16 Temmuz 2025

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Teşekkür ederim. Şimdi, yani Komisyonumuz sorun çözmek için kuruldu. Engeliler meselesi dev bir mesele ve sadece mevzuat dinlemek için var değiliz, biz sahadaki sorunları çözmek için varız. Artı, bazı sorunlar olduğu için bu Komisyon kuruldu. O yüzden bir ilerleme katetmek gerekiyor. Şimdi, sahada engelli aileleriyle konuştuğumuz zaman bu engelli raporlarıyla ilgili çok can yakıcı cümleler işitiyoruz, çok büyük mağduriyetler yaşadıklarını söylüyorlar, mağdur olduklarını söylüyorlar. Bu konuda genel bir engellilik değerlendirmesiyle ilgili bir çalışma gerektiği ortada. Sayın Vekilimizin de itirazları önemli bence, bütün bunları tekrar masaya yatırması gerekiyor Komisyonun; bu bir.

İkincisi: Engelli aileleri “Rapor için randevu bulmakta zorlanıyoruz.” diyorlar. “Zaten başımızda bir engelli yakınımız var, zor durumdayız ve randevu bulmakta zorlanıyoruz.” diyor; Sağlık Bakanlığı olarak size bunu iletelim.

Üçüncüsü, mesela yine ben örnek vereyim: “Rapor için, zihinsel değerlendirme için bir standart ölçü yok.” demiş, SERÇEV yetkilileriyle görüştük. Mesela, bir görüşmede bayrağın standartları sorulmuş, hasta bilememiş, “Ağır engelli.” denmiş.

Şimdi sorarım: Burada bayrak standartlarını ezbere bilen bir milletvekili arkadaşımız var mı?

ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) – Kesin bilgi midir bu?

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Evet, kesin bilgi, SERÇEV’den.

ASUMAN ERDOĞAN (Ankara) – Yeni, güncel mi peki bu?

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Şimdi, bir dakika, sözümü bitireyim ondan sonra söylersiniz. Ben dernek yetkililerinden alıyorum.

Şimdi, diyeceksiniz ki: “Hani, raporun ağır verilmesi kötü mü?” Yakınları ağır bir rapor ister değil mi? Fakat farklı bir durum var, hafif engelli birine ağır bir rapor verildiği zaman daha sonra işe girmesinde sıkıntı yaşanıyor, olayın farklı versiyonları var.

Mesela, yine ağır durumda olan bir hastaya daha hafif oranda bir rapor verilebiliyor ve SERÇEV  yetkilileri diyor ki: “Biz bunun için çok uğraş verdik, sonunda çözdük. Böyle birçok vaka var, burada değerlendirmelerde sıkıntı var.”

Yine, tabii, bu bilimsel bir buluştur, hesaplamadır ben buna çok bir şey demeyeceğim ama sahadan da bu balthazard hesaplamasına yönelik eleştiriler geliyor. Bunu tekrar bir değerlendirmek mi gerekiyor bilemiyorum çünkü şöyle bir itiraz var: “Yüzde 90 oranında vermemek için âdeta dizayn edilmiş, yüksek oranda rapor vermemek için âdeta dizayn edilmiş bu sistem.” deniliyor. Bilimsel bir sistem olduğu için ben bize iletileni aktarıyorum, bunu tartışmak gerekiyor gerçekten.

Yine, engelli aileleriyle görüştüğümüz zaman -ben de bir hekimim- hastanelerde gerçekten çok zorlanıyorlar, biliyoruz; poliklinik poliklinik dolaştırılıyorlar. Sağlık Bakanlığı belki bu tür engellilerin kurulları için ayrı saatlerde tüm doktorları bir poliklinikte toplayarak engellilerin zorlanmasını belki engelleyebilir yani böyle bir sistem bulunabilir. O hastanenin yoğunluğunda poliklinik poliklinik dolaş,  içeri girmeye çalış, kapının önü ana baba günü, içeri girdiğim zaman bir sürü laf işitiyor engelli yakını.

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU – Bahsettiğiniz tarzda bir uygulama olabilir, topluyor olabilirler. Arkadaşlara bir soralım.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Bilemiyorum, ben de hekim olarak çalıştım göğüs hastalıkları uzman olarak ama hep birebir polikliniğimize  gelirlerdi.

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU – Yok yok, böyle bir uygulama var.

ALİ KARAOBA (Uşak) – Çok doğru bir yöntem değil Sayın Vekilim.

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU – Bence yapılabilir.

ALİ KARAOBA (Uşak) – Kaç tane rapor, diyelim 10 tane oldu, bir doktoru 10 tane hasta için orada tutuyorsunuz.

BAŞKAN MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU – Yok, spesifik bir zaman ayıracak ona, pazartesi günü 10-12 arası diyecek mesela. Doktorlar orada verecek raporu yani ayrı bir klinik olarak değil.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) – Normal de sırada almaması gerekiyor engelli hastanın yani sırasız girmesi gerekiyor. O da poliklinik önünde önemli sıkıntılara neden oluyor; kavga, gürültü nedeni oluyor. Bunlar hep bizim pratikte yaşadığımız olaylar. O yüzden ayrı bir sistem oluşturulursa hakikaten iyi olur. Bu da önemli.

Bir de son olarak, şimdi, bu hepimizin problemi, aslında 86 milyonun problemi, sadece 86 milyon da değil, dünyada yükseliyor, otizm meselesi çok önemli, dehşet bir şekilde otizm yükseliyor. Bununla ilgili gerçekten biraz daha ayrıntılı bilgi verebilir mi Bakanlık, neler yapılıyor? Gerçekten oranlamalar, takip; çok ciddi bir sorun hâline geldi otizm. Teşekkür ediyorum.

Yorumlar