HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu: OHAL KHK’lılarının etkileri dalga dalga toplumu çürütüyor

HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu: OHAL KHK’lılarının etkileri dalga dalga toplumu çürütüyor

29 Ocak 2019 Salı Saat: 11:19

Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL’de gerçekleşen ihraçların 1,5 milyon kişiyi etkilediğini söyledi.

HDP Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu: OHAL KHK’lılarının etkileri dalga dalga toplumu çürütüyor


  

OHAL Hak İhlalleri Platformu, “OHAL’de Hak İhlalleri, KHK’lı Yaşamlardan Geleceğe Bakmak” başlığıyla panel düzenledi. HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL’de gerçekleşen ihraçların 1,5 milyon kişiyi etkilediğini söyledi.

Şuanda da tüm toplumu etkilediğine dikkat çeken Gergerlioğlu, şunları söyledi: “Artık KHK’lı olmanıza gerek yok. OHAL’de yaşıyorsanız potansiyel bir KHK’lısınız. Darbe girişimi sonrası fatura yüzbinlere kesildi. 6 ay boyunca KHK’lılar yasal yollara başvurdu. AİHM’e 25 bin başvuru gitti ve AİHM de bu dosyaları reddetti. Önümüze OHAL Komisyonu denilen bir şey çıktı. Çok ağır kanlı bir şekilde ilerliyor. İlk sonuçları vermeye başladığında da büyük hayal kırıklığı yaşattı. İdarecilerin insafı altında görevini yapan, aksi bir karar aldığında görevinden edileceğini bilen komisyon görevlileri çok kötü bir performans sergiledi. Bugün başvuru dosyalarının yüzde 70’inin bitirilmesi gerekiyordu ama yüzde 40’ını bitirdi.

Türkiye böyle bir gidişatı kaldıramaz. Bunun böyle gitmemesini de sağlayacak olan bizleriz. Bu felaketi biz dünyada ve Türkiye’de duyurmaya çalışıyoruz. KHK’lılar çok az ses çıkardı çünkü şeytanlaştırıldı. Oysa daha çok ses çıkarmak gerekiyor. Yürüttüğümüz bir çalışmada üç duruma dikkat çekmek istiyorum. Birincisi yaptığımız çalışmada, KHK’lılar ihraç edildiğinde çok büyük bir şok yaşamış. ‘Devlet bana nasıl bunu yapar’ şoku yaşamış. Ardından çok büyük bir paranoyaya varan şüphe, güvensizlik, içine kapanma ve üçüncü olarak da öğrenilmiş çaresizlik içine girmiş. OHAL’in ikinci yılında yüzde 14 civarında KHK’lıların aklında intihar etme var.

Yüzlerce intihar girişimi var. 60 kişi intihar etti. İkinci yılda birinci yıldan farklı olarak artık olay KHK’lılar ile sınırlı kalmamış, olay toplumsallaşmış. Sosyal olarak etkiliyor, aile faciaları yaşanıyor, çocuklarda ruhsal bozukluklar, kanser hastalıklarının çıkması, yüzde 50 KHK’lı ihraç edildikten sonra anne babasının evine sığınmış. 21’inci yüzyılda bu insanlar tehcir edilmiş. OHAL KHK’lılarının etkileri dalga dalga yayılıyor ve toplumu çürütüyor.”


Hukuken yol alamayız

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu da OHAL’i kanunlaştıran KHK’ların bir hukukçu açısından sadece sayı olarak yasa, içerik olarak ise bir yasa olmadığını ifade etti. Dönemin son Başbakanı olan Binali Yıldırım’ın ihraçlar için “kurunun yanında yaş da yanar” sözünün bir itiraf olduğunu hatırlatan Kaboğlu, “Hukukçu olarak adil yargılanma hakkı açısından bu söz şu bakımdan kesinlikle hukuken telaffuz edilmeyecek bir sözdür. Çünkü hukukta kuru da olsa yakılmaz. Yakma deyimi hukukun deyimi değildir. Yakmayacaksınız, yargılayacaksınız. Adil yargılama hakkının var oluş nedeni zaten budur. Adil yargılama hakkı hukuk devleti olmanın asgari koşuludur. Adil yargılama hakkının bu süreçte nasıl zedelendiğini gördük. Maalesef Türkiye Barolar Birliği OHAL’de adil yargılama hakkı ihlallerini bir tematik rapor hazırlama görevini yerine getirememiştir. Oysa bu tarihsel sorumluluktur. Ama bu olmadı.” diye konuştu.

İhraçların politik bir sorun olduğunun altını çizen Kaboğlu, bu konunun 16 Nisan referandumu, 24 Haziran seçimleri ile 31 Mart’ta yapılacak seçimlerle bağlantılı olduğunu kaydetti. Kaboğlu, şöyle devam etti: “Çünkü 16 Nisan referandumundan 6 ay önce iktidar müttefiki dedi ki ‘Ya anayasayı değiştirirsiniz ya da cumhurbaşkanı anayasaya uysun’ dedi. 16 Nisan anayasası yürürlüktedir ama meşru değildir. 16 Nisan referandumu, 24 Haziran, 31 Mart bağlamında bu ihraçlar siyasaldır. Çünkü bu siyasal dengeyi değiştiremediğimiz sürece hukuken yol almamız çok zordur. Siyaset hukuk diyalektiğinin bu kadar iç içe olduğu bir dönem görülmemiştir. Bahçeli, 31 Mart seçimleri için ‘Eğer biz kazanamazsak bizim kurduğumuz sistemin meşruluğu tartışılır’ dedi. Biz zaten bu sistemin meşru olmadığını söylüyoruz. Ama demek ki kuşku duyuyor bundan. Bu bakımından 31 Mart seçimlerinin sonuçları yüzde 50’nin dağılım için önemlidir. Bunca hukuksuzluğa, mağduriyete rağmen yüzde 50 dengesi değişmedi. Geri kalan yüzde 50 ne kadar düşmanlaştırılsa da yok edilmedi. Bu onlarda bir korku yaratıyor. Bizde ise umut yaratıyor. Çünkü biz haklıyız ve bu haklılık bize güç veriyor. Güçsüzlerin gücünü fark etmesi çok önemli.”