25 Ekim 2022

ÖFG TV’den herkese merhaba her hafta Salı günü saat 21.00’da sizlere insan hakları konuları ve konukları ile sunduğumuz programımıza bu akşam da başlıyoruz.

Değerli izleyenler geçtiğimiz hafta bir istifa olayı Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. AK Parti Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba partisinden istifa etti. Belli ki uzun süredir istifa etmeye yönelik istekleri vardı ve durduruluyordu, bunu daha sonradan haber alıyoruz. En sonunda durdurulamamış ve son noktayı koymuş, istifa etmiş. Bu istifa Urfa’lı bir vekilin istifasıydı ancak tüm Türkiye’de çok önemli bir şekilde yankılandı. Biz de Meclis’te gündeme getirdik, AK Parti’li vekillere çağrılarda bulunduk ve halen bunun tartışması sürüyor. Sanırım Çarşamba günü Ahmet Eşref Fakıbaba’nın İYİ Parti’ye katılım töreni olacak ve Meclis’te de Meclis onayı ile vekilliğinin düşürülmesi ile ilgili bir gündem olacak o yüzden bu hafta da Ahmet Eşref Fakıbaba’nın istifası Türkiye gündeminde. Urfa siyaseti Türkiye gündeminde ve Urfa siyasetini en iyi isimlerden birisi gazeteci Mehmet Yetim ile konuşacağız. Urfa’yı herkes konuşuyor bugünlerde. Siz bir gazeteci olarak Urfa’yı ve siyasetini yakından takip ediyorsunuz. Son derece önemli gelişmeler uzun süredir yaşanıyor Urfa’da. Urfa siyaseti üzerine çok tartışmalar yaşanıyor. Son olarak AK Parti Urfa milletvekili ve tanınan siyasetçi, Urfa’lılar tarafından sevilen siyasetçi Ahmet Eşref Fakıbaba görevinden istifa etti. Şok bir gelişmeydi, binlerce kez bu tweeti RT aldı, bazı insanlar baştan inanamadı ve ardından kısa bir süre sonra da İYİ Parti’ye geçileceği söylendi fakat İYİ Parti’ye geçişi ikinci bir kademe. Biz ilk olarak sizden AK Parti’den bu istifa neden gerçekleşti? Urfa’da Sn. Fakıbaba’nın istifa gerekçesinde sunduğu birtakım önemli iddialar var; yağma, talan, adam öldürenlerle bir arada bulunamam diye oldukça ağır iddialarla ayrıldı partisinden. Sn. Yetim Urfa’da neler oluyor? Ben de bir Urfa’lıyım, bir Urfa’lı vekil olarak HDP Kocaeli vekilliğini yürütüyorum ve Urfa siyasetini özellikle takip etmeye çalışıyorum ve zaman zaman da müdahil olmaya çalışıyorum. Urfa’da neler oluyor?

Mehmet Yetim:Fakıbaba akşam yatıp sabah istifa edeceğim demedi, tabii ki bu istifanın bir öncesi vardır, ön çalışması vardır. Sn. Fakıbaba Urfa’da 11 yıl SSK Hastanesi’nde başhekimlik yaptı, akabinde 10 yıl Urfa’da Belediye Başkanlığı yaptı, Urfa’da milletvekili ve daha sonra Bakanlık, yine milletvekilliği yaptıktan sonra Urfa’ya toplamda 30 yıllık bir hizmeti olmuş bir insan! Urfa’da sevilen, sayılan siyasi aktörlerden bir tanesi. Aynı zamanda Urfa’da karşılığı olan siyasi aktörlerden bir tanesi. Fakıbaba 2018 yılından itibaren partisi AK Parti ile bazı çatışmalarla karşı karşıya geliyordu. Sürekli parti içi ve parti dışında da bu durumlar göz önünde bulunduruluyordu. Sürekli rahatsızlıklarını dile getiriyordu, özellikle bunu sosyal medya aracılığı ile sürekli yazıyordu. Parti içerisinde konuşması gereken bir şeyi bile dışarıda yazabiliyordu çünkü Urfa milletvekiliydi ama kendisi ile görüşen olmuyordu. 3 ay önce Temmuz ayında Urfa’ya geldi ve geldiği zaman AK Parti Milletvekiliydi maalesef hiçbir AK Parti’li belediye başkanı, milletvekilleri, il teşkilatı, ilçe teşkilatları kendisini karşılamadılar. Aynı zamanda yapmış olduğu esnaf ziyaretlerinde, vatandaş ziyaretlerinde, toplantılarda, STK’lar ile yapmış olduğu toplantılarda basın toplantılarında AK Parti’liler eşlik etmedi. Eşlik etmeyince Fakıbaba kendini burada dışlanmış hissetti. 2018 yılından itibaren süregelen bir rahatsızlığı olduğu için ben şahsen istifasını bekliyordum, biliyordum ama tabii ki istifa edip akabinde İYİ Parti’ye katılacağını duyduğumuz zaman Urfa’da şok etkisi yarattı. Geçmişe dönüp baktığımızda başka milletvekilleri de istifa ediyordu, Fakıbaba neden Türkiye gündemine oturdu? Özellikle sosyal medyada neden TT oldu? AK Parti’de istifa edip aynı zamanda kendisine oy vermiş, Urfa’lılara saygısından dolayı milletvekilliğinden de istifa etti. Bu hakikaten son dönemlerde TBMM tarihinde görülmemiş bir olay. Hem partisinden hem de milletvekilliğinden istifa ederek Urfa’lılara olan saygısını bu şekilde dile getirdi. Bundan dolayı AK Parti Urfa milletvekili Fakıbaba’nın istifası sürpriz değildi ama partisinin yanında milletvekilliğinden istifa etmesi ise sürpriz bir gelişme oldu. Urfa’da da şok etkisi yarattı. Ahmet Eşref Fakıbaba’yı seven insanlar var, ona gönül vermiş insanlar var, onun arkasında yol yürümüş insanlar var çünkü 30 yıl bu memlekette hizmet etmiş bir insan. 30 yıl bu memlekette hizmetin yanında insanlarla iç içe olan, insanlarla halkla iç içe olan bir siyasetçi. Kendisi: “Önemli olan insanların yer almak. Parti ikinci plandadır.” Diyor. 2009 seçimlerinde AK Parti’den daha sonra bağımsız belediye başkanı oldu, Saadet Partisi’ne katıldı. Burada hizmetin yolu partiden değil gönülden geçtiğini ifade ediyor. Urfa’lıları seviyor, Urfa’lılar da onu seviyor. İYİ Parti’ye katılımı ile bakalım nasıl bir süreç işleyecek!

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Biz onun önemli iddialarını duyduk, istifa açıklamasında birtakım insanlarla yan yana bulunmayacağım için mutluyum diyor ve gazetecilere yaptığı açıklamada da çok rahat olduğunu, rahatladığını söylüyor. Aynı zamanda yağma, talan, hırsızlık, cinayet, Şenyaşar ailesinden kaynaklı sanırım bu vurguyu yapıyor. Bunların örtbas edildiği gibi bir önemli şikayetler dizisi sıralıyor. Ne diyorsunuz bu iddialar? Neler oluyor Urfa’da?

Mehmet Yetim:Ahmet Eşref Fakıbaba’nın kopma noktası; 2018 yılına kadar geriye gidiyor. 2018 yılında seçim çalışması yapan AK Parti Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız Suruç’ta Şenyaşar ailesinin bulunmuş olduğu dükkanda bir kargaşa meydana geldi, burada 4 kişi öldü. Daha sonra gelişen olaylarda yaralılar hastanede öldürüldü. Dava halen devam ediyor. Şenyaşar Ailesi’nin fertleri, anne Emine Şenyaşar ve Ferit Şenyaşar Urfa Adliyesi önünde adalet nöbetini hala devam ettiriyorlar. Biz de ziyaret ettik geçenlerde. Onların düşüncelerini aldık. 600 güne yaklaşan bir adalet nöbeti devam ediyor, uzun bir süre. 2018’te Ahmet Eşref Fakıbaba gıda tarım ve hayvancılık bakanıydı, kendisi seçim esnasında kendisine ilk ulaşan bilgilerde bunun bir terör saldırısı olduğunu ifade etmişlerdi kendisine. İlk gelen bilgilerle birlikte açıklamalar bu yönde olduğu için kendisi de bu yönde açıklama yaptı. Daha sonra kendisine bunun bir terör saldırısı olmadığını, seçim çalışması esnasında meydana gelen adli, münferit bir olay olduğunu anlayınca çıktı özür diledi. Şenyaşar ailesi ile ilgili düşüncelerini söyledi. “Ben de ziyaret ettim, başkaları da ziyaret etti. Bunun bir terör saldırısı olmadığını, normal bir olay olduğunu.” ifade ederek geri adım attı. Fakıbaba bu olaydan kendisi çok rahatsızdı. Bunu sürekli dile getiriyordu. 3 ay önce geldiği zaman ben kendisi ile bire bir görüştüm. Kendisine şunu söyledim; Emine Anneyi, Şenyaşar Ailesi’ni ziyaret edecek misiniz? Bunu sordum. Kendisi şu an itibariyle, o günün şartlarında AK Parti’de olduğu için ziyaretinin mümkün olmadığını ama ilerleyen günlerde olabileceğini ifade etti. Şenyaşar Ailesi başta olmak üzere bu olaydan rahatsızdı. Urfa’da en basitinden bir hastaneye başhekim ataması yapılıyor, bir müdür ataması yapılıyor kuruma, kendisinin ifadesiyle “Bizim haberimiz olmuyor, bize danışılmıyor. Ben Urfa’ya, ülkeye hizmet etmek için buradayım ama maalesef Urfa’ya, ülkeye hizmet edecek noktasında ataması yapılan bir müdür, bir başhekim atandığı zaman bundan haberimiz olmuyor. Bundan dolayı son dönemlerde hakikaten çok rahatsızdı. İstifası Urfa tabiri ile cebindeydi. İstifasını cebine koyduğu için istifasını sundu. Toplamda istifa kaçınılmaz oldu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:AK Parti Urfa’da çok yüksek oy oranı alıyor. 8 milletvekili var, güçlü, şu anda biraz kan kaybı var ama çok fazla da bir kayıp yok. Nisbi bir kayıp var! Urfa halkı önemli bir destek verdi fakat birtakım rant ilişkileri döndü ortada. Sayın Fakıbaba’nın da bunlardan rahatsız olduğu görünüyor. Rant ilişkileri açısından neler oluyor? Büyükşehir Belediyesi’nin durumu, diğer milletvekillerinin anladığım kadarıyla Sn. Fakıbaba’nın bu şikayetlerinden Urfa siyasetini inhisarları altına alma yönünde bir anlayışları var ki Sn. Fakıbaba’yı dışarıda tutuyorlar. Böyle bir görüntü var! Bu önemli bir rant paylaşımını gösteriyor, siz ne dersiniz?

Mehmet Yetim:Sayın Fakıbaba’nın istifa etmeden bir gün önce atmış olduğu bir tweet vardı. Urfa Büyükşehir Belediyesi’nin imar ile ilgili bir bölgede yapacağı çalışmanın Fakıbaba tabiri ile burada yapılacak olan konutların çalışmanın evlerin 3-5 kişiye değil daha halka yönelik olması gerektiğini ifade etti. 3-5 zenginin malı olarak değil de burada satılan evler 10-15 milyona kadar çıkabiliyor. Bu Urfa halkına paylaşılması gerektiğine söyledi. Urfa halkı, Urfa’lılar, Urfa kazansın diye tweet attı. Zaten bir gün sonra istifasını sundu. Bu tweet; bir günlük yazılan, düşünülen bir olay değildir. Geçmişe dönüp baktığımızda Urfa’da Fakıbaba bu konuda müzdariptir, bununla ilgili yapmış olduğu paylaşım da bunu gösterdi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Bu evler TOKİ evleri mi?

Mehmet Yetim:300 Evler, sosyal konutlar dediğimiz, 2-3 katlı evlerdi ama 30-40 yıllık evler yıkıldı. Yıkılınca oraya yeni 8-10 katlı apartmanlar, binalar dikilecekti. Mesele Urfa Büyükşehir Belediyesi ihaleye çıkıyor, ihalede burada 3-5 kişi denilen zengin olan insanlar buraları alarak rezidans tarzı evler yapılarak buraları 12-15 milyona kadar satılan dairelere dönüşüyordu. Bundan dolayı rahatsız olduğunu dile getirdi, burayı 3-5 kişinin olarak değil de TOKİ tarzında belediye yapsın, belediyenin yaptığı bu evleri vatandaşlarla paylaşsın, vatandaşların alabileceği imkanlarla satışa sunsun. Burada 3-5 kişi değil de 300 konut mu yapıldı, 300 kişi alsın fakir halk bundan sebeplensin diye bu tweeti attı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Anlaşılan ranta açılacak burası!

Mehmet Yetim:Şu anda Fakıbaba bilindiği gibi AK Parti’den istifa ettiği için belediye orayı durdurmuş durumda. Burada yine arsa satışı olacak!

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Şenyaşar Ailesi meselesinde açılmayan hastanede davası ile ilgili itirazları oluyordu. Sanırım bir kez Şenyaşar Ailesi’ni ziyaret etti ve destek mesajı verdi bu da partide rahatsızlığa yol açıyordu çünkü İbrahim Halil Yıldız’ın önemli bir baskısı var gördüğüm kadarıyla dava üstünde. Vali değişti bu arada, meseleye az çok vakıf bir valimiz vardı, ziyaret etmiştim ben de. O valinin değişiminin Şenyaşar davası ile bir alakası olup olmadığı yönünde tartışmalar oldu. Ne dersiniz bu gelişmelere?

Mehmet Yetim:2018’de yaşanan o menfur olayda Vali bey Abdullah Erin’di son valiler kararnamesi ile Abdullah Erin merkez valisi oldu. Burada Abdullah Erin de o dönem rahatsızlıklarını dile getirmişti, Fakıbaba’nın ifadesiyle kendisine iletilen bilgileri Vali beyle paylaştığı zaman bu konuya daha hassas davranması gerektiğini ifade etmişti, Vali bey de o yönde çalışmalar yapmıştı ama Şenyaşar Ailesi olayı, AK Parti’deki iç karışıklıklar, Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu bazı projeler ve çalışmalarda rahatsızlığını dile getirdiği için daha sonra yine parti içinde kendisi ile birlikte hareket etmeyen insanlar vardı. Urfa ziyaretinde Urfa milletvekili olarak esnafla birlikte tek başına dolaşıyor. Partinden eşlik eden yok, belediyeden eşlik eden yoktu. “Ben Belediye Başkanı’nı arıyorum telefonlara cevap vermiyor.” diye serzenişte bulunmuştu Sn. Fakıbaba. Bunları topladığımızda sonuçta istifa kaçınılmaz oldu. İstifa ederek tepkisini dile getirdi. Bu şekilde parti içinde mücadele edemeyeceğini ve bu mücadelenin de sonuç alamayacağını düşündüğü için istifa etti. Son zamanlarda Meclis’e de uğramıyordu. Urfa ziyaretini de yaptı, rahatsız olduğunu kendisi de biliyordu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Bu istifa gerek AK Parti Genel Merkezi’nde gerekse de Urfa’da büyük bir şok etkisi oluşturdu çok konuşuluyor, Urfa’da en çok konuşulan konulardan birisi halen ve biz de Meclis’te Sayın Yeneroğlu’nun AK Parti’nin politikalarına, vicdanı nedeniyle isyan ettiğini ardından Fakıbaba’nın da vicdanı ile hesaplaşarak istifa ettiğini söylediğimiz zaman AK Parti Grubu çok büyük tepki gösterdi. Üzerimize yürüdü, Fakıbaba’nın istifası çok öfkelendirmiş. Gerek AK Parti Genel Merkezi ve AK Parti vekilleri, yönetimi ve Urfa AK Parti çevrelerinde bu konu nasıl yorumlanıyor? Tepkiler neler?

Mehmet Yetim:Sn. Fakıbaba’nın istifası sadece Urfa’da değil Türkiye’de AK Parti camiasında infial yaratan bir istifa oldu çünkü Mustafa Yeneroğlu da AK Parti’den istifa etmişti, o da sürekli bu hukuksuzlukları, sorunları dile getiriyordu. Fakıbaba’nın istifası Urfa’da şok etkisi yarattı, Urfa’da aynı zamanda Mehmet Kasım Gülpınar onun da istifası bekleniyordu, çokça dile getirildi, gazeteci arkadaşımız İsmail Saymaz da dile getirdi. Televizyon programlarında ismi zikredildi, kendisinin dün bir açıklaması vardı Mehmet Kasım Gülpınar’ın “Ben kesinlikle AK Parti’den istifa etmem. Dönem geldiği zaman tekrar milletvekili adayı olmak istemem. Milletvekili olmayabilirim, olmak için büyük bir çaba sarf etmiyorum.”  Ama kendisinin ifadesi ile “İstifa etmem. İstifa söz konusu değildir.” Dedi Mehmet Kasım Gülpınar’ın istifası bekleniyordu ama açıklamasından sonra istifası söz konusu değildir. Urfa’da AK Parti cephesinde büyük bir ses getirdi, Türkiye’de ses getirdi, Meclis’te de sizin konuşmalarınız Fakıbaba’nın istifası bardağı taşırdı çünkü parti içerisinde huzursuzluk, sıkıntılar var. Düşüncelerini dile getirdi. Bu şekilde Urfa’da Fakıbaba’nın istifası şok etkisi yarattı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Bu istifa ve İYİ Parti’ye geçmesi Urfa’da siyasi dengeleri değiştirir mi? Fakıbaba İYİ Parti yönünde bir ağırlık oluşturur mu?

Mehmet Yetim:Sn. Fakıbaba Urfa siyasetinde önemli bir faktör, önemli bir aktör tabii ki dengeleri değiştirecek, AK Parti’den istifa etmesi ile birlikte Çarşamba günü İYİ Parti’ye katılımı ile birlikte Urfa’da dengeler değişti. Ben tweet attım; Urfa’da kartlar yeniden dağıtılıyor çünkü Fakıbaba kendisi şunu demişti: “Eğer AK Parti benim yöneteceğim bir liste vermezse, yetki vermezse benim orada olmam herhangi bir şey ifade etmez. Değiştirmez.” AK Parti’den istifa etmemiş olsaydı bile Fakıbaba milletvekili olmayacaktı. AK Parti’de milletvekili olmayacaktı, AK Parti’ye gidipte ben tekrar milletvekili olmak istiyorum diye bir müracaatta bulunmayacaktı. “Ben milletvekili olmak istemiyorum, benim milletvekili olma gibi bir derdim yok ama öte yandan benim insanlara millete hizmet etme derdim var. Çalışma yapmak istiyorum.” Fakıbaba bunu göremedi. İYİ Parti’ye geçti, Urfa’da İYİ Parti’ye geçmesi ile birlikte İYİ Parti’nin eli güçlendi. Urfa özelinde karşılığı olan bir insan, İYİ Parti’ye ivme kattı hatta acaba eski belediye başkanları, eski milletvekilleri “Biz de İYİ Parti’de yer alabilir miyiz?” diye düşünmeye başladılar, Fakıbaba ile birlikte hareket edebilir miyiz diye düşünmeye başladılar. Bu minvalde İYİ Parti’ye geçmesi İYİ Parti cephesinde olumlu bir katkısı oldu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Sn. Yetim teşekkür ederiz. Urfa’nın ulusal siyasete yansıyan yönleri ve Urfa yereli ile ilgili önemli bilgiler verdiniz, çok teşekkür ederiz.

Mehmet Yetim:Fakıbaba’nın istifası Urfa’da değil Türkiye’de büyük bir şok etkisi yarattı. İYİ Parti’ye geçmesi ile birlikte özellikle Urfa özelinde siyasetin yeniden şekilleneceği, Urfa siyasetinin yeniden şekillenip bu şekilde hareket edeceğine inanıyorum. Düşüncem o yönde Fakıbaba usta bir siyasetçi, iyi bir aktör siyaset mecrasında. Ben bunun ilerleyen günlerde daha farklı şekilleneceğine inanıyorum.

Ömer Faruk Gergerlioğlu:Çok teşekkür ederiz, iyi akşamlar. Değerli izleyenler Urfa’lı yerel siyaseti takip eden gazeteci Mehmet Yetim ile Urfa AK Parti vekili Ahmet Eşref Fakıbaba’nın istifası ve sonrasını konuştuk. Bu hafta içinde de bu istifanın yankıları konuşulmaya devam ediyor, önemli bir gündem. Aslında sadece onun bireysel istifası değil AK Parti’den önemli bir çözülmenin olduğunu da görüyoruz. Bunları da konuşacağız. Programımızın ilk bölümünü burada bitiriyoruz. Urfa yerelindeki sorunlardan sonra biraz da genel olarak Türkiye’nin durumuna bakalım. Dünya Türkiye’ye ne diyor buna bakalım! Dünya Türkiye’ye bakarken Urfa siyasetini görüyor. Urfa siyasetindeki kokuşmuşluk, yozlaşma Türkiye’nin geneline yansımış durumda. Bu konuda uzun bir metin yayınladı AB İlerleme Raporu olarak. Biz bunu özetleyip yorumlamaya çalışalım.

AB Komisyonu’nun komşuluk ve genişlemeden sorumlu üyesi Oliver Varhelyi tarafından duyurulmuş. Çeşitli başlıklar; demokrasi ve yargı başlığına bakalım. Demokratik kurumların işleyişinde ciddi eksiklikler olduğunu söylüyor, gerileme ve başkanlık sisteminde yapısal eksiklikler devam ediyor. Parlamentonun hükümeti sorumlu tutmak için gerekli araçlardan yoksun kalmaya devam ettiği. Yürütme, yasama ve yargı arasında sağlam ve etkin bir kuvvetler ayrılığı sağlanmadığını söylemiş. Yargının kötü durumda olduğunu söylüyor ve iktidarın muhalefet partilerinin belediye başkanlarına baskı yaptığına vurgu yapmış. Kürt illeri mevzu bahis!

İkinci başlığı; insan hakları temel hak ve özgürlükler! İnsan hakları ve temel özgürlüklerin bozulmasının sürdüğünü söylemiş. Yasal çerçeve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM içtihatları ile uyumlu olmalı demiş. Sn. Demirtaş ve Kavala kararlarına Türkiye’nin uymaması noktasında hukukun üstünlüğüne uymaması ciddi bir eleştiri kaynağıdır denilmiş.

2021’de kabul edilen İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanmaya devam edildiği ancak genel insan hakları durumunda iyileşmeye yol açmadığının ileri sürüldü raporda. İfade özgürlüğü konusunda son yıllarda görülen ciddi gerilemenin devam ettiği söylenmiş. LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılık devam ediyor denilmiş.

Terör; raporda Irak ve Suriye’deki güvenlik ve askeri operasyonun sürdüğü belirtilmiş. Güvenlik durumu belirsiz denilmiş. Hükümet terörle mücadele edebilir ama insan haklarına uyması esastır demiş. Orantılı olmalıdır terörle mücadele tedbirleri demiş.

Sivil toplum ve kamu yönetimi alanında; sivil toplum örgütlerinin artan baskı ile karşı karşıya kaldıkları, polis ve istihbarat servislerinin hesap verilebilirliğinin çok kısıtlı kaldığı söylenmiş. Bu konuda bizim yoğun eleştirilerimiz var.

Yolsuzluk ve organize suç ile mücadele; ya hu bu işin başındaki adam suç işleri bakanı! Bakalım Avrupa Birliği İlerleme Raporu ne demiş? Yolsuzluk ile mücadelenin kötü bir durumda olduğunu söylüyor. Hesap verilebilirlik ve şeffaflık iyileştirilmeli diyor.

Türk makamları ile kişisel verilerin değişimi Europol ile Türk makamları ile arasında bir anlaşma yapılmalı.

Göç ve Sığınma Politikası; göç ve sığınmada Türkiye bir miktar ilerleme kaydettiği, İran ile sınırı gözetmesi gerektiği söyleniyor. Avrupa Birliği İlerleme Raporları göç konusunda Türkiye’ye pek toz kondurmuyor. “Aman aman Türkiye’yi kızdırmayalım.” Anlayışı var! Zaten bunun için de birçok Türkiye’nin demokrasi ile eksikliklerini görmezden geliyorlar, bu konuda da ben AB İlerleme Raporu’nu eleştiriyorum. Geçen yıl da eleştirdim, bu sene de eleştirdim.

Türkiye’nin etkili entegrasyon işlemlerine başvurması gerektiği; entegrasyon da yapılmıyor biliyorsunuz! Suriyelilerin üzerinden bir nefret üretiliyor ve buradan bir rant elde ediliyor. Kimsenin bu konuda bir şey yaptığı yok.

Dış politika; Türkiye’nin tek taraflı dış politikası özellikle Suriye ve Irak’taki askeri harekatı ve Rusya’ya karşı AB’nin kısıtlayıcı tedbirlerine uyum sağlayamaması nedeniyle ortak dış ve güvenlik politikası meselesi var!

Dış politika ile ilgili Türkiye Suriye krizinde kritik öneme sahip bir ülke diyor. Türkiye’nin Rusya Ukrayna savaşında az çok gerekenleri yaptığı yönünde vurgular var. Türkiye’nin yapıcı bir rolü olduğu söyleniyor. Dış politikada çok önemli bir eleştiri yok Türkiye’ye.

Ekonomik durum ile ilgili; Türkiye ekonomisi oldukça ileri düzeyde ancak raporlama döneminde herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir diyor.

Para politikası yürütülmeli, kurumsal ve düzenleyici ortam gibi önemli ögelerde gerileme olduğu söylenmiş.

Ekonomi güçlü toparlandı demiş. Ekonominin Rusya Ukrayna savaşına rağmen %7’den fazla büyüdüğü söylenmiş. Biz bunu görmüyoruz! Enflasyon %80’i aşmış. Büyüme; zengin daha büyüyor evet, fakir daha da küçülüyor! Türkiye’de olay bu! Dışarıdan bakılınca böyle görülüyor ama bizim Türkiye’de gördüğümüz bu!

Gevşek Para Politikası nedeniyle TL zayıfladı demişler.

Bütçe performansının iyi olduğu düşünülmüş! Kamu borcu artıyor denilmiş. Ticari uyumsuzlukların düzeldiği düşünülmüş. Bankacılık sektörü istikrarlı denilmiş.

Enerjide ilerleme olmasına rağmen AB müktesebatına tam uyum sağlanmadığı denilmiş.

AB İlerleme Raporu ile ilgili söyleyeceklerimiz bunlar. Genel olarak değerlendirdik, biz biliyoruz ki; AB İlerleme Raporları hep gerileme şeklinde cereyan ediyor. Gerilemenin devam ettiği; bilhassa demokrasi ve insan hakları noktasındaki gerileme vurgusu önemli. Biz de bu vurguları yapıyoruz.

Bugün de programımızın sonuna geliyoruz değerli izleyenler. Programımızda Urfa’yı inceledik, Urfa’da Ahmet Eşref Fakıbaba’nın istifası sonrası çok önemli gelişmeler yaşanıyor, bu hafta da çok konuşacağız Urfa’yı ve değerlendirmelere devam edeceğiz. AB İlerleme Raporu’ndaki gelişmeler de son derece önemliydi onları da değerlendirdik.

Bugün programımızı burada bitiriyor, haftaya Salı günü saat 21.00’da buluşana kadar herkese hayırlı akşamlar diliyorum. Hoşça kalın!

Yorumlar