12 Kasım 2025

Öncelikle dün acı bir haber duyduk. Azerbaycan, Gürcistan sınırında bir askeri kargo uçağımız düştü. 20 askerimiz hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum ve bu acılar bir daha yaşanmasın diyorum çünkü çok üzücü. Bu konu soruşturulmalı uçağın çok eski bir uçak olduğu söyleniyor. Kardeşim 20 tane askeri personeli bindiriyorsun. Bu kadar eski püskü bir uçak mı bu? Bu konuda bir açıklama yapın Milli Savunma Bakanlığı.  İnsanların canı kime emanet Sayın Bakan? Bu konuda bir açıklamanızı bekliyoruz. Böyle bir şey olamaz. Bakın maalesef ki görüntülerde gördük kuyruğu  kırılmış ve döne döne düşen bir uçak maalesef Allah rahmet eylesin, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Değerli arkadaşlar, acı olaylar bitmiyor. Günlerdir Türkiye Dilovası’nı konuşuyor. Bakın, korkunç bir yangın. İnsanlar müdahale bile edemediler, sadece izlediler. Korkunç alevler içinde insanlar yandı gitti, kömürleştiler. Korkunç bir olay yaşandı fakat hepimizin üzüldüğü bu olay için gereken açıklama veya istifalar geldi mi? Hayır, gelmedi.

Bakın, şu görüntüleri görüyor musunuz? 10 Ağustos 2023’te ben o sokaktaydım, o mahalledeydim ve o sokaktaki fabrikaların etrafa saçtığı ihlaller hakkında açıklama yapıyordum ve maalesef bizim sözümüz dinlenmedi, gereken yapılmadı. Facia yaşandı, şimdi koşturup taziyelere gidiyor AK Partili yetkililer. Allah rahmet eylesin işte takdiri ilahi.” diyor. Kardeşim 2 yıl önce bakın ben uyarmışım. Facia’nın olduğu sokakta o fabrikanın altında açıklama yapıyor. 10 Ağustos 2023 arkadaşlar. “Şu anda takdiri ilahi canım ne yapalım kader.” Diyenler o zaman bizim söylediklerimize uysaydınız bunlar yaşanmazdı. Gerçekten bakın çok net bir şey söylüyorum.

Cenazelere katıldık. Halkımızın acılarını paylaştık ama ne çare biz o binanın önünde bakın arkada yanan binanın önünde STK’larla beraber açıklamalar yaptık fakat olması gereken açıklamalar değil istifaların gelmesi. Rezalet bir durum var. Bakın, vatandaş, CİMER’e başvurmuş. “Gelin, bu fabrika çok sorunlu. Burayı kapatın, müdahale edin buraya. Sigortasız işçi çalıştırılıyor, ruhsatı yok. Ne olduğu belli değil.” demiş. Bakanlık cevap veriyor. “Efendim, siz gidin tespit edin, kaç çocuk işçi çalışıyor?” Ya arkadaş, senin işin yok mu ya? Sen ne işi yapıyorsun Çalışma Bakanı? Vatandaşa diyorsun ki: “Git şunları şunları tespit et.” vatandaş sana bildirmiş daha bu vatandaş sana bir bildirim yapar mı ya? “Bugün git yarın gel mantığı.” şu anda CİMER’de devam ediyor. Şu an Çalışma Bakanlığı’nda devam ediyor. Şu rezalet için söylenebilecek tek kelime yok. Vatandaş faciayaı haber vermiş. Bakın benden sonra vatandaşlar yine başvuru yapmışlar. Demişler ki: “Vekilimiz geldi burada açıklama yaptı. Gelin ey yetkililer.” Demişler fakat kimsenin umurunda olmamış. Ondan sonra kalkmış konuşuyorlar ya. Bir yüzünüz kızarsın ya.

Bakın, Tuğba Taşdemir. Gencecik, 16 yaşında bir kız çocuğu bu ya. Babasıyla konuştum, Feyad Taşdemir; “Kanser hastasıyım vekilim, ben çocuğumu çalıştırır mıydım? ama mecbur çalışamıyordum ve bu yüzden çocuğum çalışıyordu.” Dedi. Çocuğu da devlete teslim edilmişti. Devlet ne yaptı? Gereken denetimi yapmadı, faciaya kurban verdi bu gencecik kızı. 16 yaşında ya. Ya Allah’tan korkun ya. Bir tek yetkili de istifa etmiyor. Hiç yüzleri kızarmıyor. Çalışma Bakanı’nın istifa etmeye niyeti yok. Kardeşim kim sorumlu o zaman? “Yok efendim, SGK il müdürünü, iş kur müdürünü açığa aldık efendim.” ya açığa almışsın kardeşim, üç gün sonra iade edeceksin, bilmiyor muyuz? Herkes bunu unuttuktan iki ay sonra iade edeceksin, bilmiyor muyuz sanki? İstifa edin ya! Bir kerecik olsun, bir mertlik gösterin. İstifa edin ya! Ama umurunuzda değil. Umurlarında değil.

Bakın Şengül Yılmaz kendisinin ölmeden önceki ses kaydını dinledim. Şengül Hanım diyor ki, orada çalışan eski arkadaşına sesli kayıt göndermiş arkadaşlar, diyor ki; “Ya ne yapayım. El mecbur çalışıyorum. Bir sürü haksızlık var. O yüzden bir ara çıktım oradan fakat sonra patron baktı ki yeni toy işçiler parfüm şişesi kırıyor. Beni tekrar çağırdı. Ne yapayım  el mecbur çalışıyorum.” diyor.  10 saat çalışıyorlar, 750 lira alıyorlar arkadaşlar. Düşünebiliyor musunuz?  10 saatlik çalışma 750 lira mı eder? Siz ne kadara çalışıyorsunuz? 10 saat ya 8 saat bile çalışmıyor ve aldığı para 750 lira. Sigorta yok. Sosyal güvenlik yok. Yangın tedbiri yok ve işte ölüm kaçınılmaz. Şengül Yılmaz niye öldü diye soruyorlar. Niye ölmesin kardeşim? Tüm şartları hazırlamışsınız ölüm için. Bu anlayışı anlamıyoruz arkadaşlar. İlla affedilmeniz mi gerekiyor? “Afv-ı şahaneye uğrayacak mıyız bakalım.” diye bekliyorlar. “Aman efendim bizi afv-ı şahaneye uğratma. Senin bir dediğini iki etmem. Afv-ı şahaneye uğratma beni.” diyorlar. Ya bir kerecik de bir vicdanınızın sesini dinleyin ya. Afv-ı şahanenin sesini değil bir de vicdanınızın sesini dinleyin ya. Allah’tan korkun ne olacak ? Bir makamınızdan istifa etmekle ölmezsiniz ya. Sayın Çalışma Bakanı, Kocaeli Valisi, Dilovası Kaymakamı, Dilovası Belediye Başkanı hepinizin burada ihmali var, suçu var, kusuru var. Nasıl durabiliyorsunuz ya? Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız. Manen yakanızı bırakmayacağız. Bakın manen bu işin peşini bırakmayacağız arkadaşlar ve o vicdanları hatırlatacağız. Yapmaları gerekeni her gün ama her gün hatırlatacağız. Kocaeli Milletvekili olarak da bunun için halkıma söz veriyorum.

Yorumlar