29 Nisan 2026
Öncelikle direnen maden işçilerini tebrik ediyorum, 17 gün boyunca Ankara’da direndiler. Haklıydılar. Yanlarındaydık. Onları ziyaret ettik ve destek verdik. En sonunda direnen maden işçileri kazandılar. Yıllardır maaşları doğru düzgün ödenmiyordu. Sersefil bir şekilde çalıştırılmaya mahkum edilmişlerdi ve sonunda Yıldızlar Holding Doruk Madencilik geri adım attı. Sebahattin Yıldız Beyefendi geri adım attı. Bakıyoruz Sebahattin Yıldız’ın 60 milyon ödemeyi kabul ettiğini görüyoruz ancak Sebahattin Yıldız’ın arabası bile 37 milyonluk bir aracı var. Kendisinin oldukça hali vakti yerinde bir insan ve işçilere ancak 60 milyon vermiş. Bütün mesele de bu. Arabasından az yüksek bir parayı işçilere yıllardır vermekte inat etmiş bir insan. Biz de bu meselede işçilerin yanında olduk Allah’a şükür. Zenginin zulmedenin yanında olmadık ve onu eleştirdik. Şimdi olayın ilginç bir hikayesi var. Öncesinde Naksan Holding’e bağlı Adularya Enerji olarak çalışıyormuş. 15 Temmuz’dan sonra Naksan Holding’e kayyım atanmış. Her kayyım atama olayında olduğu gibi bir yağma başlamış arkadaşlar. Sebahattin Yıldız’a verilmiş ve biz işçilerle de konuştuk. İşçiler dedi ki: “Öncesinde bizim ödemelerimizde bir sorun yoktu. Burada 15 yıldır çalışıyoruz ama bu kayyım geldikten sonra, TMSF sonrası Yıldızlar Holding’e verildi.” kayyımdan sonra Yıldızlar Holding’e verilmiş. Şunu görüyoruz; AK Parti MHP Cumhur Zulüm İttifakı döneminde şirketler, holdingler, firmalar, yağmalar talan edildi. Bakın buranın hikayesi de ilginç. Bir holdinge ait. Oraya kayyım atanıyor, TMSF’ye devrediliyor. Yıldızlar Holding’e veriliyor. Yıldızlar Holding’e bakıyorsunuz, iktidara yakın bir ismi. Zaten şu anda iktidar onun kulağını çekti. Dedi ki: “Bak bu paraları öde daha başımızı ağrıtma. Ankara’da gittik Kurtuluş Parkı’nda binlerce polis orada durmak zorunda, zorlanıyor İçişleri Bakanlığı Ankara Valiliği. Ya şu işi hallet başımıza bela etmeç” dediler. Kulağını çektiler ve halledildi ama Sebahattin Yıldız da belki mağdur olduğunu düşünüyordur. Ya başkalarına böyle baş ağrıtmayan şeyler veriliyor. Şirketler, holdingler veriliyor. Bana verilene de bak baş ağrıtıcı bir şey verildi.” Diye belki sitem ediyordur. Memlekette yağma ve taban böyle oluyor arkadaşlar. Yıldızlar Holding’in kimden gücünü aldığını da sormamız lazım. Doruk Madencilik kimden gücünü aldı? İşçiler yürümese haklarını alabilir miydi? 17 Gün boyunca yürüdüler. Eskişehir’den kalkıp Ankara’ya geldiler. 9 Gün boyunca açlık grevi yaptılar. Çok zorlandılar ve en sonunda gelinen noktada bakın gayet zengin edilmiş, ruhsat zengini olan Sabahattin Yıldız’in 2364 maden ruhsatı bulunuyormuş. Maşallah adama ruhsat üstüne ruhsat vermişler. Her taraf için ruhsat vermişler. Adam memleketin her tarafını eşeleyecek. Her tarafa ruhsat vermişler. Bu işler böyle. Ondan sonra böyle milyon dolarlık arabalarda geziyor insanlar. İşçiler de fakir oradan yürümeye çalışıyorlar. Üç kuruş maaşları arttı diye direnişi bırakıyorlar. Doruk Madencilik güya: “İyi para kazanamadık.” Diyor. Buradaki meselenin; “Ya kardeşim, talan edilen holdinglerden kolay olanı niye bana vermediniz, zor olanı bana verdiniz, bak iyi para kazanamıyorum.” diye Sabahattin Bey’in siteminde görüyoruz. Belli ki böyle kapalı kapılar ardında sitem ediyordur. Neyse ki, bu rezalet bitti. En azından biraz ödeme yapmayı kabul etti. İşçiler direne direne kazandı ve bakın 2. Abdülhamit’e ait 18 ayar altın bir cep saatini 183 bin dolara satın alan Sebahattin Yıldız 3-5 kuruş işçilere vererek bu işten kurtuldu arkadaşlar. Düşünün adam bir saate bu kadar para veriyor ama işçiye 3 kuruş vermiyor. İşçinin hakkını gasp ediyor. En sonunda iktidar: “Bizi rezil etme kardeşim. Bak sana ihale verdik. Bir sürü talan ettiğimiz holdingleri, şirketleri sana verdik. Daha ne işi rezil ediyorsun? Bırak bu işi. Hemen kapat üstünü. Daha bizim başımızı ağrıtma.” dedi ve en sonunda bizim de destek verdiğimiz Madenciler kazandılar en azından direne direne kazandılar onları tebrik ediyoruz.























Yorumlar