HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

İstatistikler

  • Ziyaretçi Bugün179
  • Ziyaretçi Genel2.536.319
  • Bugün Gösterim185
  • Toplam Gösterim3.210.747
  • Online Sayısı10
Dipten çıkışla demokrasiyi tesis mümkün mü?
Dipten çıkışla demokrasiyi tesis mümkün mü?
8 Mart 2018 Perşembe Saat: 06:57

Dipten çıkışla demokrasiyi tesis mümkün mü?

Şimdi meselemiz bu cesur ve erdemli adımları artırmak, desteklemekten başkası olmamalıdır. Kürdün meselesini sahiplenen Türk, Alevinin derdine koşan Sünniler, solcunun derdine koşan sağcılar daha da artmalıdır.

.

Son yıllarda yaşadıklarımız bize acı gerçekleri tekrar hatırlattı. Çözüm sürecinde Erdoğan'ın liderliğinin zor bir konuyu kabul ettirmede faydalı olduğunu düşünenler sonrasında önemli bir hayal kırıklığı yaşadı.

Çünkü parlak, süslü sözler liderlerin kendisini güvensiz hissettiği ortamda önemli hayal kırıklıkları oluşturan unutulmuş beyanlara dönüyordu. Lider avantajı veya politik rüzgarlardan değil, zor ve esaslı demokrasi sınavlarını başarıyla geçmeye odaklanmaktan başka bir yol olmadığı görülüyordu. Ancak her heçen gün bunun zemini de kayboluyordu.

Demokratikleşme çabalarını siyasilerden beklememek gerektiğini acı tecrübelerle öğrendik, öğreniyoruz. Çünkü onlar daha çok siyasi hesaplar yapıyor ve güncel politikalara göre kabuk değiştiriyorlar. Lider kültünün hakim olduğu Ortadoğu ülkelerinde demokrasiyi istismar etmek için çok uygun bir vasattaki siyasi liderlerden toplumsal ıslahat beklemek hayalcilik olur.

Despot liderlerin iktidardan düştükten sonra bile  musibetlerini hissettirdikleri ülkelerle birlikte yaşıyoruz. Aynı kaderi daha feci koşullarda yaşamamız çok mümkün. Bu beklenen kaderi değiştirmekse bizim elimizde olabilir. Nasıl mı?

Böyle bir umut içinde olmak belki çok kişi için ihtimali çok düşük olan bir beklentidir. Zira gelinen noktada iktidarı ele geçirmiş olan muhafazakarlar ve onların destekçisi olan İslamcılar çok kötü bir sınav veriyor. Acımasızca iktidar nimetlerini kullanıyor ve dün kendilerini "yetmez ama evet" diyerek destekleyen liberal, sol çevreleri çok zor durumda bırakıyor.

Demokrasinin en ufak parıltısına bile canını verecek liberal, sol çevreler büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Onlar da skolastik sol kesimin baskısı altında ve çoğu muhafazakarlara bir daha şans verilmemesi gerektiğini düşünüyor. Böylesi zor koşullarda muhafazakarlar özgürlükçü bir anlayışı tekrar yeşertebilecekler mi? Mümkün olabileceğini düşündüğümüz bu iddianın olumsuz zeminini biraz daha irdeleyelim.

OHAL zulmüne uğrayan muhafazakarlar irdelenmesi gereken farklı bir konudur. Uğradıkları büyük şok sonucu hayal kırıklığı içinde olanların bir kısmı farklı kesimlere empatiyi az yaptıkları konusundaki pişmanlıklarını belirtiyor ve özeleştiriler yapıyor.

Bu özeleştirilerin çok önemli olduğu ve beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. Şahsen yazılarımın, söyleşilerimin çoğunda hep bunu beslemeye, yeşertmeye çalışıyorum. Ancak farklı bir çok kesim tarafından halen bunun hakkıyla değerlendirilmediğini de hissediyorum.

Her özeleştiri yapana 'başına felaket gelmese bunu yapmazdı, düştüğü halden kurtulsun bu dediklerini unutur," gibi yargılarla yaklaşanlar, aslında nasıl bir minik fideyi ezdiklerinin farkında değiller.

Bu topraklarda bir mücadele geleneği olarak tanışılmamış olan demokrasiyle tanışmak için bundan iyi somut tecrübe olmadığının farkında değiller. Kazanımlar, eski yanlışları hatırlayarak, başa kalkılarak, ön yargılarla değil, yüzyıllık yeni bir kulvarı oluşturabilme heyecanıyla gerçekleşecektir.

OHAL mağdurları arasında bir de öfke ve kini bilenenler var. Mazlum durumda olmalarına rağmen taraftar psikolojisinden kurtulamayıp radikalleşenler de var. Güçsüz duruma düşmenin ilacının güçlü olmaktan başkası olmadığını düşünen de var.

Zulme uğramasının karşılığının ileride intikam almak olduğunu düşünenler de var. Bu denli acımasız bir ortamda bu kişilere yaşananların bir imtihan olduğunu hatırlatmak kolay değil. OHAL'in her türlü acımasızlığını yaşayanların sağlıklı bir değerlendirme yapması kolay değildir ama bunu yapmadıkları takdirde bu toprakların kısır döngüsüne hizmet edeceklerini bilmeleri de gerekiyor.

Yaşanan tartışmalar konusunda herkes sorumlu, vebal sahibi. Erdoğancılık ve anti Erdoğan'cılık sağlıklı bir demokrasi zemini oluşturmuyor. Muhalif gördüğünü eleştiren aynı hastalıkla malül olduğunu göremiyor.

Türkiye bu tartışmaları çok yaşadı  halbuki. İnönü-Menderes taraftarlığı, Demirel-Ecevit kutuplaşması bu ülkede bir zamanlar çok popülerdi ve verimli zamanları tüketen boş tartışmalardı.

Çünkü kişilerin tartışılması hiçbir zaman demokrasi zeminini yeşertmedi. Aksine kutuplaşmayı artırdı ve çok ihtiyacımız olan faydalı demokrasi binası inşasını baltaladı. Bu ülkenin demokratlarının unutmaması gereken en önemli konularından birinin bu  şahıslaştırma hastalığı olduğunu düşünüyorum.

Tablosunu çizdiğimiz hal, aslında çok kötü bir dibe vurma halinin fotoğrafıdır. Her ne kadar olumsuz bir tablo çizsem de dipten çıkışın mümkün olduğunu düşünüyorum. Bu, boş siyasi tartışmalarla değil, kavramların, ilkelerin oturduğu doğru mekanizmalarla olacaktır. Mazlumiyet temelinde zulme karşı çıkmanın tüm somut göstergelerini yaşamak zorundayız. Sol ve sağ, Türk ve Kürt, Alevi Ve Sünni bunu başarabilir.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve çok önemsediğim bir olay bunun somut işaretçisidir. Gözaltında şüpheli ölümle  vefat eden ve sonrasında hainler mezarlığına cenaze namazı kılınmadan defnedilmek istenen Gökhan Açıkkollu belki darbe sonrasının ilk günlerinde çok dikkat çekmemişti.

Ancak 18 ay geçip, bir de MEB müsteşarınca tuhaf bir şekilde reddedilen göreve iade yazısı medyaya düştükten sonra gündemin ilk konusu oldu. Cezaevinde gördüğü eza sonucu kolunu kaybetmiş olan solcu Veli Saçılık ise bu zulme duyarsız kalmayıp en sıcak tepkiyi verdi.

800 kilometre yol kat edip sağcı Gökhan Açıkkollu'nun mezarını ziyaret ederek insanlık adına ondan özür diledi. İşte bu buluşma aslında birbirine 180 derece zıt kutuplarda olan kimliklerin zulme karşı çıkma konusunda çok zor olanı başarabileceğini gösteriyordu. Bu adımlar en katı yüreklerde bile karşılık buldu.

Şimdi meselemiz bu cesur ve erdemli adımları artırmak, desteklemekten başkası olmamalıdır. Kürdün meselesini sahiplenen Türk, Alevinin derdine koşan Sünniler, solcunun derdine koşan sağcılar daha da artmalıdır.  

Demokrasiyi katletme, istismar etme, vazgeçme afetlerinden uzaklaşarak acılara karşı kendisini kaderdaş hissedenlerin birlikteliği çok zor değildir, bunu yaşayarak gördük, başardık, daha da fazlasını başarabiliriz.

@gergerliogluof

296 Okuma

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

TBMM - Türkiye cezaevleri patlama noktasında

Basında Ben

TBMM - Türkiye cezaevleri patlama noktasında

TBMM - Türkiye cezaevleri patlama noktasında

TBMM - OHAL Komisyonu lağvedilmelidir!

Basında Ben

TBMM - OHAL Komisyonu lağvedilmelidir!

TBMM - OHAL Komisyonu lağvedilmelidir!

ByLock konusunda bir netlik olmadığı için binlerce insan mahkûm ediliyor

Basında Ben

ByLock konusunda bir netlik olmadığı için binlerce insan mahkûm ediliyor

ByLock konusunda bir netlik olmadığı için binlerce insan mahkûm ediliyor

Kayyum “başdenetçi” de dinlemedi: 99 işçi “deneme süresi bitti” bahanesiyle kovuldu

Sivil toplum çalışmalarım

Kayyum “başdenetçi” de dinlemedi: 99 işçi “deneme süresi bitti” bahanesiyle kovuldu

Kayyum “başdenetçi” de dinlemedi: 99 işçi “deneme süresi bitti” bahanesiyle kovuldu

İsmet ÇİĞİT: Özak; huzurlu, sakin

Basında Ben

İsmet ÇİĞİT: Özak; huzurlu, sakin

İsmet ÇİĞİT: Özak; huzurlu, sakin

CHP’li Hürriyet, Bakan’a İzmitlileri zehirlemeye kararlı mısınız? diye sordu

Şahsımdan bahsedilen makaleler

CHP’li Hürriyet, Bakan’a İzmitlileri zehirlemeye kararlı mısınız? diye sordu

CHP’li Hürriyet, Bakan’a İzmitlileri zehirlemeye kararlı mısınız? diye sordu

CHP ve İYİ Parti vekillerinin iddiasına HDP'den yanıt

Basında Ben

CHP ve İYİ Parti vekillerinin iddiasına HDP'den yanıt

CHP ve İYİ Parti vekillerinin iddiasına HDP'den yanıt

Kuzey Marmara Otoyolu’nda daha önce 5 kişi öldü

Basında Ben

Kuzey Marmara Otoyolu’nda daha önce 5 kişi öldü

Kuzey Marmara Otoyolu’nda daha önce 5 kişi öldü

SYKP Flormar işçileri için kampanya başlattı

Basında Ben

SYKP Flormar işçileri için kampanya başlattı

SYKP Flormar işçileri için kampanya başlattı

 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız