27 Ekim 2026
Gergerlioğlu’nun 20 Aydır Takip Ettiği Hasta Mahpus Abdullah Tırpan Hayatını Kaybetti: “Bunu Kendi Babalarına Yapsalardı Ne Derlerdi?”
Gazeteci-yazar Kâzım Güleçyüz, YouTube kanalında yayınladığı videoda, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun 20 aydır tahliyesi ve tedavisi için mücadele verdiği 73 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdullah Tırpan’ın yoğun bakımda hayatını kaybetmesini gündeme taşıdı.
Gazeteci-yazar Kâzım Güleçyüz, “Abdullah Tırpan: Tabutta tahliye edilen kaçıncı masum?” başlıklı yayınında, tüm çağrılara rağmen infazı ertelenmeyen ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde vefat eden 73 yaşındaki Abdullah Tırpan’ın yaşadıklarını ve DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun süreç boyunca yaptığı uyarıları aktardı.
Gergerlioğlu Vefat Haberini Duyurdu: “Bunu Kendi Babalarına Yapsalardı Ne Derlerdi?”
Abdullah Tırpan’ın sağlık durumunu 20 ay boyunca yakından takip eden, cezaevleri, hastaneler ve Adalet Bakanlığı nezdinde defalarca girişimde bulunan DEM Parti Kocaeli Milletvekili ve hekim Ömer Faruk Gergerlioğlu, yaşlı mahpusun vefatını şu sözlerle duyurdu:
“Maalesef sonunda beklenen oldu. Hasta ve yaşlı mahpus Abdullah Tırpan amcayı Çam ve Sakura Hastanesi yoğun bakımında kaybettik. Buna sebep olanlara tek bir soru soruyorum: Bunu kendi babalarına yapsalardı ne derlerdi? Başka hiçbir soruya cevap vermesinler, önce bu soruya cevap versinler. Allah rahmet eylesin, ailesine ve yakınlarına sabır versin. Bu kadar ihmalin, göz göre göre sürdürülen duyarsızlığın sonucu ancak ölüm olur. Abdullah Tırpan’ın ölümünden sorumlu olanlar bunun hesabını vermelidir. Bu yaşananlar sıradan bir ihmal değildir; ağır bir sorumluluk ve vicdan meselesidir.”
“Ben Hekimim, Bu Adam Burada Ölür Dedim Fakat Cezaevinden Çıkarmadılar”
Kâzım Güleçyüz, Gergerlioğlu’nun diğer tüm mağdurlar gibi Abdullah Tırpan’ın durumunu da baştan itibaren büyük bir hassasiyetle ve ısrarla takip ettiğini vurgulayarak, Gergerlioğlu’nun vefat öncesinde yaptığı şu uyarıları hatırlattı:
“Abdullah Tırpan’ın suçu ne miydi? Binasını hayır için cemaate vermek, kurban kesmek, burs vermek gibi suçları vardı. O zamanlar bunlar suç olarak görülmüyordu ve kimse ayıplamıyordu; şimdi de suç değil aslında, hatta takdir ediliyordu. Ancak şimdi suç ilan edildi. Eski kasap, köfteci Abdullah Tırpan amcayı terörist diye cezaevine aldılar. Şeker hastasıydı, yaşlıydı. 20 aydır takip ediyorum; defalarca cezaevlerini, hastaneleri aradım. İnfaz erteleme bekledik, olması gerektiğini söyledik ancak verilmedi. ‘Bu adam burada ölür, ayağı kesilir; ben hekimim, diyabetik ayak bu, böyle olmaz, cezaevinde takibi olmaz’ dedim fakat cezaevinden çıkarmadılar. Zalimce, gaddarca işler yapıldı ve en sonunda iyice kötüleşti. Tekirdağ Cezaevi ile Çam ve Sakura Hastanesi arasında gidip geldi, yatırılmadı ve sonunda Metris Cezaevi’ne nakledildi. Orada durumu iyice kötüleşince, artık ayağı kesilme aşamasına gelince Çam ve Sakura Hastanesi’ne yatırıldı. Onun için defalarca cezaevleriyle, hastanelerle, Bakanlıkla görüştüm ancak çok duyarsızlardı, umurlarında değildi. Göz göre göre yaşlı bir hasta mahpusu yoğun bakımlık yaptılar. Ameliyat öncesi ayağının kesileceği sırada yanında refakatçi verilmesi için uğraş vermiştik, buna da izin verilmedi; yakınları ameliyat öncesi de babalarını göremedi. Utanın, utanın! Maalesef insanlara bunu layık görüyorlar. Adalet Bakanlığı’nın özellikle yatacak yeri yok. Bu yaşlı adamı bu zindanlarda tutarak belki de ölümüne yol açacaklar.”
“En Başta Adalet Bakanlığı Sorumlu, Herkes Bağımsız Yargı Önünde Hesap Verecek”
Abdullah Tırpan’ın son sağlık raporunu kamuoyuyla paylaşan Gergerlioğlu, vefattan hemen önce yetkililere şu sözlerle seslenmişti:
“Durumu son derece ağır, göz göre göre bu hale getirilen bir insan şu anda can çekişiyor. Peki bunun sorumlusu kim? En başta Adalet Bakanlığı. Ben milletvekili olarak üzerime düşen tüm işlemleri yapıyorum, sorumlular hakkında gerekli girişimlerde bulunuyorum. Yazıklar olsun size, bu zulmünüz yeter artık, yeter! Şunu herkes bilsin: Bu yaşananların hesabı hukuk içinde sorulacak. Hiç kimse yaptığıyla kalmayacak; herkes bağımsız yargı önünde hesap verecek ve Allah önünde de hesap verecek.”
“Tabutta Tahliye Edilenler Kervanına Bir Yenisi Eklendi”
Yayınında 15-20 Temmuz sürecinde haksız yere cezaevine konulup hayatını kaybeden veya son günlerinde tahliye edilen öğretmen Gökhan Açıkkollu, Kur’an kursu hocası Nesrin Gençosman, İngilizce öğretmeni Halime Gülsu, 80’li yaşlardaki esnaf Nusret Muğla, Mustafa Said Türk, Yusuf Bekmezci, Doç. Dr. Turhan Özcerit, eski Yargıtay üyesi Mustafa Erdoğan, komiser yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu ve İbrahim Güngör gibi isimleri de hatırlatan Kâzım Güleçyüz, Abdullah Tırpan’ın vefatına yönelik diğer tepkileri de paylaştı.
Abdullah Tırpan’ı hastanede ziyaret eden Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Masum olmasına ve ağır hastalığına rağmen yıllardır cezaevinde tutulan Abdullah Tırpan amcanın yoğun bakımda vefat ettiğini öğrendim, çok üzgünüm. Ona yaşatılanlar hepimizin vicdanında ağır bir yük olarak kalacak. Allah rahmet eylesin, yakınlarına başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Elif Çakır ise günlerdir iktidar yetkililerine ve Adalet Bakanlığı’na 73 yaşındaki ağır hasta Abdullah Tırpan’ı ölüme göndermemeleri için adeta yalvarıldığına tanıklık ettiğini, ancak yetkililerin tüm çağrılara sağır ve dilsiz kaldığını belirterek, “Cezaevi koşullarında hayatını sürdüremeyecek kadar ağır hasta ve yaşlı bir mahkumun daha ölümüne tanık olduk. Bu kaçıncı? Daha kaç hasta ve yaşlı mahkumun cezaevinde ölmesi gerekiyor?” sözleriyle tepki gösterdi.
Kâzım Güleçyüz, yayının sonunda Abdullah Tırpan’ın cezaevindeyken Risale-i Nur Külliyatı’nda yer alan İhtiyarlar Risalesi’nden kendi el yazısıyla kaleme aldığı sabır ve tevekkül satırlarını paylaşarak, yaşanan hukuksuzlukların hesabının hem hukuk hem de ilahi adalet önünde sorulacağını ifade etti.

























Yorumlar