1 Eylül 2026
Son Kocaeli – Serkan Üldeş
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, il binasında Çerçeve Yasa sürecini anlattı. Gergerlioğlu, “Binlerce insan öldü. Benim kafama yatmıyor, ben engel olacağım demesin kimse. Çok net söylüyorum. Bu milletin kararıdır arkadaşlar. 467 milletvekili. Hangi kesimden olursa olsun, siyasi görüşünü beğenmeyebilirsiniz ama her farklı kesimden milletvekili ‘evet’ dedi bu oylamada” dedi
DEM Parti Kocaeli İl Örgütü, kamuoyunda ‘Çerçeve Yasa’ olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında bugün il binasında basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen basın açıklamasına DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İl Eş Başkanları İbrahim Ergin ve Selda İlgöz ve partililer katılım sağladı.
KOCAELİ VALİSİ İLE GÖRÜŞECEKLER
Programda konuşan Başkan Ergin, “Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü olduğu için, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle barışın bu coğrafyada egemen olacağı anlayışıyla tekrardan hepinizi saygıyla selamlıyorum. DEM Parti Kocaeli örgütü olarak Türkiye‘nin geçirdiği bu sürecin yarattığı havayı şehrimize de yansıtmak istiyoruz. Başta burada sizin aracılığınızla Sayın Kocaeli Valimizi, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve siyasi partilerin il başkanlarını DEM Parti Kocaeli örgütü olarak ziyaret edeceğimizi buradan bir çağrıyla duyurmak istiyoruz. En kısa zamanda kendilerinden randevu talep edip şehrimizin durumunu, sorunlarını birlikte konuşabileceğimiz bir ortam oluşturmak amacıyla da bu çağrıyı yapıyoruz” dedi.
“GEÇ OLDU, UMARIM GÜÇ OLMAZ”
Ergin’den sonra konuşan İlgöz, “Aslında hoşgörünün, barışın ve toleransın ilk mayalandığı topraklardayız. Biliyorsunuz, burada ilk hoşgörü yasası Bizans döneminde çıkarılmış. Yine dünyanın ilk barış anlaşması da Anadolu’da, Kadeş Antlaşması’nda yapıldı. Barış kolaydır, güzeldir, iyidir ama barıştan önce mücadele gerekiyor. Bir mücadele sürecini barışla sonlandırmak en olgun olandır. Günümüze geldiğimizde de yine barışla sonlandırılan bir mücadele dönemi Kürtler için sona eriyor. Artık ortak vatanda eşit yurttaşlık dönemine adım atıyoruz” dedi.
“MECLİS’TE ADIM ADIM SONUÇLANACAK”
“Bunun için ilk yasa, çerçeve yasa çıkarıldı. Çerçeve yasasının çeşitli aşamaları var. O aşamalar sonuçlandığında artık demokratik barış ve demokratik toplum düzenine geçiş sağlanacak ve bununla ilgili yasalar çıkarılacağını umuyorum. Çerçeve yasasının çıkması beklenilenden daha uzun bir zaman aldı. Ama geç oldu, umarım güç olmaz. Bundan sonraki süreçte adım adım nelerin yapılacağı yine Meclis’te ve siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşı ve yasalarla sonuçlanacaktır” dedi.
“BİZE DÜŞEN GÖREVİ YAPACAĞIZ”
Bu ilk adımdı, barış için ilk adımdı. Barışmak ve uzun menzilli bir demokrasi süreci için ilk adım önemliydi. İlk adım atıldı. Bundan sonraki adımlar hepimizin gayretiyle, bütün toplumun isteğiyle ve bütün toplumun bu amaca yönelik çalışmasıyla olacaktır. Biz parti olarak üzerimize düşen görevi elbette yapacağız. Bütün diğer siyasi partilere, toplumun tüm katmanlarına, bütün sivil toplum örgütlerine, siyasi partilerin yanında devlet kademelerine de biz barış çağrımızı 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yineliyoruz. Barış, herkes eşit ve özgür yaşadığı zaman ortaya çıkar ve bu günlerin yakın olacağına ümit ediyoruz bizler” ifadelerini kullandı.
“IRKÇILIĞA HAYIR DİYELİM”
‘Yeter artık’ diyerek söze başlayan Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu şu ifadelere yer verdi; “Biraz geç kaldık ama coğrafyamız açısından ve gelinen noktada önemli bir yere ulaştık. Ulaştığımız yer son nokta değil. Bin kilometrelik bir yolun ilk adımı. Gerçekten böyle. Bu toplumda gerçek anlamda barışı tesis etmek için hepimizin uğraş vermesi lazım. Bu süreç garip sayacağımız, dışlayacağımız, ötekileştireceğimiz bir süreç olmamalı. Bunu tüm halkımıza söylüyoruz. 86 milyona, Kocaeli halkına söylüyoruz. Gelin hep beraber bu topraklarda kardeşliği, güzelliği, insanlığı, vicdanı ayağa kaldıralım. Ayrımcılıktan uzaklaşalım. Irkçılığı reddedelim ve demokratik bir hukuk devleti kuralım arkadaşlar.
“BÜTÇENİN EN BÜYÜK KALEMİ SİLAHLARA AYRILDI”
Bu zor değil. Bunu hep birlikte başarabiliriz. Zaten son yıllarda bu konuda çeşitli denemeler yapıldı. Belki birinci çözüm sürecinde bu mesele bitseydi çok güzel olurdu. Bitmedi ve bitmedi de iyi mi oldu? Bir sürü insan öldü. Bir sürü zarar gördük. Biz Meclisteyiz. Maalesef ki bütçenin en büyük kalemi hep silahlar oldu. Hani ülke olarak çok zengin bir ülke değiliz. Ekonomik sorunlarımız var. Bütün bunların yanı sıra silaha da maalesef biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçelerde çok para ayırdık. Bu çok dikkat çekti. O silahlar yerine fabrikalar, tarım alanları ve işsizliği bitiren projeler kurabilirdik.
“BUNA SAYGI DUYULMASI GEREKİYOR”
İnşallah bundan sonrasında hep birlikte bunu başarabiliriz sevgili arkadaşlar. Önemli bir irade oluşmuş durumda. Bu irade iktidar ve İmralı arasında ve diğer tüm siyasi güçler arasında devam etti ve genel bir mutabakat oldu. Her kesimin de mutabakatı oldu ve sonunda bir çerçeve yasa çıktı. Bu önemli bir iradeydi. Gerçekten herkesin buna saygı duyması gerekiyordu.
“ÖTEKİLEŞTİRME HİÇBİRİMİZE YARAMIYOR”
Yani şu anda Kürt sorunu dediğimiz zaman habire ‘terörist’, ‘terörist başı’ şudur budur nidaları yükseliyordu. İnsanlar suçsuz yere cezalandırılıp hapse atılıyordu. Umarım bundan sonra bu tür şeyler olmaz. En basit, sıradan hak talepleri terör, teröristlik diye tanımlanıyordu ve özgür düşüncenin önü kapatılıyordu. Konuşmanın önü kapatılıyordu. Biz Kocaeli halkına diyoruz ki gelin hep beraber konuşalım arkadaşlar. Biz kimseyi ötekileştirmiyoruz.”
“NE KİNİMİZ VAR NE İNTİKAMIMIZ”
“Kimseye, tüm acılarımıza, tüm yaralarımıza rağmen ne bir kinimiz ne bir intikamımız var. Sadece ve sadece barış diyoruz. Adaletin, eşitliğin gerçekleştirileceği barış diyoruz. Herkes birbirine böyle bakmalı diyoruz. Böyle bir iklime geçelim diyoruz. Belki şu ana kadar çok siyasi kavgalar yapıldı, çatışmalar yapıldı, kavgalar oldu, gözyaşları, kanlar aktı ve sonunda Türkiye’de Kürt’e de yaramayacak bir ortam çıktı ortaya. Yaramıyor arkadaşlar. Ayrımcılık, ırkçılık, ötekileştirme hiçbirimize yaramıyor.”
“8 YILDIR MECLİSTEYİM, BÖYLE GÜÇLÜ ÇIKAN YASA OLMADI”
Yani ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ demekle kimse kurtulamıyor. O yılan bir gün size de dokunabilir. Yani burada belki ayrımcılığı normal görebiliyorsunuz. Bir bakıyorsunuz, Avrupa’ya gittiğinizde size yapılıyor. Demek ki kavramsal olarak buna karşı çıkmak lazım. Burada çok bedeller ödendi gerçekten. Yani birçok siyasetçimiz hapislere girdi. Birçok özgürlük insanı bu uğurda büyük bedeller ödedi ve gelinen noktada biz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir yasa çıkarmayı başardık hep birlikte. 467 oy oranıyla bakın. Farklı partilerden Meclis’te çok büyük bir toplulukla Çerçeve Yasa’ya ‘evet’ oyu çıktı. Bu öyle, ‘kıl payı evet’ denilen bir yasa değil. Yani ben 8 yıldır Meclis’teyim. Bu denli güçlü bir şekilde çıkan başka bir yasa olmadı arkadaşlar. Bu da bu işin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”
“ÜLKENİN EN BÜYÜK MESELESİ KÜRT MESELESİYDİ”
“Türkiye’nin en önemli meselesinde en büyük mutabakatı yakalamış durumdayız. Bakın, bu çok önemlidir. Biz hep söyledik. Bu ülkenin şu anda yıllardır en büyük meselesi Kürt meselesiydi. Çözülemediği için ülke zarar görüyordu. Kanlar dökülüyordu ve bir an evvel halletmemiz gerekiyordu. Bu en büyük meselenin çözümü işte böyle en büyük bir oy oranıyla oldu. Bu hepimiz için büyük bir kazançtır.”
“TÜM KOCAELİ HALKINA BARIŞ ÇAĞRISI YAPIYORUZ”
Gelin bunu çıtayı yükselterek daha iyileştirelim sevgili arkadaşlar. Daha iyi bir yere götürebiliriz. Tüm Kocaeli halkı bunu yapabilir. Partimiz tüm Kocaeli’ne yönelik çok güzel bir barış çağrısı yapıyor. Bunu da 1 Eylül Barış Günü’nde yapıyor. Ve gelin ey Kocaeli halkı, en sağdan en sola kadar tüm farklı kesimlere yönelik bu çağrımız: Eski Türkiye’yi bırakalım arkadaşlar. Orta Doğu’da kan gölünü tercih etmiyoruz. Orta Doğu’da demokratik, modern bir hukuk devletini hep birlikte inşa etmeyi teklif ediyoruz. Türk’ün Kürt’ten, Kürt’ün Türk’ten başka çaresi yok. Bunu çok net olarak hepimiz kabul etmeliyiz.
“KİMLİĞİNE SAYGI DUYULMALI”
Yıllardır bu ülkede varlığı bile reddedilen Kürtlerin, Türkçe, Kürt kimliği var; bir gerçek. En az 20-25 milyon bu topraklarda Kürt var. Suriye’de, Irak’ta, İran’da, çevre ülkelerde. O hâlde Orta Doğu halkları, sadece Kocaeli değil, sadece Türkiye değil, Orta Doğu halkları Kürtlerle en iyi ilişki içinde yaşamalı. Kimliğine saygı duymalı. Asimilasyon politikaları uygulamamalı. Ve bu bir başlangıç olmalı, daha iyiye gitmeliyiz arkadaşlar.
“SİLAHLARA VEDA EDİLMELİ”
Evet, biz yıllardır söyledik. Evet, ülkede bir silah gerçeği vardı ama silahın bir çare olmadığını, silahların bitmesi gerektiğini, silahlara veda edilmesi gerektiği zaten ortadaydı. Ama bu konuda iktidarın da bir adımı yoktu ve sonunda Sayın Devlet Bahçeli, partimiz eş genel başkanları Sayın Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları aracılığıyla bir el uzattı. Biz bu eli havada bırakmadık ve bu ele cevap verdik ve bir süreç başladı arkadaşlar.
“BU MİLLETİN KARARIDIR”
“Bitmez, olmaz.” dendi. “Öyle bir süreci tanımıyoruz.” diyen kamu görevlileri bile oldu. Bakın, bütün bunlara rağmen süreç milletin seçtiği milletvekilleriyle Mecliste kabul edilebilir yasaydı. Biz bundan sonrasında güvenlik bürokrasisine de buradan bir hatırlatma yapalım. Yani nevruzlarımız kutlanıyor. Bakıyorsunuz, yüzsüzce engellemeler yaşanabiliyor. Yaşanmasın bunlar arkadaşlar. Bayram günlerinde üzücü şeyler konuşmayalım. Güzel şeyler konuşalım. Yani güvenlik bürokrasisi de bu sürece engel olmasın. Bu milletin kararıdır. “Benim kafama yatmıyor, ben engel olacağım.” demesin kimse. Çok net söylüyorum. Bu milletin kararıdır arkadaşlar. 467 milletvekili. Hangi kesimden olursa olsun, siyasi görüşünü beğenmeyebilirsiniz ama her farklı kesimden milletvekili evet dedi bu oylamada.
“ANLAMA İSTEĞİNİN ARTTIĞINI GÖRDÜK”
Anlama isteğinin arttığını gördük. Bunu da söyleyeyim. Daha öncesinde belki birtakım itirazlar, reddiyeler vardı. Ancak genel olarak bir anlama isteği olduğunu gördük. İkincisi, Akil İnsanlar döneminde ben Kocaeli ile mihmandardım, biliyorsunuz. Akil İnsanlar Marmara Bölgesi üyelerinin burada, o gün onların mihmandarlığını biz yapmıştık. Valilik, emniyet, hep beraber bir program çizmiştik ve hep birlikte biz bu programı icra etmeye çalışmıştık.
“SÜREÇ BUZDOLABINA KONULDU”
O günlerde de belki birtakım suni itirazlar oluştu ama biz genel olarak sürecin tasvip gördüğünü biliyoruz. Fakat yürümedi. İşte bir noktada sona gelindiği zaman yasa çıkmasıyla ilgili sıkıntılar çıktı ve süreç buzdolabına kondu. Yani çöpe atılmadı. Çünkü çöpe atılacak bir mesele değil. Çözülmesi gereken bir meseleydi ve buzdolabında tutuldu. Ardından 2024’te, ekim ayında tekrar buzdolabından çıkarıldı, getirildi ve önümüze kondu.
“BU SEFER DAHA İYİ GİDİYOR”
Şimdi bu sefer daha iyi gidiyor açıkçası. Mecliste bir rapor çıktı. Binlerce sayfalık bir rapor çıktı. “Kürt meselesi yoktur.” falan denilen Mecliste, ortak mutabakatla, yüzde 95 mutabakatla imza atılan bir barış ve çözüm raporu çıktı ilk başta. İtiraz edenler hep şunu söyledi bize: “Kardeşim, rapor çıktı ama yasa çıkmaz. Olmaz öyle şey.” falan. Yasa da çıktı arkadaşlar.
“HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”
Şimdi bakın, inşallah adım adım bu toprakların barışını, kardeşliğini hep beraber sağlayacağız. Kimseden bir şey eksilmeyecek. Hep birlikte kazanacağız. Hani dün hep birlikte kaybediyorduk. Bakın, hep birlikte kaybediyorduk, inanın ki. Ülke fakirleşiyor, ülkenin demokratik standartları düşüyordu. Şu an hep birlikte kazanma şansımız var. Önümüze yeni bir sayfa açılıyor. Bakın, herkes bunu nasıl değerlendirecek ayrı ama biz iyi niyetle değerlendirmek istiyoruz.
“İKİNCİ SÜREÇTE DAHA OLUMLU BİR TABLO VAR”
İki süreç arasında ben son süreçte daha olumlu bir süreç görüyorum. Yani ilk süreçte bir rapor veyahut da yasa gerçekleştirilememişti. Şimdi en azından bir rapor, süreç ve yasa gerçekleşmiş oldu.
“AMEDSPOR’U DA DESTEKLİYORUM”
Son soruya da cevabım şu olacak. Tabii bu konu ulusal medyada da çok tartışıldı. Ben şahsen, biliyorsunuz, kaç yıldır Kocaelispor’u yakından takip eden, destekleyen, maç öncesi ve maç sonrası tebrik eden, takımı teşvik eden bir milletvekiliyim. Sadece bir tek milletvekiliyim Kocaeli’nde. Benim kadar Kocaelispor’u takip eden, teşvik eden başka bir milletvekili yok. Maçlara da gidiyorum ara sıra ve Amedspor’u da destekliyorum. Amedspor da gerçekten yıllardır tüm ayrımcılıklara, tüm ırkçılıklara rağmen var olmayı başarmış bir takımımız.
“AMEDSPOR’LA İLGİLİ ÇOK SAYIDA SORU ÖNERGESİ VERDİM”
Amedspor’a yapılan saldırılarla ilgili sekiz yıllık milletvekilliği hayatımda çok soru önergeleri verdim. Gayriahlaki, futbol usulüne uymayan tavırlar, dışlamalarla ilgili Amedspor’la ilgili çok soru önergeleri verdim ve bu olayı takip ettim. Geçen hafta da kentimizde Amedspor’u ağırladık ve maç oynandı. Öncesinde de Vali Bey’le ben görüştüm. Kendisinin de bu maçın en güzel şekilde sonuçlanmasıyla ilgili samimi iyi niyetini gördüm.
“MAÇIN BARIŞA VE KARDEŞLİĞE HİZMET ETMESİNİ İSTEDİK”
Bakın, çok net söyleyeyim. Vali Bey de gerçekten, “Önemli bir maç. Yani biz bunu iyi bir şekilde değerlendirirsek iyi bir sonuç olur, barışa ve kardeşliğe hizmet eder. Olumsuz bir şekilde seyrederse de yine hoş şeyler olabilir. Hepimiz buradan güzel, aklıselim bir sonuç çıkartılması için uğraş verelim.” dedi ve onun iyi niyetini gördük. Biz de hep beraber bu konuda elimizden geleni yaptık. Ve sonunda tabii maç Kocaelispor’un galibiyetiyle sonuçlandı. Ardından tabii sarı torbalarla ilgili bir garabet de çıktı ortaya.
“SARI TORBALAR KABUL EDİLEMEZ”
Sarı torbalar suçtur. Kabul edilemez arkadaşlar. Kocaelispor’un da bunu kabul etmediğini, etmeyeceğini biliyorum. Kocaelispor da zaten sanırım bu konuda açıklamalar yapmıştır. Tümü, yani korkunç bir şeyi işaret ediyor. Bir ölüm torbası, şu bu… Yani ne işi var ya? Futbol oynuyoruz kardeşim. Burada futbol oynuyoruz ya. Benim takım iyidir, hadi yensin de tamam, hepimiz razıyız buna. Yani kalkıp ölümle, cinayetle, katille özdeşleşen sarı torbalar sallamak neyin nesidir.”

























Yorumlar