18 Eylül 2021
Özgür Kocaeli – Cemalettin Öztürk
Kim olursa olsun, konumu ne olursa olsun fark etmez; duyarlı ve efendi insanlara hep hayranlık duymuşumdur. Özünü sözünü bilirler çünkü. Konumu, düşünce yapısı ve statüsü önemli değil. Sıradan bir vatandaş da olabilir, yönetici de olabilir, siyasetçi de olabilir… Önemli olan “insan” olması… Gazetecilik mesleği “insan odaklı” bir meslektir. Kaynağımız insandır. Hedef kitlemiz insandır… Gazeteye gelen veya telefon açan tüm okurlarımız, vatandaşlarımızla yakından ilgileniyoruz. Sorunlarına çare olmaya çalışıyoruz. Kimi hakkında gazetede çıkan habere tepki gösterir, kimi sorunlarını anlatıp çözüm istiyor. Dakikalarca sorunlarını, karşılaştıkları sıkıntıları anlatırlar… Hepsini büyük bir sabırla dinliyoruz… Bizim için öncelikli ve önemli olan, sorununu ve derdini anlatan kişinin, ne anlatmak istediğidir…
Hakkında gazetede çıkan bir haber nedeniyle statüsünü ve konumunu kullanıp bize baskı yapan, gözdağı vermek isteyen de oluyor… Çok net söylemeliyim ki, bu tarz davranışlar karşısında da kendimizi ezdirtmeyiz. Bir örnek vermek istiyorum. Birkaç ay önce ilimizdeki bir kadın milletvekili ile ilgili eleştirel bir yazı yazmıştım. Yazı da hakaret yok, itibarsızlaştırma yok, olumsuz bir cümle hiç yok. Yazımda milletvekiliyle ilgili olarak, “keşke şöyle yapsaydınız daha iyi olurdu…” gibi bir cümle yazmıştım…
Yazımdan iki gün sonra cep telefonumdan biri aradı. Arayan numara bende kayıtlı değil… Kendini tanıtmadan, kim olduğunu söylemeden yüksek ses tonuyla tehditkâr konuşmaya başladı. Ben, kendinizi tanıtır mısınız kimsiniz? Dedikten sonra adını söyledi. Milletvekilinin danışmanı olduğunu söyledi. Danışman olan kişi bana, “Ben gazetenin sahibini tanıyorum. Sıkça görüşüyoruz, neden bize sormadan böyle yazdınız…” cümlesini kurduktan sonra telefondan kendisini bir dakika durun dedim. Kendisine, “Sen gazetenin patronunu tanıyorsun da peki bu gazetenin genel yayın yönetmeninin kim olduğunu, yazı işleri müdürünün kim olduğunu tanıyor musun?” dedim. Tanımadığını söyledi. Kendisine, “Yazıyla ilgili bir düzeltme istiyorsanız yazın bir açıklama köşemde yayınlayacağım” dedim. O danışman o yazıyı yazmadı. Gazeteye de gelmedi… Geçen gün de HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile ilgili olarak bu sütunda, “Sayın Gergerlioğlu, biraz da kent sorunlarına eğilseniz” başlığı altında bir yazı yazdım. Yazımda, Gergerlioğlu’nun ulusal ölçekte daha çok insan hakları ihlalleriyle ilgili sorunu gündeme taşıdığını, yerel gündem ile ilgili pek az konuya parmak bastığını, kentin sokaklarında kendisini göremediğimizi, esnafla buluşamadığını yazmıştım.
Yazının çıktığı gün öğleden sonra, Ankara kodlu bir numara aradı. Açtım. Arayan kişi HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun danışmanı Çağlar Karakış olduğunu söyledi… Son derece düzgün cümle kuran, ses tonu iyi, kibar bir edayla söze girdi. “Cemalettin Bey, bugün sayın milletvekilim ile ilgili bir yazı kaleme almışsınız. Bende milletvekilimde yazınızı okuduk. Öncelikle köşenizde bizi konu edip yazdığınız için teşekkür ediyoruz. Yazınız her ne kadar eleştirel de olsa aslında bizi yerel gündeme teşvik eden bir yazı. Çok haklı bulduğumuz, çok şey öğrendiğimiz bir yazı. Evet, kentte yeterince bulunmadığımız aşikâr ancak Kocaeli ile ilgili kayıtsız olduğumuzu düşünülmemeli. Kocaeli yerel gündemiyle ilgili mecliste birçok soru önergesi mecliste öneriyoruz, gündeme getiriyoruz. Ayrıca her gün düzenli olarak Kocaeli yerel gazetelerini takip ediyoruz. Gazetelerdeki haberlerle ilgili bilgiler toplayıp ilgili bakanlıklara soru önerge olarak sunuyoruz…” Milletvekili Gergerlioğlu’nun danışmanı Çağlar Karakış, konuşmamızın ardından bugüne kadar Kocaeli ile ilgili verdikleri soru önergelerinin birçoğunu sosyal medya hesabımdan bana attı. Üşenmedin hapsine baktım ve okudum… Evet, HDP Kocaeli Milletvekili Öner Faruk Gergerlioğlu, Kocaeli ile ilgili çok sayıda ve hemen her konuda soru önergesi meclise sunmuş. Kentin sorunlarına çözüm aramış. Danışman Çağlar Karakış’a, önergelerin hiç birini ben şahsen göremediğimi söyledim. “Meclise sunduğunuz önergeleri bana da servis ederseniz değerlendireceğim” dedim. Sevgili okurlar, iki Kocaeli milletvekilinin iki danışmanı arasındaki fark bu… Biri, yazdığım eleştirel yazıdan dolayı benimle tehditkâr konuşurken, bir diğeri ise yazdığım eleştirel yazıdan çok şeyi kendilerine fark ettirdiğimi söyleyip teşekkür ediyor, eleştirileri dikkate alacaklarını belirtiyor…
Çağlar Bey’e bu nazik ve kibar yaklaşımından dolayı teşekkür ediyorum. Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun da, milletvekili seçildiği tarihten bu yana verdiği soru önergeleriyle kentin sorunlarına çözüm aradığını öğrenmem beni mutlu etmiştir. Ancak, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu kentte daha fazla kendisini hissetmesi gerektiğine inanıyorum. Bu siyasetin gereğidir… Siyasette dil önemlidir… İletişimi bilen, insanca davranan her zaman kazanır…
























Yorumlar