21 April 2026

stockholmcf

A Turkish civil servant dismissed by an emergency decree after a coup attempt in 2016 and later sentenced to prison was hospitalized after attempting suicide in jail, with an opposition lawmaker saying he had been unable to access prescribed medication for depression.

İdris Ekinci attempted to take his own life in Sakarya L Type Prison, according to statements shared by lawmaker Ömer Faruk Gergerlioğlu. He was taken to a hospital after the incident and remains under treatment.

Gergerlioğlu, a member of the pro-Kurdish Peoples’ Equality and Democracy Party (DEM Party), said Ekinci had been unable to obtain medication prescribed for depression while in prison, worsening his psychological condition. “Suicide attempts in prisons are not stopping,” he said, questioning why an inmate in such a condition remained incarcerated.

Rights groups have repeatedly reported delays and gaps in access to healthcare in Turkish prisons. Prisoners often face long waits for hospital referrals, difficulties in obtaining specialist consultations and interruptions in prescribed medication due to administrative procedures or security restrictions.

Ekinci was among tens of thousands of public servants dismissed under decree laws issued during Turkey’s state of emergency declared after the failed coup in July 2016.

The Turkish government blames the coup attempt on the faith-based Gülen movement, inspired by US-based cleric Fethullah Gülen, who died in 2024, and has since carried out a sweeping purge of state institutions.

More than 130,000 public servants were dismissed through emergency decrees during the state of emergency, which remained in force until July 2018, often over alleged links to terrorist organizations without individualized court rulings. Most were accused of ties to the Gülen movement, although some faced allegations related to left-wing or Kurdish groups.

Cezaevinde İntihar Girişiminde Bulunan KHK’lı Memur Hastaneye Kaldırıldı
2016’daki darbe girişimi sonrası yayımlanan bir Olağanüstü Hal (OHAL) kararnamesiyle ihraç edilen ve daha sonra hapis cezasına çarptırılan bir Türk memur, cezaevinde intihar girişiminde bulunduktan sonra hastaneye kaldırıldı. Bir muhalefet milletvekili, söz konusu kişinin depresyon için reçete edilen ilaçlarına erişemediğini belirtti.
Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından paylaşılan açıklamalara göre, *İdris Ekinci* Sakarya L Tipi Cezaevi’nde yaşamına son verme girişiminde bulundu. Olayın ardından hastaneye kaldırılan Ekinci’nin tedavisi devam ediyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Gergerlioğlu, Ekinci’nin cezaevindeyken depresyon için reçete edilen ilaçlarını temin edemediğini ve bunun psikolojik durumunu kötüleştirdiğini söyledi. Gergerlioğlu, “Cezaevlerindeki intihar girişimleri durmuyor,” diyerek, bu durumdaki bir mahkumun neden hâlâ cezaevinde tutulduğunu sorguladı.
Hak örgütleri, Türkiye’deki cezaevlerinde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmeleri ve eksiklikleri defalarca rapor etti. Mahkumlar sıklıkla hastane sevkleri için uzun süre beklemek, uzman doktor muayenesinde zorluklar yaşamak ve idari prosedürler ya da güvenlik kısıtlamaları nedeniyle reçeteli ilaçların kesintiye uğraması gibi sorunlarla karşılaşıyor.
Ekinci, Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen on binlerce kamu görevlisinden biriydi.
Türk hükümeti, darbe girişiminden 2024 yılında ölen ABD merkezli din adamı Fethullah Gülen’in ilham verdiği Gülen hareketini sorumlu tutuyor ve o tarihten bu yana devlet kurumlarında kapsamlı bir tasfiye yürütüyor.
Temmuz 2018’e kadar yürürlükte kalan OHAL süresince, 130.000’den fazla kamu görevlisi, bireysel mahkeme kararları olmaksızın, genellikle terör örgütleriyle bağlantılı oldukları iddiasıyla KHK’lar aracılığıyla ihraç edildi. İhraç edilenlerin çoğu Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlansa da, bazıları sol görüşlü veya Kürt gruplarla ilişkili iddialarla karşı karşıya kaldı.
Ekinci’nin ihraç edilmesinin spesifik gerekçesi veya Gülen hareketiyle bağlantılı olmakla suçlanıp suçlanmadığı netlik kazanmadı.

Yorumlar