan sözlerle oldu. Gelenek dine galip gelmişti. Kadının statüsünü daha iyileştiren bir ivme yerine daha aşağılayan bir ivme hakim duruma gelmişti. Çünkü sadece kadın konusunda değil hemen her konuda  Müslümanlar eskiye, cahiliyeye yöneliyorlardı. Belki peygamber döneminde aldıkları ve onlarda müthiş bir değişim oluşturan eğitim yetersiz kalmıştı, belki de oluşan nefsani eğilimler önemli bir unutkanlığa yol açmıştı.

Kadını hayatın dışına iten bu eğilim cahiliye düşüncesinin tüm aşağılamalarını da beraberinde getirmişti. Süreç böyle devam etti, bazı önemli çıkışlar oldu ama kadının statüsündeki olumsuz gidişat değişmedi.

 

Günümüzde birçok alanda dini düşüncenin ihyası yönünde gayretler sergileniyor. Birçok kesim farklı şekillerde olsa da  İslam düşüncesinin gelişim tarihinde bazı sorunlar olduğu ve üzerinde tetkikler yapılması gerektiğini söyledi, söylüyor. İslamcılık düşüncesi birçok konuda önemli özeleştiriler yapsa da kadın konusunda önemli bir değişim ihtiyacı hissetmedi. Kadın konusu hep cinselliğin korunması bağlamında değerlendirildi. Kadının hayata yansıtılmayan zihinsel özellikleri önemsenmedi. Kadınlar hakkında erkek görüşünün egemenliği hiç sorun edilmedi. Dinden kaynaklanmayan tüm geleneksel kadını aşağılayan kelamlara reddiye getirilmesine gereken önem verilmedi. Kadın konusu gündeme getirildiğinde cinsellik konusunun birinci sıra konu olmasına özeleştiri yapılmadı.

Kadın hep yanlışa eğilimli olan, kandırılabilen, eksik akıllı, akıl çelendi. Buna karşı çıkması gereken İslam alimlerinin çoğu  ise eksikliğin bile farkında değildi. Kadının yönetici yapılmaması yönündeki mevzu hadislere tek kelam etmeyen İslam alimlerinin aslında kendilerinin sıkı bir eğitime ihtiyacı vardı.

 

Hayreddin Karaman da böyle, gelen tepkiler üzere helallik dilerken bile özrü kabahatinden büyük. Tüm toplumun cinsel ima olarak anladığı sözünün yanlış anlaşıldığını iddia ediyor ve açıklama getiriyor. Açıklaması özrü kabahatinden büyük bir din adamının bilinçaltını ortaya koyuyor. Bu sefer kadını “gevşek, erkekten kolay kanan” birisi olarak resmediyor. Cinsel aşağılama olmadığını ifade ederken kadının doğal bir dinsel  gevşeklik içinde olduğunu açık ediyor. Sigara içen tüm başörtülü hanımlar potansiyel suç adayı onun için. Bu kararı bir erkek olarak vermekte bir beis yok onun için. Oysa onun iddiasında olan bir alimin yapması gereken doğru ve yanlış eğiliminin kadın ve erkek için aynı olduğu gerçeğini vurgulaması ve kadın konusundaki toplumsal büyük sorunlara çareler önermesiydi.. Bugün hala kadın aşağılanan erkeğin namusu için kolayca katledilebilen, tacizi doğal görülebilen bir insan maalesef.

Dinin gerçek anlamıyla anlaşılması için toplumsal olarak büyük gayret olması lazım ama din adına ortaya çıkan alimlerin 40 fırın ekmek yemesi gerekecek sanırım. Çok önemli konularda bu denli rahat, umursamaz olanları gördükçe başka ne diyebiliriz ki?

@gergerliogluof

126 Okuma

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

Barzani artık geri adım atmaz

Köşe Yazılarım

Barzani artık geri adım atmaz

Barzani artık geri adım atmaz

Bağımsızlık referandumu turnusol oldu

Köşe Yazılarım

Bağımsızlık referandumu turnusol oldu

Bağımsızlık referandumu turnusol oldu

İkinci Kuddusi Okkır vakası

Köşe Yazılarım

İkinci Kuddusi Okkır vakası

İkinci Kuddusi Okkır vakası

Adalet ve barış isteği suç olamaz

Hukuki takiplerim

Adalet ve barış isteği suç olamaz

Adalet ve barış isteği suç olamaz

Gömdürülmeyen cenaze ne düşündürmeli?

Köşe Yazılarım

Gömdürülmeyen cenaze ne düşündürmeli?

Gömdürülmeyen cenaze ne düşündürmeli?

Hasankeyf’te yorgun bekleyiş, umut bitmedi

Köşe Yazılarım

Hasankeyf’te yorgun bekleyiş, umut bitmedi

Hasankeyf’te yorgun bekleyiş, umut bitmedi

İntihar haberlerine dikkat!

Basında Ben

İntihar haberlerine dikkat!

İntihar haberlerine dikkat!

Mazlum zalimin işini nasıl kolaylaştırıyor?

Köşe Yazılarım

Mazlum zalimin işini nasıl kolaylaştırıyor?

Mazlum zalimin işini nasıl kolaylaştırıyor?

Kalbine yenik düşen bir KHK’lı daha…

Köşe Yazılarım

Kalbine yenik düşen bir KHK’lı daha…

Kalbine yenik düşen bir KHK’lı daha…

Ensesti tartısırken bile kutuplasma.!

Köşe Yazılarım

Ensesti tartısırken bile kutuplasma.!

Ensesti tartısırken bile kutuplasma.!

 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız