13 Ağustos 2026
Perspektif – Naman Bakaç
Türkiye, Kürt sorunu eksenli şiddet ve çatışma ortamından Ekim 2024’ten itibaren yepyeni sayfalar açarak kurtulmaya çalışıyor. Bahçeli’nin çıkışıyla resmi olarak başlayan yeni sayfa, Öcalan’ın silah bırakma çağrısı ve ardından örgütün bu çağrıya uyarak kendini feshettiğini deklare etmesiyle devam etti. Bu yeni sayfalardan biri de Meclis’ten geçen barış ve çerçeve yasası ile yaşandı. Her yeni sayfa birbirlerine eklenerek muhtemelen sorunun çözüm kitabını oluşturacak.
Türkiye, Kürt sorunu eksenli şiddet ve çatışma ortamından Ekim 2024’ten itibaren yepyeni sayfalar açarak kurtulmaya çalışıyor. Bahçeli’nin çıkışıyla resmi olarak başlayan yeni sayfa, Öcalan’ın silah bırakma çağrısı ve ardından örgütün bu çağrıya uyarak kendini feshettiğini deklare etmesiyle devam etti. Bu yeni sayfalardan biri de Meclis’ten geçen barış ve çerçeve yasası ile yaşandı. Her yeni sayfa birbirlerine eklenerek muhtemelen sorunun çözüm kitabını oluşturacak.
Bu yeni çözüm kitabı, Avrupa, Amerika ve Asya ülkelerindeki benzer etnik sorun çözüm modelinden çok; yerli, organik ve nevi şahsına münhasır olmaya aday. Belki de kendine özgü çatışma ve çözüm modeliyle literatüre de geçebilir. Ancak literatürdeki bu özgün modelin sahada yansıması aynı hızla ve kalibre ile atbaşı yürümeyebilir. Zira “Kanunların Ruhu” kadar bunu uygulayacak aktörlerin ruhu da önemli. Bu ruhu sahaya yansıtacak zihniyet dönüşümü ise epey zaman alacağa benziyor. Ancak 467 oyla yasanın geçişiyle beliren siyasi meşruiyetteki yükseklik, toplumun farklı kesimlerinden gelen destekle görünen toplumsal meşruiyet, siyasi elitlerin kararlılık ve vizyonu, medyanın kahir ekseriyetinin desteği ile şiddet ve çatışma iklimi şarkı sözünde geçtiği gibi belki de “İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse”melere kendini bırakabilir.
Perspektif, Türkiye’yi gelecekte beklemesi muhtemelen güzel tabloyu şekillendirecek sayfalardan biri olarak Meclisten geçen barış ve çerçeve yasasını, 5 cümlede 5 şahsiyette nasıl bir duygu dünyasına ittiğini, geleceğe dair ne tür düşüncelere daldırdığın; Habertürk yazarı Muhsin Kızılkaya, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, Edebiyatçı-Yazar Yıldız Ramazanoğlu ve Petrol-İş Sendikası eski Başkanı Münir Ceylan’a sordu.

Muhsin Kızılkaya-Habertürk Yazarı
- Meclisten büyük bir çoğunlukla geçen kanunla birlikte şükür, silahlar sustu; ama hepimizin içinde yıllardır konuşan ölüler daha uzun süre konuşmaya devam edecek.
- Bu güzelim memlekette nice genç insanın ölümüne, nice annenin hayatının kararmasına sebep olan silahların susacağına inanmak, bana coşkulu bir sevinçten önce, iç huzuruna benzer derin bir sükûnet hissi veriyor.
- Ben bugünü bir tarafın kazandığı, ötekinin kaybettiği bir gün olarak değil, hepimizin biraz daha yaşama hakkı kazandığı bir gün olarak telakki ediyorum.
- Şimdi dağlardan inecek olanların ardında ne zafer türküsü ne de yenilgi ağıtı olsun; yalnızca uzun bir suskunluğun ardından eve dönen insanların mahcup adımları ve onları bekleyenlerin titreyen elleri kalsın.
- Ben bugün seviniyorum; ama bu sevinci, coşku dolu bir sevinçten çok yıllardır içimde taşımaktan yorulduğum bir ağırlığı yere bırakmanın sessizliğine benzetiyorum; keşke bugün bu kadar geç kalmasaydı, keşke bu kadar mezar kazmamız gerekmeseydi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu-DEM Parti Kocaeli Milletvekili
- Çerçeve yasanın tüm sorunları çözen sihirli bir el olmadığı ortada olmasına rağmen tek bir kişinin ölümünün önlenmesi bile milyonlarca mazeretin üstündedir; bundan dolayı anaların ağlamadığı, çocukların ölmediği bir dünya kadar güzel bir dünya var mı?
- Yıllardır “Kürt sorunu yoktur, örgütü de imha edeceğiz” denilmesine rağmen devlet Kürt sorununu az çok kabul etti ve örgütle el sıkıştı.
- Herkes silahların bırakılması gerektiğini, yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini biliyordu ama adım atmıyordu tıpkı Kırmızı Pazartesi Roman’ında olduğu gibi.
- Adım sonunda atıldı ancak nasıl atıldığı önemli olmakla beraber, Bahçeli ve Öcalan radikal bir hareketle adımlarını attılar ve barışın ilk perdesi böylelikle sahnelendi.
- Çerçeve yasa sürecinin sonunda Erdoğan’ın çıkarları olabilir ancak silahların susup siyasetin konuştuğu bir dünyada ne otoriter yönetimler ne de silahlar kazanabilir. Demokratik mücadele sonunda galip gelir ki bundan dolayı çerçeve yasa son derece önemlidir.

Yetvart Danzikyan- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
- Mevcut yasa Kürt meselesinin çözümünden bahsetmemekle birlikte şüphesiz önemli bir adımdır. Kürt siyasal hareketi ile bir müzakere yapılmış ve bu müzakere yasal bir metne yansımıştır.
- Bununla birlikte sürecin nasıl devam edeceği mühimdir. Yasa örgüt üyelerinin bir kısmına denetimli serbestlik getirmekte ve siyasete değilse bile olağan hayata katılmalarının önünü açmaktadır. Bu gelişmenin Kürt siyasi hareketindeki sıklet merkezlerini ne yönde değiştireceği bir soru işaretidir.
- Eleştiriler dikkate alınmalıdır. Diyelim anadil meselesi ya da Kürt varlığının kamusal hayatta nasıl karşılık bulacağı gibi konular belli ki ötelenmiştir ya da belki de iktidarın ajandasında böyle bir konu hiç yoktur. Bunun Kürt meselesinde adil bir çözüm talep edenler tarafından dile getirilmesi, iktidardan bu yönde yanıtlar talep edilmesi gerekir. Bu konu sadece DEM Parti’ye bırakılmamalıdır.
- Türkiye’de demokratikleşme açısından büyük sıkıntılar yaşanmakta, ana muhalefet partisi yargısal hamlelerle kıskaç altına alınmaya çalışılmaktadır. YENİ Parti yönetimi tüm bu zorluklara rağmen yasaya “evet” demiş, ancak partinin büyük kısmı hayır oyu kullanmıştır. Bu ikilik muhtemelen iktidarın da arzuladığı bir gelişme idi, yani YENİ Parti’nin kurulur kurulmaz bir tartışma içinde olması. Ancak daha Kürt meselesinin çözümünün dahi gündeme gelmediği bir yasa etrafında böylesi bir yarılma, ana muhalefet açısından sıkıntılı bir durum yaratabilir. Kendi adıma YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in oylama öncesi ve sırasındaki tutumunu önemli ve yapıcı buluyorum.
- Selahattin Demirtaş’ın durumunun bu yasayla ilgisi yoktur. Zaten kendisi yıllar önce serbest bırakılmalı daha doğrusu hiç hapse atılmamalıydı. Ancak iktidar belli ki Demirtaş’ın ya bir süre daha içeride kalmasını ya da çıksa bile siyaset yapmamasını talep ediyor. Kendisi seçilmiş ve toplumun önemli bir kesimin desteğini almış bir liderdir. Demirtaş hapiste kaldığı sürece iktidarın gerek Kürt meselesinde gerekse demokratikleşme konusundaki tutumu şüpheyle karşılanacaktır. Buna elbette hapisteki CHP’li belediye başkanlarını, Osman Kavala ve Gezi tutuklularını katmak gerekir. Bu konularda adım atılmaması ola ki iktidarın Kürt meselesini çözmek gibi bir niyeti varsa, bu niyetin geniş kamuoyunda sorgulanması sonucunu doğuracaktır. Dolayısıyla yasa önemli bir başlangıç olmakla birlikte bundan sonra iktidar ve Kürt siyasal hareketini kritik bir dönem beklemektedir

Yıldız Ramazanoğlu-Yazar, Edebiyatçı
- Çerçeve yasa artık ötekini işiteceğimize, birbirimizin hikâyesine, hakikatine, farklılıklarına eğilebileceğimize dair umut verirken; çerçeve yasanın adı bile birlik ve beraberliğimizi inşada yaşadığımız zafiyetlere, millet olarak birbirimize yaşattığımız acılara işaret ediyor:
- Tek bir ırka dayalı, ulus devleti merkeze alan paradigmanın çoğulculuk ve eşit kuruculuk lehine değişmesi ihtimali kalplerde yumuşamaya ve yaraların sarılmasına vesile olacaktır.
- Bugüne kadar yaşadığımız maddi manevi kayıplar, bölgedeki yıkıcı ve kıyıcı emperyal güçlerin aslında hiçbirimizi sevmeyip, farklılıklarımızdan çatışma üretme stratejileri hiç bu kadar net görülmemişti. Bölge halkları olarak birbirimize güvenmekten başka çaremiz yokken devletlerin teker teker teslim alınmasına şahitlik ediyorduk
- 592 milletvekilinin 467’sinin yasaya kabul oyu vermesi de durumun olağanüstülüğünün ve parçalanmanın hepimize getireceği felaketin çok iyi anlaşıldığını gösteriyor. On yıllardır süren, toplumsal barışı zedeleyen bu teröre alışmayı, kanıksamayı Kürtler de Türkler de reddetmiş oldu. Kötü gidişata alışmak, değişim ve dönüşüm için harekete geçmemek de suça iştiraktir çünkü. Artık kimlikler yaramız değil zenginliğimiz olmalı. Bu yönde toplumsal barışı besleyecek adımlar bekleniyor görebildiğim kadarıyla.
- Bu çabaları bölgede mezhep savaşları hayalleri kuranları engelleyecek bir bilinç yükselmesinin takip etmesini diliyorum. Gönül ister ki daha geniş bir seferberlik başlasın. Orta Doğu halkları anonim varoluşların ötesine geçip, her bir bireyin kıymetli olduğu, yurttaşlık temel hak ve hukukunun teslim edildiği, hakça paylaşılan bir düzene kavuşsun.

Münir Ceylan-Petrol-İş Sendikası eski Başkanı
- Türk İş Genel Kurulu ve Başkanlar Kurulu’nda Kürt Sorunu diye başladığım cümleyi tamamlayamadan yaşadığım baskıyı hatırlıyorum, bir de silahları susturan bu çerçeve yasayı düşünüyorum da, biz oldukça mesafe katetmişiz diye içimden geçirmiyor değilim.
- Düşünce suçlusu olarak yargılandığım ve sekiz ay cezaevinde kaldığım dönemi hatırladıkça hiçbir zaman Türk ve Kürt halkının kardeşçe yaşayabileceğine olan inancımı kaybetmedim ki geçen bu çerçeve yasa da bendeki bu inancı daha bir pekiştirdi. Bu yüzden devletin en üst kademelerinde tartışılıp çözüm sathi mahalline girildikçe mutluluğumu tarif edemediğim gibi tünelin; demokrasi, barış ve kardeşlikle sonuçlanmasını umuyorum.
- Artık acılar yaşanmasın, barış ve kardeşlik türküleri her yerde söylensin ki memlekette kardeş kavgası bir son bulsun. Bunun için Barış ve Çerçeve Yasası bize düşen birtakım görevlerin olduğunu hatırlatıyor ve bu bilinçle; dilimize ve kültürümüze sahip çıkmak ve bir halkın değerleriyle yaşamasının önünü açmak için bizlere yılmadan çalışmayı salık veriyor.
- Çerçeve yasası, büyük badireler ve istismarlara rağmen TBMM’de 467 oyla kabul edilirken kuşkusuz bu başarı milletimizindir elbette ancak başarının mimarları olarak başta Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sn. Devlet Bahçeli, DEM Parti yetkilileri ile Sn. Öcalan’ın olduğunu unutmuyoruz.
- Bu barış ve çerçeve yasasıyla sadece PKK tasfiye edilmiyor; Türkler ve Kürtler olarak geleceğimiz de inşa ediliyor, zira bu ülkeyi Kürtler ve Türkler olarak bizler hep beraber kurduk. Yaşanan acı süreç sonlanıyor ve kardeşlik hukuku içinde geleceğimiz hep birlikte ihya ve inşa ediliyor.

























Yorumlar