2 Eylül 2026
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, pazar yerini ziyaret ederek esnafın ve alışveriş yapan yurttaşların sorunlarını dinledi. Balık sezonunun açılışından Bağ-Kur borçlarına, fahiş fiyat artışlarından denetimsizliğe kadar birçok konuyu gündeme getiren Gergerlioğlu, yetkililere çağrıda bulundu.
“BALIK BOLSA DA STOKÇULUK FİYATLARI ARTIRIYOR: VATANDAŞ BALIK YESİN!”
Yeni açılan balık sezonuna dikkat çeken Gergerlioğlu, balığın bol olmasına rağmen fiyatların stokçuluk nedeniyle yükseldiğini ifade ederek vatandaşın balığa ulaşabilmesi gerektiğini belirtti.
Esnaf: Geçiyor… Haftaya balık, her sezonlar olur inşallah.
Gergerlioğlu: Aynen, balık sezonu.
Esnaf: Balık bol diyorlar. Palamut bu sene çok, palamut çok. Biraz balık… Tabii ki eğer stok yapmasalar kesip, bu sefer fiyatları, fiyatlar biraz yükselir.
Gergerlioğlu: Nasıl aslında? 1 Eylül hani balık sezonu açılıyor. Tabii, 1 Eylül… Ne diyorsun balık sezonu açısından? Hani gel böyle, balık sezonu bu sene palamut bol. Türkiye’de balıkçılık ne durumda?
Esnaf: Balıkçılık bol vekilim şu anda. Palamut bol, hamsi bol görünüyor ama tabii ki palamutları stok ediyorlar bol olunca.
Gergerlioğlu: Vatandaş balık yesin diyorsun.
Esnaf: Tabii, bol. Stok yapılmasın. Stok kesinlikle yapılmasın.
Gergerlioğlu: Aynen.
Esnaf: Buzhane falan… Başka işte hamsi de buzhane, hamsi de buzhaneye atılıyor. Çok bol miktarda hamsi var. Deniz yani Türkiye üç tarafı deniz de deniz bol…
Gergerlioğlu: Millet doğru dürüst et yiyemiyor.
Esnaf: Bari balık yesin.
Gergerlioğlu: Bari balık yesin. Şöyle müsaade edelim… Buyurun. Evet, bu balık meselesini daha çok konuşacağız inşallah geniş zamanlar. Çünkü çok önemli, balık önemli.
Esnaf: Evet.
Gergerlioğlu: Millet, insanlarımız et yemiyor sizin dediğiniz gibi. Malum fiyatlar pahalı. Çok önemli vitaminler var ama yeterince balık yemiyoruz.
Esnaf: Balık yiyemiyoruz ama bu sene var diyorlar, inşallah nasipse yiyeceğiz.
Gergerlioğlu: Bu vesileyle balıkçılara destek olalım, millet balık yesin.
“BAĞ-KUR BORCU 160 BİNDEN 500 BİNE DAYANDI: ESNAFA YAPILANDIRMA HAKKI VERİLSİN!”
Ailesinde engelli birey ve okuyan öğrenciler bulunan bir pazar esnafı, biriken prim borçları ve katlanan faizler yüzünden emekli olamadığını belirterek yapılandırma talebinde bulundu.
Gergerlioğlu: İstersen söyle, bir yetkililere iletelim.
Esnaf: Evet, yetkililere önce selamlarımızı iletiyoruz, işlerinde başarılar diliyoruz ama Bağ-Kur ödemelerinde zorlanıyoruz. Eşim engelli olduğu için emekli olmak istiyoruz ama Bağ-Kur ödeyemediğimiz için onu da olamıyoruz. Eğer bu ödemelerde bir en azından faizlerine, hepsine olmasa da bir kısmına af gelir de bize bu yapılandırma şansı tanırlarsa çok iyi olur diye düşünüyorum.
Gergerlioğlu: Taksitlendirme, yapılandırma…
Esnaf: Taksitlendirme, yapılandırma yapabiliyorlarsa, faizlerini de… Çünkü normal borcumuz 160.000 lira, şu anda 450.000 lira, 500’e yakın borç var.
Gergerlioğlu: Yani bir kolaylık sağlansın diyorsun.
Esnaf: Yani onu ümit ediyorum, bekliyorum, inşallah olur diye de dua ediyorum.
Gergerlioğlu: Yetkililer bu sesi duysun. Vatandaş iyi niyetli; diyor ki yani bize bir kolaylık sağlansın, ödememizi yaparız diyorsun değil mi?
Esnaf: Ödemeden kaçmıyoruz, paramız olduğu sürece yaparız. Ama tabii ki şimdi benim iki tane üniversite öğrencim var, yüzde 98 engelli bir eşim var ve tek başına çalışan benim. Sadece haftada bir üç gün pazara çıkıyorum. Geldim boğulma… Yani denizin ortasında şöyle çabalıyorum şu anda.
Gergerlioğlu: Yükünüz ağır.
Esnaf: Ağır maalesef, ağır. Teşekkür ederim, önce Allah’a sonra sizlere güveneceğiz.
Gergerlioğlu: Merak etme.
Esnaf: Çok teşekkür ederim, sağ olun.
Gergerlioğlu: Tamam tamam, inşallah hallolur yani. Başarılar diliyorum, hayırlı işler.
Esnaf: İnşallah. Hayırlı işler, sağ olun.
“BAMYANIN ADRESİ, BİBERİN BEŞ ÇEŞİDİ: EMEKÇİ PAZAR ESNAFINA HAYIRLI İŞLER!”
Tezgâhında çeşit çeşit biber ve bamya satan bir esnafla bir araya gelen Gergerlioğlu, esnafın yerinden getirdiği taze ürünleri inceledi.
Gergerlioğlu: Nasıl işler, oluyor mu? Sen daha titiz çalışıyorsun böyle hani…
Esnaf: Benim işim bu değil mi?
Gergerlioğlu: Biber çeşidi var mı ya, değil mi? O turşu malzemesi…
Esnaf: Turşu malzemesi…
Gergerlioğlu: Aldığın yerler sabittir, kafan rahat yani, kafa dinç rahat.
Esnaf: Bunları pazarda bulamazsın kolay kolay bu çeşidi böyle.
Gergerlioğlu: Bulamaz. Nereden geliyor?
Esnaf: Bunlar Adana’dan gelir. Mersin’den gelir. Limon Mersin’den. Bunlar Yalova’nın. Her yerin yeri değişik yani.
Gergerlioğlu: Ama beyefendi temiz mal satıyor, yani temiz, taze mal satıyor. Müşterin de bellidir.
Esnaf: Sabittir, kesinlikle öyle. Acı arayan benim yanıma gelir, bamya arayan benim yanıma gelir.
Gergerlioğlu: Sağ olun, hayırlı işler, kolay gelsin.
Esnaf: Çok sağ olun, hayırlı günler.
“PAZARIN YÜZDE 90’I KARS DİGORLU: BAK BİR DİGORLU DAHA!”
Pazar alanında dolaşırken esnafla sohbet eden Gergerlioğlu, pazarcıların memleket dağılımı üzerine samimi bir diyalog gerçekleştirdi.
Esnaf: Salatalara falan daha iyi gidiyor. Normalde yemeklere pek fazla kullanılmıyor. Balık yanında…
Gergerlioğlu: Evet balığın yanında… Memleket neresi?
Esnaf: Kars Digor.
Gergerlioğlu: Digorlu… Bak bir Digorlu daha!
Esnaf: Pazarcıların genelde, pazarcılar yüzde 90’ı Kars Digorlu yani.
Gergerlioğlu: Aynen öyle.
PAZARCI ESNAFI İSYANDA: “HER SENE DAHA KÖTÜ, GENÇLERE YAZIK!”
Esnaf: İki sene önce 5 liraya aldık. En kalitelisi 5 liraydı.
Gergerlioğlu: Öyle mi?
Esnaf: En kalitelisi 5 lira, 3,5 liradan paket alıyorum, şimdi 170 lira kilosu. Evet ya, her sene daha çekiyoruz. Diyoruz ama hiç hayırlı bir şey de yok. Şunların kilosu… Bunlar tane 5… Diyorum ya, her sene daha kötüye gidiyoruz. Hani ‘Sonumuzu Allah hayır etsin’ diyoruz ama hiç hayırlı gözükmüyor yani…
Gergerlioğlu: Esnaf için maliyetlerin yükselmesi çok sıkıntı.
Esnaf: Artık sıkıntı yani fiyat… Ya öyle bir düzen var ki şu an, herkes kafasına göre. Bir döner yiyorsun, adam 300 lira döner alıyor. 300 lira bir döner maliyeti nedir? Herkes istediği gibi at koşturuyor, böyle bir şey olmaması lazım. Kontrol yok yani. Herkes istediği gibi at koşturuyor. Adam alıyor arabasını eline, geliyor burada döner yapıyorsa pazarın sahibini düşünemiyorum. Mesela adam geliyor pazar var görüyorum, adam arabayı çekiyor pazarın başında ya da mahallenin başında satıyor. Allah sonumuzu hayretsin, hayırlı bir şey gözükmüyor yani. Ve bizim üzüldüğümüz bunlar… Bunlar ne yapacak? Hani biz bir şekilde artık 36’ya geldik, yaşadık ama şimdiki gençlere yazık, günah yani. Çok sağ olun Sayın Vekilim.



























Yorumlar