HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu.

27 Eylül 2026

Bizim Yaka

Mağdurlar İçin Adalet Platformu’nun “7. 8. ve 9. Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri” raporu açıklandı. DEM Parti Kocaeli Milletvekili ve Platform Sözcüsü Ömer Faruk Gergerlioğlu ile akademisyen Doç. Dr. Bayram Erzurumluoğlu öncülüğünde hazırlanan araştırmada, OHAL ve KHK sürecinin toplumsal etkilerine ilişkin veriler paylaşıldı.

33 BİN KATILIMCI

2017-2026 yılları arasında gerçekleştirilen altı dalgalı araştırmanın son ayağını oluşturan raporun, 33 bini aşkın katılımcının verilerine dayandığı belirtildi. Aralık 2025’te gerçekleştirilen 6. dalga araştırmasına ise 81 ilden 4 bin 339 kişi katıldı. Araştırmanın doğrudan mağdurlar, mağdur yakınları ve doğrudan mağduriyet yaşamamış bireylerden oluşan üç ayrı grupla yürütüldüğü aktarıldı.

SİCİL VERİLERİ

Raporda, 15 Temmuz 2016 öncesi döneme ilişkin adli ve idari soruşturma verileri de yer aldı. Katılımcıların yüzde 0,1’inin adli, yüzde 1,1’inin ise idari soruşturma geçirdiği belirtildi. Araştırmaya göre bu oranlar 15 Temmuz sonrasında sırasıyla yüzde 70,8 ve yüzde 29,8’e yükseldi. Disiplin cezaları açısından da farklılıklar bulunduğu ifade edildi. 2016 öncesinde verilen cezaların yüzde 52,2’sinin uyarma gibi yaptırımlardan oluştuğu, sonrasında ceza alanların yüzde 97,5’ine kamu görevinden çıkarma cezası uygulandığı kaydedildi.

SAĞLIK VE YAŞAM

Raporda, katılımcıların yüzde 77,9’unun mağduriyetler nedeniyle en az bir ağır üzücü olay yaşadığını belirttiği aktarıldı. Katılımcıların yüzde 73,4’ü ağır maddi kayıp, yüzde 58,4’ü yetişkinlerde beden veya ruh sağlığında bozulma, yüzde 51,6’sı ise psikolojik şiddet ve hakaret yaşadığını bildirdi. Araştırmada kümülatif ölüm oranının doğrudan mağdurlarda yüzde 9,21, mağdur yakınlarında yüzde 14,62 olduğu; intihar oranının ise yüzde 2,12 olarak ölçüldüğü belirtildi. İntihar düşüncesi veya girişiminde bulunanların oranı yüzde 9,39 olarak verildi.

İŞ HAYATINDA DIŞLANMA

Raporda, KHK mağdurlarının iş hayatında da çeşitli sorunlarla karşılaştığı ifade edildi. KHK mağduru olduğunu işe alımdan önce öğrenen işverenlerin yüzde 79’unun iş vermeyi reddettiği, iş teklif edenlerin yüzde 51,8’inin emsallerinden düşük ücret, yüzde 38,7’sinin ise sigortasız çalışma şartı sunduğu aktarıldı. Aile hayatına ilişkin verilerde ise kümülatif boşanma oranının yüzde 14-15 seviyesinde olduğu, aile bölünmesi oranının yüzde 18,6 olarak ölçüldüğü belirtildi.

GÜVEN KAYBI

Araştırmada katılımcıların yüzde 50,1’inin adalete, yüzde 47,3’ünün devlete, yüzde 45,9’unun ise insanlara olan güvenini tamamen kaybettiğini ifade ettiği kaydedildi. Rapora göre komşularla tam kopuş ve tecrit oranı yüzde 12,6, yakın arkadaş çevresinde ise yüzde 13,8 olarak ölçüldü.

“ADALET İSTİYORUZ”

Raporda, katılımcıların önemli bölümünün intikam yerine adalet talebini öne çıkardığı belirtildi. “İntikam değil adalet istiyorum” ifadesini benimseyenlerin oranı yüzde 97,1 olarak açıklandı. Mağdurların öncelikli talepleri arasında yüzde 88,5 ile kamu görevine iade, yüzde 87,6 ile evrensel hukuk ilkelerine göre yeniden yargılama, yüzde 86,7 ile maddi ve manevi zararların tazmini, yüzde 80,5 ile tutuklu ve hükümlülerin tahliyesi ve yüzde 66,1 ile sicil affı yer aldı.

YARGIYA GÜVEN

Raporda yargı kurumlarına ilişkin güven düzeyine dair sonuçlar da paylaşıldı. “Yargı kurumları siyasetten bağımsız ve tarafsız çalışmaktadır” önermesine katılımın yüzde 0 olduğu, katılmayanların oranının ise yüzde 98,8 olarak ölçüldüğü belirtildi. Buna karşılık katılımcıların yüzde 98,8’inin “Devlet vatandaşa hizmet için vardır”, yüzde 97,9’unun ise “Kutsal olan devlet değil adalettir” görüşünü desteklediği aktarıldı.

216 UYGULAMA

Raporda, KHK mağdurlarına yönelik olduğu belirtilen 216 farklı uygulama ve pratiğin kataloglandığı ifade edildi. Bunların ekonomik imha, yaşam ve sağlık ihlalleri, çalışma hayatından dışlama ve aile bütünlüğünün bozulması gibi başlıklarda toplandığı belirtildi. Platform, raporun hukuki değerlendirme bölümünde bu uygulamaların uluslararası hukuk açısından “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Raporun sonuç bölümünde, mağdur kitlenin barışçıl ve hukuki çözüm arayışının sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi. Hastaların ve yaşlıların infazlarının ertelenmesi, çocuklu annelerin tahliye edilmesi, sağlık güvencelerinin iade edilmesi ve adil yargılanma hakkının sağlanması gibi adımların atılması çağrısında bulunuldu. Platform, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesinin devletin kurumsal gücünü artıracağını savundu.

Yorumlar