10.08.2021
Her hafta salı günü saat 21.00’da yayınlanan ÖFG TV 117. Bölüm’de bu haftaki konuğumuz hamile mahpus olan Huriye Acun’un eşi Uğur Acun ÖFG TV’nin konuğu!
Herkese hayırlı akşamlar ÖFG TV’nin yeni bir programı ile yine birlikteyiz. Her hafta Salı günü saat 21.00’de sunduğumuz ÖFG TV programına yine başlıyoruz. Malum biliyorsunuz vekilliğimizin ilk döneminde ısrarlı bir şekilde her hafta Salı günü ÖFG TV programını devam ettirdik. İki elimiz kanda olsa bile devam ettirdik. Sağ olsun arkadaşlarımız, danışman ekibimiz bu konuda önemli bir fedakarlık sergiledi, hepimiz hep birlikte bu hizmeti aksatmadan devam ettik ve mağdurların sesi olmaya devam ettik. Belli bir ara verdik biliyorsunuz bir vekillikten düşürülme ve zulmen tutuklu tutma hadisesinden sonra serbest kaldıktan sonra ÖFG TV programına devam ediyoruz. Yine mağdurların, mazlumların sesi olmaya devam ediyoruz. Hiçbir dünyevi güç bizi mağdurların, mazlumların yanında olmaktan alıkoyamayacak inşallah. Tüm arkadaşlarımızla birlikte elimizden gelen gayreti göstermeye çalışacağız. İnsanlarımızı hissetmeye çalışacağız. Onlara dokunmaya ve sorunları konuşmaya devam edeceğiz inşallah. Biz uzun yıllardır gerek siyaset öncesi gerek siyaset döneminde Türkiye’deki bir büyük zulme dikkat çekmiştik. O da neydi? Hamile tutuklular meselesiydi. Türkiye’de OHAL Dönemi’nde çok aşırı bir şekilde artmış hamile tutuklular sorunu ortaya çıktı. Bir ara 800 bebeği geçti, 800 bebek anneleri ile beraber cezaevindeydi daha sonra peyderpey bu sayı düştü ama bir kadının sorunu bile bu konuyu gündem etmemiz için yeter. 800 kişi olmasına gerek yok bir kadın bile bu konuda mağdursa hamile kadın mağdursa, çocuklu anneler mağdursa lohusa kadınlar mağdursa biz bu konuyu gündeme getirmeliyiz. Bugünlerde de maalesef yine aynı sorunlar devam ediyor. Birçok cezaevinde hamile kadınlar, çocuklu anneler boş yere tutuluyor. Çeşitli nedenlerle boş yere tutuluyor. Bugün de onlardan birisiyle görüşeceğiz, o hamile mahpuslardan birisinin eşiyle görüşeceğiz.
Huriye Acun Konya E Tipi Cezaevi’nde uzun süredir tutuklu ve hamile bir kadın bir çocuğu var hamile çok kısa bir süre sonra doğumu bekleniyor! Huriye Acun ceza almış ve bu cezası onanmadığı için halen cezaevinde. Ceza onansa bile cezaevinden çıkacak çünkü hamile ve 1.5 aylık bebeklere infaz erteleme verildiği için bu konuda bir rahatlama olacak! Yeter ki Yargıtay bu dosyaya baksın, böyle ilginç bir durum var. Yargıtay’da uzun süredir bizim baskılarımıza eşi Uğur Acun’un baskılarına rağmen halen dosyaya bakmıyor! Ortada çok insani bir durum var. Bir annenin sıkıntısı var, bir anne karnındaki bebeğin sıkısı var. O zindan ortamı var. Bunun gibi birçok kadın şu anda cezaevlerinde biz onlardan birisini bugün gündem edeceğiz. Huriye Acun Konya E Tipi Cezaevi’nde. Aynı zamanda Kayseri Bünyan Cezaevi’nde Arzu Nur Özkan da aynı şekilde en az dört aydır cezaevinde hamile bir kadın. 2 aylıkken hamile olarak girmiş 6. Ayı geçmiş durumda, o da aynı sıkıntıları yaşıyor ve biz onu da hep gündem ediyoruz ve daha pek çok kadın da var! Onlara o zindan hayatı hepimizden daha kötü geliyor, onu iyi biliyoruz. Ben de bir yetişkin erkek olarak cezaevinde kaldım bir müddet biliyorsunuz ama zor ve kötü koşullarda hamile bir kadının kalmasının çok daha zor olduğunu da iyi biliyoruz. İşte bunları gündem etmek istiyoruz bugün. Zindandaki bir kadının sesi olmak istiyoruz. Zindandaki yeni bir anne adayının sesi olmak istiyoruz. O sesini şu anda duyuramıyor kamuoyuna ama biliyoruz ki büyük sıkıntılar çekiyor. Onun yerine eşi Uğur Acun bugün sesini duyuracak kamuoyuna çeşitli mesajları olacak ve biz Uğur Acun ile şu anda bir canlı yayın yapıyoruz. Konuğumuz Uğur Acun hoşgeldiniz Uğur bey.
Uğur Acun: Hoşbulduk sayın vekilim iyi akşamlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: İyi akşamlar. Kendinizi ve eşinizi tanıtın ardından ne oldu ne bitti kısaca bir özetler misiniz? Ardından devam ederiz. Buyrun söz sizde.
Uğur Acun: Ben Uğur Acun kapatılan kurumlarda çalışıyorudm daha önceden. 2016 yılı Eylül ayında bu olaylardan sonra OHAL Dönemi’nde gözaltına alındık kapatılan kurumlarda çalıştığımız için eşimle beraber gözaltına alındık o dönemde eşim adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ben tutuklandım. Yaklaşık 6 ay hücrede olmak üzere 12 ay cezaevinde kaldım. Bu süreçte bir çocuğumuz olmuştu, ben doğumunda yanında olamadım. Şimdi 4.5 yaşında bir çocuğumuz var. Benimle de arası iyi değil. Beni çok fazla tanımıyor şu anda. Genelde annesi ile zaman geçirdi. Annesi ile zaman geçirdiğinden dolayı şu an tam kaynaşamadı. Hep annesini arıyor bu sebepten dolayı. Annesiz yapamıyor. İkisi birbirine yetmişler, o zamanda ama şimdi ben ona yetemiyorum, yetişemiyorum. Onu istiyor, onu soruyor. Ağlıyor sürekli. Hiç mutlu halini göremiyorum son günlerde. Eşim de 7.5 aylık hamileyken tutuklandı. Cezasının yüksek olmasından dolayı Bölge Adliye Mahkemesi’nde vermiş olduğu bir kararla Yargıtay sürecinde şu anda dosyamız. Yaklaşık 27 gün karantinada kaldı, Covid testi yapılmasına rağmen yaklaşık 7 m2 alanda 27 gün kaldı. Sıkıntılı bir halleri vardı zaten stres yaşadığı zaman vücudunda şişmeler oluşuyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Uğur bey koğuşta kalmıyor anlaşılan, tek katlı bir yerde kalıyor. 2 katlı bir koğuşta değil. 27 gün hücre hayatından sonra bir koğuşa alındı, koğuşa alındı diye söylüyorduk, havalandırması olur diye. Güneş görür diye, ihtiyacı vardır diye.
Uğur Acun: Koğuştan alındı ama o 27 gün nasıl bir yerde durdu onu biraz anlatır mısınız?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: 27 gün 7 m2 lik bir alanda kaldı, penceresi dahi yoktu. Hiç bahçeye, başka bir yere çıkarılmadı kesinlikle. Tamamen bir odanın içerisinde 7 m2 kendi namazını bile zor kılacak bir yer bulamadığı bir yerde 27 gün boyunca kaldı vekilim. O dönemde hastalıkları arttı, enfeksiyon, şişlikler oluştu. Bu bebeğin beynine ciddi zararlar oluşabileceği söylendi doktor raporlarında. Konya E Tipi’nde namaz kılacağı bir alanın dahi bulunmadığı bir yerde 27 gün hiç dışarıya çıkarılmadan kaldı, hiç kimsenin sesini duymadan kaldı. Pencere bile yokmuş. Küçük bir havalandırma boşluğu varmış. Oraya çıkıp bazen hava alabiliyordum diyor. ikinci ranzaya çıkıp oradan hava alabiyordum diyor. orada 27 günlük süreç yaşadı, görüş olmadı, havalandırması olmadı bu şekilde bir 27 gün geçirdi. Ağır ilaçlar yazıldı doktorlar tarafından, ağrıları arttı çok fazla, ağrıları için ilaç kullanma dedi doktor çünkü çok fazla enerji kullanmamız gerekecek bu sebepten dolayı sıkıntılar oluşacak, zararları olabilir diye ağrıları olmasına rağmen ilaç kullanamadı vekilim.
Uğur Acun: Sonra koğuşa alındı koğuş nasıl bir ortamdı?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Alındığı koğuş kreşten bozulma bir ortammış sayın vekilim. Bu da çok geniş olmayan bir ortam 6 kişi kalıyorlar koğuşta, havalandırma bahçesi yok tek katlı bir odanın içinde vakit geçiriyorlar tamamen. Bu havalandırmanın olmamasının nedeni dışarı çıkmamasına mal oldu. Yanında 6 kişi oldu. Koğuşta ranzalar yok tamamen yer yatakları, yerlere yatak atılmış durumda. Çok büyük geniş bir yaşam alanı, yürüyebileceği bir yaşam alanı yok! Havalandırmaya çıkabileceği bir ortam yok. Tamamen bir odanın içerisine 6 kişi ile beraber vakit geçiriyor. Burada da aynı şekilde sıkıntılar var. Dar bir alan yerde yatması büyük problem, ağrılarını sıkıntılarını arttırıyor bu şekilde bir ortamda şu anda.
Uğur Acun: Peki doğuma kaç gün kaldı?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Vekilim alındığında 7.5 aylık hamileydi yaklaşın 1 ay 1 haftadır cezaevinde. Şu anda 2 hafta kadar var doğuma 8.5 aylık oldu bebek. Sezeryan ile olacak doğumu her an olabilir erken doğum da olabilir sıkıntı, stres bunlara sebebiyet verebiliyormuş doktorlar bu şekilde söyledi. erken de olabilir her an dediler. Yani biz hazır bekliyoruz ama sezeryanla olacak doğumu sezeryan ile olduktan sonra tekrar hücreye konulacak ondan korkumuz var, karantina süreci olacak. Konya E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 25 gün uygulanıyor karantina süreçleri ondan dolayı da tedirginiz. Ameliyattan çıkmış, sezeryana ameliyat gözüyle bakıyoruz. Kendi faaliyetlerini yerine getiremeyecek şekilde, bir de bebeği olacak emzirmek zorunda. Bu şekilde zorluklardan dolayı çok korkuyor kendisi de durumun farkında. Biz de korkuyoruz. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Cezaevinde doğum nasıl olur? Hücrede yaşam nasıl olur? Bu şekilde korkularımız, sıkıntılarımız var.
Uğur Acun: Şu anki sağlık durumu nasıl? Son 15 güne girmişse?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Enfeksiyonları devam ediyor, dilinde şişmeler var. İnşallah bebeğe olumsuz bir tesir olmamıştır diye düşünüyoruz.
Uğur Acun: Bebeğin kontrolleri yapılıyor mu?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Cezaevinde pratisyen hekimler tarafından yapılıyor. Aile sağlığı merkezlerinden geliyorlar, herhangi bir bebeğin kontrolünün olması gerekirken özellikle sezeryan ile olacağı için, enfeksiyon oluştuğu için cezaevi doktorları tarafından 1-2 kere görüldü, onun haricinde eğer hastaneye sevk olursa tekrar karantinaya alınacak, karantinada yaşayamıyor bunalıyor, ağlama krizlerine girdiği söyleniyor yan koğuştakilerin kalanların duyumlarına göre. Doğumun da hamile olmasının da verdiği şeyle biraz daha havasız ortamda daha çok bunalıyor. Doktora bu açıdan gitmek istemiyor. Giderse tekrar hücreye alınıp sıkıntılı süreç geçireceği için. Şu an yanında 5 6 kişi var. Gidemiyor!
Uğur Acun: Şu anda anlaşılan 1.5 aydır kadın doğum doktoru görmedi?
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Evet yaklaşık 1 aydır kadın doğum doktoru görmedi.
Uğur Acun: Sizin ilk çocuğunuzda da birtakım problemler yaşamıştınız değil mi?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: ilk çocukta da benim tutuklanmam yaşanmıştı. Bu süreçte stres yaşadığından dolayı vücudunda yine enfeksiyonlar oluştu, son 1.5 ayda oluştu bu da. Bu enfeksiyonlardan dolayı doktor kontrolüne gittiğinde çocuğun beyninde sıvı toplaması oluştuğu söylendi. Bana cezaevindeyken yansıtmadılar ama bu çocuk 9 yaşına kadar yaşayacak kafası çok büyük vücudu çok küçük olacak. Beyninde sıvı toplaması oluştu ve 9 yaşına geldiğinde ölecek, yiyemez, içemez, konuşamaz, yürüyemez tamamen sıvı takviyesi ile beslenecek.
Uğur Acun: Şu anda da aynı stres var, aynı durum olabilir.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Aynı durum var. Son 1 hafta beynindeki sıvı düştü. Doktorlar da çok şaşırmıştı, mucize, böyle bir olay beklemiyoruz demiş doktorlar o dönemde. Biz şimdi çocuğun durumunu ne olduğunu nereye gittiğini, bu enfeksiyonların ne şekilde tesir ettiğini bilemiyoruz.
Uğur Acun: İzleyenlerimize bu Yargıtay ile ilgili bekleyişiniz konusunda bilgi verebilir misiniz? Neden Yargıtay kararı sizin için çok önemli?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Tutukluluk mu ağır yoksa hükümlülük mü ağır? Normalde hukuk kurallarına baktığınız zaman hükümlü yani cezası kesinleşmiş Yargıtay tarafından onanmış insanların durumu daha ağır, genel hukuk teammülleri böyle ama biz tutukluyken daha çok mağdur yaşıyoruz çünkü tutuklu olduğundan dolayı infaz hakimliği bakamıyor ve gerekli yasayı uygulayamıyor. 5275 sayılı kanunun 16. Maddesi gereğince 1.5 sene ceza ertelmesi olur hükümlülere deniyor. Biz tutuklu olduğumuzdan dolayı suçumuz kesinleşmediğinden dolayı ve Yargıtay aşamasında olduğundan dolayı şu anda infaz hakimliğine bu infaz erteleme ile ilgili başvuramıyoruz.
Uğur Acun: Yani suçu kesinleşmiş ona göre tutuklu olduğu halde daha kötü ve zor bir koşulda yaşıyor öyle değil mi?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Yargıtay baksın istiyoruz, gerekirse dosyayı onaylasın da bu zorlu süreci infaz hakimliğinin vermiş olduğu karar neticesinde bu zorlu süreci tutuksuz olarak geçirsin diye bekliyoruz ama Yargıtay’a gerek sosyal medyadan gerekirse avukatların baskısı yönüyle verdiğimiz mesajlardan netice alamadık. Hem adli tatil diyorlar Yargıtay’a gideceği zaman gerekirse onaylansın yasalar uygulansın istiyoruz ama adli tatil 16. Ceza Dairesi’nin 3. Ceza Dairesi’ne taşınmasından dolayı dosyayı çuvallamakla meşgulüz şeklindeki beyanları elimizi kolumuzu bağlıyor. Hükmün gerekirse onanmasını istediğimiz bu istenmez normalde istediğimiz bir durumda netice alamıyoruz.
Uğur Acun: Çok ilginç bir durumunuz var aslında. Normalde dosya onansa da onanmasa da aslında serbest kalacak bir kişi! Onanmasa da belli ki tahliye edilmesi gerekecek. Onansa da infaz erteleme alarak tahliye edilmesi gerekiyor ama bir türlü dosyaya bakamıyor. Bu Türkiyeye özgü bir gariplik, bir hamile kadın çok zor koşullarda, 27 gün tek başına bir hücrede kalmış 7 m2 ardından 6 kişi yine sağlıksız bir ortamda kalıyor, doğumuna çok az var, önceki doğumda yaşadığı sıkıntıların bir benzerini yaşıyor, bebeğin durumu nedir 1-1.5 aydır bilemiyoruz. Böylesine vahiö sıkıntılı bir durumda mesele. Peki siz neler yaşıyorsunuz? Bize de başvurdunuz, biz de bununla ilgili bir gayret gösteriyoruz, soru önergeleri verdik. Cezaevi ile görüşüyoruz Konya E Tipi Cezaevi ile Yargıtaydan beklentimiz var sizin beklentiniz var, siz de önemli stresler yaşıyorsunuz, siz ne yaşıyorsunuz eşiniz içeride büyük sıkıntılar yaşıyor belli ki siz de dışarıda daha size çok alışamamış 4.5 yaşındaki çocukla bir de cezaevindeki eşiniz ve bebeğinizin stresi ile neler yaşıyorsunuz?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ben kendim de cezaevinde kaldım 52 ay yattım, orada belli sıkıntılar çektim ama son 1 ayda çektiğim sıkıntılar hepsine bedel şekildeydi sayın vekilim. Çocuk ağlıyor, oğlumuz ağlıyor susturamıyorum, diğer taraftan diğer çocuğun durumu hasta olabilme durumu yıpratıyor, uykusuz hem çocuk uyumuyor hem yaşadığımız düşündüğümüz şeyler uyutmuyor imkan vermiyor! Cezaevinde sağlık problemleri de yaşadım hücrede kaldığım dönemde psikolojik sorunlar yaşadım. Ben tam kendime gelmemişken tekrar böyle sıkıntılar yaşamak yıprattı!
Uğur Acun: Siz ne zaman cezaevinden çıktınız?
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ben Kasım 2020’de çıktım yaklaşık 9 ay önce çıktım.
Uğur Acun: Yaklaşık 1.5 ay önce de eşiniz alındı.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Eşimle aynı dosyadayım. Tutuklu olarak bitirdim 3 ay da fazla yattım vekilim. Normalde 48 ay yatar sürem var, 52 ayda çıktım tutuklu olarak en son mahkemede bıraktılar bizi de. Son mahkemede netice alamadık.
Uğur Acun: Mümkün olduğu kadar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Daha öncesinde serbest bırakılmadım, fazlasını yattığımız halde bırakıldım.
Uğur Acun: Hem 44 ay yatıp üstüne de denetimli serbestlik verilmeyip zulmen 1 yıl daha fazla yatırılıp ardından ancak böylesi zor koşullar altında. Peki şu anda sosyal medya çalışmaları ile sesinizi duyurmaya çalışıyorsunuz başka neler yapabildiniz? Nereler ile görüştünüz? Beklentileriniz nelerdir? Onları da biraz anlatırsanız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Vekilim öncelikle sizlere ulaştık Allah razı olsun, birkaç vekilimiz ile beraber elinizden geleni yapıyorsunuz. Biz bunların farkındayız. Avukatlar dosyayı incelediler ne yapabiliriz diye. Milletvekillerimizden de inceleyenler oldu. Dosyada suç teşkil eden bir şey yok denildi. Hem şahsımın hem eşimin dosyasında terör suçları ile yargılanmasında bir şey yok diye tweet paylaşanlar oldu. Biz bunlar ile dosyalarımızı paylaştık. Somut deliller yok. Tutuklu zaten. Bu şekilde olmasına rağmen Yargıtay’a ulaşmaya çalışıyoruz ulaşamıyoruz. Sosyal medyada o kadar bastırdık TT olduk, ama ben gereken yerlere ulaştığını düşünüyorum. Belli kişilere o kadar yüklendik ki bu insanların farkına varmaması mümkün değil. Bu şartlarda nasıl tutabiliyorlar, nasıl vicdanları el verebiliyor anlamış değilim. Yargıtay’ın da bu dosyadan haberdar olduğunu, avukatım gitti konuştu Yargıtay ile. Yargıtay’ın da bu konu ile Adalet Bakanlığı’nın Sayın Bakan’ın olaylardan haberdar olduğunu düşünüyorum ama bir netice alamıyoruz! Sesimi dinlemelerini bekliyoruz, hamile ve çocuğun sakat doğma ihtimali olduğunu düşünerek hareket etmelerini bekliyoruz ama netice alamıyoruz! Yattığı, kaldığı, konulduğu hücrelerden bunu anlıyoruz! Konulduğu hücrenin akabinde konulduğu koğuştan bunu anlıyoruz. İyileştirmeler yapılabilirdi, havalandırması olan bir yere konabilirdi. Tutuklu şu anda.
Uğur Acun: Şimdi biz birkaç konuya vurgu yapalım. Gerçekten çok önemli bir saçmalık var! Bunu ben uzun yıllardır söylüyorum. Olacak bir iş değil! Aslında mahkumlar için uygulananın tutuklular için de uygulanması gerekiyor. Bu yasada da yazıyor aslında ama gözardı ediliyor. Mahkumlar birtakım infaz ertelemelerden faydalanırken tutuklular faydalanamıyor ve tutuklu olarak boş yere yatan insanlar büyük bir zulüm görüyorlar. Bu olacak bir iş değil ve bu sesleri hiç kimse duymuyor! Cezaevinde düşük yapan kadınlar oldu! Bizim tespitimize göre en az 3 kadın 4 bebeği düşürdü birisi ikizdi. Bebekler böylece hayatlarını kaybetti. AK Parti iktidarının eline bebek kanı da bulaştı. Şu anda bu bebek ne durumda doğumu nasıl olacak bilemiyoruz. Anne stres yaşıyorsa bebekte anne karnında stres yaşar bir doktor olarak bunu iyi biliyorum. Allah inşallah sağlık, sıhhat afiyet verir ve kolaylıkla sağlıkla bir doğum gerçekleştirir anne ama biz bu doğum gerçekleşmeden önce Yargıtay’ın bu dosyaya bakması bir an evvel bir karar vermesini ve bu kadının dışarı çıkması gerektiğini söylüyoruz! Bakın hükümlü bile olmayan birtakım afaki iddialar ile tutuklu bulunan bu kadın ve diğer birçok kadın maalesfe büyük sıkıntılar altında! Birçok kişi bilir cezaevi sıkıntılı bir yer, dört duvar, özgürlüğünüz elinizden alınmış, birçok hakkınız hukukunuz çiğnenir bir de iki canlıysanız, karnı burnunda bir hamileyseniz orada her saniyeniz bir strestir, sıkıntıdır hamileliğin son günleri oldukça sıkıntıdır. Kadınlar ve eşleri bunları çok iyi bilir. Böyle bir durumdaki kadının böylesine sağlıksız bir ortamda tutulması ayıptır, utançtır. Bunların halledilmesi gerekir ve hal yolu da vardır. Huriye Acun meselesinde bir hal yolu vardır. Yargıtay’ın bu dosyaya bakmasıyla bu kadın dışarı çıkacaktır. Dosya onaylansa da onaylamasa da dışarı çıkacaktır. El insaf diyoruz. Yargıtay’a defalarca çağrı yapıyoruz! Yargıtay elini vicdanına koy diyoruz ve bu dosyaya bak! Bu kadının illa cezaevinde doğum yapmasını mı bekliyorsun! Allah bilir ani ve hızlı bir doğum olur cezaevinden hastaneye yetişemez, insanın dili varmıyor her türlü olumsuzluk olabilir. Sezeryan olacak bir hasta var karşınızda ve Yargıtay sadece dosyaya bakacak. Dilimizde tüy bitti, ben cezaevinden çıktığımdan beri bu konu ile ilgileniyorum. Gerçekten çokta üzücü bir konu. Baba ile de defalarca görüştük. Uğur bey de çaresiz çırpınıyor sosyal medyada. Her tarafa başvuruyor. Onun sıkıntısını çok iyi anlıyoruz. Baskıya devam etmeli. Bu akşam onun sesi olmaya, bebeğin sesi olmaya çalıştık ve bir an evvel Huriye Acun’un serbest kalması gerektiğini söylüyoruz. Buradan tekrar tekrar Adalet Bakanı’na hatırlatıyoruz, iktidara hatırlatıyoruz Yargıtay’a hatırlatıyoruz. Bakın çok basit bir konu. Sadece dosyaya bakılacak ve sıkıntılı bir durum var. Bu kadın büyük sıkıntıda. Çocuğu sıkıntıda, dışarıdaki çocuğu da sıkıntıda. Ailevi büyük sıkıntı var. Cezaevinde oldukça olumsuz koşullarda bir hamile kadın. Daha ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Bunlar vicdanın kabul edeceği şeyler değil. Biz birçok hamile kadının sorunları için vekillik hayatımız boyunca uğraştık kimisinde başardık kimisinde cezaevinden hastaneye gitti orada doğumlar yaptılar. Gerçekten çok çok üzücü ve çarpıcı hadiseler yaşanıyor. Tahliye olduklarında çok sevindik, olamadıklarında çok üzündük. Şimdi de Huriye Acun için, Arzu Nur Özkan için çırpınıyoruz. Sanırım Arzu Nur Özkan için bu akşam sosyal medyada bir kampanya da var şu anda başlamış bir kampanya. Arzu Nur Özkan için bu kampanyaya eşlik ediyoruz! Hem Arzu Nur Özkan hem Huriye Acun aynıdır. İkisi de hamile kadındır ve iki ayrı zindanda sıkıntılar yaşamaktadırlar. Biz dışarıdaki insanlar olarak onların sıkıntılarını duyuyoruz biliyoruz hisssediyoruz ve buradan elimizden gelen her yolla bunların giderilmesine çalışıyoruz. Ben bir milletvekili olarak soru önergeleri veriyorum. Her türlü baskıyı yapıyorum. Cezaevi ile görüşüyorum. Huriye Acun’un sağlık durumunu takip ediyorum. Yargıtay’a sesleniyorum, sosyal medyayı kullanıyorum, sivil toplum kuruluşlarını gayrete çağrıyorum. Bu kadını bu sıkıntıdan bu toplumu kurtarması gerekiyor! Son olarak neler demek istersiniz Uğur bey. Ben böyle bir özetleme yapmaya çalıştım hamile kadınların bu sorunları ile ilgili çok uğraşlar verdik, yasa teklifleri verdik ufak tefek iyileştirmeler yapıldı. Bu iyileştirmeler yapılana kadar yüzlerce, binlerce kadın çok büyük sıkıntılar yaşadı. Düşük sonucu hayatını kaybeden bebekler oldu. Sıkıntılar oldu, hamilelik sonlandırmaları oldu vb. Birçok hadise yaşandı, şimdi de siz bunu yaşıyorsunuz. Tabi yaşayan bilir, sizin ne çektiğinizi başkası çok iyi anlamaz ama sizler son olarak neler söylemek istersiniz son sözlerinizi alarak programımızı bitirmiş olalım.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Cezaevi şartlarında sağlığını korumak insanın çok zor sayın vekilim. Doktora acil bir durum olsa, kalp krizidir, acil bir doğum gerçekleşse, savcının onayının beklenmesi lazım, 5-6 saati buluyor. Böyle şeyler yaşayacağımızdan dolayı korkuyoruz! Sonrasında korkuyoruz. Oluşan enfeksiyonların bebeği ne duruma getirdiğini bilmiyoruz korkuyoruz. Sosyal medyada destek olan herkese sizin desteklerinizden dolayı size, diğer vekillerimize desteklerinden dolayı diğer vekillerimize teşekkür ediyorum. Desteklerinizin yanında dua etmenizi istirham ediyorum. Bunun haricinde anlattım zor durumda gerekli yerlerin acilen gerekli kararları almasını bekliyoruz. Bu kadın; eşim 4 senedir Türkiye’de 4 senedir adli kontrol altında. Adli kontrol altında herhangi bir adli kontrolünü aksatmışlığı yok, izin bile aldığı yok, bu şartlar altındayken bu tutuklama kararının çıkması, hamileyken alınması vicdanları yaralıyor biraz. İnsanların aklı almıyor, diğer insanların aklı almıyor. Bir hukuk devletine bir kararın alınıpta uygulanması mağduriyetlere sebep oluyor, bir hukuk devletinin teammülleri ile bağdaşmıyor. Ben bir an önce mağduriyetlerin giderilmesini istiyorum. Destekleyen herkese teşekkür ediyorum.
Uğur Acun: Allah sizi bu sıkıntılardan bir an evvel kurtarsın. Biz gereken işlemleri yapıp dua edelim. Ben sizin neler yaşadığınızı anlıyorum. İçerideki eşinin de neler hissettiğini az çok anlıyorum. Hepimiz birlikte bunu başaralım, bu doğum olmadan önce Yargıtay bir şekilde karar versin ve Huriye Acun o zindandan kurtulsun istiyoruz. Biz sürekli yanınızda olmaya devam edeceğiz ama bizim yanınızda olmamız yetmiyor kamuoyuna sesleniyorum, Uğur Acun’un yanında olun zor durumda bir baba, zor durumda bir eş çırpınıyor. Eşi için, çocukları için, bebeği için çırpınıyor ve 1.5 aydır tüm bu sıkıntıları yaşamasına rağmen halen bir çözüm bulabilmiş değil, birileri gayet rahat hiç sanki önemli bir şey yokmuş gibi bekliyorlar Yargıtay hala bir karar almış değil. O kadar avukat başvuruları var, rahat bekliyorlar ama biz bir şekilde her türlü baskıyla, sosyal medya baskısı olur, siyaset baskısı her türlüsü ile bu konuda Uğur Bey’e ve eşine yardımcı olmaya çalışacağız. Peki Uğur bey çok teşekkür ederiz size inşallah kısa sürede sizden sevindirici bir haber alırız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: İnşallah sayın vekilim teşekkür ediyorum konuk ettiğiniz, ilgilendiğiniz için ben de iyi akşamlar diliyorum.
Uğur Acun: Değerli izleyenler bu haftada ÖFG TV programımız burada bitiyor. Biz her hafta ÖFG TV programımızda çeşitli konuları gündem etmeye devam edeceğiz, bazen konuklar almaya devam edeceğiz, bu haftada olayın önemine binaen Uğur Acun’u konuk aldık ve sesini kamuoyuna duyurmaya çalıştık sizler de bu sesi yaygınlaştırmaya çalışın, bu programımızı yaygınlaştırın, paylaşın, bu babaya yardımcı olalım, bu cezaevindeki anneye yardımcı olalım elinizden bir şey gelmiyor belki ama elinizden geleni yapın lütfen, programımızı yaygınlaştırın babanın sesini duyun çünkü o çaresiz iki kolu bağlı ve bir şey yapamayacak durumda daha başka sadece insafın, vicdanın galip gelmesini bekliyor. Bizler bunun olması için elimizden geleni sonuna kadar yapalım. Haftaya Salı günü saat 21.00’de buluşana kadar hepinize hayırlı akşamlar diliyorum hoşçakalın.

























Yorumlar