29 Temmuz 2026

Gümüşkoza

Benim evim Yeni Mahallede, TOKİ 3 konutlarında. Her sabah giderken, her akşam dönerken GÜMSAŞ mağdurlarının hayalleri üzerine dökülen ucubeye tanık o…

Benim evim Yeni Mahallede, TOKİ 3 konutlarında. Her sabah giderken, her akşam dönerken GÜMSAŞ mağdurlarının hayalleri üzerine dökülen ucubeye tanık oluyorum. Öyle ki yıkılan hayaller bir tarafa, Sayıştay raporunda geçen ifadeler ile; “basiretli bir iş adamı gibi hareket etmemek, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmemek, dürüstlük kurallarına uymamak, GÜMSAŞ’ı zarara uğratmak, gibi” onlarca suçlamanın muhatapları iş insanı kisvesinde ortalıkta dolaşıyor olması gelecek ile ilgili tüm umutlarımı tüketiyor. 

Geçtiğimiz aylarda milletvekilleri Gökhan Günaydın ve Ömer Faruk Gergerlioğlu konu ile ilgili TBMM’ye sundukları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından cevaplandırılması istenen yazılı soru önergesi ile biraz olsun umutlanmıştım.

GÜMSAŞ Yaşam Evleri ile ilgili yaşananların anlatıldığı soru önergesine verilen cevap kısa süreli bu umudunda boşa gitmesine neden oldu. Öyle ki Bakan Kurum sorulan sorulara cevap vermek yerine Gümüşhane Belediyesi tarafından sürekli tekrarlanan o metni kullanmayı tercih etti.

Cevapta; “Sayıştay raporlarında yer alan GÜMSAŞ Yaşam Evleri Projesiyle ilgili hususların denetime tabi tutulduğu ve söz konusu raporda belirtilen konular hakkında sorumlular yönünden adli ve idari inceleme süreçlerinin Gümüşhane İlindeki yargı mercileri tarafından yürütüldüğü,

Öte yandan, Projenin hayata geçirilmesi için girişimlerin devam ettiği, projeden ayrılmak isteyen hak sahiplerinin ise mevcut hukuki haklarını kullanarak yasal yollara başvurmalarında herhangi bir sakınca bulunmadığı, belirtilmiştir” denildi.

İşin ilginç yanı; şirketin uğradığı söz konusu zararın tazmininin mahkeme yoluyla sadece Şirket ve tek pay sahibi olan Gümüşhane Belediyesi isteyebileceği Sayıştay raporunda açıkça yazıyor. Vatandaşın hakkını savunmakla yükümlü olanlar, zarardan sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı aleyhine “nedendir bilinmez” dava açmakta imtina ediyor.  Dava açıldı deniyor, açılan davalar ile ilgili açıklama yapılmıyor, yapılamıyor. Onunla da kalmayıp, ilin en önemli markalarından biri olan fabrika, Sayıştay raporunda zikredilen Yönetim Kurulu Başkanının iltisaklı olduğu kişi ve kurumlara önce kiralanıyor, sonra da satılıyor. Gücü elinde bulunduran siyaset, bürokrat ve sözde STK temsilcileri de “Kepazelikte Son Nokta” adlı bu tiyatro oyununu yüzleri hiç kızarmadan izliyor.

Üstelik; kamuoyunun malumu olan, hatta “bu kadar da olmaz” denilen gelişmeler ortadayken; “Böyle bir şey var mı? Sen al parayı, milleti, devletin itibarını kullan. İnsanlar devlete inansın, gelsin sana para versin. Sen de o parayı git, Gümüşhanespor’a aktar. Yaklaşık üçte biri ile de belediyede maaşları öde. Sonra bir başka irade gelsin, bunları geri ödesin. Böyle bir hak var mı ya? Böyle adalet var mı ya? Sonra da adam geziyor ortalıkta ya. Yani devletin de bu konuda aslında harekete geçmesi lazım. İşte Sayıştay’ın suç duyurusu var, ne oldu? Bunu gazeteciler olarak siz de bir takip edin, sonuç nereye gitti?” ifadeleri kullanılarak basın açıklaması dahi yapıyorlar.

Açıklamalarda gazetecilere pas atıldı ya öyleyse bizler de gereğini yapalım istedik.

Sahi mazlumun ahı şahı indirebiliyor da, mağdurun ahının geçerliliği yok mu zannediyorsunuz…

Bu seçimde, bu dünyada…

Olmadı, Mahkem-i kübra’da…

Yorumlar