7 Ekim 2025

Demokrat Kocaeli – Ecren Sena Uysal

Son günlerde gündemi meşgul eden en büyük mesele Sumud Filosu ve şüphesiz ‘Gazze’ meselesi.

Erdoğan ve Donald Trump’ın Amerika’da gerçekleşen görüşmesinin ardından ülke siyaseti, özellikle savaş ve Gazze konusunda farklı bir boyut kazandı.

Ülkemizde oldukça yüksek olan savaş hassasiyeti, gün geçtikçe tüm dünyaya sirayet etmeye devam ederken konu artık insani destek ve masum halk adına diplomatik adımlar atmak dışında siyasi çıkarlara hizmet etme noktasında.

İsrail’in ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak adına yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı. Henüz uluslararası sulardayken İsrail askerleri tarafından engellenmiş, aktivistler de gözaltına alınarak İsrail’de alıkoyulmuştu.

İmzaladıkları belgeler sonrasında deport edilmeyi kabul eden Türk aktivistler ülkeye geri gönderilirken, filoya katılan ünlü isimlerin çektikleri neşeli videolar oldukça ses getirdi.

İsrail güvenlik güçleri tarafından yaşadıkları zorbalıkları anlattıkları hikayelerle ön plana çıkan bu isimler bir kesim tarafından eleştirilerin hedefi oldu.

Söz konusu soykırımı durdurmak için tüm dünyada farklı farklı insanların çabalarıyla gerçekleştirilen tüm eylemlerin maksadı şüphesiz ki her birimizden çok daha zor koşullarda yaşam savaşı veren Filistin halkına yaşam hakkını geri kazandırmak.

Hal böyle olunca insanlığın görüp görebileceği en zorlu savaşlardan bir tanesini veren insanlar söz konusuyken onlara destek olmak adına gönüllü olarak yaşanılan devede kulak zorlukları ballandıra ballandıra tüm mecralarda duyurmak gösterişten fazlası değil.

İnsanların acıları, hayatları ve yaşadıkları zorlu koşullar üzerinden yapılacak her türlü eylem titizlikle gözden geçirilmeli. Ne yazık ki toplumun her bir ferdinde Filistin farkındalığı oluşturulup toplumsal birlik içerisinde yediğimizden içtiğimizden giydiğimiz kıyafete kadar aşılanan ‘boykot’ çağrısı ülkenin ileri gelenleri için geçerli değil.

Ülkemizin akdenize kıyısı olan şehirlerinde, Mersin’de; insanlar denize şişelerle gıda maddeleri, Gazze’ye mektuplar bırakırken, Sumud Filosu Gazze’ye varmak üzere olduğu esnada Mersin Limanı’ndan İsrail’e giden onlarca ticari geminin görmezden gelinmesi de bir ikiyüzlülüktür.

Kocaeli’de de benzer örneği Safiport Limanı için geçerli. Önceki gün Kocaeli Büyükşehir tarafından Sumud Filosu yolcularının Kocaeli Kitap Fuarı’na geleceği yönünde bir afiş paylaşıldı. Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise gönderiye cevaben KBB’yi etiketleyerek, “Heyet Kocaeli’ye gelmişken az ötede Derince’de Safiport limanına da bir götürseniz! Oraya da İsrail’le ticaret yapan gemiler gidip geliyor, Safiport Limanındaki firmaların İsrail limanlarıyla anlaşmaları var. Kaç kez açıkladık, susarak geçiştiriyorsunuz!”notunu düştü.

Gergerlioğlu DEM parti milletvekilidir belli bir kesim tarafından sevilir, sevilmez bu tamamen kişisel görüş ve düşünce özgürlüğü kapsamına girer. Ancak haklıya hakkını vermek de adaletin gereğidir. Bu yüzden herhangi bir konu hakkında özellikle insanlık namına yapılan eylemlerle ilgili yapılan her hamle birilerinin hayatına dokunuyorsa şayet, orada vicdan devreye girmelidir.

Türk kültüründe bir elin yaptığını diğer el duymuyorken, haksız yere can veren insanlar için belki de okyanusta damla niteliğinde yardımın hikayelerini siyasileştirmek vicdana sığmaz. Asgari ücretli vatandaş evine İsrail menşeili ürün sokmuyorken, limanlarımızda devam eden İsrail ticareti diplomatik çıkarların en büyük göstergesi.

İsrail silahlı kuvvetlerinin kullandığı bombaların anavatanı düne kadar haz edilmeyen Donalt Trump, şimdi savaşı sonlandıran elçi adledilemez. Sumud masumların canının malzeme edildiği bir tiyatro oyunu değil, küresel yardım hareketinin adıdır.

Yorumlar