13 Mayıs 2024

Yeni Yaşam

Onlar Anneler Günü’ne sokakta, eylemde, cezaevinde evlatlarının mücadelesini sırtlayarak girdi Direniş anneleri Barış Anneleri, Cumarte^ si Anneleri, Adalet Nöbeti Anneleri… Onların Anneler Günü farklı… Yıllardır kar kış demeden, polis-asker jopu dinlemeden devletin kaybettiği evlatlarını, eşlerini, kardeşlerini arıyor. Onlar, devletin kaldırımlara gömdüğü evlatlarını izini süren anneler… Onlar, bir adada hapsedilen barış umudunun arayışçıları… Koca bir ülkeyi tecrit edenlere karşı durmaksızın direnen anneler onlar… Onlar sadece evlatlarının değil, güzel ülkelerinin özgürlük umudunu sırtlamış anneler… Evlatları onlara özgür bir ülkeyi hediye edecek. Direnen annelerin günü kutlu olsun!..

Anneler günü vesilesi ile açıklama yapan: Annelerin öncülüğünde onur mücadelesi yükseliyor Direnişi doğuran anneler… Anneler günü kapitalizm tüketim çılgınlığına dönüştürülüp için boşaltılmaya çalışırken, bugün Kurdistan’da Türkiye’de, Filistin’de ve dünyanın birçok ülkesinde yaşanan savaşlara karşı anneler iktidarların sürdürdüğü katliam politiklarına, failli meçhul cinayetlere, zindanlarda devam eden tecrit ve işkencelere karşı direnişin sembolü olarak sokaklarda adaleti arıyorlar. Emine Ana’dan Adalet Annelerine, Plaza De Mayo Anneleri’nden Cumartesi Anneleri’ne, Gülistan Doku’dan, Gezi direnişçilerine kadar anneler baskılara karşı kendilerini siper ederek bir taraftan adaleti ararken diğer taraftanda gelenecek nesiller daha özgür yarınlar bırakmak için mücadele ediyorlar. Tevgere Jinen Azad (TJA) Anneler Günü vesilesiyle yazılı açıklama yayınladı. Kadınların bu kutsal topraklarda gönüllerinin emeğiyle, alınlarının teriyle binlerce değer yarattığına dikkat çekilen açıklamada “Bu nedenle kadının adı her zaman yaratıcılık ve yaşamla ilişkilendirilmiştir. Toprağın, suyun, insanlığın ve tüm doğanın anası olmuş, toplumsallaşmayı geliştirmiştir. Bu nedenle anneliğin kutlanması tüm değerlerin üzerinde yerini almıştır. Anne ağzından çıkan her söz, ahlakın ve toplumsallaşmanın temeli olmuş, yeryüzüne ulaşan her adım Annelerin çığlığı büyüyor Bugün Kürt kadınların gücünü ve kararlılığını Anne Emine Şenyaşar’m çığlıklarında ve haykırışlarında bir kez daha görüyoruz. Emine Ana çocuklarının katillerinden hesap soruyor. Bu çürümüş sistemden hesap soruyor. Tüm vicdansızlardan hesap soruyor. Duruşuyla kamuoyunun vicdanını etrafında topluyor ve bu çığlık her geçen gün büyüyor. cennet çiçekleri açmış, gözlerinden düşen her yaş ağıda dönüşmüştür. Anasal güç kendi korudu “Bu anasal güç binlerce yıldır kendini korumuş, insanlığın kökenini unutmamasını sağlamıştır. Bu nedenle anne sesinin ve renklerinin olduğu her yerde varlık, inşa, kültür ve yaratıcılık vardır” denilen açıklamanın geri kalanında şöyle denildi: ” Dolayısıyla annelerin olduğu her yerde toplum için sevinç, gurur ve başarı vardır; İktidar için de korku, öfke ve karanlık vardır. Üveyş Ana’dan… Kürt halkı için kadın ve anne toplumsallaşmanın temeli olduğu kadar öncülüğün ve gururun da adıdır. Üveyş Ana’mn ellerinden büyüyen ışık bugüne kadar Kürt anneleri şahsında evrensel bir çığlığa ulaştı. Soykırımın dayatıldığı 12 Eylül karanlığında annelerimiz korkusuzca çocuklarını sahiplendiler. Dayatılan zulme karşı annelerimiz bazen Cumartesi Anneleri, bazen Barış Anneleri, bazen Beyaz Tülbendi, bazen Adalet Anneleri olmuş ve toplumun onurundan, insani değerlerinden sapmasına izin vermemişlerdir. ‘Faşistler annelerden korkuyor’ Bu yüzden faşist sistem en çok annelerden korkuyor. Onları tutuklayıp tecrit ederek tutumlarından uzaklaştırmak istiyor. Bugün onlarca Kürt anne birçok hastalıklarıyla, sorunlarıyla cezaevlerinde tutuluyor. Halise Ana şahsında bize en büyük acıyı yaşatıyorlar. Taybet Ana şahsında insanlığın utancını dayatıyorlar. Cumartesi Anneleri şahsında onurlarım unutturmak istiyorlar. Filistin’den Kurdistan’a… Sadece Kurdistan’a değil nereye yönümüzü versek orada annelerin direniş hikâyeleri ve yüreklerinde acılar var. Bugün Gazze’de Filistin halkının üzerine ölüm yağıyor, soykırımcı devlet annelerin çığlıkları ve çığlıkları karşısında cinayetlerini her geçen gün artırıyor. Gezi Anneleri, İsmail Korkmaz’ın annesinin şahsında adalet yolculuğuna devam ediyor. Gülistan Doku’nun annesi kaç yıldır kızının katilini arıyor. Her gün yüzlerce kadın cinsel kırıma maruz kalıyor ve anneleri, tüm dünyada kadına yönelik şiddetin önüne geçebilmek için kadın özgürlüğünü gündeme getiriyor. Tüm baskı ve zulme karşı, tüm acı ve ızdıraplara rağmen bugün bu topraklarda annelerin öncülüğünde varoluş ve onur mücadelesi yükseliyor. Kendi tarihlerine sahip çıkıyorlar Bugün Anneler Günü. Kutsal anne sütünden nasibini almayan sistem, annelerin isteği karşısında sağır ve dilsiz kalıyor. Bugün vesilesiyle barış ve özgürlük arzumuzu bir kez daha haykırıyoruz. Öyle görünüyor ki, bugün zindanlardan sokaklara, Emine Ana’dan Adalet Annelerine; Plaza De Mayo Anneleri’nden Cumartesi Anneleri’ne kadar annelerimiz baskılara karşı kendilerini siper etmiş ve kendi tarihlerine sahip çıkıyorlar.

Çocuklarımız için adalet! Vicdan Vakfı’nın Anneler Günü kapsamında düzenlediği etkinliğe ülkenin dört bir yanında katılan anneler: ‘Çocuklarımız için, yakınlarımız için adalet istiyoruz’ dedi Vicdan Vakfı, Anneler Günü kapsamında bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe, Barış Anneleri, AKP’liler tarafından iki oğlu ve eşi katledilen Emine Şenyaşar ve Türkiye’nin birçok kentinde hak ihlaline uğrayan anneler katıldı. Vicdan Vakfı Genel Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, anneler çocukları için verdiği mücadeleyi anlattı. Etkinliğin açılış konuşmasını vakfın başkanı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu yaptı. Gergerlioğlu, Anneler Günü’nde her kesimden annelerin katıldığı bu etkinlikte bir “vicdan buluşması” gerçekleştirdiklerini kaydederek, “Bugün de Anneler Günü arifesinde annelerimiz konuşsun istedik” dedi. İlk sözü alan, 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi sonrası oğlu tutuklanan Sevinç Çakır : “Bizim hayat mücadelemiz 8 yıl önce başlamadı. Bu zorlukları bugün değil, yıllardır yaşıyoruz. Bunları yaşayacağımızı hiç düşünemedik. Çocuklarımızı adil yargılarlar diye düşündük. Çocuklarımızı adil yargılamadıklarını anladık ve o zaman bu mücadeleye karar verdik” dedi. Çakır, “Bakıyorsunuz, devlet yetkilileri tertemiz yetiştirdiğimiz evlatlarımıza hiç aslı olmayan suçlar istinat ediyorlar” dedi. ‘Adaleti sağlayın’ Riha’nm Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski milletvekili İbrahim Halil Yıldız’m koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar da, “6 yıldır adalet arıyorum” diyerek sözlerine başladı. Oğlu Fadıl Şenyaşar’m hala tutuklu olduğunu ifade eden Emine Şenyaşar, “Adalet Nöbeti’m 100’üncü gününde. Her bakanlığın önüne gittiğimde kapısı kapatılıyor. Madem bizden bu kadar korkuyorsunuz, o zaman adaleti sağlayın, oğlum bırakılsın. Siz de Adalet Bakanlığının kapısını açın kimse mağdur olmasın” ifadelerinde bulundu. ‘Ciğerimiz yanıyor’ Daha sonra darbe girişimi sonrası tutuklanan Zekeriya Sarıçelik ve Özlem Sarıçelik’in biri Down sendromlu olan iki çocuğu ile ilgilenen Saime Sarıçelik konuştu. Sarıçelik, “Torunlarımla baş başa kaldım. Ben şimdi Özlem’in evindeyim. 8 yıl olacak oğlum cezaevinde. Ne diyebilirim. Ciğerimiz yanıyor. Down sendromlu olan çocukları için Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu aldım. Doktor annesi bakmalı dedi. Hakimin yanına gittim, bana ATK’den karar gelirse annesinin çıkacağını söylediler ama karar gelmesine rağmen hakimler, savcılar reddettiler. Dört yıldır kimse hakkımızda olumlu bir cevap vermiyor. Hala mücadele ediyoruz” dedi. Mücadeleye devam 12 Ekim 2015 tarihinde, sokağa çıkma yasağının uygulandığı Amed’in Sur ilçesinde Kobra tipi zırhlı araçtan edilen ateş sonucu katledilen Helin Hasret Şen’in annesi Nazmite Şen, etkinliğe çevrimiçi katıldı. Yaşananları anlatan Şen, mahkemeden kızının katilleri için bir karar çıktığını ancak adil bir karar olmadığını belirterek, “Tutuklama olmadı, 6 yıl 3 ay gibi bir ceza verildi. Adalet mücadelesi verirken ben ve ailem çok sıkıntı yaşadı. Tehdit edildik, ekmeğimizden, evimizden yurdumuzdan edildik ama hiçbir şekilde korkmadık, adalet mücadelemize devam ettik” şeklinde konuştu. Cezaevindeki bebek KHK ile işten çıkarılan Ege Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olan Nesrin Saydam Durukan da çevrimiçi olarak katılarak, 2016 yılında cezaevinde 16 aylık bebeğiyle kaldığı dönemi ve sonrasında yaşadıklarını anlattı. Durukan, “Cezaevine ilk gittiğimde çocuğumu yanıma almadım. Ama çok küçüktü ve bana ihtiyacı vardı. Bir annenin asla vermek zorunda kalmaması gereken bir kararla karşı karşıya kaldım; Onu yanıma alıp özgürlüğünden mi etmeliydim, anne sevgisinden uzak mı bırakmalıydım? Gerçekten zor bir karar. Yaklaşık bir sene cezaevinde kaldık OHAL sürecinde cezaevinde kaldık. Kağıttan yaptığımız oyuncakları bulup çöpe atıyorlardı. Birçok kısıtlamaya maruz kaldık” diye konuştu. ‘Oğlum tekli hücrede’ Gülten Yakut da Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde hücrede tutulan Halil Yakut’un tutukluluk sonrasında yaşadıklarını anlattı. Yakut, 2015 yılından bu yana tutuklu bulunan oğlunun şu anda açlık grevinde olduğunu kaydetti. Yakut, “Oğlum Çağlayan Adliyesi saldırısı bahane edilerek tutuklandı. Oğluma adliyeye saldırı yapan kişileri tanıyıp tanımadığı soruldu. Deprem zamanında bulunduğu bir çadırda fotoğrafı olduğu için tutuklandı. O çadır örgüt çadırı ise neden kuruldu? 8 ay boyunca kurulu kaldı o çadır. Vatandaş nereden bilsin o çadırın ne olduğunu” dedi. 4 yıldır kendisinden haber alınamayan Eski Savunma Sanayi Bakanlığı çalışanı Yusuf Bilge Tunç’un annesi Nurdan Tunç, Osmaniye’den çevrimiçi olarak katılarak yaşadıklarını şöyle anlattı: “Oğlum Ankara’nın göbeğinde zorla kaçırıldı, kaybedildi. Her gün haber alacağız diye bekliyoruz. Bütün acılı anneler gibi bekliyoruz.” Kuran’ı Kürtçe çevirme cezası Devlet baskısı sonucu birçok hak ihlali yaşayan Barış Annesi Hanım Varlı, “Eşim, Kuran’ı Kürtçeye çevirdi diye cezaevine girdi. Biz yine de halkımız için, Allah için hiçbir yanlış yapmadık. Biz devletten şunu istiyoruz; Yeter artık, barış olsun. Kürt annesi de Türk annesi de Alevi, Çerkez, Ermeni annesinin gözlerinden yaş gelmesin. Artık yeter diyoruz. Gençler bu dünyada huzurlu yaşasın istiyoruz” şeklinde konuştu. Figen Tosun, Hava Harp Okulu öğrencisi Furkan Garip’in 19 yaşındayken tutuklandığını ve hala hukuki sürecin yürüdüğünü belirtti. Gerçek bir yargılama olması istediklerini söyleyen Tosun, “Çocuklarımızın masumiyetini ispat etsinler” dedi. Doku: Adalet istiyorum Son olarak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku konuştu. Etkinliğe çevrimiçi olarak katılarak anne Doku, “Ben kızımı arıyorum. Ben adalet istiyorum. Benim kızımı bulun, yaşananların üstünü örtmeyin. Ben Cumhurbaşkanı’na, Meclis’teki vekillere sesleniyorum; Kendinizi benim yerime koyun. Bir anne kızını arıyor. Benim kızım gün ortasında kaçırılıyor, bu nasıl olur?” diye sorarak yaşadıkları süreci anlattı. Etkinlik, annelerin taleplerini dile getirmesiyle sona erdi. ANKARA

Yorumlar