16 Temmuz 2025
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Maden Yasası’na yani tarım alanlarının talan edilmesine karşı çıkan köylülerin TBMM önündeki eylemlerine destek olduk! MADEN YASASINA DİRENENLERİN SESİ: “TOPRAĞIMIZI, SUYUMUZU VERMİYORUZ!” Bugün buradayız çünkü maden yasasıyla sadece doğamız değil, geçim kaynaklarımız, yaşam hakkımız ve geleceğimiz tehdit altında. Kaz Dağları’ndan Murat Dağı’na, Sarım Havzası’ndan Seferihisar’a kadar halk, topraklarına, zeytinliklerine, sularına sahip çıkmak için Meclis’te sesini yükseltiyor. Ülkü Demirel – Uşak Banaz’dan: “Çoluk çocuk arkadaşlarımızla buradayız. Murat Dağı’na dokunulmasın diye geldik. Kimse, maden çıkaracağım diye bizim suyumuzu elimizden almasın.” Bahçedere Gölü’nden yurttaş: “2007’de madencilik tehdidiyle karşılaştık, direndik. Şimdi de zeytinlikler tehdit altında. Zeytinle geçiniyorum. Maaşım yok, çocuklarımı bu yolla büyütüyorum. Zeytinime, doğama, hayvanlarıma sahip çıkıyorum.” Zeytin üreticisi kadın: “Bizim yer üstü zeytinliklerimiz varken, yer altındaki madenlerin emperyallere faydası var, bize yok. Bu yıkım, Gazze’ye giden yol gibi, hükümet bunu biliyor ama halkı susturuyor. Bu ülkenin gerçek sahipleri direniyor. Bu sadece bir doğa meselesi değil, bir gelecek meselesidir.” İstanbul Acıbadem’den yurttaş: “Topraklarımızı, su kaynaklarımızı, ormanlarımızı vermiyoruz! Şehirde oturanlar, köylünün neyle direndiğini görmeli. Bu hepimizin meselesi.” Orhan Ütü – İzmir Seferihisar’dan: “Şehirden kaçıp köye yerleştik. 7 yıldır doğayı korumaya çalışıyoruz. Açılan davaların çoğunu kazandık ama tehdit sürüyor. Eğer biz birbirimizi korumazsak, elimizde yaşayacak hiçbir yer kalmayacak.” Sarım Havzası Temsilcisi – Diyarbakır/Bingöl: “Sarım Çayı’nın temizliği Birleşmiş Milletler’de alkışlandı. Ama biz burada orman kesimi, taş ocakları, maden projeleriyle doğamızı kaybediyoruz. Keklikler, su kaynakları, her şey tehlikede. Toprak olmadan hayat olmaz. Dağlarla, sularla, toprakla yaşam vardır. Biz bunun mücadelesindeyiz.” Muğla Gümüşsuyu’ndan gelen yurttaş: “Kalpten konuşuyoruz. Bu bir çevre meselesi değil sadece. Bu bizim yaşam tarzımız, kültürümüz, geleceğimiz. Herkes bu dili anlasın, biz susmayacağız.” Bu insanların sesini Meclis’in duyması, yasa yapıcıların halkı değil şirketleri dinlememesi gerekiyor. Bu halk, toprağını vermemekte kararlı. Biz de onların yanındayız.




























Yorumlar