29 Mayıs 2023
ÖFG TV’den herkese merhaba, her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları sorunları ve konu ile konukları konuk ettiğimiz programımıza bugün de başlıyoruz.
Seçim sonrası ilk programımız fakat bizim gündemimiz seçim değil! Herkes seçimi konuşuyor ama biz seçimden daha önemli bir konuyu bugün konuşacağız. 10 aylık bir bebek, 15 gündür cezaevinde! Yanlış duymuyorsunuz. 10 aylık bir bebek 15 gündür annesi ile birlikte cezaevinde. Anne mahpus bebekte mahpus! Bebeklere hiç uygun olmayan bir yerde kalıyor İpek Kübra bebek ve annesi Şadinaz Yaşa Yılmaz hanım! Biz bu konuyu günlerdir takip ediyoruz kabul etmiyoruz edemiyoruz çünkü normalde mahkum olsa, hükmü kesinleşmiş olsa 18 aya kadar bu anne ve bebeğin cezaevinde olmaması gerekiyor çünkü yasa böyle söylüyor fakat bu anne şu anda hükmü kesinleşmediği halde 10 aylık bebeği ile cezaevinde! Bakın hükmü kesinleşenin 18 aya kadar anne ve bebek cezaevinde olmaması gerekirken hükmü kesinleşmeyen bir anne tutukluluk sonrası halen cezaevinde! Bu inanılmaz ve kabul edilemez bir durum. Biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz ve bu yüzden de günlerdir bu konuya tepki gösteriyoruz, çığlık atıyoruz, feryat ediyoruz ve bu anne ve bebeğin cezaevinden çıkması gerektiğini söylüyoruz. Tutuksuz olarak yargılanması gerektiğini söylüyoruz ve bu isteğimizi bugün daha etkili bir şekilde sosyal medya mecramızdan da duyurarak kamuoyunu bilgilendirmek ve harekete geçirmek istiyoruz. Ekranda gördüğünüz bu bebek ve annesi Bakırköy Cezaevi’nde ve onlardan ayrı olan eşi Volkan Yılmaz ve anne Emine Mercimek bugün bizim konuğumuz olacaklar. Çok sıkıntılı bir süreç yaşıyorsunuz 15 gündür. Volkan bey neler yaşanıyor? Eşiniz 15 gündür cezaevinde, bebeğiniz de cezaevinde. Yasalara göre hiç olmaması gereken bir durum, insani, vicdani açıdan hiç olmaması gereken bir durum biz buna çok üzülüyoruz ve bu yüzden sizinle bunu kamuoyuna yansıtmak istedik. Anne neden bu cezayı aldı? Cezaevine yeni mi girdi? Daha önceden de ev hapsi şeklinde bilgi var. Durum nedir?
Volkan Yılmaz:Destekleriniz için teşekkür ederiz. Eşim 8.5 hamileyken sabahleyin gözaltı yapıldı biz o aşamada eşimin hamile olduğunu söyledik polis arkadaşlara, onlar da sağ olsunlar anlayış gösterdiler, savcı beyi aradılar, savcı beye durumu izah ettiler. Onlarda dediler ki: “Doğum olduktan sonra gelirsiniz.” Dediler. Doğum oldu biz gitmek istedik, ifade vermek istedik, onlar “Şu an değil, biz sizi çağıracağız.” Dediler. 1-2 ay sonra beklediler, bir kere daha aradık “Gelmek istiyoruz.” Dedik, “Sizi ararlar.” Dediler polisler. 1 ay sonra bizi çağırdılar, ifademizi verdik, mahkeme aşamasına gelindi, o aşamada biz gelmek istememize rağmen bize ev hapsi verildi. Biz yaklaşık 3-3.5 ay tedbirle ev hapsi ile karşılaştık. Sonrasında ilk duruşmamız gerçekleşti, ilk duruşmamızda da ev hapsi tedbiri devam ettirildi, biz ne ev hapsimizi ihlal ettik ne de çağrılara uymamazlık yapmadık. İkinci duruşmada karar verildi, savunmalarımız ile alakalı çok hassas davranılmadı. Bizim savunmalarımız dinlenmedi. Kaçma riskimiz olmamasına rağmen, sürecin en başından beri tedbirlere duyarlı olmamıza rağmen eve gelen memurlara gelmedikleri zaman arayıp “Niye gelmediniz?” diye sormamıza rağmen hakim bey bizim kaçma riskimizin olmasından dolayı cezamızı hapis yattı, tutuklamaya çevirdi. Çok ağır bir karar oldu, çocuğum 10 aylık, cezaevi koğuş şartları hiçbir çocuğun yaşamasına uygun değil. Çok sıkıntılar yaşanıyor, çocuk sürünmek istiyor yerler beton, besin ile alakalı ek gıda sokamıyoruz içeri, kantinde belli sınırlar içinde var bunlar. Çocuk için ciddi mağduriyet ve sorunlu bir hal bu şartlar. Eşim de süt veriyor, stres, üzüntü etkiliyor onu, sütünü de etkiliyor, moralini etkiliyor. 10 aylık çocuğu olan anne ve 10 aylık bebek için uygunsuz şartlarda yaşamaya çalışıyorlar. Bu şartların düzelmesini umut ediyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kendiniz ve eşiniz hakkında da bilgi verin. Eşinize yönelik suçlamalar neydi?
Volkan Yılmaz:Bankaya para yatırma meselemiz var, bizim bununla ilgili savunmamız vardı. Farklı uygulamalar kullanılması var, bunlar ile alakalı savunmalarımız var. Hazırlıklarımız vardı maalesef mahkemede bunlar dinlenmedi. Bilirkişi istedik, uygulama kullanma ile alakalı. Bilirkişinin buna bakması noktasında talebimiz oldu ama reddedildi. Dosyada hepsi mevcut.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Kendinizi ve eşinizi tanıtır mısınız?
Volkan Yılmaz: Ben hırdavat işleri ile uğraşıyorum, eşim de Uludağ Üniversitesi mezunu, özel sektörde çalıştı, evlendikten sonra ev hanımıydı.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Şu anda son yargısal durumu nedir? 15 gündür cezaevinde, ceza aldı ve şu anda halen itiraz ile ilgili gelişme var mı?
Volkan Yılmaz:İtirazımızı geçen pazartesi yaptık şu ana kadar herhangi bir dönüş olmadı, itirazımız ile ilgili gelişme olmadı. Beklemedeyiz, kararın düzeleceğini umut ediyoruz, itirazımızın kabul edileceğini umut ediyoruz ve umutla bekliyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Tutuksuz yargılansın en azından.
Volkan Yılmaz:Şu anda hüküm verilmiş oldu, önümüzde istinaf ve Yargıtay süreci olmasına rağmen belki istinaf belki Yargıtay bu kararı bozacak ve benim eşim boşu boşuna hapis yatmış olacak, kesinleşmeden üst mahkemelerin kararı beklenmedi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Gördüğünüz gibi annesinin kucağında bir bebek ve daha yürüyemeyen, emekleyen, yerde sürünen bir bebek ve bu bebek cezaevinde! Bu olacak bir iş değil. Eşi ve Şadinaz Hanım’ın annesi büyük bir üzüntü ile durumu takip ediyorlar. Mahkemenin kararını bekliyorlar, 15 gün oldu halen cezaevinde, itiraza 1 haftadır cevap verilmedi, cevap verilmemesi de ilginç. Niye halen itiraza cevap verilmiyor? Bunu da takip ediyoruz! Umarım yoğun bir gayretimiz ve baskımız sonucu vicdanın kabul etmediği durum biter ve bu bebek ve annesi dışarı çıkar. Biz OHAL Dönemi’nde binlerce anne ve bebeğin cezaevlerine girdiğini biliyoruz, acımasız hadiseler yaşandı onlardan birisi gördüğünüz gibi bu! Bu acımasızlığı yine 10 aylık bir bebek ve annesi yaşıyor. Biz Şadinaz Hanım’ın annesi ile de konuşacağız. Emine Hanım neler yaşandı? Neler olup bitiyor?
Emine Mercimek: Kızım hiçbir yere çıkamayınca biz gitmeye uğraştık, eksiklerini tamamlamaya çalıştık, çocuğu babası dışarı çıkarttı. Sürekli gergin, çocuk emziriyor, sütünü etkiliyor. 3.5 ay böyle bir sıkıntı yaşadık. Sonrasında mahkemeye gitti, mahkemede tutuklama olmaz, karara itirazınız var dediler onu bekledik. Akşam kızımın yanındaydım, sabah mahkemeye gittiler, mahkeme saatini ileri aldılar, sonrasında tutuklama kararı verildi, biz perişan olduk. Ufak çocuk yanımda, onun kıyafetlerini hazırladım, kızımın kıyafetlerini hazırladım. Çocuk kucağımızda cezaevine gittik, cezaevinin kapısında bekledik, “Çocuğu içeri almayız eve götürün.” Dediler, mesai saati bitmiş “Yarın getirin.” Dediler, çocuk emiyor annesini, “Çocuğu içeri vermemiz lazım.” Dedim, rapor istediler. 2-3 hastane gezdiler, rapor aldılar getirdik çocuğu içeriye zorla verdik. 2-3 saatimizi aldı. O sırada çocuk üşüttü. Cezaevine girince hastalandı, biz de o günden beri perişanız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki anne cezaevinde bebek sizin kucağınızda o sırada neler yaşadınız?
Emine Mercimek:Çocuk kötü oldu, biz perişan olduk, çocuğu zorla içeri vermeye uğraşıyoruz, bir sürü kıyafet getirdik hiçbirini almadılar, çocuğu da almayıp geri yolladılar. Avukat: “Çocuğu bana ver, annesiz çocuk olmaz.” Dedi sağlık raporu istediler. Sağlık raporu almak kolay değil, 2-3 hastane gezdiler, zar zor raporu aldılar. Çok sıkıntı çektik, çocuk kucaklarında fazla durmuyor, sürünmeye alışmış, 3-4 saat fazla çocuk kucağımızda durdu, bunaldı. Cezaevine verdiğimizde bahçede ağlama sesini duyduk, avukat teslim edene kadar çok ağladı çocuk 2 gün sonra da hasta oldu.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Hastaneye gitmiş, ateşi yükselmiş, havale geçirecek derecede olmuş.
Emine Mercimek:40.1 dereceye çıkmış ateşi, sonrasında hastaneye kaldırmışlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Şu an durumu nasıl?
Emine Mercimek:Daha iyi durumu bugün telefon hakkı vardı, kızımla konuştuk. “Anne çok sıkıntı çekiyorum sürekli bana yapışıyor kimseye gitmiyor ağlıyor, sürekli kucakta, yerde sürünmek istiyor, yerler beton, ortam müsait değil.” diyor yiyecek yediremiyor, kolay değil. 15 gün oldu bekliyoruz, hiçbir haber yok.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Koğuş kaç kişilik? Koğuşta neler yaşanıyor?
Emine Mercimek:”Koğuşta insanlar çok yardımcı oluyorlar.” diyor ama çocuk istemiyor kimseyi alışmadığı için hep ağlıyormuş.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Başka çocuk ya da bebek var mı koğuşta?
Emine Mercimek:2 tane daha var diyorlar ama çok soramadık, yarım saat görüştük, çok detaylı konuşamadık.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:İpek Kübra emekliyor dediniz, cezaevinde ne yapıyor?
Emine Mercimek:”Battaniye seriyoruz, battaniyenin üstüne de görevliler ayakkabı ile basıyorlar. Yerlerde sürünüyor, ranzalar eski, ayakları paslı çocuk ağzına sürüyor.” Diyor, sıkıntılar yaşıyor.
Volkan Yılmaz: Çocuğu yalnız bırakamıyor, çocuk ikimize alışık ev hapsinden dolayı, sürekli ağlıyor, cezaevine sokarken sürekli benim kucağımdaydı, beni almayınca avukata vermek zorunda kaldım, orada çok ağladı. Cezaevinde şu andaki insani ihtiyaçlarda sıkıntı yaşıyor. Ciddi mağduriyet ve sıkıntı var.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Anlaşılan bebeksiz lavaboya gitmesi zor.
Emine Mercimek:Bebek kangurusunu istedi, “Kucağıma alayım, çocuğu taşıyayım.” Diye onu da kabul etmediler, almadılar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Bebek kangurusunu mu kabul etmediler?
Emine Mercimek:Bez bebek kangurusunu kabul etmediler.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Ne zararı varmış? Bebek için bir ihtiyaç bu!
Emine Mercimek:Bebeğin kıyafeti haricinde ne besin alıyorlar ne oyuncak alıyorlar sadece kıyafetlerini aldılar, bez, mama almadılar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Anne sütü yeterli geliyor mu?
Emine Mercimek:Şu an gelmiyor, ek gıdaya başlamıştı, 4-5 gün kadar ek gıda veremediğini söyledi, 2 gündür çorba içmeye başladığını söyledi. Evde özel yapıyordu, orada çıkan çorbadan veriyor sanırım.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Belli saatlerde yemek gelir, onun dışında sıcak çorba içmesi zor, anne onu nasıl ısıtacak nasıl mama yapacak?
Emine Mercimek:Ocak yok, çocuk sıcak yiyor orada da sıcak olmasının imkanı yok, ne zaman gelecekte çocuğun yemek saati olacakta verecek.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Uyku düzeni nasıl?
Emine Mercimek:Uyku düzeni kötü, sabah 06.00’da kalktığını söyledi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:O bir bebek yatak odası yok, bütün kadınlar bir arada, ister istemez gürültü oluyor. Uyku saatleri noktasında anne sıkıntı yaşıyor.
Volkan Yılmaz: “Bir düzensizlik var.” dedi. Yani evdeyken bir düzenimiz vardı, üçümüz yaşıyoruz, çocuğun bir düzeni vardı ama o düzeni maalesef kaçmış. Kalabalık var, sonuçta gürültü illaki oluyor. Biz evde çıtımızı çıkartmıyorduk çocuk uyurken. Tabii insanlar mecburen hayatlarını yaşıyorlar, gürültü de oluyor o yüzden uykusunda bir düzensizlik oluşmuş.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Açık görüşte anne ve bebeği gördünüz. Gözlemleriniz nasıldı?
Volkan Yılmaz: Psikolojik olarak iyi değil, tabi çocuk çok yıpratıcı oluyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şadinaz Yaşa Yılmaz çocuğun doğumundan sonraki ilk günleri, sonraki ayları ve şimdiki hali en sağda yer alıyor. Yürüyemeyen, annesinin sütüne muhtaç bir bebek ve anne büyük stres yaşamış ve anne sütü azalmış. Anneyi sürekli emen ve başka bir yemek yeme noktasında sıkıntı yaşayan bir bebek var karşımızda. Anne de bunun üzerine bitkin duruma düşüyor, mama temini ve çorba içirme gibi konularda zorlanıyor çünkü bebeğe ve bebekli anneye uygun bir ortam değil orası. Bebek uyuyacak 25 kişi ve başka çocukların da olduğu bir ortamda mutlaka gürültüler oluyor ve biliyorsunuz anne ve babalar bunu iyi bilir, bazen bebekleri uyutmak çok zordur. Bebek uyuduğu zaman onu uyandırana çok kızarsınız çünkü onu zorlukla uyutmuşsunuzdur. Tüm anne ve babalar bunu çok iyi bilir. Belli ki 10 aylık İpek Kübra bebek de uykusunu çok sağlıklı yaşayamıyor bu sefer biliyorsunuz bir Hekim olarak ben biliyorum uykusunu sağlıklı yaşayamayan düzenli beslenemeyen, annesini ememeyen bir bebek huzursuz olur ve bu stres oluşturur çocukta, başkasına alışma gibi bir işlem onun için zaten bir strestir. Bu da bebekte bir stres artışına neden olur. Yürüyemeyen, emeklemek zorunda olan bir çocuk cezaevinde yerler halı değil. Koğuşun içinde veyahut da havalandırmada halı yok, battaniye seriliyor fakat battaniyeye infaz koruma memurları yerine göre basabiliyor. Sağlıksız, hijyensiz bir ortam.
Volkan Yılmaz: Çocukla çok zor oluyor o da psikolojik olarak da çok yorulmuş. Ben de ona destek oluyordum normalde çocuğun normal hayatında. Şimdi öyle bir durumu da olmayınca tabi bütün yük üstüne bindi bir de cezaevi şartları. Yani psikolojik durumu iyi değil tabii, çok yıpranmış, yorulmuş, çok sağlıklı görmedim açıkçası psikolojik olarak.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki bebek nasıldı?
Volkan Yılmaz:Birkaç sıkıntısı kalmış, ishali falan kalmış onun haricinde çok şükür nispeten iyiydi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Kanguruyu da içeri sokabilirseniz sanırım daha iyi olacak çocuk en azından onunla biraz yürüme çalışması yapar ama onu da içeri almıyorlar.
Volkan Yılmaz:Kanguru işte annesinin üzerine bağlanınca daha rahat edecek ama maalesef bebek kangurusu yasakmış, kanguruyu almadılar. Yürüteç varmış, dışarıdan hiçbir şekilde içeri sokmak değil de ama kantinde yürüteç varmış ama çocuk yürütece alışık değil, yürütece alışamadı denildi, istemiyormuş çocuk, kullanmıyormuş.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Emine Hanım açık görüşte neler duydunuz? Neler gözlemlediniz?
Emine Mercimek:Açık görüşte çocuk hasta diye duymuştum çok üzülmüştüm, iyi görünce sevindim. Kızım da tabi morali bozuk ama bize karşı iyi görünmeye uğraşıyor ama ayrılırken tabi çok duygulandı, hepimiz duygulandık. Biz böyle şeyler hiç yaşamadığımız için hiç daha ilk defa ben cezaevine gidiyorum. Bir de benim iki dizimde ameliyatlı x ray cihazından geçemedim, orada bayağı bir bekledim. “İlk defa geldiğin için seni sokarız ama bir daha gelince raporlu gel.” dediler. Bu hafta da alamadım raporu kapalı görüş var ama damadım gidecek. Ben de haftaya rapor alırsam ameliyatım için haftaya kapalı görüşe gideceğim.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki siz bebeği yanınıza alsanız hiç durmaz herhalde değil mi? Anneyi arar.
Emine Mercimek:”Anne sütü emiyor, alsam durur mu bilmiyorum yani zaten kızım da vermez ayrılmaz ondan.”
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki umarım mahkeme Çağlayan 29. Ağır Ceza Mahkemesi umarım vicdani bir karar verir hukuki bir karar verir. Garip bir durum var, hakkında kesinleşmiş bir ceza yok ama kesinleşmiş ceza olsa belki daha iyi olurdu çünkü ceza kesinleşse şu anda cezaevinde olmayacaktı. Aslında cezası kesinleşmiş olana yapılan muamele, cezası kesinleşmemiş olana hiç yapılmamalı fakat buna rağmen cezaevinde. Volkan Bey ne diyorsunuz bu duruma? Burada bir gariplik görünüyor.
Volkan Yılmaz:Bizim en baştan beri açıkçası düşüncemiz; İstinaf ve Yargıtay aşaması geçilmeden biz bu infazın gerçekleşmeyeceğini düşünüyorduk çünkü günün sonunda İstinaf ve Yargıtay bozduğu zaman tamamen davamız düşmüş oluyor ama benim eşim şimdiden biz cezamızı infaz edilmiş oluyor. İstinaf ve Yargıtay aşaması beklenmeden bu şekilde olması bunu da kaçma riski olur diyerek bunun verilmesi mahkeme tarafından bizi hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Hiç beklemediğimiz bir durumdu, avukatımızın da beklemediği bir durumdu bu. Bir de 3.5 aylık bir ev hapsi durumumuz var, bizim kaçma riskimiz zaten olmadığı orada aşikar. Açıkçası bu konuda biz şaşırmış vaziyetteyiz, hiç beklemediğimiz bir durumdu bu.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Belki en azından ceza verilip Yargıtay’a kadar beklenebilirdi fakat acımasızca beklenmemiş ve hemen ceza infaz edilmiş.
Volkan Yılmaz:Aynen bu, bizim zaten itirazımız ve açıkçası hezeyanımız bu.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Birçok erkek veyahutta çocuksuz anneye bile ceza verildikten sonra Yargıtay’a kadar bekleniyordu tutuksuz olarak. Peki sizde niye böyle acımasız vicdansız bir kararı oldu?
Volkan Yılmaz:Hiçbir fikrimiz yok. Biz de bunun bekliyorduk zaten %99’dan fazlası insanlar bu şekilde. Doğrusu da zaten bu ama bilmiyorum niye böyle bir şeyle karşılaştık inanın hiçbir fikrimiz yok. Hepimiz şaşırdık, avukatımız da biz de hiç beklemediğimiz bir şey. Şaşkınlık içerisindeyiz.
Emine Mercimek: Şoka girdik daha doğrusu ben 1 haftayı anlatamam size. O 1 hafta nasıl geçti anlamadım! Şimdi biraz alışır gibi oldum ama çok büyük şok geçirdik.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Peki neler yaşadınız bu hiç beklenmeyen karar karşısında Volkan Bey? Siz ne diyorsunuz nasıl duygular içinde kaldınız?
Volkan Yılmaz: Eşim yok çocuğum yok, 10 aylık siz de evlatlarınızı gözünüzün önüne getirin, 10 aylık bebek cezaevi şartlarında yanımda değil, göremiyorum, onlar nasıl haber alamıyorum. Hasta olmuş 2 gün sonra haberimiz oldu. Acaba diyorum yine bir şey oldu mu olacak mı? Gözümden sakındığım insanlar bunlar benim, canlarım. Bu şartlar altında maalesef kötü bir durum, çok sıkıntılı bir durum. Bayağı üzgünüz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Peki siz ne diyorsunuz Emine Hanım?
Emine Mercimek: Biz hala şoktayız, ben hala rüya gibi bizim başımıza nasıl geldi diye üzülüp üzülüp duruyorum dua ediyorum sadece.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Peki yetkililerden ne bekliyorsunuz son olarak?
Emine Mercimek: Yetkililerden kanuni hakkımız neyse onu bekliyoruz, herkese ne yapılıyorsa bize de o yapılsın bir bebekli çocuğu neden aldılar bunu anlamış değilim! O karar veren hakime de insaf.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Volkan Bey son olarak siz ne demek istersiniz?
Volkan Yılmaz: Destekleriniz için çok teşekkür ederiz eksik olmayın, umarım en kısa sürede bu mağduriyetimiz giderilir ve 10 aylık bir çocuk ve annesi hiç hak etmedikleri bir yerden umarım kurtulurlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Biz de konuyu gündem ettik, izleyenler ekranlarda görüyor bir bebek ve annesi tutuksuz yargılanabilecekken tutuklu olarak yargılanıyor ve çok beklenmedik bir şekilde bu karar alınmış durumda. Kesinleşmiş bir cezası da yok ama bu çok zor durumdaki bebek daha emekleyen, yerde sürünen bu bebek maalesef cezaevi ortamında. Ben cezaevi ortamını biliyorum yaşadım orada, bir üst kat vardır, emekleyen bir bebek o üst kattaki merdivenlerden aşağı düşebilir Allah korusun eğer dikkat etmezseniz, yataktan, ranzadan düşebilir, dikkat etmezseniz başka kazalara yol açabilir veyahut da yerde temiz olmayan bir ortamda emeklemesi de hiç uygun olmaz. Hem üşür hem sağlıksız bir ortam arz eder maalesef ev dışındaki böyle ortamlar. 4 duvar doğru düzgün güneş görmeyen bir ortamda yine bebeğe uygun değil, kemik gelişimi olan bir bebeğin güneş görmesi gerekiyor. Yine belli saatler içinde havalandırma saatleri dışında koğuştan dışarı çıkamaması çocuk için önemli bir stres oluşturur çünkü bazen biliyorsunuz bebekler bunalır, şöyle bir temiz havaya çıkması gerekir akşam saatlerinde annenin böyle bir fırsatı olmadığını biliyoruz. Bütün bunlar sıkıntı, bebeğin beslenmesi, uyuması, emeklemesi, ruh hali hepsi A’dan Z’ye sıkıntılı bir durum arz ediyor. Bu sıkıntılı durum içinde de en üzücülerinden birisi emziren bir annenin anne sütünün azalması. Bunlar kabul edilebilecek durum değil vicdanen de kabul edilecek durum değil. Bir an evvel ama bir an evvel Çağlayan 29. Ağır Ceza Mahkemesi bu itirazı değerlendirmeli ve tahliye vermeli bunu tam kalbimle bekliyoruz. Biz de mikrofonlarımızı aileye uzattık ve onların taleplerini kamuoyuna ilettik, kamuoyundan da yüksek bir hassasiyet bekliyoruz. Bakın Şadinaz Hanım’ın eşi ve annesi çok büyük bir sıkıntı, stres yaşıyor, bebek stres yaşıyor. Lütfen bu aileye yardımcı olalım onların sesi olalım, onların eli ayağı olalım ve bunu başaralım. Bu vicdansız işlem bir an evvel bitsin.
Değerli izleyenler bu hafta da programınızı burada bitiriyoruz ve Volkan Bey’e de Emine Hanım’a da çok teşekkür ediyoruz. İnşallah en kısa sürede sevinirler ve tahliye haberini alırlar diye umuyorum. Haftaya salı günü saat 21.00’da buluşacağız. Volkan Bey ve Emine Hanım’a teşekkür ediyorum. Herkese iyi akşamlar diliyorum umarım en kısa sürede güzel haberi alırsınız ve anne tahliye edilir. Büyük bir merakla, istekle, umutla bu tahliye haberini bekliyoruz sizden tüm kamuoyu da bekliyor. Gördüğünüz gibi Türkiye’de bu üzücü hadiseler devam ediyor. OHAL döneminde binlerce bebek ve annesi cezaevlerinde çok yoğun bir şekilde kaldı ve büyük dramlar yaşadılar. Her biri böyle büyük dramlar, sıkıntılar yaşadı. İşte onlardan birisi de bu maalesef, İpek Kübra bebeğin annesi Şadinaz Yaşa Yılmaz Bakırköy Cezaevi’nde büyük bir sıkıntı yaşıyor. Bu haberlere de konu oldu, sağ olsun Deutsche Welle geçtiğimiz günlerde önemli bir haber yaptı. Bu garip ve kabul edilemez durumu haberleştirdi. Şimdi biz Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama bekliyoruz. Şimdi biz İstanbul Çağlayan 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nden adil bir karar bekliyoruz ve hiçbirimizin çocukları, bebekleri için arzu etmeyeceği bu vicdansız, hukuksuz durumun bir an evvel bitmesi gerektiğini söylüyoruz. Sn. Bakan Bekir Bozdağ’a sesleniyorum; bu kabul edilemez durum için ne diyor diye ona soruyorum! Günlerdir bu kamuoyunda konuşuluyor, medyada konuşuluyor, önemli yayın organları bunun haberini yapıyor ama bakanlıktan hala tek kelime bir cevap yok! Yargının bu insafsız kararı sonrası, biz bir üst mahkemeden tahliye kararı bekliyoruz.
Değerli izleyenler umarım haftaya programımızı tekrar yapana kadar bu tahliye haberi gerçekleşir ve size bu güzel haberi vermiş oluruz. Ben olumsuz bir karar beklemiyorum, inşallah öyle bir şey olmaz, inşallah güzel bir haberle sizleri de sevindirmiş oluruz, aile de sevinmiş olur.
Haftaya salı günü saat 21.00’da buluşana kadar hepinize hayırlı akşamlar hoşça kalın.























Yorumlar