20 Ağustos 2026
Türker yaşadıklarını, “Eldiven giyen bir polis ‘üstünü çıkar’ dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. ‘Cinsel organını aç’ dedi, ‘arkanı dön-eğil’ dedi” diye anlatmıştı. Savcı iler arasında geçen diyaloğu da anlatan Türker, “Savcı, ‘Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?’ dedi. ‘Değil’ dedim. ‘Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi” ifadelerini kullanmıştı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İBB davasında yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker‘in duruşmada dile getirdiği “çıplak arama, kötü muamele, psikolojik baskı, çocukları üzerinden tehdit edilme ve cezaevi koşulları” hakkındaki iddialara yönelik DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun verdiği soru önergesini yanıtladı. Çiftçi, gözaltına alınan kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami özen gösterildiğini dile getirerek, “Araştırma/inceleme yapılması için Mülkiye Başmüfettişi ve Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir” demekle yetindi. Konuyla ilgili olarak Bakan Çiftçi’nin talimatıyla 12 Haziran’da soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.
DEM Partili Gergerlioğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın 47. duruşma gününde savunma yapan Medya A.Ş. Genel Müdürü Türker’in mahkeme huzurunda anlattığı iddialara ilişkin olarak 12 Haziran’da iki ayrı soru önergesi hazırladı.
Gergerlioğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek‘e yönelttiği önergede Türker’in gözaltı, savcılık sorgusu, cezaevi sevki ve tutukluluk koşullarına ilişkin beyanlarının hukuk devleti ilkesi açısından ciddi iddialar içerdiğini belirtti. Türker’in İstanbul Vatan Caddesi’ndeki emniyet müdürlüğünde çıplak aramaya maruz bırakıldığını, kendisine “Cinsel organını aç”, “Arkanı dön, eğil” denildiğini anlattığını hatırlatan Gergerlioğlu, bu iddiaların işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında etkili biçimde soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Önergede Türker’in, tutuklandıktan sonra cezaevinde SEGBİS aracılığıyla kendisini daha önce sorgulayan savcıyla görüştürüldüğünü, avukatıyla görüşmek istediğini söylemesi üzerine çocukları üzerinden tehdit edildiğini ifade ettiği aktarıldı. Gergerlioğlu, bir kişinin avukatıyla görüşme talebinin anayasal güvence altında olduğunu belirterek, bu hakkın kullanılması nedeniyle çocuklarıyla tehdit edilme iddiasının savunma hakkı, adil yargılanma hakkı, aile hayatına saygı hakkı ve kötü muamele yasağı bakımından çok yönlü ihlal iddiası oluşturduğunu kaydetti.
Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Çiftçi’ye sunduğu önergede ise Türker’in Vatan Emniyet’te gözaltında tutulduğu sırada yaşadığını söylediği çıplak arama ve onur kırıcı muamele iddialarını gündeme taşıdı. Önergede, gözaltı altındaki kişilerin devletin koruması altında olduğu, kolluk birimlerinin görevinin gözaltındaki kişilerin güvenliğini ve haklarını korumak olduğu ifade edildi.
Gergerlioğlu, Vatan Emniyet’te yaşandığı iddia edilen olayın tüm yönleriyle araştırılmasını, ilgili kolluk görevlilerinin tespit edilmesini, kamera kayıtları, görev çizelgeleri, arama tutanakları ve gözaltı kayıtlarının incelenmesini istedi. Ayrıca gözaltı merkezlerinde çıplak arama uygulamalarının keyfîliğe dönüşmemesi için kamera denetimi, tutanak zorunluluğu, bağımsız izleme ve toplumsal cinsiyet duyarlı kolluk eğitimi gibi önleyici mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Polis memurları tespit edildi mi, haklarında idari soruşturma başlatıldı mı?”
Gergerlioğlu, Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
“Fatoş Pınar Türker’in Vatan Emniyet’te çıplak aramaya maruz bırakıldığı yönündeki duruşma beyanı Bakanlığınızca resen incelemeye alınmış mıdır?
Türker’in “Cinsel organını aç”, “Arkanı dön, eğil” şeklinde ifadelerle arandığı iddiası hakkında ilgili polis memurları tespit edilmiş midir?
Söz konusu arama işlemini gerçekleştirdiği iddia edilen kolluk görevlileri hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?
Bu iddialar nedeniyle herhangi bir polis memuru görevden uzaklaştırılmış mıdır? Uzaklaştırılmadıysa gerekçesi nedir?
Fatoş Pınar Türker’in gözaltında bulunduğu tarihte Vatan Emniyet’te görevli olan arama ve muhafaza personelinin isimleri, görev çizelgeleri ve sorumluluk alanları incelenmiş midir?
Türker’in aramaya alındığını söylediği “arşiv odası gibi yer” kamera kaydı bulunan bir alan mıdır? Bu alanın kamera kayıtları muhafaza altına alınmış mıdır?
Vatan Emniyet’te gözaltına alınan kişilerin üst araması ve detaylı arama işlemleri hangi odalarda yapılmaktadır? Bu odaların denetimi nasıl sağlanmaktadır?
Vatan Emniyet’te gözaltına alınan kadınların arama işlemlerinde hangi mevzuat hükümleri uygulanmaktadır?
Kadın gözaltıların arama işlemleri sırasında mahremiyetin, insan onurunun ve kötü muamele yasağının korunması için hangi yazılı talimatlar uygulanmaktadır?
Fatoş Pınar Türker’e uygulandığı iddia edilen çıplak arama işlemi için yazılı arama tutanağı düzenlenmiş midir?
Böyle bir tutanak varsa, tutanakta aramanın gerekçesi, kapsamı, aramayı yapan görevli, arama sırasında hazır bulunan kişiler ve arama sonucu açıkça belirtilmiş midir?
Gözaltındaki bir kadına “cinsel organını aç”, “arkanı dön, eğil” denilmesi Bakanlığınızca hukuka uygun bir arama yöntemi olarak görülmekte midir?
Son 5 yılda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde çıplak arama, kötü muamele, sözlü taciz veya onur kırıcı muamele iddiasıyla kaç başvuru yapılmıştır?
Son 5 yılda Vatan Emniyet’te gözaltında çıplak arama iddiaları nedeniyle kaç kolluk görevlisi hakkında idari veya adli soruşturma başlatılmıştır?
Bu soruşturmaların kaçı disiplin cezası, görevden uzaklaştırma, meslekten çıkarma veya ceza davası ile sonuçlanmıştır?
İBB soruşturması kapsamında gözaltına alınan diğer kadınların da benzer çıplak arama veya kötü muamele iddiaları olmuş mudur? Bakanlığınız bu yönde herhangi bir başvuru almış mıdır?
Gözaltı merkezlerinde arama işlemlerinin keyfîliğe ve kötü muameleye dönüşmemesi için bağımsız denetim mekanizması bulunmakta mıdır?
Vatan Emniyet’te gözaltında bulunan kişilerin avukatlarıyla görüşme, yakınlarına haber verme, sağlık kontrolüne erişme ve kötü muamele iddiasında bulunma hakları fiilen nasıl güvence altına alınmaktadır?
Fatoş Pınar Türker’in “Vatan Emniyet’e girdiğimde buradan çıkamam diye düşündüm, ölüm düşüncesi gelişti” şeklindeki beyanı dikkate alındığında, gözaltı sürecindeki psikolojik baskı iddiaları yönünden herhangi bir inceleme yapılacak mıdır?
Bakanlığınız, gözaltı merkezlerinde çıplak arama ve onur kırıcı muamele iddialarını önlemek amacıyla kamera denetimi, tutanak zorunluluğu, bağımsız izleme, kadın personel eğitimi ve kötü muamele iddialarında otomatik soruşturma mekanizması kurulması yönünde bir düzenleme yapacak mıdır?”
Bakan Çiftçi’den yanıt: Başmüfettiş görevlendirildi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Gergerlioğlu’nun soru önergesine 18 Ağustos’ta yanıt verdi. Verilen yanıtta, “gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami özen gösterildiğini” söyleyen Çiftçi, söz konusu iddialarla ilgili olarak Mülkiye Başmüfettişi ve Polis Başmüfettişi görevlendirildiğini belirtti.
Çiftçi’nin verdiği yanıt şöyle:
“Kolluk kuvvetleri görevlerini, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi amacı ile kanunların kendisine verdiği yetkiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yapmakta olup adli makamların bilgisi ve talimatları doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri gerçekleştirmektedir.
Emniyet Teşkilatı personelinin işlemiş olduğu iddia edilen suçlar ile ilgili olarak personele yönelik ihbar ve şikayetler, iddianın niteliğine göre Mülkiye Başmüfettişleri, Polis Başmüfettişleri ya da muhakkikler marifetiyle yürütülmekte ve neticesine göre yetkili mercilerce karara bağlanmaktadır.
Kolluk kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen gözaltı işlemleri adli makamlardan alınan talimat doğrultusunda ve başta Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği ile ilgili mevzuat kapsamında yerine getirilmekte olup gözaltına alınan şahısların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami özen gösterilmektedir.
Gözaltına alınan tüm şüpheli şahısların konuldukları nezarethaneler Yakalama Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 25’nci maddesi hükümlerine uygun olup ilgili makamlar tarafından denetimleri yapılmaktadır.
Ayrıca soru önergesine konu olay ile ilgili araştırma/inceleme yapılması için Mülkiye Başmüfettişi ve Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.”
Ne olmuştu?
İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, “Vatan Emniyet’e girdiğimde ben buradan çıkamam diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Yani tam bir kabus gibiydi” demişti.
Vatan’daki çıplak arama iddialarından bahseden Türker, “Eldiven giyen bir polis ‘üstünü çıkar’ dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. ‘Cinsel organını aç’ dedi, ‘arkanı dön-eğil’ dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” diye konuştu. Savcı ile arasında geçen diyaloğu anlatan Türker, “Savcıya ifade vermek için avukatımla görüşeceğimi söyledim. ‘Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?’ dedi. ‘Değil’ dedim. ‘Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler” ifadelerini kullanmıştı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Türker hakkında yaptığı yazılı basın açıklamasında, Türker’in “çıplak arama” beyanını reddetmişti. İstanbul Emniyeti yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Bahse konu olayda şahsın gözaltı süreci boyunca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı herhangi bir uygulama söz konusu olmamış ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadelerine yer vermişti.
Türker’in avukatları konuyu AYM’ye taşımıştı.






















Yorumlar