30 Nisan 2024

ÖFG TV’ye hoş geldiniz. Her hafta Salı günü saat 21.00’da yaptığımız ger hafta haftanın önemli konu ve konukları ile yaptığımız programımıza bugün de başlıyoruz. Bugün büyük bir insan hakları sorunu olan KHK meselesi ve bu meseleyi aydınlatmak üzere çekilmiş bir belgeselin yasaklanma hikayesi ve ardından da bu yasaklanmaya karşı bir direnişi ifade eden bir son durumu anlatacağız.

KHK’lar ile on binlerce insan, yüz binlerce insan bir anda işlerinden ihraç edildi, haksız hukuksuz bir şekilde ve çok büyük dramlar, çok büyük hukuksuzluklar, psikolojik sorunlar, ekonomik dışlanmalar, aile sorunları, boşanmalar, intiharlar, özgürlük kısıtlamaları, cezaevi dramları yüz binlerce kişinin uğradığı büyük sıkıntılar oluştu.

Bu konuyu yansıtmak üzere çok fazla sanatsal çalışma yapılmadı! Çok büyük bir buz dağı var ve bu buz dağının görünmeyen kısmı çok daha büyük ve bunu yansıtacak sanat eserleri çok fazla yok! İşte yapılanlardan birisi; Kanun Hükmü isimli bir belgeseldi ve yönetmeni Sayın Nejla Demirci bugün misafirimiz. Kendisi bu belgeseli uzun sürelerde çekti, yılları bulan uzun sürelerde çekti, çekim esnasında engellemelere uğradı, Anayasa Mahkemesi’ne gitti geldi bir sürü hikayesi var onu kendisi ayrıntılı anlatır ve en sonunda film hazır hale geldiğinde Altın Portakal Film Festivali’nde filmin gösterimi engellendi! Antalya Büyükşehir Belediyesi buna cesaret edemedi ve ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis’in açılış konuşmasında Kanun Hükmü Belgeselinin gösterimi noktasında olumsuz beyanlarda bulundu.

Bugün bu önemli sürecin kahramanı Kanun Hükmü isimli belgesel filmin yönetmeni Sn. Nejla Demirci konuğumuz, hoş geldiniz. Meclis’te birlikteyiz, bizi ziyaret etti. Yarın 1 Mayıs, ardından 2 Mayıs İşçi Filmleri Festivali, tam da 1 Mayıs sonrasında İşçi Filmleri Festivali’nde Ankara’da gösterime giriyor. İstanbul gösterimleri var. Filmin çekimi ve sonrası bugüne kadar olan hikayesi var. Bugün neden Meclis’tesiniz? Neler yaptınız? Perşembe günü Ankara’da İşçi Filmleri Festivali filminizin gösterimi ile başlıyor, çok önemli bir olay bu bizim için.

Nejla Demirci: Bazı meseleler biraz daha siyasi erke dokunuyor oluyor ve orada biraz daha mayınları fazlalaştırıyorlar. Mayınlı bir yoldan geçip, filmi izleyelim gibi bir ortamımız olmuyor maalesef izletmek için de mücadele ediyoruz. Filmi göstermek için verdiğim bir mücadele için Ankara’dayım. Başka ülkede, film üretenlerin, belgesel sinema üretenler de film gösterimi için mücadele ediyor mu diye. Mücadelenin ortaklarından birisi İşçi Filmleri Festivali. İşçi Filmleri Festivali gücünü halkından alır ve son derece mütevazi bir şekilde festival yapılır yıllardır. Bundan destek alıyor olsa gerek ki biz kendileri ile birlikte Türkiye prömiyeri yapmaya karar verdik. Bu gösterimin ilki Ankara’da açılış filmi olacak. 2 Mayıs Perşembe günü 18.30’da Kuğulu Park’ta buluşup yürüyüş yapacağız.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: 2 Mayıs Perşembe günü 18.30’da Kuğulu Park’ta buluşuyoruz. İşçi Filmleri Festivali’nin yürüme noktasında.

Nejla Demirci: Gösterim için 2 Mayıs Perşembe günü 18.30’da Kuğulu Park’ta buluşup yürüyüşe geçiyoruz, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne gidiyoruz. Yürüyüş, festivalin 10 yıldır yapmadığı bir yürüyüştü. Yürüyüşümüz eğlenceli bir yürüyüş olacak. Festivalin geleneksel yürüyüşü. Bir belgesel filmimiz var. Türkiye’nin en yüksek mahkemesi olan AYM’den ifade özgürlüğünün ihlali kararı çıktı bu film için. Bu film için devlet tazminat cezası verdi. Bu filmi Antalya Film Festivali aldı. Sonrasında ise eser tescil belgesi alamadık, gösterimi yapamazsın dediler. Bu emeğe göz yummadı İşçi Filmleri Festivali ve tavrını koydu. Bu çok güzel bir tavır, “Biz bu filmi ne olursa olsun göstermek istiyoruz.” Dediler. Eser tescil belgemiz için mücadelemizi vermiştik. Herhangi bir festivalin Kanun Hükmü’nü almaması için bir sebep yok. Ailesi ile 2 milyonu bulan önemli bir sosyal yaraya alan açmama zaten vicdansızlıktır. İzletmek değil izletmemek suçtur. İşçi Filmleri Festivali’nde anlaştık.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kanun Hükmü filminin izletmek değil izletmemek suçtur diyorsunuz.

Nejla Demirci: Ankara’ya çıkıp geldim önce DEM Parti Grup Toplantısı’na katıldım. Eş Başkan Tuncer Bakırhan bir çağrı yaptı filmin yaşadığı hukuksuzluklar hakkında konuştu ve partilileri filmi seyretmeye davet etti. Ardından CHP Grup Toplantısı’na gittik. Bugünlerde anayasa konuşulup tartışılıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk defa sanatsal ifade özgürlüğünün tartışıldığı ve emsal kararın çıktığı bir kararımız var. Anayasa çok tartışılıyor ve “Anayasa yapalım.” Deniliyor, mevcut olan kullanılmıyor, uygulanmıyor. Toplumda bir karşılığı olmayan bir şey bu anayasa tartışmaları.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: 2 Mayıs Perşembe günü Ankara’da 18.30’da Kuğulu Park’ta toplanıyoruz, oradan yakında olan Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’ne doğru bir yürüyüş yapıyoruz ve 19.00’da filmin gösterimi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde olacak. Afişimiz var Kanun Hükmü Belgeselinin meşhur afişi, İşçi Filmleri Festivali düzenliyor. Herkesi bekleriz, KHK’lılar ve KHK zulmüne duyarlı olan herkesi bu filme destek vermeye bekleriz. Festival çatısı altında gösterim yapılacak, festivallerde sanat eserleri izlenir ve kültür yürüyüşü yapılır. Tüm bunlar ile ilgili prosedürler tamamlanmış durumda.

Nejla Demirci: Bizim filmimizin geniş kesimler tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Bizim bir eşiği aşmamız gerekiyor. Talihsiz bir şey yaşadık, gerginlik yaşadık büyük bir emek var. Belki 10-20 yıl sonra daha çok izlenip üzerinde konuşulacak bir film ama biz bugün can yakan gündemlerin içinden geçiyoruz. Hala 8 yıldır işsiz olan bir KHK’lı ailesi ile nasıl zaman geçiriyor? Ne iş yapıyor? Onun çocuklarının ruhsal durumu nedir? Eğitim verildi mi? Hakları ellerinden alındı sağlıkları ne durumda? Bütün bu sorunların geniş kesimler tarafından sorulması bizim için ahlaki bir şeydir. Filmimizde bir hekim var sağlık emekçisi orada Türk Tabipler Birliği üyesi aktivisti, Sağlık Emekçileri Sendikası üyesi, burada bizim bu kadar iyi ekibi icra eden hekimi neden ihraç edildiğini anlayabiliriz! Sağlığın kimlere hizmet ettiğini, sağlık turizmin bizi nerelere götürdüğünü, eğitim geldiği yeri Engin hocamız üzerinden tartışabiliriz. Hukuku tartışabiliriz. Biz de bu sorunu yaşadık, Yasemin de Engin de, önemli bir hukuk garabeti sürecinden geçtik. Sanatsal ifade özgürlüğü, sanat tartışılabilir. Mesleğini icra etmeye çalışan insan tartışılabilir. Bu dönem üzerinden tüm bunlar tartışılabilir. Ankara’da yapıyoruz filmin ilk gösterimini, burada muhalefetin sahiplenmesi ve muhalefetin meseleye biraz daha yakından bakması çok değerli olacağını düşündüm. KHK Platformlarımız da çok istedi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Tekrar vurgularsak; KHK zulmü en az 7.5 yıldır devam ediyor, yüz binlerce kişi etkilenmiş durumda ve çağın en önemli zulümlerinden birisi. Haksız hukuksuz yargısız infazlarla yüz binlerce kişi ihraç edildi ve milyonları etkileyen bir trajedi çıktı ortaya ve bunu kamuoyuna yansıtacak sanat eserleri az ve var olanı da böyle engellemeler ile karşılaşıyor fakat çok değerli bir çalışma yaptığını biliyoruz. Bu çalışma da Engin Karataş bir sınıf öğretmeni, iyi bir öğretmenken idealist bir öğretmenken ihraç edildi ve bu ihraca karşı bir direniş başlattı. Yasemin Demirci hakeza bir kardiyoloji uzmanı, çok dürüst nitelikli idealist bir hekimken ihraç edildi ve o da buna itiraz etti. Nejla Demirci de bütün bu hayat içinde yaşananları çekti ve belgeselleştirdi! Hiç kimse rol yapmadı! Ne ise o var filmde! Bir belgesel var, yaşananlar aksettirildi, hayata gerçeklere ayna tuttu Nejla Hanım ve İşçi Filmleri Festivali’nde bu gösterim gerçekleşecek. Bugün de bir lobi çalışması yapıyor kendisi. DEM Parti Grup Toplantımızda ağırladık Sayın Eş Başkan Tuncer Bakırhan kendisini taltif etti, “Hoş geldin” dedi çok değerli bir iş yaptığını söyledi. CHP Grup Toplantısı’na gitti ve ardından diğer partilere de inşallah gidecek. Perşembe günü Saadet Parti grubu var orada da mümkün olursa katılır ve diğer herkese sesini duyurmaya çalışıyor Nejla Demirci ve filmin gösterimini de heyecan ile bekliyoruz. Film gösterime girdikten sonra Altın Portakal Film Festivali’nde gösterilmedi. Birtakım engellemeler ile karşılaştı ve sonrasında da filmin Türkiye’de gösterilmesinin önüne geçilmeye çalışıldı ve hakeza başka gelişmeler yaşandı. Siz takriben Ekim ayından Nisan’a kadar birçok iş yaptınız. Neler yaptınız? Dünyada dolaştınız.

Nejla Demirci: Festivallere başvurmuştum, Antalya’ya da başvuruda bulunmuştum. Sansür meselesi ile ilgilenmem gerekiyordu. Dünya prömiyerini yaptık Almanya’da, Amsterdam’da prömiyerini yaptık. Napoli’de insan hakları film festivalinde yaptık, Peru’da yaptık.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Yurt dışında gösterildi ama bu zulmün yaşandığı Türkiye’de bu film gösterilmedi. En çok Türkiyelilerin, KHK’lıların izlemesi gerekiyor. KHK’lı dostlarının izlemesi gerekiyor ve tüm kamuoyunun izlemesi gerekiyor çünkü bu ülkede 1 Eylül 2016’da başlamak üzere yayınlanan KHK’lar çok büyük bir zulmün önünü açtı. OHAL Dönemi başlamıştı, OHAL Komisyonları çok kararlı, kötü bir tablo oluşturdu. İnsanlar büyük dramlar yaşadı, büyük trajediler yaşadı. Genç yaşta hastalandılar, intiharlar, boşanmalar, yetişkinlerin depresyonların, çocukların, ergenlerin depresyonları büyük bir travma yaşandı.

ÖFG TV’nin ikinci bölümünde aylardır takip ediyoruz, çok önemli bir konu! 17 yaşında öğrenci Gabon’lu Dina Karabük’te ölü bir halde bulundu ve olayın üstü kapatılmaya çalışıldı! Biz Meclis’te her hafta gündem ettik! Bu toprakların vatandaşı olmayan ama bir insan olan öğrencinin öldürülmesi ve olayın üstünün kapatılmaya çalışılması gibi bir görüntü vardı ortada! Adil yargılama olması için sürekli konuyu gündem ettik!

@gulyeteraktepe : “

@feministavukatt Grubu ile Dina’nın davasını takip ediyoruz! Dina’nın ölümünün ardından haberdar olan feministler olarak bir araya geldik! Soruşturma dosyasında incelemeler yapmak istedik fakat bu dava için herhangi biçimde tepki gösterildiğinde gizlilik kararı verildi! Dosya kapsamında soruşturma yürütülürken birçok delile erişemedik.”

@gulyeteraktepe : ” Soruşturmanın etkin yürütülmediği kanaatindeyiz. Dina’nın dosya kapsamında yargılanan kişinin arabasına binmeden evvel koşarak uzaklaştığı görüntü var, bu görüntüde Dina çıplak ayakla koşarak araca biniyor. Bu araçtan evvel bodrum katında keşif icra edilmesini istiyoruz.”

@gulyeteraktepe : ” Dina annesi ile olan yazışmalarda Türkiye’de ırkçılığa maruz kaldığını kaydının Sakarya’ya aldırmak istediğini, tacize uğradığını ifade ediyor. Dosya kapsamında talep ettiğimiz sanıkların dinlemesini istiyoruz. Dina’nın ölümüne giden adımları tek tek tespit etmek istiyoruz. Etkin bir soruşturma yürütülmedi.”

@gulyeteraktepe : ” Mahkeme heyetindeki tüm hakimlerin reddi talebimiz kabul edilmedi. Mahkeme heyeti taleplerimizi reddediyor! Dina’nın annesi ve babası hakikatin ortaya çıkartılması talebi ile duruşma salonunda konuştular!”

@gulyeteraktepe : ” 5 Ağustos’ta Dina’nın 4. duruşması Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşecek. Tüm hak örgütlerini Karabük’te saha çalışmasına davet ediyoruz. Oradaki ırkçı saldırıların faillerin yargılanması gerekirken göçmen öğrencilere Geri Gönderme Merkezi’ne sevk için otobüsler yerleştirildiğini gördük. Dina için adalet talebimizi dile getirmeye devam edeceğiz.”

Yorumlar