8 Nisan 2025

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese merhaba. Ankara’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı önündeyiz çünkü bugün Kocaeli, Körfez, Yukarı Hereke Mahallesi’nde Simge Mat firmasının taş ocağı genişletmek istediği taş ocağı ÇED raporuna itiraz etmek için buradaydık. Firma yetkilileri, bakanlık bürokratları ve bir milletvekili olarak ben de burada toplantıya katıldım ve işin doğrusu ÇED raporunu eleştiriyorum. Bölgeye büyük zarar verecek Simge Mat’ın %100 oranında alan genişletmesiyle ilgili bu isteğine bu projesine ÇED raporu olumlu verilmiş ve itirazlar alınıyor ve bir müddet sonra burada çevreyi korkunç derecede tahrip edecek bir taş ocağı genişlemesi yaşanabilecek. Genişleme yaşandığında ne olacak? Aşağı Hereke’de denize kadar, Yukarı Hereke’yi bitirecek kadar 4 bin metrelik bir alanı az veya çok etkileyecek. En yakın 59 metrede, en uzak 600 metrede patlayıcıların oluşturduğu taş parçaları düşebilecek. Düşünün Yukarı Hereke 600 metre ileride. Yeni yapılacak alan ÇED raporu da böyle söylüyor ama sonuçta olumlu rapor veriyorlar. ÇED raporunu düzenleyen insanlara sesleniyorum. Bu nasıl bir iş? Zaten kendi raporunuzda söylüyorsunuz 600 metre ileriye düşebilir o taş, kaya parçaları. Bir de kalkıp bu rapora olumlu not verip bir süreci devam ettiriyorsunuz. Bu olmaz. Buna itiraz ediyoruz. Bölgede ileride önemli sağlık sorunlarına koah hastalığına yol açabilecek. O taş patlamaları sonrasında kayaların evlerin üzerine düşebileceği ve insanların hayatını kaybedebileceği çok üzücü hadiseler olabilir. Bakın buradan uyarıyorum ve bu Simge Mat’ın ÇED sürecinin iptal edilmesi gerektiğini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’a söylüyorum buradan. Sayın Kurum biz bu konuyu çok iyi takip ederiz ve lütfen bu çevreye büyük zarar verecek ve şu anda bile Yukarı Hereke halkının çok şikayetçi olduğu bu durumu daha da genişletecek. Bu taş ocağına izin vermeyin. Şu anda bile çevre halkı sesten dolayı şikayetçi. Büyük patlamalar oluyor, insanlar rahatsız. Gürültüden dolayı rahatsız. Psikolojik olarak etkileniyorlar. Çevre kirliliği oluşuyor, tozlar saçılıyor ortalığa. Bölge büyük bir sıkıntı yaşıyor. Her geçen gün ağaçlar azalıyor. Zaten ÇED raporunda kendisi bile itiraf etmiş. Sürüngenler ve kuşları başka yere nakledeceğiz demiş. Buna rağmen ÇED raporuna olumlu puan verilmiş. Olacak iş mi arkadaşlar? Bakın 11 çeşit sürüngen ve 6 ayrı familyadan oluşan 18 kuş türü var. Bölgede ne ağaç kalacak, ne kuş kalacak, ne sürüngen kalacak, ne hayvan kalacak, işin doğrusu ne de insan kalacak. Büyük bir tehlike olacak ve bu projenin bir an evvel durdurulması gerekiyor. Biz uzun süredir bu duruma itiraz ediyoruz. Şu anda bile zaten bu konunun çok sıkıntılı olduğunu görüyoruz ve itiraz ediyoruz. Bakın Kocaeli deprem yaşamış bir yer ve bölgede ayda 16 patlama yaşanacak. 16 saat günde çalışılacak. Harıl harıl çalışılacak. Patronlar para kazansın diye bunlar olacak. Ne olacak? vatandaş perişan olacak. Vatandaşın sağlığı kalmayacak. Hayati tehlike altında olacak. Bakın şu anda bile Yukarı Hereke’ye çıkarken tırlar büyük tehlike saçıyor, taşları fırlatıyor ve bundan sonrasında çok daha büyük bir trafik sıkıntısı yaşanacak. O kocaman dev tırlar o binlerce ton taşları taşıyacak. Bölge çileden çıkacak. Gerçekten insanlar isyan edecek bu duruma. Bölgede bakın bir de mezarlık var. Yukarı Hereke Mezarlığı hemen dibinde bu genişletme yapılacak alanın. Büyük ihtimal mezarlık kayacak, toprak kayması olacak. Düşünün, annelerimizin, babalarımızın mezarları yıkılacak, iskeletler, kemikler ortalığa saçılacak ama önemli değil. Simge Mat görevlileri diyor ki: “Biz bu projeyi yaparız.” Böyle şey olur mu arkadaşlar? Bölge Heraklius döneminden beri önemli bir tarihi bölge, tarihi mezarlar var. Burasının aslında çok iyi bir şekilde geliştirilerek tarihi ve turistik bir alana çevrilmesi mümkün iken işte burası Türkiye. Ne yapıyorlar? Böylesine turistik olacak tarihi bir bölgeyi taş ocağı yapıyorlar. Olacak iş mi arkadaşlar? Heraklius dönemine dair çok önemli mezarlar var. İşte Türkiye’nin hali bu. Hepiniz iyi biliyorsunuz. Türkiye’de bu işler böyle olur. Hayvancılık bitecek. Bölgede insanlar hayvancılık yapıyor. Dereler zehir akıtacak pislik akıtacak, su kuyuları kapanacak. Bitkiler mahvolacak. Ağaçlar bitecek. Ses kirliliği olacak. Yangınla ilgili bir risk var. Firma bununla ilgili bir tedbir almamış. Patlamalar büyük toz sorununa yol açacak. Bir sürü insan hasta olacak. Şu anda mesela düşünün Yukarı Herekeliler çok mağdur bu durumda ama Aşağı Herekelilere de söyleyeyim bunu. Bakın Aşağı Hereke de bundan büyük zarar görecek arkadaşlar. Kışladüzü de zarar görecek. Bölgedeki diğer yerleşim yerleri. Bakın o taşların 600 metre ileriye düşebileceği söyleniyor. Bölgeye en yakın yerleşim yeri 120 metre ileride. Yani ne demek istiyorlar biliyor musunuz? “Biz bu tesisi yaparız. Çekin gidin kardeşim.” Yukarı Hereke halkına bu söyleniyor. Olacak iş mi arkadaşlar? Kışladüzü halkına bu söyleniyor. Ben Kocaeli Milletvekili olarak bu duruma şiddetle itiraz ediyorum, kabul etmiyorum. düşünün 132 metre derinliğinde bir çukur açılacak. 77 yıl boyunca burayı alıyorlar. 132 metrelik bir çukur açıyorlar. Biz bilimsel araştırdık arkadaşlar. Bakın nereye kadar etki alanı. Aşağı Hereke’de denize kadar inen bir alan. Bütün bunları bilimsel bir şekilde araştırdık ve ormanı, suyu, çevreyi, trafiği mahvedecek bir yeni durumla karşı karşıya olduğumuzu gördük. Her patlamada 2200 kilogram patlayıcı patlatılacak. Düşünün insanlar korku ve panik içinde kalacak. Büyük, korkunç patlama. Savaş mı oluyor, ne oluyor diyecekler. “Eskiden biz buraya ÇED raporu almıştık.” diyor. İçeride yetkililer bunu söyledi ama kardeşim eskiden orada yerleşim yeri yoktu. Şimdi o yerleşim yerleri var. ve sizin burayı genişletmeniz tamamen sağlığa aykırı. Böyle bir ÇED raporuna bakanlık nasıl onay verir arkadaşlar? Bakın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yazıyor. Olacak şey mi arkadaşlar? Buna nasıl izin verirsiniz? Şiddetle bunun karşısında olacağız. Kabul etmeyeceğiz. Buranın ileride bir sermayenin çöpü olacağını da çok iyi bir şekilde görüyoruz. Kalker ocağı kırma eleme tesisinde 2000 metre yarı çaplı etki alanı verilmiş. Tüm raporları inceledik. Ben ve arkadaşlarım ciddi bir araştırma yaptık. Bakanlığa bu konuda da dilekçe verdik. Gördüğünüz dilekçeyi de verdik ve onları uyardık. İçeride yetkililere de söyledim. Simge Mat firmasına da söyledim. Buradan şimdiye kadar çok para kazanmışsınız ama bakın yine daha çok paralar kazanayım şu anda var olan o maden kadar bir alanı daha işletmeye açayım, yeri göğü yıkayım diyorsunuz ama yarın öbür gün iş mahkemeleriyle uğraşırsınız çünkü o 600 metre ileriye fırlayacak taşlar, kayalar insanların tepesine düşer, öldürür. Ardından iş mahkemeleriyle uğraşırsınız. Şimdiden ben sizin için söylüyorum bunu. Yapmayın, etmeyin dedim. Yanlış yapıyorsunuz dedim. Rüzgarlar, Yukarı Hereke’yi ve Aşağı Hereke’yi toz içinde bırakabilecek. Birtakım önlemler alacağız diyorlar. Türkiye burası biliyorsunuz. Birtakım önlemler alacağız denir. Hiçbir şey alınmaz. Bunları da burada söylemiş olayım. Posa dökümleri deniliyor. O dökümlerin yapılacağı yerler var. Oralardan yer altına sular sızacak ve o bölgede de yerin altı çamur içinde kalacak. Bütün içme sularınız da mahvolacak. Sadece Yukarı Hereke halkı değil aşağı kadar ve o sular o kir denize gidecek ve büyük bir sıkıntı yaşanacak. Açıkça burada kendi raporları da bunu söylüyor. Sürüngenler ve kuşları başka yere alacağız çünkü sürüngenler ve kuşlara zarar verecek burası diyor. Patlama olduğu anda zaten başka yere almana gerek yok. O hayvanlar oradan kaçacak. Sürüngenler, kuşlar, yavru kuşlar, hamile kuşlar hepsi oradan kaçmaya çalışacak. Tam bir çevre felaketi yaşatacaksınız. Olacak şey mi bu? Biz burada içme sularının, yeraltı sularının kirleneceğini görüyoruz, söylüyoruz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’da buradan hatırlatıyoruz. Bu projeden vazgeçin. Bölgede bir miktar zeytin ağaçlığı bölgesi de var. Zeytin ağaçları da burada yok olacak. ÇED raporu ya bir şey olmaz zeytinlere gibi rapor yazmış. Bu rapor nasıl yazılıyor kardeşim? Sayın Murat Kurum bu ne iştir? Sana bunu ben mecliste de sorarım. Böyle şey mi olur ya? Bir sürü sıkıntının olacağı bir raporu onaylatmışsınız. Nasıl onaylanıyor bu iş? Yüksek tepelerde mi onaylanıyor? Saraylarda mı onaylanıyor? Yoksa bu bakanlıkta mı onaylanıyor? Bakın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’da çevre diyor, şehircilik diyor, iklim deniyor ama vallahi şu onaylanan ÇED raporuna baktığımda ben böyle bir şey göremiyorum. Kabul etmiyorum bunu. İçeride de söyledim toplantıda da ve dışarı çıktık bakanlık önünde Kocaeli halkı için bir açıklama yapıyorum Kocaeli milletvekili olarak. Yurdun dört bir tarafında halkımızın menfaati için, sağlığı için elimizden geleni yapıyoruz. Bugün Ankara’daydık ve bu Kocaeli’yi çok sağlıksız bir ortama sürükleyecek. Bu ÇED raporuna da itiraz ediyoruz, kabul etmiyoruz. Sonuna kadar da karşısında duracağız. Lütfen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı buna onay vermesin. Simge Mat’ta şu ana kadar yaptığı kirletme yeter artık kardeşim. Bir ton para kazandınız. Gidin başka bir yerde bir para kazanın. Yapmayın, etmeyin, insanların sağlığıyla oynamayın diyorum onlara. Yetkililere de bunu aynen söyledim ve buradan da tüm kamuoyuna söylüyor. Herkesi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Yorumlar