5 Kasım 2024

Gergerlioğlu:

4 Kasım 2015 günü güne şok Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarının gözaltı haberleri ile uyanmıştık. Darbe girişimi, çözüm sürecinin bozulması Türkiye’yi karanlık günlere götürdü. Üzücü zamanlar yaşadık.

4 Kasım 2015’te üzücü bir gelişme oldu. Bilerek seçilme ihtimali yüksek çünkü Kürtlerin yakın tarihi açısından üzücü bir gün. Aynı güne denk getirerek ” aynısını yaparız, üzüntü yaşatırız.” Demek gibi bir görüntü var.

Partimiz için son derece önemli bir gündü. Tekrarını yaşatmış oldular. Rastlantı bir gün değil gibi ve “Biz size acı olay yaşattık, Tekrarını yaşatırız.” Demek istiyorlar.

Meclisin açılış günü daha sert bir iktidar tavrı bekliyorduk, gidişat böyle gibiydi ve şaşırdık. Anti demokratik uygulamalarda yarışan iktidar, pek çok hukuksuzluğu örtbas eden anayasa çiğneme vb. Uygulamalardan el uzatma beklemiyorduk.

Uzatılan ele elimizi uzattık. Onlarca yıldır, milyonlarca kişinin acı yaşadığı Kürdistan coğrafyasında yeni güzel gelişmeler olabilir düşüncesiyle eli elimizin tersiyle itmek istemedik. Barış ihtimali varsa hazırız diyorduk yıllardır.

Eğer samimiyseniz, nitelikli bir şey getiriyorsanız varız dedik. “Biz tek aktörü önemseriz, herkes buna uyar.” gibi söylem geliştirdiler.

Mhp’de düşüşler oldu buna rağmen Bahçeli elini yükseltti. Ardından Tusaş saldırısı oldu. Saldırıda kendi çapında oldukça etkili bir saldırı. Birçok kişi ölüyor, saldırganlar tesisin içine giriyor, Ankara’nın göbeğinde iyi korunması gereken bir yere saldırı gerçekleşiyor.

Herkes barış istiyor. Kürt halkı yoruldu “silahlar bitsin bombalar patlamasın.” diyor herkes. Kendisine yapılan kötülüklere rağmen Kürt halkı barış olsun istiyor.

Genel afların konuşulduğu bir dönemdi, yasal garanti gibi söylemler ortalıkta uçuşmaya başlamışken niye bu söylemler ortaya atıldı?

Kayyıma tepki gösterildi fakat demokrat değil otokrat bir ülkedeyiz. Tepki gösterildi fakat birileri kafalarınca karar almış ve dikte etmeye çalışıyorlar. Önceki çözüm süreci gibi olmayacak diyen otoriter bir anlayış var.

Kürt meselesinin niye çıktığını anlamıyorlar. Yıllarca büyük sorunlar oldu en sonunda işler silahlı çatışmalara döndü. Durup dururken olmadı!

“Kayyımlar atarım” gibi anlayış ile bu işler yürümez. Çözüm sürecinde Türkler ve Kürtler oranında anket yapılırdı ve Kürtler destekledi.

Ali Çeven’in ifadeleri ifade özgürlüğüdür. “Hepimizi ifade eden bütüncül kavrama varım.” Diyor. Kürt halkı da benzer cümleler söylüyor. Kürt halkı her şeye rağmen bütünleşmiş kucaklayan anlayışı destekliyor ama “Benim kimliğimi,dilimi,örfümü kimse reddedemez.” Diyor.

Ali Çeven’i içeri atanlar Kürt kimliğini ifade eden 3 belediye başkanlığına kayyım atadı. Ali Çeven şu anda cezaevinde ama haklı çıktı! Kendisini dışlayan bir anlayışın olduğu ortaya çıktı.

Kayyım uygulamaları devam edecek gibi görünüyor. Bir müddetir kayyım ataması olmuyordu Hakkari girişiminden sonra Bahçelinin el uzatmasından sonra kayyım atanmayacak mı diye düşündük.

Kürt halkı bu tiyatroya izin vermemeli. Ruhen insanların demokrasiden koptuğu günlerdeyiz. “Oy veriyoruz böyle oluyor.” diyen milyonlarca Kürt var. Bu iktidar nasıl olur da Kürt halkını bu denli hayal kırıklığına uğratıyor?

@AhmetTurkDEM Kürt halkının hafızasındaki önemli bir kişi. Ona yapılan kötülükler milyonlarca Kürt’ün beyninde dramlar oluşturuyor.

Bu hafta

@DEMGenelMerkezi olarak meclis çalışmalarına katılmayacağız. Sahalarda olacağız. Bir hatırlatmada bulunuyoruz egemen güçlere!

Kayyımlar atandı ve Kürtler dışlandı. “Siz oy verirsiniz ama oylarınızın üstünde tepiniriz.” Diyorlar. Ali Çeven bir duruş sergiledi ve Kürtler de Ali Çeven’i destekler düşüncedeler.

Yorumlar