2009-03-17 00:00:00

MAZLUMDER Genelkurmay'a soruyor; darbecilerin dosyası neden 2 yıldır Genelkurmay adli müşavirliğinde bekletiliyor?

MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Darbecilerin dosyası neden 2 yıldır Genelkurmay adli müşavirliğinde bekletiliyor? şeklinde bir açıklama yapmıştır.

 

Özden  Örnek’in  darbe günlüklerinde ismi geçen emekli kuvvet komutanları hakkında “anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs” iddiası ile 06.04.2007 ve 11.04.2008 tarihlerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğumuz suç duyuruları,   uyuşmazlık mahkemesinin kararlarının aksine  bir uygulamayla   terör suçlarını soruşturmakla görevli Ankara cumhuriyet savcılığı tarafından   görevsizlik kararı verilerek dosya Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilmiştir. Genelkurmay askeri savcılığı  ise  iki yıla aşkın  bir   süreye rağmen darbe günlükleri ile ilgili herhangi bir işlem yapmamıştır  ve  dosya   Genelkurmay adli müşavirliğinde   bekletilmektedir.

Ergenekon Terör örgütü soruşturması kapsamında yeniden kamuoyunun gündemine gelen darbe günlükleri ile ilgili iddiaların aydınlığa kavuşturulması hukuk devletlerinde yargı mekanizmasına düşen önemli bir görevdir. Silah zoruyla yönetime el koyup hukuku askıya almak isteyen darbecilere karşı en büyük direnci hukuk uygulayıcıları göstermeleri gerekirken ne acıdır ki bu direnç gösterilmemiştir. Hukuk uygulayıcılarının bu tutumu toplumun yargıya/adalete olan güveninin   daha fazla zedelenmesine sebep olmuştur.

 

MAZLUMDER yargılama sürecine yönelik iç hukuk mekanizmalarının işletilmemesi ve iç hukuk yollarının kullanılabilmesi konusunda taşıdığı derin kaygılardan dolayı dosyayı 22 Temmuz 2008 tarihinde AİHM’e taşımıştır. Darbe günlükleri ile ilgili başvurumuz 36495/08 MAZLUMDER/Türkiye numara ve ismiyle kaydedilmiştir.

 

MAZLUMDER, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesini benimsediği ve uluslararası arenada Türkiye’nin ,  “darbe girişimlerinin cezalandırılamadığı bir ülke” konumundan kurtulabilmesinin yolunun   sivil savcılıklarca etkin bir soruşturma sürecinin işletilmesinden geçtiği düşüncesindedir. Uyuşmazlık mahkemesinin kararları da bu doğrultudadır.

Hukukun en karanlık noktaya ulaşmasını hedefleyen hukukun üstünlüğü ilkesinin Türkiye de tesis edilmesinin yolunun   yargı mekanizmasının evrensel değerlere göre modernize edilmesinden   geçtiğine  inanmaktayız.   Türkiye’de ki çift başlı yargı ve askeri yargının varlığı tam bir tiyatroyu andırmaktadır. Hukukun üstünlüğü ilkesinde yer edinemeyen bir anlayış olup, toplumda adalete olan güvenin zedelenmesine sebep olmuştur. Son  günlerde    ortaya  çıkan   yeni darbe  günlükleri  endişelerimizi  daha  da  arttırmaktadır. Tutuklanan  gazeteci Mustafa    Balbay’ın  darbe  günlüklerinin,   Özden  Örnek’in darbe  günlükleri ile   birbirini  tamamlayan  öğeler  içermesi  dikkat  çekmektedir. Soruşturmanın dahil  edilmek istenmeyen  tüm  yetkilileri de  kapsamına alması  gerekmektedir.

 

MAZLUMDER Türkiye de gerçekçi bir demokrasinin tesis edilmesi, evrensel değerler ölçüsünde hak ve özgürlüklerin hayat bulmasının temel dinamiği olarak hukukun üstünlüğü ilkesini görmektedir. Bu anlamda hukuk,   darbecileri yargılayarak,  onların  topluma hesap vermesini sağlamalıdır. Yoksa darbe günlüklerinin Genelkurmay başkanlığı adli müşavirliğinde iki yıl tutarak toplumun hukuka olan güvenini muhafaza etmemiz mümkün değildir.

MAZLUMDER, darbe günlüklerinde ismi geçen ve bugün de Ergenekon terör örgütü kovuşturmasında sanık olarak yargılanan emekli generalle ilgi yaptığımız suç duyurusunun  iki yıldan beri neden bir işlem yapılmadan Genel Kurmay Başkanlığı adli müşavirliğinde  tutulduğunun hukuki gerekçesini açıklamasını bir kez daha hatırlatmak ister.

MAZLUMDER, Türkiye’deki çift başlı yargı trajedisinin ve dokunulmaz kişilerin varlığını Türkiye toplumunun   geleceği açısından büyük bir tehlike ve risk olarak görmektedir. Bundan   dolayı evrensel değerler   ölçüsünde yeni bir “devletin anayasası değil toplumun anayasası” yapılmasının şart ve kaçınılmaz olduğunu bir kez daha hatırlatmak ister.

 

Yorumlar