5 Temmuz 2024
Gergerlioğlu: “Dün, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler açıkladı; uzun süredir beklenen bir yasa teklifiydi 9. Yargı Paketi’nde birçok hususun yer alması bekleniyordu. Adaletsizlikler ile ilgili birçok konunun düzeltilmesi bekleniyordu fakat dağ fare doğurdu! Dişe dokunur hiçbir şey yok. Birtakım maddeler getirmişler bunlar da ne biliyor musunuz? Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği yasalara karşı yeni kontrataklar! Memlekette adalet, hak, hukuk isteğinin giderilmesine yönelik, iyileştirmelere yönelik, vatandaşın ızdırabına yönelik hiçbir şey yok! Birtakım teknik maddeler Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği yasalara karşı yeni yasalar, başka da hiçbir şey yok! Ne insanları ifade özgürlüğünden dolayı “terörist” ilan eden maddeler ile ilgili düzeltmeler var! Ne KHK zulmünü gidermek için iyileştirmeler var! Ne de 4/4’lere yönelik bir şey var! Büyük bir hayal kırıklığı oluştu. Biz zaten bunu söylüyorduk çünkü bu iktidarın derdi adalet sağlamak değil arkadaşlar! Ben size defalarca söyledim; 9. Yargı Paketi’nde çok bir şey beklemeyin çünkü bu iktidarın adaleti sağlama gibi bir derdi yok! Bu iktidar “Ben nasıl olur da Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği Anayasaya aykırı yasalara karşı yeni yasalar oluşturarak kendi dayatmalarımı hayata geçirmeye devam ederim. Nasıl bunu yapabilirim.” Derdinde! Bu iktidarın tek derdi bu! Mağdurun, mazlumun derdine derman olma gibi bir dertleri yok. İndirim değil, bindirim yapılmış. Millet genel af bekliyor, millet denetimli serbestlikler, şartlı tahliyeler ile ilgili yapılan yasa değişiklikleri ve yönetmelikler ile ilgili düzeltmeler bekliyor. Millet hasta mahpuslar ile ilgili düzeltmeler bekliyor. Cezaevlerinde inim inim inleyen insanlar var onların beklemeleri var. Siyasi ve adli mahpuslara yönelik çok ağır hak ihlalleri var. Her kesime yönelik farklı farklı ağır hak ihlalleri var, bunlara yönelik iyileştirmeler beklerken hiçbir şey getirilmiyor, hiçbir şey yok. Sadece birtakım teknik düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya aykırı diye iptal ettiği yasalar konusunda yeni kontrataklar oluşturacak yasalar peşindeler. Bu iktidardan adalet zuhur etmez değerli arkadaşlar bunu herkes bilsin. Bu iktidarın derdi adalet değil, hak değil, hukuk değil, anayasa değil, Anayasa Mahkemesi ile kavga eden bir anlayışa sahipler. Anayasa Mahkemesi’ni bile kapatmaya yeltenen bir anlayışa sahipler. Hatta işlerine gelmediği için Anayasa’nın bazı hükümlerini değiştirmek için Anayasa’yı değiştirmeye çalışıyorlar ve bu iktidarın 9. Yargı Paketi’ni bırakın perşembenin gelişi çarşambadan bellidir sözü itibariyle 5.-6.-7.-8. Yargı Paketleri’nde adalet var mıydı 9. Yargı Paketi’nde adalet olsun değerli arkadaşlar! Biz bunu hep söyledik ama biz mücadelemizi devam ettireceğiz ve adaletin gerçekleşmesi için sonuna kadar komisyonda da genel kurulda da mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz tarihe not düşeceğiz, milyonlarca mağdur, mazlum için gayret edeceğiz. Hakları yenmiş insanlar için gayret edeceğiz. Mahkemelerde, gözaltı merkezlerinde, cezaevlerinde inim inim inletilen işkenceye uğrayan insanların hakkını hukukunu istemek için gayret edeceğiz.
Memleket yanıyor ve şu anda bir başka sorun da biliyorsunuz Kayseri’de bir şayia ile başlayan sığınmacılara yönelik saldırılar son derece büyük tehlike arz ediyor. Diğer illere de yayıldı. Biz ilk günden itibaren sığınmacılara yönelik bu nefretin, bu linç girişimlerinin çok tehlikeli olduğunu ve durdurulması gerektiğini söyledik fakat gevşek davrandılar, Kayseri’de ikinci gece tekrar saldırılar oldu. En ufak bir basın açıklamasına 10 TOMA, binlerce polis gönderen polis Kayseri’de ikinci gece halkın sokağa dökülüp 70 bin kişiyi taciz etmesini, onlarca dükkanı yakmasına engel olamadı. Bu olacak bir iş değil değerli arkadaşlar. Sadece engel olamama değil, bu nefreti körükleme, boş laflar ile mesnedi olmayan laflar ile “Sığınmacılar gönderilsin, gönderilsin de ne olursa olsun.” Gibi laflar ile nefreti körükleme olayı mevzu bahis. İktidarın kendi siyasi kararlarının yanlışlığı ile insanlar Türkiye’ye gelmek zorunda kaldı. Evet gelmek zorunda kaldı ama sonuçta bunlar insan, böcek değiller, meta değiller, eşya değiller. Bu insanlar da insan! 17 yaşındaki bir çocuk işinden dönerken Antalya Serik’te Ahmet El Naif 3 katil tarafından bıçaklanarak öldürüldü! Suçu günahı olmadan! “Sen Suriyeli’misin?” Evet Suriyeli’yim.” “O zaman al seni bıçaklıyorum.” Böyle bir ülke olabilir mi arkadaşlar? Bu normal görülebilir mi? Ama bu neden oluyor? Çünkü sürekli bir nefreti pompalarsanız, “Gitsin bunlar, gönderilsin bunlar.” Arkadaş gönderilsin demek ile bunlar gitmiyor işte! Bir plan program, insan hakları hukuku gereği var. Öyle “Ben 13 yıldır Zalim Esed diyordum bugün de Sayın Esed diyorum, hadi 5 dakikada anlaşalım bunları gönderelim.” Böyle bir şey yok! Uluslararası hukuk var ortada. Öyle hadi doldur kamyonlara, otobüslere gönder gibi bir şey mi var? Böcek mi bu insanlar? İnsan sonuçta! Türk değil, siz Türk olunca çok önemsiyorsunuz meseleyi, Kayseri Emniyet Müdürü’nün sözü kayıtlarda. Dün biz bunu gündem ettik Meclis’te herkes bu söze itiraz etti. Kayseri Emniyet Müdürü çıkmış diyor ki: “ Ey kalabalık durun durun merak etmeyin, tecavüze uğrayan mağdur Türk değilmiş, sakin olun.” Diyor ve kalabalık bununla sakinleşiyor! Şu toplumun haline bakın! Tecavüze uğrayan Türk olmayınca sakinleşiyorlar. “Suriyeliyse bırak tecavüz etsin canım.” Diye düşünülüyor. Zaten bundan öncesinde de tecavüz edilen Suriyeli küçük çocuklar vardı, annesi ile beraber öldürülen çocuklar Suriyeliydi ve toplumda bir ses çıkmamıştı ama şimdi “Vay Suriyeli Türk çocuğunu öldürmüş.” Gibi şayia çıkıyor ortaya kıyamet kopuyor. Yetkili çıkıyor “Merak etmeyin Türk değilmiş.” Diyor ve herkes duruluyor. Bakın böylesi bir toplum ruh sağlığı, vicdani sağlığı yerinde bir toplum mudur arkadaşlar? Böyle bir şey olabilir mi? İnsan odaklı bakın Allah aşkına! Tecavüz edilen kadının dini, dili, ırkı diye bir şey mevzu bahis olabilir mi? Bunu soruyoruz inkar etmeye çalışıyorlar bir de utanmadan. Söylenilen söz ortada, toplumun tepkisi refleksi ortada, yaptıkları ortada. Biz bir kere bu toplumsal hastalıkları iyileştirelim diyoruz. Toplumun bir kere sağlığı bozuk, ruh sağlığı bozuk, linç kültürü hakim, psikolojik şiddet hakim, yağma, talan hakim, “Hadi vurun kahpeye” denilince sokağa çıkan bir sürü insan onlarca yıldır bu ülkede var arkadaşlar ne kadar acı gerçek olsa da var işte. “Vurun söyletmeyin, kovun, defolsunlar.” Olur mu böyle şey! Bunun sonucu ne olur? İşte suçsuz günahsız 17 yaşındaki çocuk bıçaklanarak öldürülür! Hiç mi insaf yok! Merhamet yok! Vicdan yok! Bu topluma soruyorum ben!”
























Yorumlar