22 Ekim 2026

Kocaeli – Funda Kolutek

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Azerbaycan’a girişinin yasaklanmasına ilişkin kararın “trajikomik” olduğunu söyledi. Gergerlioğlu, Azerbaycan yönetimini demokrasi ve insan hakları konusunda eleştirerek TBMM Başkanlığının da karara tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının 21 Ekim 2026 tarihli kararı, Kocaeli siyasetini ve akademi dünyasını da yakından ilgilendiriyor. Bakanlık, Türkiye’de siyaset, basın, akademi ve dinî çevrelerden 31 kişiyi istenmeyen kişiler listesine alarak ülkeye girişlerini yasakladı. Açıklanan listede DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Kocaeli Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger’in de yer aldığı görüldü.

GERGERLİOĞLU KARARA TEPKİLİ

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Azerbaycan’a girişinin yasaklanmasına ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. İnsan hakları savunucusu olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Azerbaycan’daki yönetimi baskıcı olmakla eleştirerek kararın demokratik bir ülkede alınmayacağını söyledi. Gergerlioğlu, yasağın hangi somut gerekçeyle uygulandığının kendisine bildirilmediğini de belirtti. 

“KOCAELİ HALKI BENİ İYİ TANIR”

Gergerlioğlu konuşmasında, “Ben insan hakları savunucusuyum. Kocaeli halkı da beni iyi tanır. İnsan hakları eksenli bir siyaset yürütüyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, Türkiye’de, Azerbaycan’da ya da dünyanın hangi ucunda olursa olsun hak ihlallerine karşı tepki gösteriyorum. Türkiye’de de hangi kesimden olursa olsun hak ihlaline uğrayan herkesin yanında olmaya çalışıyorum.

Türkiye’deki başörtüsü yasağı konusunda da Kocaeli halkı bilir ki önemli bir mücadele yürüttüm. Çünkü başörtüsü yasağı ilkel bir yasaktı. İnsanların başının açık ya da örtülü olmasına neden müdahale ediyorsunuz? Okula girişte bunun ölçüt olması kabul edilebilir bir şey değildi.

“BASKICI BİR İKTİDAR VAR”

Türkiye’de bu konu yıllarca tartışıldıktan sonra yasak kaldırıldı. Bugün bu yasağın geri gelmesini isteyen kimse yok. Başörtüsü serbest oldu da ne oldu? Ülke bölündü mü, İslam ülkesi mi oldu, şeriat mı geldi? Böyle korkular vardı ama bunların hiçbiri gerçekleşmedi. İsteyen başını açtı, isteyen kapattı. Bu bir özgürlük meselesidir. Türkiye’de bu tartışmalar sona ermişken Azerbaycan’da benzer sorunlar yaşanıyor. Oradaki iktidar da baskıcı bir iktidar. 

“ORTADA KÖTÜ BİR TABLO VAR”

Ben Meclis TÜRKPA üyesiyim. Orada demokrasi ve insan hakları açısından çok kötü bir tablo var. Birçok muhalif yurt dışına çıkmak zorunda kalmış. Seçimler antidemokratik. Türkiye’dekinden de daha baskıcı bir tek adam yönetimi var. Aliyev yönetiminin iktidarını sürdürmek için farklı kesimlerden muhaliflere baskı uyguladığını düşünüyorum. Meclis TÜRKPA üyesi olarak hem ifade özgürlüğü hem de başörtüsü konusunda resmî toplantılarda tepkimi gösterdim. Bunların doğru olmadığını söyledim. Bu tutumumun Aliyev yönetimini rahatsız ettiğini de biliyorum.

“TRAJİKOMİK BİR KARAR”

Son zamanlarda sosyal medyada başörtülü kız çocuklarının okuldan atılmasına ilişkin görüntüleri izleyince üzüldüm. Bu konuda paylaşımlar yaptım, Meclis’te de konuştum.

Bir başka ülkedeki kişiler hakkında uluslararası yakalama kararları çıkarıldığına da tanık oluyoruz. Benim hakkımda böyle bir karar çıkarılmadı ancak başka kişiler için benzer uygulamalar yapıldı. Bu gerçekten trajikomik bir karar. 

“BÖYLE BİR KARAR DEMOKRASİ ÜLKESİNDE OLMAZ”

Böyle bir karar düzgün bir demokrasi ülkesinde olmaz; otoriter ve totaliter yönetimlerde olur. Bu durum, benim milletvekilliği faaliyetlerimi de etkiliyor. Ben Meclis üyesiyim ve Azerbaycan’a parlamento heyetiyle gidip geliyorum. Bu nedenle TBMM Başkanlığının da bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi gerektiğini düşünüyorum.

“KARARIN GEREKÇESİ BİREYSEL OLARAK SÖYLENMEDİ”

Bize bu kararın gerekçeleri bireysel olarak söylenmedi. 31 kişiyi alt alta sıralamışlar. Üstte de ülkemizin güvenliğini sarsan ifadeler kullanıldığına ilişkin genel açıklamalar var. Ancak “Gergerlioğlu şu sözü söylediği için bu muameleyi yaptık” dememişler. Genel ifadeler kullanmışlar ve altına bir liste eklemişler. Ben de o listedeyim. Bu durum diplomatik açıdan da rahatsız edici bir husus” ifadelerini kullandı.

Yorumlar