2018-11-07 00:00:00

Ömer Faruk Gergerlioğlu, Çok Sert Uyardı !

Halkların Demokratik Partisi HDP Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu  Sağlık Aile Çalışma Ve Sosyal İşler Komisyonu toplantısında komisyondaki yasa teklifinin KHKlileri ve Güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktoları ilgilendiren 5. Maddesinin geri çekilmesi için komisyonda konuşma yapmıştır.


BIZ KHKLI VEKILLERIN TAMAMI DARBEYE KARŞIYDIK ANCAK YINE DE IHRAÇ OLDUK

Burada konunun bizzat mağduru olan birçok kişi var 10 KHKli vekil var zaten Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir kısmı doktor 2 de pratisyen hekim arkadaşımız aramızda mağdur KHKli doktor. Bazen bu KHK meselesi açıldığında iktidar partisi vekilleri veyahut da Bakanlık yetkilileri ajitatif konuşmalar yapıyorlar işte 251 şehit falan gibi. Buradaki hiçbir KHKli vekil darbe yanlısı değildi -hepsi de tüm arkadaşlarımız da böyledir- darbeye şiddetle karşıydı. Bu teklifin geçmesini böyle AK PARTİ mitingindeki bir ajitasyonla sağlamaya çalışmak son derece üzücüdür bizim açımızdan daha da üzücüdür çünkü biz KHKlilere daha büyük zulmedilmiştir daha büyük bir yara oluşturulmuştur. Zaten bu kararları verip altına imza atıp Bakanlar Kuruluna sevk eden Sağlık Bakanlığı yetkilileri de aramızdadır ve onlar da bu zulmün faillerindendir. O yüzden biraz konuşmalarına dikkat etmelerini isterim. Biz burada bir ölüm yasasını konuşuyoruz. Ajitasyon yapıp darbeyi bize hatırlatmasınlar yaramıza tuz ekmesinler. En başta bunu söyleyeyim.

BU KANUN TEKLIFI AKLA VICDANA MANTIĞA AYKIRIDIR.

Üç gündür konuşuyoruz arkadaşlar. Burada yoğun bir şekilde muhalefet partisi temsilcileri konuşuyor ve çok da güzel şeyler söylüyorlar. İtiraz edilebilecek hiçbir şey yok onların sözleri için. İktidar partisi vekilleri hiçbir şeyi söyleyemiyorlar bu yasa teklifi için bilhassa 5inci madde için diyebilecekleri tek bir kelime yok madde 5i olumlayacak tek bir konuşmalarını da duymadık. Olması da mümkün değil çünkü akla vicdana mantığa aykırı bir tekliftir.

Şimdi daha öncesinde de söyledim: Zaten böyle bir teklifi Sağlık Bakanlığının getirmesi de çok gariptir çünkü öncesinde OHAL döneminde Sağlık Bakanlığı hekimlerin özel hastanelerde çalışması için genelge yayımlamıştır. Ne oldu da şimdi özel hastaneleri yasaklamaya çalışıyorlar Ne yaptı bu hekimler Bir buçuk iki yıldır özel hastanelerde çalışıyorlar. Ne gibi bir kötü fiilleri oldu Tek bir tane bana göstersinler nasıl bir kötü olumsuz bir fiil oldu da Bakanlık korkan ve KHKli doktor çalıştırmak istemeyen o özel hastaneler için genelge yayınlayan Bakanlık kalkıp bu hekimler için Özel hastanede çalışamaz. yasa teklifi getiriyor ve bunu savunuyor bunu anlamak mümkün değil.

2.146 TANE BENIM TESPIT ETTIĞIM MAĞDUR VAR VE GIDEREK ARTIYOR

Şimdi 2.146 tane benim tespitim kimisi 1.500 diyor ama daha başka bana da ulaşan vakalar var -benim tespit ettiğim sayı- 2.146 güvenlik soruşturması olumsuz gelen hekim var. Bu insanlar devlet hizmeti yükümlülüğünü de tamamlayamadıkları için özel hastanelerde de çalışamıyor. Biz bunun için birçok soru önergesi verdik dört aylık vekillik hayatım boyunca bu konunun çözülmesi için basın toplantısı yaptım ve Genel Kurulda da bu konuyu gündeme getirdim. Altı yılda okulu bitirmiş bir hekim eften püften bahanelerle değil devlet hastanesinde özelde bile çalışamayacak bir duruma geliyor.

YAPILAN GÜVENLIK SORUŞTURMASI DEĞIL MİT VE EMNIYET TARAFINDAN YAPILAN ALENEN FIŞLEMEDIR

Şimdi bu durum nasıl tecelli ediyor bunlara bakmak lazım. Bakın ben önceki konuşmamda da sayın Bakanlığa bir idare mahkemesi sonucu göstermiştim. Size gelen fişleme bilgileriyle verdiğiniz kararlar güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması ve doktorun çalıştırılmaması sonucunu doğuruyordu ancak idare mahkemesine giden hekimler kararı iptal ettirebiliyordu yoğun bir şekilde ve çalışmaya başlayabiliyorlardı. Bununla ilgili ilginç örnekler var elimde. Şimdi ben geçen gün bunları anlatınca bir tane mahkeme kararı göstermiştim Bakanlık yetkililerine onlar da böyle pek önemsememişti Biliyoruz onları. falan filan demişlerdi pek de bakmamışlardı bugün 5 tane getirdim 5 tane. Bakın burada hukukçu arkadaşlarımız var bunlara baksınlar yani hepsi de kararı iptal etmiş -idare mahkemeleri- ve işe iade… Ama o fişleme notlarında ne skandal ifadeler var buralarda ortaya çıkıyor işte. Bunları nasıl Sağlık Bakanlığı onaylamış Bu insanlar nasıl çalıştırılmamış buralarda belli. Delilsiz belgesiz konuşmuyorum afaki konuşmuyorum hepsi bakın şurada belgelerde neler neler var hatta skandal belgeler var elimde. Nasıl mı elime geçti Avukat arkadaşlar bilir işte böyle meseleler dosyalara yansıdığında dosyalardaki bilgileri aldığınızda zaman zaman gizli belgeler de elinize geçer. Sanırım bunlar MİT veya Emniyet Genel Müdürlüğü bilgileri midir nedir fişleme notları.

GÜVENLIK SORUŞTURMASINDAN GELEN BAZI FIŞLEME ÖRNEKLERI: KAPATILAN BIR OKULDA STAJYERDI ERKEK KARDEŞI FETÖ DEN ANNESININ KAPANAN OKULDA SGK KAYDI VAR BABASI HDP YÖNETIMINE SEÇILDI

Bakın mahkeme kararı değil mahkeme kararından bahsetmiyorum ki. Sağlık Bakanlığına sanırım gönderilmiş ve altında da Bunların gerektiği zaman delil olarak değerlendirilmemesi tek başına değerlendirilmemesi hususu önem arz etmektedir. denmiş. Geçmiş eğitim verileri bilgilendirme amaçlı gönderilmiş olup tek başına değerlendirilmemesi hususu önem arz etmektedir. Bir yerden Bakanlığa sanırım gönderilmiş ve onlarda değerlendirme yapılmış. İsimleri vermiyorum ancak bakın neler denmiş. Mesela bir hekim arkadaş için Sağlık Bakanlığına gönderilmiş. Kişi için deniyor ki: Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte… Sonrası erkek kardeşi -şimdi şahsı geçiyoruz- için denmiş ki: FETÖ/PDYye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okulda stajyer öğrenci olarak kaydının bulunduğu tespit edilmiş. Evet bununla amel edilmiş.

Bir başka isim: Şahıs hakkında bir talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte babasının HDP il yönetimine seçildiği şeklinde istihbari mahiyette bilgilerin elde edildiği… Bir başkası: Bakın yine şahıs hakkında bir şey denmiyor. Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte annesinin -şu ifadelere bakın- tarihi belli olmamakla birlikte geçmiş yıllarda FETÖ/PDYye müzahir bir kreşte SGK kaydının olduğu ancak başka kreşlerde de SGK kaydının olduğuna dair bilgiler elde edildi. Herhâlde kreşlerde aşçı olarak mı ne çalışmış.

Yine başka birisi yine kendisi için: Mevcut veri kaynaklarında yapılan çalışma neticesinde şahıs hakkında talebe esas teşkil edecek güncel örgütsel bir bilgiye rastlanılmamakla birlikte babasının Bank Asyaya para yatırdığı şeklinde istihbari bilgiler elde edildiği… deniyor bu böyle.

Yine buralarda da aynı şekilde devam ediyor. İsteyene bunları da gösterebilirim. İşte kendisi hakkında bile değil amcası babası dedesi yok kardeşi yok kreşte annesi çalışmış bunlarla kalkıp amel edilmiş ve doktor arkadaşlarımız hakkında kararlar verilmiş güvenlik soruşturması olumsuz gelmiş işte mahkeme kararlarında da zaten belli ki hâkimler Ya kardeşim bu nedir diyerek kararı vermiş ve göreve iade vermiş.

HERKES ELINI VICDANINA KOYSUN. BU ÜLKE ARTIK BUNLARI KALDIRMIYOR. DÜN BELKI SIZI DE FIŞLEDILER BU ÜLKE NE ZAMAN DEMOKRATIKLEŞECEK

Şimdi bunlarla hareket edilen bir Türkiyede biz güvenlik soruşturması olumsuz gelen arkadaşlarımızın hayat boyu doktorluk yapamayacağına dair bir teklifi tartışıyoruz. Bu kadar gayriciddi fişleme notlarıyla alınan kararlar bunlar bakın bu kadar gayriciddi ve bunlarla biz yasa oluşturmaya çalışıyoruz çok net bir şekilde. En başta şunu da söyleyeyim: Bakın herkes elini vicdanına koysun. Bu ülke artık bunları kaldırmıyor. Dün belki sizi de fişlediler Efendim eşi başörtülüdür falancanın. dediler siz de fişlendiniz. Bugün Falanca Kürttür. işte Falanca FETÖ okulunda kreşinde çalıştı. diye saçma sapan kendisi değil yakını amcası teyzesi diye fişleniyor bugün de bunu siz yapıyorsunuz. Ya bu ülke ne zaman demokratikleşecek Allah aşkına yani herkes elini vicdanına koysun bir düşünsün Böyle bir anlayışla hepimiz şu ülkeye nasıl bir adalet hukuk ve benzeri yani demokrasi nasıl getireceğiz ya El insaf yani Her zaman güç sahibi olalım ve düşman gördüğümüzün canına okuyalım. bu mantıkla biz nereye varırız

120NCI 121INCI MADDENIN DERSLERINI VEREN İBRAHIM KABOĞLU HOCAYI DA ANAYASAYI ÇIĞNEYEREK ANAYASAYI IHLAL EDEREK HOCAMIZI DA KHKYLA IHRAÇ ETTILER

Bakın şimdi bu mesele ileride iktidar partisini de çok etkiler. Şimdi Ya biz düşman bulduklarımızı KHKlileri sosyal bir soykırıma uğratalım imha edelim şunları da akılları başlarına gelsin. diye düşünüyorlar. Yargısız sorgusuz sualsiz her şeyi yapıyorlar. Bizim gibi insan hakları savunucularını darbeci terörist falan ilan ediyorlar ki ben hayatım boyunca insan hakları demokrasi barış demiş bir insanım tüm çatışmalara karşı çıkmışım. Bize böyle terörist yaftası vurmaya çalışıyorlar hatta bununla da kalmıyorlar Anayasayı da çiğneyerek Anayasanın OHALle ilgili maddelerini de çiğneyerek hatta Anayasanın OHALle ilgili maddeleriyle ilgili ders veren hocamızı da çiğneyerek 120nci 121inci maddenin derslerini veren İbrahim Kaboğlu Hocayı da çiğneyerek Anayasayı ihlal ederek hocamızı da KHKyla ihraç ediyorlar. Yani bu nasıl bir cürettir Ya yıllarca işin dersini veren adamı Anayasayı ihlal ederek Anayasa suçu işleyerek ihraç ediyorsun. O da zaten sağ olsun KHK ek listesinde yer alıyorum. diyor. Zaten böyle bir şeyi yapmanız Anayasayla mümkün değildir. diyerek bir bilim adamı hassasiyeti gösteriyor sağ olsun. Şimdi bunu yapmanız 7 bin doktorun devre dışı kalması demektir. 7 bin doktorun devre dışı kalması şu anda sağlık sisteminde büyük bir depreme yol açar. Özel hastanelerden tak diye çektiniz mi doktorları büyük bir sarsıntı olur devletten özele gidiş olur durduramazsınız sağlık sistemi büyük bir sıkıntı yaşar. Bunu da düşünmemişler anında bu kararı alıp yapacaklar. Ya bunlar basit işler değil ki oyuncak değil ki milyonlarca hastayı ilgilendiren işler. Zaten piyasalarda da zor doktor bulunuyor. Yani birçok özel hastane şu ana kadar çoğunlukla KHKli doktor almıyordu son zamanlarda almaya başladılar zaten biraz durduruldu KHKler o yüzden piyasada böyle istismarla çalıştırılacak doktor sayısı da azaldı o yüzden biraz piyasalarda da sıkıntı var.

BU YAPTIKLARINIZ DÖNER DOLAŞIR SIZI DE VURUR

Şimdi bu konu bakın nasıl size de dokunur bir örnek vereyim. Ben kendimden bir örnek vereyim bakın ilginç bir anekdottur. Çalıştığım hastanede bir mesai arkadaşım vardı ben ne zaman OHALi iktidar partisini eleştirsem canhıraş bir şekilde savunurdu. Biz yine konuşmaya devam ederdik o savunurdu biz devam ederdik. Bir müddet görüşemedik kendisiyle iki ay kadar -ismini vermeyeceğim- ardından ben kendisiyle görüştüğüm zaman Ne oldu bir sıkıntı mı var dedim. Evet hocam başımıza büyük bir felaket geldi. Kardeşi de kendisi gibi çok sıkı fanatik bir AK PARTİliymiş ancak pat bir gece o da KHKyle ihraç edilmiş. Hayrola ne oldu dedim. Bir ara Bank Asyadan ev kredisi çekmiş onu bahane ederek ihraç etmişler ancak işin asıl dramatik bölümüne geliyoruz. Sonrasında ne oldu Bu kadar üzgünsün ne oldu dedim. Ya biz bu haberi duyduk kardeşimin ailesinde bu haber yankılandı 3 çocuk annesi olan yengem büyük bir şok yaşadı iki-üç gün büyük bir üzüntü yaşadı ve sonra kalp krizi geçirdi vefat etti. Neye uğradığımızı şaşırdık. Yani biz bu yapılanları savunurken başımıza bu geldi ne yapacağımı bilemiyorum. Çok haklıymışsın be Ömer Abi ne kadar haklıymışsın. Ben sana karşı bu yapılanları savunuyordum başıma geldi anlıyorum şimdi. dedi.

BANA YÜZLERCE DOKTORDAN MESAJLAR GELIYOR BINLERCE DOKTOR ARKADAŞIMIZ DIKEN ÜSTÜNDE KALPLERI DURACAK ŞEKILDE BIZI BEKLIYOR DINLIYOR

Bakın bana dünden beri bir sürü mesaj geliyor birçok doktor arkadaşa da geliyordur. Yani şu anda bakın binlerce doktor arkadaşımız diken üstünde kalpleri duracak şekilde bizi bekliyor dinliyor dakika başı soruyorlar Hocam ne oldu Gelişmeler ne yönde diye.

Bir iki mesaj okuyayım size. Bakın bir hanımefendi ne yazmış: Hocam eşim ihraç hekim. Bir yıl işsiz kaldı 120 liraya yirmi dört çalıştı parasını alamadı. Tam iş buldu Artık her şey iyi. dedik buna güvendik bir bebek sahibi olmayı istedik şimdi altı aylık gebeyim şimdi bir de doğmamış çocuğumuzla ortada kalacağız. Mesela böyle bir mesaj.

Yine bir doçent arkadaştan bir mesaj gelmiş diyor ki: Ben dozerci Hasan ve köylü Fatmanın oğlu olarak yemin ediyorum ki zalimlere bile mühlet veren kuluna Rızkından endişe etme. diyen ve Kul hakkına karışmam. diyen Allaha and olsun ki bu teklifi geçirenlerin bir gün karşısına vicdan azabı olarak çıkacağım. Benim bir hatam varsa hatalarımın karşılığı da bana vicdan azabı olarak çıksın. Hastaysanız hastanede düşkün iseniz evinizde ve attılarsa huzurevinde vicdan azabı olarak karşınıza çıkacağım. O zor zamanınızda hiç tereddütsüz vicdan azabınızı artıracak her türlü yaşadıklarımı yüzünüze bir bir haykıracağım. Ben biliyorum ki Allah şahit ki siz kaybedeceksiniz ben kazanacağım. Sadece ben değil hakkına girdiğiniz tüm kullar size karşı kazanacak. Ben tereddütsüz yemin ediyorum ki kendinize güveniyorsanız siz de yemin edin. Ne yaparsanız yapın hangi zulme ortak olursanız olun eşiniz ve aileniz bir ihtiyacı olursa bize emanettir boynumuzun borcudur çünkü Peygamber Efendimiz hiç ama hiç kimsenin eşini ve çocuklarını mağdur etmemiştir. Siz mi o yoldasınız biz mi o yoldayız zaman gösterecek ve vicdan azabı olarak karşınıza çıkacağım. Her kim emanete ihanet ettiyse haksızlık ettiyse onu da vicdan azabı yesin bitirsin. Vicdan muhasebesinde görüşmek üzere kendinize bakın ama iyi kötü bakın. Yaşasın adalet yaşasın insanlık yaşasın merhamet yaşasın ortak insani değerler. Böyle sesleniyor Komisyona.

Bakın böyle yüzlerce mesaj geliyor arkadaşlar basit bir şey için konuşmuyoruz biz burada. İnsanların yüreğinden vicdanından fışkırıyor bu sözler. Basit bir siyasi mülahaza yapmıyoruz burada. Bunu söyleyen insanlar ne hissediyor yarın öbür gün ne yapacak hiç farkında değil misiniz

Şimdi bakın başka bir örnek size. Sağlık Bakanlığından bir sağlık teknikeri arkadaşımız Abdülhalim Bitkin bana evraklarını yolladı hep böyle evraklı konuşuyorum görüyorsunuz.

Arkadaş bir bir buçuk yıldır güvenlik soruşturmasından mağdur edilmiş. Ya Hocam ne suçum olduğunu da bilmiyorum. Annem bir ara barış mitingine katılmıştı herhâlde suçumuz odur.

Çocukcağız iki yıl olmuş okulu bitireli çalışamıyor. Ya nasıl para kazanıyorsun geçimini nasıl sağlıyorsun dedim. Hocam hamallık yapıyorum. Sağlıkçı arkadaşımız hamallık yapıyormuş. Fotoğrafını da gösterdi. Bakın bir sağlıkçı arkadaşımız iki yıldır mağdur edilmiş hamallık yapıyor. İznin var mı Komisyona da göstereyim. dedim Göster Hocam ben iki yıldır ne işkenceler çekiyorum. dedi.

MOR BEYINDEN DOLAYI BERAAT ETMIŞ VE OHAL KOMISYONU RET VERMIŞ.

Şimdi bakın OHAL İnceleme Komisyonu diyoruz. Bu da yine bir başka belge. Bakın kapı gibi dosyalar mahkeme kararları bunlar. Bu da Mor Beyin kararı. Daha dün -internette de bulabilirsiniz- Mor Beyinden dolayı beraat etmiş ve OHAL Komisyonu ret vermiş. Mor Beyinden beraat etmiş OHAL Komisyonu ret vermiş nasıl oluyor böyle işler Ve şimdi biz böyle bir insan hakkında doktorluğunu bitirecek bir karar vereceğiz. Adamın doktorluğunu bitireceksiniz özel hastanede çalışamayacak hayat boyu doktorluk yapamayacak işte böyle hamallık yapacak.

DR. ZEHRA DOĞRAMACIOĞLUNA 2 YIL SONRA IŞE BAŞLADIĞINDA BU TEKLIF ILE KARA HABERI VERDINIZ

Şimdi geçen gün Zehra Doğramacıoğlu Hanımefendiden bahsetmiştim pratisyen hekim arkadaşımız. Ben kendisinden bahsederken -o da burada sağ olsun- Ali Şeker arkadaşımız canlı yayın yapıyor oradan izlemiş Doktor Zehra Doğramacıoğlu kendisinden bahsetmiştim karı koca ihraç doktor çocukları da down sendromlu. İki yıldır doktorluk yapamıyor. Neyle geçiniyorsun diye sorduğumda Ya Hocam tespih boncuk yapıyorum iki senedir tespih boncuk yaparak satarak geçiniyoruz. dedi. Kızının fotoğrafını da gönderdi down sendromlu kızının fotoğrafı. Bu kızın annesi bu kadını da mağdur edeceğiz kat kat mağdur edeceğiz. İlk işe başladığı gün ona şok bir haber verdik.

Yine bitmedi. Bakın dün akşam yine bir mesaj aldım. Doktor arkadaşımız gece saat ikide göndermiş bana. Hocam siz Komisyonda şu anda bizim hakkımızda konuşuyorsunuz. Ben bir özel hastanede acildeyim. Biraz evvel bir mavi kod geldi. Mavi kod biliyorsunuz kalbi durmuş bir insanı canlandırmaya yönelik bir şeydir yani kalbi durmuş bir şekilde hastaneye gelmiş bir insanın kalbini çalıştırmaya çalışırsınız veyahut da başka bir acil durumdur. Canla başla ben o insanın kalbini çalıştırmaya gayret ettim arkadaşlarımızla tüm ekip olarak çok yoğunduk kan ter içinde kaldık. Bizim boynumuza yağlı urgan geçirilmesinin konuşulduğu bir komisyonun çalıştığı saatlerde biz burada bir insan canı kurtardık. dedi. Şimdi hakkında ölüm fermanı vermeyi düşündüğümüz doktor arkadaşlarımız bunlar canla başla çalışan sabahlara kadar çalışan uykusuz çalışan arkadaşlarımız.

EBU LEHEBIN BITIRDIĞI BOYKOTUN DEVAMCISI BIR IKTIDAR VAR MAALESEF KARŞIMIZDA BAKIN BUNLAR 21INCI YÜZYIL TÜRKIYESINDE YAŞANIYOR NAZI ALMANYASI DEĞIL GÜYA.

Yine başka mesajlar geliyor. Bakın ben size intiharlardan bahsetmiştim gelen bazı mesajlarda Ya Hocam antidepresif tedavi alıyordum ama özel hastanede çalışmaya başladım kafam bir düzeldi bıraktım tedaviyi ama son üç gündür tedaviye yine başladım. Sizin bu komisyon çalışmalarını duyduk yüreğimiz ağzımızda sizden çıkacak kararı bekliyoruz. Dakika başı bana buradan soruyorlar Hocam nedir Son durum nedir Ne çıktı Kaçıncı dakikadasınız Kaçıncı maddedesiniz diye. Binlerce insanı âdeta kalbini durduracak şekilde mağdur edecek bir karar hakkında konuşuyoruz arkadaşlar basit bir şey hakkında konuşmuyoruz. Bakın bu yapılan bana bir şeyi hatırlatıyor. Peygamber Efendimizin döneminde Müslümanlara yönelik bir boykot yapılmıştı biliyorsunuz. Aç susuz bırakmışlardı Onlarla alışveriş yapmayacaksınız onlara kız alıp verilmeyecek onların kimse yüzüne bakmayacak. gibi büyük bir boykot yapılmıştı iki üç sene sonunda Ebu Leheb o boykotu bitirmişti. Şu anda Ebu Lehebin bitirdiği boykotun devamcısı bir iktidar var maalesef karşımızda. Bu yaptıkları yetmiyormuş gibi tamamen bir siyasi soykırıma imza atıyorlar siyasi bir soykırımdan başka bir şey değil. Soykırım deyince kızıyor insanlar niye kızsınlar İşte Ankara Üniversitesinde bir akademisyen arkadaşımıza yapılan herkes biliyordur bunu Cenk Yiğiter. Ankara Hukuk Fakültesinden ihraç edildi devlette çalışamıyor özel üniversitede çalışamıyor özel bir bilimsel toplantıya katılamıyor özel bir bilimsel dergide yazısı yayınlanamıyor her şeyi elinden alınmış. Peki o zaman bir daha üniversite sınavına girip de başka bir bölümü kazanayım. diyor Ankara Gazeteciliği kazanıyor. Gazeteciliği kazanıyor üniversiteye gelip kayıt yaptıracak ilk gün rektör karşısına çıkıyor Hop biz seni bu üniversiteden ihraç ettik öğrenci olarak bile seni almam buraya. Öğrenci olarak bile kaydını yaptıramadı Cenk Yiğiter. Bakın bunlar 21inci yüzyıl Türkiyesinde yaşanıyor Nazi Almanyası değil güya. Bir de sonra soykırım dediğimizde kızıyor bazı arkadaşlar. Ya soykırım daha nasıl olsun arkadaşlar İnsanların her şeylerini ellerinden alarak kırıma uğratıyorsunuz daha ne olsun Şimdi bilemiyorum belki vicdanlarınız sızlıyor şu anlattıklarım karşısında ama liderlerinizin emirleri daha baskın çıkacak. Ben eğer bu karar çıkarsa zerre miktarı kalmış vicdanların da hiç olmadığına karar vereceğim. Bu kabul oyları bu yönde bir tasdiki getirecek bunu bilmiş olalım.

Bugün Kocaeli

Yorumlar