15 Ağustos 2025

Herkese merhaba. Günaydın, rojbaş. Her gün bir yerlerdeyiz ve ihlalleri takip ediyoruz. Cezaevlerindeyim ve mahpuslar ile görüşüyorum, idareciler ile görüşüyorum. Bugün de Bolu’dayım. Bolu Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün önündeyim. Cezaevlerinde çok ilginç bir durum oluyor. Gözlem kurulları mahpusları dışarı çıkarmamakta çok ısrarlı. İkinci mahkeme gibi davranıyorlar. Adeta köprünün başında “seni geçirmem” diyen Deli Dumrul gibiler. İyi hali olan, süresini tamamlayan, çıkmaması için hiçbir neden olmayan kişileri çıkartmamak için kırk takla atıyorlar. Bu olacak bir şey değil. Bugün Bolu F Tipi ve T Tipi cezaevlerinde bu görüşleri yapacağım. Ceza İnfaz Kurumlarındayım. Bugün umarım önemli görüşmeler yapacağız ve sorunlara çözümler bulmaya çalışacağız. Umarım bu çözümleri hep birlikte buluruz. Bolu’dan herkese güzel bir gün diliyorum.

Bolu Cezaevi İnfaz Kurumları Kampüsünde bulunan mahpusları ziyaretim sonrası açıklama yapıyorum!

Herkese merhaba Bolu Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bulunan siyasi, adli, her kesimden mahpusu ziyaret ettik. Biliyorsunuz bizde hiçbir ayrım yok. En başta F tipi cezaevinde özellikle mahpusların infaz ile ilgili önemli sıkıntıları var çünkü şartlı tahliyeler verilmiyor. 30 yıl yatmış, müebbet yatmış ve daha sonra 7 kez kurula girdiği halde tahliyesi verilmiyor. Şartlı tahliyeden yararlanamıyor. İyi hal puanı mı yok? Hayır, var. Her şey var ama bir şekilde gözlem kurulunda cezaevinden çıkmayı başaramıyor. Cezaevleri kalabalık ve buna rağmen bu tahliye edilmeme uygulaması devam ediyor. Türkiye’nin farklı yerlerinde bu uygulama var. Sincan’da var, başka yerlerde var ama Bolu F-Tipi’nde öylesine var ki düşünün 30 yıllık cezayı 33. yılında devam ettiren mahpusları gördüm. Gerçekten bu olacak bir iş değil arkadaşlar. Bunun bir an evvel bitmesi lazım. Serkan Onur Yılmaz isimli bir mahpus açlık grevi yapıyor. Evet bu cezaevi ile ilgili değil. Kuyu tipi cezaevlerindeki arkadaşlarının oradan çıkarılması için bunu yapıyor ve açlık grevinin 278. gününde yanıma geldi. Oldukça zayıflamış durumdaydı. Sağlık durumu iyi değil. Derisinde döküntüler var ve başka birçok sıkıntısı var. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın bunu duyması lazım. Bu kişi ölüme doğru gidiyor. Artık aklında ölüm düşünceleri var. 15 gündür açlık grevini ölüm orucuna çevirmiş. 21. yüzyılda 2025’te bir insan Bolu F Tipi Cezaevi’nde ölebilir. Buradan tüm Türkiye’ye söyleyeyim. Yetkililerin umurunda değil herhalde. 278 gündür açlık grevi yapan bir insan umurlarında olsa herhalde müdahale ederlerdi. Bir müdahale de görmüyoruz. Üzücü bir hadise. Serkan Onur Yılmaz yarın öbür gün ölürse bunun sorumlusu buna duyarsız kalanlardır! Kuyu tipi hapishaneleri inşa edenlerdir çünkü kuyu tipi hapishaneler insan onuruna aykırı yerler. Bunu da söylemiş olalım. Hapishanede sohbet hakları verilmiyor. Sohbet hakları 10 saat olmasına rağmen 4 saat uygulanıyor. Bu da kabul edilecek bir durum değil. Mektup ve kitap kısıtlamaları var. Onların düzeltilmesini istedik. Kürtçe mektup meselesinde sıkıntılar var. Kürtçe bilen memur olmadığı için mektuplar giremiyor veya çok geç giriyor. Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ne söyleyelim bu cezaevine Kürtçe bilen bir memur göndersinler de insanlar ana dilinde gönderdiği mektubu okutsun, okusun. Bunlar da Türkiye’ye yakışmıyor artık. Hastane sevklerinde aksamalar oluyor jandarma çift kelepçe ile götürüyor. Başka cezaevlerinde tek kelepçeyile götürülüyor burada işi abartmış jandarma çift kelepçe ile götürüyor. Adamı kelepçeliyorsun ardından bir de jandarmaya kelepçeliyorsun böyle iş mi olur arkadaşlar! Doktorun yanına gidiyor orada jandarmaya bağlı kelepçe çıkıyor ama mahpusun elindeki kelepçe çıkmıyor böyle işler olur mu ya bunlar yakışmıyor Türkiye’ye. İnsan muayene olacak kelepçesi çıkarılmıyor. İçeride bir sürü jandarma var ama buna rağmen çıkarılmıyor. Bu iş biraz işkenceye dönüyor. Bunu hep anlatıyoruz. Bu kelepçeli muayene işini bitirin. Ağız içi arama işlerini bitirin diyoruz. Bunlar Türkiye’ye yakışmıyor. Tekli ringte götürülüyorlar. Şu sıcakta düşünün ufacık bir hücre gibi aracın o bölümünde götürülüyorsunuz ve bu da bir işkenceye dönüyor. Yemeklerin çelik kaplarda değil plastik kaplarda verilmesi sağlık açısından sıkıntı yaratıyor. Bunu da söylemiş olayım. Oda değişimleri yapılmıyor. İnsanlar sürekli aynı odalarda kalmak zorunda kalıyor. Bunlar yapılmayacak işler değil. Türkiye’de bir barış süreci var. Bolu F Tipi cezaevine de hatırlatayım. Bu tahliyelerin geciktirilmesi olayını bitirin artık lütfen diyorum. Bu dayatmalar bitsin diyorum. Kimi mahpusun annesi 10 yıldır gelemiyormuş. Mahpus Diyarbakır’dan gelecek, annesini göremiyor çünkü anne gelemiyor kişi 30 yıldır yatıyor cezaevinde. Anne 80-90 yaşına erişmiş. Ya diyor ki:”En azından tahliyemi verin de Alzheimer hastası annemi ölmeden göreyim.” diyor mahpus. Bakın mahpuslar bu hesabı yapıyor. Daha hala “Dışarı çıkınca ne yapacaksın bakalım? Toplum ile bütünleşeceğine inanmıyorum.” gibi gerekçelerle insanların tahliyeleri erteleniyor. İnsanlar ölmeden önce annesini babasını göremeyecek. Bunlar kabul edilecek şeyler değil. Yaşlı annesi babası gelemiyor. Ya bırakın artık 33.-34. yılında ne arıyor bu insanlar iyi hali olmasına rağmen bunu da buradan açıklamış olayım. Bolu T Tipi Cezaevi’nde de önceden de hepinizin tüm kamuoyunun bildiği Melek Gelir’i ziyaret ettim. Kızı Sümeyra Gelir vefat etmişti bir epilepsi nöbetinde. Anne Ferizli Cezaevi’ndeydi ve yıllarca Bolu Cezaevi’ne gideyim diyordu ve onu göndermiyorlardı. En sonunda ne mi oldu? Annesine hasretinden hastalanan çocuk, epilepsi olan çocuk bir epilepsi nöbetinde hayatını kaybetti. Anne o kadar çırpındı, baba o kadar çırpındı. Mahpusun Ferizli’den Bolu’ya naklini yapmadılar yapmadılar sonunda çocuk hayatını kaybetti. Sümeyra Gelir hayatını kaybettikten sonra anne Melek Gelir’i buraya sevk ettiler. Burada kendisini ziyaret ettim. Biraz daha toparlamış gördüm ama tabi psikiyatri ilaçları günde iki tane kullanarak ayakta duruyor. Biraz daha toparlamış. Umarım daha iyi olur. Hepinize özgürlük ve adalet dolu günler diliyorum.

Yorumlar