HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

İstatistikler

  • Ziyaretçi Bugün530
  • Ziyaretçi Genel2.615.465
  • Bugün Gösterim543
  • Toplam Gösterim3.308.887
  • Online Sayısı5
Oğur: 'PKK ile anlaşın' başlığı soruşturmaya dönüşmüş
Oğur: 'PKK ile anlaşın' başlığı soruşturmaya dönüşmüş
7 Ocak 2019 Pazartesi Saat: 16:12

Oğur: 'PKK ile anlaşın' başlığı soruşturmaya dönüşmüş

Yıldıray Oğur: Bir editörün bu mektubun içeriğini kendince özetlediği “Savaşı durdurun, PKK ile anlaşın” başlığı, sanki mektupta böyle bir ifade varmış gibi soruşturmaya dönüşmüş.

Oğur: 'PKK ile anlaşın' başlığı soruşturmaya dönüşmüş

Yıldıray Oğur: Bir editörün bu mektubun içeriğini kendince özetlediği “Savaşı durdurun, PKK ile anlaşın” başlığı, sanki mektupta böyle bir ifade varmış gibi soruşturmaya dönüşmüş.

    

DUVAR – Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur, bugün yayınlanan yazısında 170 aydın hakkında açılan Afrin soruşturmasını yazdı. Soruşturmaya konu olan mektup için, “Şahsen Afrin operasyonunun doğru olduğunu düşünmüş ve yazmış biri olarak böyle bir mektuba imza atmazdım” diyen Oğur, savcılığın mektupla ilgili A Haber’de yayınlanan bir haberin başlığına bakarak harekete geçtiğini yazdı. Oğur’un, “Başlığı okuyarak karar vermeyin lütfen!” başlıklı yazısından bir bölüm şöyle:

Listede yok yok; 92 yaşındaki eski siyasetçi Tarık Ziya Ekinci, 89 yaşındaki tiyatro oyuncusu Gülriz Sururi, 85 yaşındaki eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, 80 yaşındaki tiyatro oyuncusu Genco Erkal, muhtemelen yakınlarının “ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey” uyarılarını dinlemeyerek listeye girmeyi başarmış sinema oyuncusu Halil Ergün,  sinema oyuncuları Lale Mansur,  Deniz Türkali, ses sanatçısı Suavi, şef Cem Mansur, eski bakanlar ve siyasetçiler Ertuğrul Günay, Fikret Ünlü, Bahattin Yücel, Tarhan Erdem, Ertuğrul Yalçınbayır, Ufuk Uras, Ziya Halis, Eşref Erdem ve Rakel Dink, Murat Belge, Zülfü Livaneli’nin aralarında bulunduğu 170 isim…

Bu 170 isme soruşturma açılmasının sebebi bir yıl önce altına imza attıkları AK Parti milletvekillerine gönderilmiş bir mektup.

Türkiye’nin Afrin’e yönelik Zeytin Dalı operasyonunun başlamasından önce kaleme alınan mektupta şöyle denmişti:

“Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili,

Biz aşağıda imzası bulunan yurttaşlar, elinizdeki yetki ve taşıdığınız sorumluluk nedeniyle milyonlarca insanımız adına size sesleniyoruz.

Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Sınırlarımızı korumanın ve beka sorunu yaşamamanın en iyi yolunun karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Güvenliğimizin milyarlara mâl olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve işbirlikleri üzerinden sağlanacağını, üstelik bunun mümkün olduğunu, tecrübe ile biliyoruz. Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz.

Orta Doğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar ülkemizi sadece hüsrana uğratacak, on yıllarca telafisi mümkün olmayacak toplumsal, siyasal, ekonomik ve insanî kayıplara yol açacaktır.

Yurttaş kimliğimiz ve sorumluluğumuzla, halkımızın ve tarihin önünde siz yetki sahiplerini uyarıyor, sesimize kulak vererek sağduyulu davranmaya, savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla.”

Şahsen Afrin operasyonunun doğru olduğunu düşünmüş ve yazmış biri olarak böyle bir mektuba imza atmazdım.

Ama içinde hiçbir terör ve şiddet övgüsü olmayan, sadece sınır ötesi bir askeri operasyona karşı iktidar partisi milletvekillerine saygılı bir üslupla yapılmış bir çağrıdan savcılar, bir yıl sonra soruşturacak ne bulmuş olabilirdi ki?

Hala böyle naif sorular soracak bir durumda değiliz, evet. Ama her seferinde ülkedeki adalet sistemi bizi şaşırtmayı başarıyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve bu 170 kişinin yaşadığı illerdeki savcılıklara gönderilen soruşturma yazısının girişini okuyalım:

“…hakkınızda www.ahaber.com.tr isimli internet sitesinde yayımlanan haber içeriğinde “170 imza ile 2. Bildirim skandalı, Savaşı Durdurun, PKK ile anlaşın” yazılı elektronik posta ile gönderilen bildiriye imza attığınız İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 26-01-2018 tarihli araştırma raporu ile tespit edilmiştir.”

Evet yanlış okumadık.

Savcılık, soruşturmayı ahaber kanalının internet sitesinin bu mektupla ilgili yaptığı haberde kullandığı başlık üzerine açmış.

Bir editörün bu mektubun içeriğini kendince özetlediği “Savaşı durdurun, PKK ile anlaşın” başlığı, sanki mektupta böyle bir ifade varmış gibi soruşturmaya dönüşmüş.

Bunun nasıl olabildiğiyle ilgili küçük bir tahminde de bulunabiliriz.

Muhtemelen bu sitenin haberinin linki polis veya savcılara ulaştırılmış, linki tıkladıklarında da karşılarına “170 imza ile ikinci ‘bildiri’ skandalı: Savaşı durdurun, PKK ile anlaşın” başlığı çıkmış, iki nokta üst üsteden sonra gelen kısmı da mektuptan bir alıntı zannetmişler.  Önlerinde soruşturulacak benzer çok sayıda link, tweet ve yazı olduğu için de mektubu okuyup kontrol etmeye de vakitleri olmamış!

Zaten varsa bir yanlış ifadeye çağrılanlar geldiklerinde söylerler diye düşünmüş de olabilirler.

Tam da öyle oluyor zaten. Bu soruşturma yüzünden bu aralar ifadeye gidenler, soruşturmanın üzerine kurulduğu bu cümlenin mektupta geçmediğini söylüyorlar.

(“Haberde geçen “bildiri” kelimesinin, soruşturma dosyasında nasıl “Bildirim”e dönüştüğü üzerine de teoriler üretilebilir. Haber copy paste edilirken, başlıktaki bildiri kelimesinde istihza için kullanılan tek tırnaklar, bozuk karakter olarak çıkmış, biri de o bozuk karakteri olsa olsa böyledir diyerek “bildirim”e çevirmiş olabilir.)

Çağrıdan bir yıl sonra, yeni bir askeri operasyonun hazırlıkları sürerken bu soruşturmanın başlatılması ve imzacıların ifadeye çağrılmasının sebeb-i hikmeti hakkında da tahminlerde bulunulabilir ama o tahminlerin ucu kolluk güçlerinin siyasi kaygılar taşımasına çıkar ki, o ileri bir yorum olur.

Yoksa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski basın danışmanı gazeteci Ahmet Sever’e, iki yıl önce Can Dündar’ın mahkemesine gidip destek verdiği için bir vatandaş ihbarıyla açılan “terör” soruşturmasının zamanlaması da akla bu ileri yorumu getirmiyor değil!

Ama polis ve savcıların hukuk dışında başka ajandaları olmasının vahim sonuçlarını hep birlikte yaşamamızın üzerinden daha bir kaç yıl bile geçmemişken aynı hataların tekrarlanıyor olmasına inanmak öyle kolay değil tabii!

İnternetten bir siteden okuduğun habere bakıp soruşturma açmamak gerektiği, ille de açılacaksa sadece haberlerin başlıklarını okumanın yeterli olmadığı üzerine herhalde iyi bir ders olmuştur.

Bu dersi almak için aralarında 80 yaş üstü insanların da olduğu 170 kişiyi ifadeye çağırmak herhalde gerekmezdi!

Gazete Duvar

28 Okuma

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

TBMM - Ömer Faruk Gergerlioğlu TV & 13. Bölüm

Basında Ben

TBMM - Ömer Faruk Gergerlioğlu TV & 13. Bölüm

TBMM - Ömer Faruk Gergerlioğlu TV & 13. Bölüm

Ölümünden 4 Gün Önce Kendi Cinayetini Yazdı!

Basında Ben

Ölümünden 4 Gün Önce Kendi Cinayetini Yazdı!

Ölümünden 4 Gün Önce Kendi Cinayetini Yazdı!

“Profesör pazarlarda domates satıyor”

Basında Ben

“Profesör pazarlarda domates satıyor”

“Profesör pazarlarda domates satıyor”

Dr. Gergerlioğlu: Çiftçi üzgün, çiftçi dertli, çiftçi borçlu!

Basında Ben

Dr. Gergerlioğlu: Çiftçi üzgün, çiftçi dertli, çiftçi borçlu!

Dr. Gergerlioğlu: Çiftçi üzgün, çiftçi dertli, çiftçi borçlu!

Gergerlioğlu'ndan İktidara Olay Yaratacak Sözler!

Basında Ben

Gergerlioğlu'ndan İktidara Olay Yaratacak Sözler!

Gergerlioğlu'ndan İktidara Olay Yaratacak Sözler!

TBMM - Yargının siyasallaşması çok vahim sonuçlar doğurmaktadır.

Basında Ben

TBMM - Yargının siyasallaşması çok vahim sonuçlar doğurmaktadır.

TBMM - Yargının siyasallaşması çok vahim sonuçlar doğurmaktadır.

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çalışamayan gazeteci sayısı kaçtır?

Basında Ben

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çalışamayan gazeteci sayısı kaçtır?

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çalışamayan gazeteci sayısı kaçtır?

OHAL Komisyonu'nda bilgiler karıştı

Basında Ben

OHAL Komisyonu'nda bilgiler karıştı

OHAL Komisyonu'nda bilgiler karıştı

OHAL Komisyonu'nda skandal

Basında Ben

OHAL Komisyonu'nda skandal

OHAL Komisyonu'nda skandal

TBMM - Günümüzde yargı "Adalet devletin temelidir." demiyor "Siyasi kaygılarım devletin temelidir." diyor.

Basında Ben

TBMM - Günümüzde yargı "Adalet devletin temelidir." demiyor "Siyasi kaygılarım devletin temelidir." diyor.

TBMM - Günümüzde yargı "Adalet devletin temelidir." demiyor "Siyasi kaygılarım devletin temelidir." diyor.

 

Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu kişisel bloğu Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız