2016-05-11 00:00:00

“İNSAN  HAKLARI  TABLOMUZ;  ÇIKMAZ  SOKAKTA  MIYIZ?”

İnsan hakları tablomuzun ışığında;

İnsan hakları ihlallerinin kaynağı nedir? 

  • Rejimin oluşturmak istediği insan tipi 
  • Sol ve sağın birbirini beslemesi
  • Yerli, milli ve dini geleneğin refleksleri
  • Dünyadan çifte standart örnekleri, araçsallaştırmalar

İnsan  hakları  tablomuz

Türkiye’de demokrasi  geriye doğru

Basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 151. sıradayız

Çatışmalarda 6000’e yakın ölü, maddi ve manevi büyük hasar

İşçi hakları, kadın hakları, mülteci hakları, çocuk hakları ihlallerinde artış

Dünya Adalet Projesine göre temel hak ve özgürlüklerin kullanımında 66 ülke içinde 58. sıradayız.

Türkiye’nin AİHM’deki insan hakları profili: Türkiye’de de iktidar demokrasiden uzaklaştıkça insan hakları karnesi zayıflıyor, hep ilk 3’teyiz

Tayyip  Erdoğan “Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorum”

Dünya hukuk düzeyi 2015, Çin 71. Meksika 79. Türkiye 80. Özbekistan 81. sırada

 

Tunus

  • Gannuşi’nin çoğulculuk anlayışı Mısır ve Türkiye'de olsa tablolar değişirdi
  • 2012 yılında Time Dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 ismi arasında gösterildi. Aynı yıl, İngiltere’de Chatham House Ödülü’ne layık görüldü
  • Tunus Ulusal Diyalog Dörtlüsü, Nobel Ödülü aldı.
  • İslam ve demokrasinin uyumu

     .  Gannuşi, «Çatışma, demokrasi isteyenler ile diktatörlük isteyenler arasında»

  • Basın özgürlüğünde 30 sıra ilerleme

Uluslararası Şeffaflık  Örgütü  2015  yılı  yolsuzluk  algılama  endeksi

  • Türkiye; 168 ülke arasında bir önceki yıla göre iki sıra gerileyerek 66. sırada 
  • yolsuzluk algısı hızla artan 5 ülke; 
  • Libya, Avustralya, Brezilya, İspanya ve Türkiye
  • En temiz ülke: Danimarka ,Finlandiya ve İsveç

 

Temiz  ülke

  • Üst düzeyde basın özgürlüğünün bulunması.
  • Kamu bütçe gelirlerinin nereden elde edildiğini ve harcamaların nerelere yapıldığını öğrenmek için istenen bilgilere hemen ulaşılabilmesi.
  • Halkın güç birliği yapabilmesi için hızla organize olabilmesi.
  • Yargının zengin ve fakir arasında ayrım yapmadan karar verebilmesi.
  • Yargının hükümetten tamamen bağımsız olması.

 

Tablo  girişim  özgürlüğüne de  sıçradı

  • Kişi başına gelir, geçen yıl dolar bazında yüzde 10,6 oranında geriledi.
  • Türkiye en çok yabancı sermaye kaybeden ülke oldu.
  • Türkiye işe başlama kolaylığında 2015’te 88. 2016’da 94. sıra
  • 2015’te vergi ödeme kolaylığında 56. sırada olan Türkiye 2016’da 61. sırada

      AK Parti’nin ilk dört yılında ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 7,5 düzeyindeydi, son dört yılda ortalama yıllık büyüme hızı yüzde 3,3’e geriledi.

      Türkiye yüzde 11,1 işsizlik oranıyla, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin yüzde 24,5, Mısır’ın yüzde 12,8 olan işsizlik oranlarının ardından dünya üçüncüsü

      Kaynaklar imalat sanayi yerine ihracata konu olmayan hizmetlere, (AVM, inşaat…)

      Özal döneminde imalatın milli gelirdeki payı %32, Ak Parti zamanında %19

Son durum….

  • Eleştiren, işini, aşını, parasını, özgürlüğünü kaybediyor
  • Düşmanlaşan, kutuplaşan, kopuşa giden bir ülke oluyoruz
  • Şiddet dili ve pratikleri her alanda artıyor
  • Meselelerin çözümü için konuşma imkanı, ortamı yok oluyor

     

İnsan  hakları  ihlallerine  karşı  yaptıklarımız  ve  sonuçlar,  özeleştiri:

  •  Dindarlar, Aleviler, Kürtler, gayri müslim azınlıklar, kadınlar, işçiler,         mülteciler…
  •  Ortaklaşa olması gerekirken herkes kendine…
  •  Derdi çekerken de giderirken de yalnızlık ve cepheleşme, yüzleşme?
  •  Derdini çözerken de tepkisellik

     .   Erki eline geçiren unutkan…

  •  Kendi mahallemize çeki düzen…
  •  Parti, dernek ve insan hakları örgütleri…
  •  Güç tek elde toplanmaya başladıkça herkes kabuğuna….kutuplaşma

     .   Sistem-mağdur kutuplaşmasından, mağdur-mağdura kutuplaşmaya geçtik

     .   Erdoğan yandaşlığı ve karşıtlığı kutuplaşması, Türk-Kürt  kimlik kutuplaşması, muhafazakâr-seküler  hayat tarzı kutuplaşması

     .   Katılımcı demokrasiye geçmek yerine tek adamcılık, tek tipli toplumu daha da tekleştirmek çare mi?

 Ortaklaşa olması gerekirken herkes kendi sorunlarını gidermek için çalışmalar yaptı. 1938'de Dersim'de katliam yaşanırken kimse sesini çıkarmıyordu, emekli askerler hatıralarında “hayatımın o bölümünü anlatmak istemiyorum” diyordu. Kürt meselesinde 3. sınıf ilan edilen Kürtler 1984''e kadar silahı ellerine almıyordu, dertleri kimsenin  umurunda değildi. Sünnilerin kur'an kursları yasaklanır, dini kitaplar yasaklı ilan edilir, din hayattan kovalanırdı. Başörtülü yarışmacıya ödül vermesi gereken albay ödül vermez, dışarıda başörtülü içeride başı açık terfi ettirilmez ve bu mahkemelerde normal olarak izah edilmeye çalışılır, dindarlar fişlenirdi, sol sisteme itiraz ettiği için “devlet düşmanı” ilan edilip üzerine milliyetçi muhafazakarlar salınırdı. Gayri müslim azınlıklar ise korkuyla yaşamayı olağan karşılamış haldeydi, çoğu kovalanmış kalanları da potansiyel vatan haini muamelesi görmekteydi.  Her kesim de zulüm, dışlama sadece kendisine yapılmış sanırdı.  Dindarlar kendileri dışında herkesin bu ülkenin kaymağını yiyen ayrıcalıklı vatandaş olduğunu düşünüyor,  İslami kesim yavaş yavaş milliyetçilikten dolayısıyla devletçilikten kurtulmaya başladı ancak bu kez sarıldığı İslamcılık akımı onu “Müslüman milliyetçisi” yaptı. Aleviler Dersim katliamına rağmen sistem partilerine kenetlenmek ve bilinçaltındaki korkularını başka bir güce yaslanarak yenmeye çalışıyorlardı.  Artan parti, dernek çalışmaları medya gücüyle de olsa siyaset meydanlarında konuşmayı başlatıyordu. Yeterli ölçüde olmasa da herkes bu meydanlarda karşıdaki kabul etmese de sesini duyurabiliyordu. Sivil toplum asker, derin devlet ne kadar istemese ve darbelerle durdurmaya çalışsa da sesini yükseltmeye başlıyordu. 1990 lar civarında kurulan insan hakları örgütleri farklı kesimlerin sadece kendi derdine değil, başkasının derdini işitmekle kalmayıp sahip çıkmasını sağlıyordu.  Gelinen noktada bilhassa son 4-5 yıldır izlenen hükümet  politikaları kontra olarak araya giren çözüm süreci bunu azaltsa da sivil toplumu da etkileyerek toplumsal kutuplaşmayı artırmaya başladı. Mağdurların kutuplaşması kazanımların kaybından başka birşey olmadı. Bu arada işçi hakları, kadın hakları, mülteci hakları , çocuk hakları konusunda olumsuz ve aşırı bir ivmeyle ihlallerin arttığını gördük. Haklar konusunda yaşanan kutuplaşmadan etkileniyorlardı. Gelişen, devinen, değişen toplumun demokratikleşmesi gerekirken dar kalıplara hapsedilmeye çalışılması toplumsal patlamalara zemin hazırlıyordu. Güç tek elde toplanıyor, hak ihlali ise çoğalıyordu

“Aptallığın En Büyük Kanıtı, Aynı Şeyi Defalarca Yapıp Farklı Bir Sonuç Almayı Ummaktır.” (Albert Einstein)

Kürt  meselesi

  • 35 senedir çatışmalı seyir dalgalı, inişli çıkışlı
  • Çözüm süreci sonrası dalga boyu değişse de değişecek bir şey yok
  • Toplumsal kopuş ve halklar arası ilişkiler
  • NE YAPMALI?
  • Çatışmasızlık ve kentlerin silahlardan arındırılması
  • Çatışma alanlarında toplumsal yeniden inşa
  • Soruşturma
  • Kaybet-kaybet mi kazan-kazan mı?
  • Yeni anayasa 
  • Özerklik/yerelleşme 
  • Çözüm dili 
  • İzleme Heyeti
  • Çözüm masasının ortaklığı
  • Yeni bir yol haritası
  •  

Din,  devlet ,  laiklik  ilişkileri

     . İki farklı kesim ve bitmeyen laiklik tartışması

     . Laiklik ve yaşam biçimi, tarafların istismarı, empati yapmaması

  • Laiklik, din ilişkisi
  • Din ve iktidar
  • Devlet, birey
  • Özgürlükçü laiklik
  • “anladığını hak olarak belleyebilirsin ancak hak olan sadece senin anladığın değildir”

 

Müslüman  dünyanın  IŞİD  vb.  s orunlarının  nedeni  ve  önlemleri

  • NEDENLER
  • Üzerine boca edilmiş felakete tepkisi
  • Acelecilik, yüzeysellik ve kolaya sapma
  • Baskıcı yöneliş
  • Gelenek tortularından kurtulamama
  • İnsan olmadan Müslüman olma
  • ÖNLEMLER
  • Derin bir muhasebe geleneği
  • Yanlış teşhisleri önlemek

 

Çıkmaz  sokağı  nasıl aşarız?

  • Çıkmaz sokakta olduğunu görebilmek
  • Çıkmaz sokaktan çıkmanın çok zor olmadığını bilmek
  • Çıkmaz sokaktan çıkış güncelle değil, ilkelerle
  • Çıkmaz sokaktan çıkış devrimci tavırla olur
  • Çıkmaz sokaktan çıkış dayanışmayla olur

     .  Topluma güvenme ve taleplerini ciddiye almayla olur

İnsan  hakları  ihlallerine  karşı  ne  yapabiliriz?

  • Empatiyi artırmak, konuşmak, dinlemek, tartışmak, ortak paydaları belirlemek ve tekrar konuşmak.
  • Sahada adalet üzere olmak için kimlik farksız davranma
  • Hak ihlallerinin gerilemesi için gökten bir mucize inmeyecek

Dikkat çeken insan hakları  sorunlarındaki sonuç alıcı duruşları  nasıl  sergileyebiliriz?

  • Mağdur gibi olmadan onun hissettiğini hissedebilmek,
  • Sonuçlara değil kökene odaklanmak
  • Herkes kendi evinin önünü süpürmeli

Kötü  gidişatı  engellemezsek  neler  olabilir?

  • Dünya için Huntington'un tezinin gerçekleşme ihtimaline koşuyoruz
  • Türkiye için Filistinleşme

 

Önlenemeyecek  kötü   gelişmelere  karşı  yapılması  gereken  en  iyiler  neler?

  • Yüzeysel bakış açılarını terk etmek, derinleşmek
  • Ortak paydalar oluşturmak
  • Adalet talebimiz var
  • Adalet zemini

Ortak  paydalarda  nasıl  buluşuruz?

  • ortak vicdan: Şu anda muhaliflerin yapması gereken yapay alternatifler ortaya çıkarmak değil, Ak Parti dahil olmak üzere her parti ve kesimin içindeki ortak vicdanı ortaya çıkarmaktır
  • Farklılıkların birlikteliği, taleplerine cevap
  • Teoride değil, pratikte de kabul etmek

Yorumlar