17.10.2025

Son derece önemli bir konu ve önemli bir araştırma MAK Araştırma farklı birçok konuyu masaya yatırarak bu araştırmayı yapmış. Bir saha araştırması yapmış. Bire bir temasla yapmış. Fotoğraflarla bunu belgelemiş. Yılların anket şirketi. Sonuçları da önemli çünkü Türkiye’deki bilinen demografik veriler üzerinden ve gerçekçi siyasal oranlar üzerinden yapmış. Bunları tutturmak önemli. Seçimlerdeki oranlar ve katılımcıların hemen hemen  gerçeğe yakın olması ne demek ? Toplumun realitesini yakalayabilme meselesi. Buna özen göstermişler. Bu gerçekten önemli. Müslümanlarla ilgili bir anketi cami önünde, Hristiyanlarla ilgili bir anketi kilise önünde yaparsanız sonuçlar farklı çıkar ama toplumun genel yapısını yakalamaya çalışan bir şekilde yapmaya çalışırsanız bu en doğru sonuçları verebilir. Buna dikkat edildiğini gördüm. Bir anketten beklenen istatistiki veriler, bütün bunlar açısından ortalamanın üstünde iyi bir değerlendirme olarak görüyorum. Tabi seçimlerle ilgili ve diğer işte af ile ilgili ve diğer bazı hususlarla ilgili soruların yanı sıra KHK ile ilgili de sorular sorulmuş. İyi yapılmış. Bunları uzun yıllardan sonra bir masaya yatırıp araştırmak, incelemek gerekiyordu. KHK meselesine yoğunlaşmış insanların bunu net bir şekilde görmesi gerekiyordu. Aslında önceki yıllarda hatırlıyorum 2018 yılında hatırlıyorum. Bir grup biraz daha amatör bir şekilde KHK meselesiyle ilgili bir anket araştırma yapmıştı. Bana da getirmişlerdi. Orada da önemli bulgular vardı ve tekrarlamak da gerekiyor, işin doğrusu. Keşke ilk zamanlardan itibaren yapılabilseydi.  OHAL ilan edildikten, KHK’lar ilan edilmeye başlandığı andan itibaren, 2016’dan itibaren her yıl böyle bir anket yapılsaydı toplumdaki değişim de gözlenebilirdi. Biz daha öncesinde Bayram Hocamızla OHAL KHK’ların Toplumsal Maliyeti Araştırmalarını yaparken 2. 3. 4. 5. yılda biliyorsunuz bunun maliyetleriyle ilgili bir süreç yapmıştık ve oradaki o KHK’lıların uğradığı mağduriyetler, yaşadıkları travmalar ve kayıplar konusu ortaya çıkmıştı. Tabi bu araştırmalar da son derece ciddi araştırmalardı. Bayram Erzurumluoğlu Hocamızın ellerine sağlık son derece ciddi çalışmalara imza atmıştı ve binlerce sayfalık bir doküman oluşmuştu. Tabi bu Türkiye’nin yarınlarında çok daha bilimsel bir şekilde değerlendirilecek bir çalışmaydı. Belki şu anda çok karşılığı olmuyor. Türkiye, demokrasiye geçtikten sonra belki bunlar biraz daha somut bir şekilde sonuç bulacak fakat bu çalışmalar KHK’ların uğradığı mağduriyetleri tespit etme açısından son derece önemliydi fakat toplum KHK’lılara nasıl bakıyor? KHK mağduriyetine nasıl bakıyor? KHK’lılara nasıl bakıyor? Bu konuda çok fazla bir araştırma yoktu. Daha çok KHK’lılara, kendilerine sorulan; “Neler yaşadınız? Maddi manevi, fiziki, psikolojik anlamda kayıplarınız, travmalarınız neydi?” soruları vardı önceki bu çalışmalarda fakat MAK’ın yaptığı anket dışarıdan KHK’lılar nasıl görünüyor anketi? O yüzden önemli. Keşke imkanları olsa 2016’dan beri anket şirketleri bunu da soruları arasına katsaydı. Önemli bulsalardı. yapılmamış, keşke yapsalardı. Aslında yapanlar kazanırdı çünkü çoğunlukla bu meseleye üç maymunu oynayarak bakan bir toplum var ve bilimsel araştırma şirketlerinin de işi bu konuyu araştırmak olmalıydı. Gecikmiş olsa da MAK Araştırma şirketinin Mehmet Ali Bey’in yaptığı bu araştırma önemlidir, değerlidir. Üzerinde durmak, düşünmek gerekir. Ben bu hafta mecliste basın toplantımda konuyu gündem edecektim fakat bir ufak rahatsızlığım olduğu için olmadı. Önümüzdeki hafta basın toplantımda da konuyu gündem edeceğim. Burada konuşacak olursak anketi incelediğimiz zaman ne görüyoruz? Ben kabaca değerlendirme yapayım. Kabaca baktığınız zaman sanki böyle toplum üçe ayrılmış bu konuda. Üçte biri  KHK’lıların acımasızca cezalandırılmasının devam etmesi yönünde gibi düşünüyor, öyle gördüm. Üçte biri KHK’lıların yaşadığı mağduriyetleri görüyor ve bir çözüm bulunması konusunda az çok netleşmiş durumda. Üçte biri de böyle bir arada derede kalmış durumda. Demek ki daha çok duyurma çalışması yapmak gerekiyor. KHK’lar aslında çok net bir şekilde anayasaya aykırıdır. Anayasanın OHAL ile ilgili yasalarına da aykırı bir şekilde çıkarılmış, uygulanmış. Ardından hukuksuzca yasalaştırılmış. Oldu bittiye getirilmiş. Zaten çıkarılırken bakanlara boş kağıtların altına imza atın üstünü biz doldururuz diyerek çıkarılmış ve bir kıyım makinesine dönmüş bir sistem ve bu daha sonra da yasalaştırılıyor tabii. Çok anayasal aykırılıklar var. O yüzden aslında KHK’ların tümden iptal edilmesi gerekiyor? KHK’ların hakikaten gitmesi gerekiyor. Toplum bu bilinç düzeyinde, bu hukuk ve bilim düzeyinde değil. İktidarın yaptığı uygulamaları değerlendirerek bakıyor ve bir şekilde değerlendirmeler yapıyor. Burada dikkat çeken husus yine de genel olarak bir haksızlık olduğu yönünde bir kanaat yükselmesinin olduğu görülüyor. Bu tahminim ilk yıllarda olsa çok daha kötü bir tablo olurdu. 9. yıllara geldiğimiz zamanlarda gerek KHK Platformları’nın çalışmaları, STK’ların, siyasilerin çalışmaları ile toplumsal bir farkındalık olduğunu gösteriyor. Bunu 2023 yılında yapsaydık daha üzücü bir tablo çıkardı tahminim. 2025’te biraz daha iyileşmiş olduğunu düşünüyorum. Yıllara göre biraz daha iyileşen bir tablo diye düşünüyorum. Birkaç yıl sonra yapıldığında biraz daha iyi bir tablo ortaya çıkabilir. Bunun nedeni nedir? Sosyal medya çalışmaları, basın medya kanalıyla KHK’ların uğradığı mağduriyetler, yaşatılan siyasi sosyal soykırım, bununla ilgili çarpıcı paylaşımlar, KHK’lıların kısa sürede öldüğü, intihar ettiği, hastalıklara yakalandığı, zindanlardan çıkamadığı, ailece bir felaket yaşadığı, hastalıklara çabuk yakalandığı vb. zaten son günlerde de duyuyorsunuz her yerden haberler geliyor. Gencecik yaşta insanlar ya zindandayken ya da işte işinden atıldıktan sonra girdiği zindanda bir kalp kriziyle gencecik yaşlarda hayatını kaybediyor. Bütün bunlar yoğun bir travmayı gösteriyor aslında. Bunlar ister istemez toplumun her yerinde duyuluyor açıkçası. Dışarıdan şimdi adını vermeyeceğim ama oldukça KHK’lılara düşmanca tavırlarıyla bilinen bir belediye başkanının unutulmaz bir KHK mağduriyeti sonrası önemli derecede aileye yardımcı olmaya çalıştığını duyuyorum, biliyorum. Dışından popülist olmak için KHK’lılara hakaret ve küfürler savuran bu belediye başkanının çok yakınında mesai arkadaşının yakınının başına gelen bir hadisede şok olup ona yardımcı olmaya çalıştığını biliyorum. İster istemez yoğun bir kötülük duygusuyla hareket etmeye çalışanlar olsun, sempati besleyenler olsun mutlaka KHK’lıları görüyorlar ve vicdanları da sızlıyor çünkü bu soykırım devam ediyor. Acımasızca devam ediyor. Her gün bunları duyuyoruz. Zindanlarda eşinden ayrı, eşi de bir başka cezaevinde. Kendisi orada, bebeğiyle orada kalan anneler, hasta mahpuslar, çoluk çocuk ortalıkta kalmış aileler, işinden atılmış, bir de özgürlüğe alınmış. On binlerce insan hala Türkiye’nin bu sorunu çözmesi gerektiğini gösteriyor ve sorun da ortada duruyor. Bütün bunlar karşısında toplumun farkındalığı ne derecede? Toplum üç maymunu mu oynuyor? Kafasını kuma gömmüş bir deve kuşu mu? Bütün bunları görmek gerekiyor. Tabi bunları bir bilimsel ankette görmek lazım. O yüzden MAK’ın anketi önemli. Ben bahsetmiştim dışarıdan KHK’lılar nasıl görülüyor, yönünde bir amatör anketi 2018 yılında görmüştüm. Ona göre şu anda biraz daha iyi tablo ve şu anda bu anketin iyi değerlendirilip ona göre de bir siyasi sosyal hat takibi gerekiyor. KHK’lıların yaşadığı mağduriyetleri bir şekilde bitirmek için yoğun bir gayret var. Yerine göre mitingler yapılıyor, partilerle temas siyasi, sosyal çalışmalar, sivil toplum çalışmaları, sosyal medya veya medya çalışmaları bu farkındalığı arttırıyor. Demek ki buna devam etmek gerekiyor. Görüntü o. Daha hala haberi olmayan, duyarsız olan önemli bir kesim var. Belki çok kötü bir tablo da yok çünkü bazen bütün bu duyarsızlığa rağmen çok vicdansızca sözler duyuyoruz ve acaba toplumun hepsi mi böyle diye düşünüyor bazı arkadaşlarımız. O kadar kötü olmadığı da ortaya çıkıyor bence.  çünkü o kadar acımasız, vicdansız laflar duyuyoruz ki  bütün bu yüz binlerin, milyonların yaşadığı mağduriyetleri duyduğu halde “Az bile yapılmış, şöyle yapılmalıydı, böyle yapılmalıydı.” diyen bu toplumun irfanlı değil, irfansız, vicdansız olduğu yönünde çok güçlü kanaatler oluşturan sesler duyduk çoğunlukla ama yine de anket durumun çok kötü olmadığını, toplumun kabaca üçe ayrıldığını ve mağduriyetleri görme anlamında biraz daha bazı sorularda oranların yükseldiğini, gösteriyor. Hatta kimi yerde %78’i bulan oranlar var ama bununla birlikte çok önemli bireysel kaygıların olduğunu da gösteriyor. İnsanlar bir soruda sorunları gördüklerini söylemelerine rağmen bir başka soruda biraz doğru olmayan cevaplar veriyor belli ki. O da hissediliyor. Mesela işte “Bir yakınınız KHK’lı mı?” denildiği zaman bir bakıyorsun  bu da biraz trajikomiktir. Bu soruda bile acaba bana bir irtibat ve iltisak olur mu, başıma iş açmayayım diye, aman aman benim böyle bir akrabam yoktur diyen insanlar topluluğu. Böyle bir toplumda yaşıyoruz. Bir anketörün kendisine sorduğu soruda bile, aman aman şuculuk üstüme bulaşmasın, irtibat ve iltisaktan ben de bir damga yemeyeyim bilinç altının, bu topraklarda yoğun bir şekilde var olduğunu görüyoruz. Bir korkunun hakim olduğunu görüyoruz. Bundan dolayı bu tür duygulara karşı da bir yol haritası. Gayret etmek gerektiğini gösteriyor. Tanıtmak, birebir olayları anlatmak, bir devletin toplumu ezdiği bireylere yönelik bu kadar acımasız işler yapamayacağını göstermesi açısından, bütün bunların anlatılması gerektiği açısından önemli bir anket. Devam etmesi gerekir. Bence yıllık olarak tekrarı önemli. Anket şirketlerini de bu noktada cesaretlendirmek lazım. Sadece bir anket şirketi değil, daha başka anket şirketleri de bunları soruları arasına almalı çünkü diğer anket şirketlerini de incelerim ben. Birçok farklı soru sorarlar ama çoğunlukla bu KHK meselesi akıllarına gelmemiş. O kadar dokunan yanar diye demek ki korkuyorlar ki bu meseleleri sormaktan bile kaçan bir güruh var anlaşılan. Cesaretlendirmek lazım. Sadece bir şirkete bırakmamak. Ünlü ve nitelikli itibar edilen şirketlere de bunu söylemek lazım. Siz de yapın. Sizin sonuçlarınızı da bir görelim. Çünkü biliyorsunuz seçimlerde çok iddialı bir anket şirketleri güruhu çıkıyor ortaya. 20-30 tane anket şirketi benim sonuçlarım doğru olacak diye büyük bir iddia ile atılıyorlar. Bu konuda KHK konusunda yaptıkları anketlerin ne kadar ilgi göreceği, karşılık göreceği konusunda da onlar cesaretlendirilmelidir. Tabi bu tür çalışmaları daha çok para alarak yapar ticari firmalardır ama popüler ilgi gören konular olduğu zaman da bu tür talepleri bırakıp kendileri kurumlarının popüleritesini artırmak için böyle çalışmalara soyunabilirler. Bu noktada da teşvik etmek lazım diye düşünüyorum.

Yorumlar