5 Kasım 2024
Yeni bir ÖFG TV programımıza hoş geldiniz. İnsan Hakları konuları ve konuklarıyla yaptığımız programımıza tekrar başlıyoruz. Değerli izleyenler, programımızda defalarca mahpus annelerin ve maalesef onların yanında kalan ve bir şekilde mahpus olmuş bebeklerin durumunu çok gündem ettik. Gündem etmeye de devam edeceğiz çünkü kabul edilecek bir durum değil. Büyük dramlar, büyük sıkıntılar oluşturan bir hal bu.
Türkiye’de şu anda 498 aile, karı koca cezaevinde ve 706 çocuk şu anda cezaevinde. Çok büyük dramlar, sıkıntılar oluşuyor ve aynı zamanda annesi, babası mahpus olup da veya ikisiyle birlikte mahpus olup da cezaevi dışında yakınlarının yanında kalan çocuklar da var. Bunlar çok büyük sosyal sorunlara yol açıyor. İşte bunlardan birisi şu anda Edirne Cezaevi’nde kalmakta olan Emine Güçlüer hanımefendinin sorunlarını gündeme edeceğiz bugün. Eşi İsmail Fuat Güçlüer yanımıza geldi meclise ve onun sesini kamuoyuna duyuralım istedik.
İsmail Fuat Güçlüer bir müddet cezaevinde kaldıktan sonra, iki çocuğu olmasına rağmen, bir müddet cezaevinde kalmasına rağmen, ardından şu anda eşi de cezaevinde. Kendisi çıkmış ama çocuklar için de bunlar tabii önemli travmalar oluşturuyor. Gördüğünüz gibi bir aile, iki çocuklu, Emine ve İsmail Fuat çiftinin iki çocuğu var maalesef şu anda çok önemli bir ailevi sıkıntı yaşıyorlar.
Hükmü onanmış değil Emine Hanım’ın fakat buna rağmen hala tutuklu olarak 13 aylık bebeği ile cezaevinde tutuluyor. Ufacık bebeğiyle cezaevinde maalesef. Normalde 18 aya kadar bebekler cezaevinde tutulmuyor fakat tutuklu olunca bu işler değişiyor. Daha ağır kesinleşmiş cezası olan mahkumlara uygulanan bu durum tutuklulara uygulanmıyor. Bu akıl alacak bir iş değil.
Daha cezası onanmamış bir kişiye, cezası onanmış bir kişiye yapılan muafiyet verilmiyor. Bunlar da çok büyük sıkıntılar oluşturuyor. Ufacık çocuk cezaevinde, koğuşta düşüyor, kafasını vuruyor, bir sürü sorunlar yaşıyor. O cezaevine uygun olan çocuk değil, bebek değil, o yaş grubuna uygun yerler değil cezaevleri, koğuşlar, demir parmaklık arkaları, o beton duvarların arkaları ve bu yüzden çok büyük sıkıntılar yaşanıyor.
İsmail Fuat Güçlüer: Ben İsmail Fuat Güçlüer, bizi burada sesinizi duyurduğunuz için teşekkür ederim lütfen. Kendim bir süre infaz kurumunda bulunduktan sonra tahliye oldum. Daha sonrasında eşim infaz kurumuna alındı. Bu bizi olumsuz etmişti. Büyük kızımızın annesine olan hasreti olsun, küçük kızımızın dünyayı tanıma çabaları olsun, onların orada olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili gerekli başvurularımızı da yaptık ama herhangi bir sonuç alamadığımız için çareyi sizde bulduk. Gerçekten zor bir durum. Daha küçük bir çocuk orada bulunuyor. Teknik koşulları el vermiyor. Dışarıyı tanımak istiyor. Oyun oynamak istiyor. Annesiyle daha farklı ortamlarda bulunmak istiyor ve buna ek olarak beslenmesi zayıf. Yeterince beslenemeyebiliyor. Sonuçta orada belli kaloriler alınıyor. İnsan yaşantısına uygun olması gereken çoğu gıda, bebeğin beslemesi gereken gıdaları çok yeterli olarak alamıyor ve bu, onun beslemesini etkiliyor, büyümesini etkiliyor fiziki koşullar. Halihazırda psikolojisi de etkileniyor. Biz bu duruma son verilmesini talep ediyoruz. Sesimizi duymak istiyoruz. Tahliye olmasını istiyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ne kadar süredir cezaevinde? Hukuki durumunu biraz anlatsanız. Emine Hanım’ın neler yaşadı, ne oldu, ne hüküm aldı?
İsmail Fuat Güçlüer: Kamu kurumundan ihraç oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmendi. Sonrasında üyelik suçlamasıyla soruşturma açıldı. Mahkeme karara hükmetti Yargıtay aşamasında şu anda. İddialar da şu anda çoğu mahkeme tarafından, AİHM tarafından mesnetsiz olarak belirlendi. Yani AİHM buna hükmetti diye.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bu cezanın evrensel hukuka aykırı olduğuna dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı var. Sabit hükmü olmasına rağmen bir sıkıntıyı yaşıyoruz diyorsunuz. Siz cezaevindeyken çocuklar neler yaşadı? Anne ve çocuklar neler yaşadı? sanırım baya önemli sıkıntılar olmuştur. Öncelikle onu bir dinleyelim.
İsmail Fuat Güçlüer: Bizler belki orada infaz kurumundayız ama eşlerimiz de dışarıda aynı durumlarda karşılaşıyorlar. Kamu kurumlarına başvuru yaparken sorun yaşıyorlar. Bir yere gittikleri zaman o şekilde muamele görüyorlar. Onlar da bir nevi hapsedilmiş şeklinde muamele görüyorlar. Onlar için de zor bir durum. Üzülerek söylüyorum ki, daha fazla cezaya mahkum edilmesi gereken insanlar kısa süre infaz kurumunda kalıp tahliye olurken, masum insanlar ne yazık ki uzun süre hüküm alıp infaz kurumunda kalıyorlar. Bu durumun bir an önce sonlandırılmasını, derhal tahliye edilmesini istiyoruz. Şu anda Edirne L Tipi Cezaevi’nde. Ş
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Edirne L Tipi Cezaevi’nde şu anda anne ve bebek olarak neler yaşıyorlar? Biraz onları anlatabilirseniz izleyenlere. Anne ve bebek aslında orada olmaması gerekiyor çünkü hüküm onanmış olsa orada olmayacak. 18 aya kadar infaz erteleme verilecek ama tutuklu olduğu için orada tutuyorlar. Bu da bir garabet yani. Onanmış bir durumda bile bu konuda infaz erteleme verilirken tutuklu diye o hakkı alamıyor. Ne diyorsunuz bu duruma?
İsmail Fuat Güçlüer: Öncelikle orada kapasite fazlalarından bahsediyorlar. İlk kuruma alındığında yerde yatıyordu bebeği ile. Bu durum insan haklarına, insan onuruna yakışan bir durum değildi. Bir insanın yerde yatması, beton üzerinde yatağını yere serip koyması gerçekten üzüntü verecek bir durum. İnfaz kurumu olsa bile şartların biraz daha iyileştirilebilmesini düşünüyorum. Onun dışında koğuşların kalabalık olduğunu biliyorsunuz. 15-16 kişi olduğunu söylemişler. Normalde 3 kişilik koğuşlar. Metrekare hesabını yaptığınız zaman belli kriterleri var. Bu kadar kişinin orada olması bir defa normalde olmaması gerekiyor. 4 tane bebek var efendim. Biri 17 aylık, biri 2 yaşında, biri 4 yaşında.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: 3 kişilik koğuşta 15-16 kişi var ve 4’te bebek var.
İsmail Fuat Güçlüer: Sayıya dahil değil, artı olarak şu anda ayırdıklarını söylediler, farklı bir koğuş açılmış ama halihazırda oranın beton kutu tabiriyle biliyorsunuz, adlandırılıyor. Bir defa bebekli olan insanlar için biraz daha koşulların esnetilebileceğini düşünüyorum. Bu çocuklar orada devlete düşman olmasınlar. Belki oraya annesi babası düşmüş, oraya gelmiş olabilirler ama bu çocukların bir günahı yok. Onlar için biraz daha belki koşullar esnetilebilir. Daha belki farklı uygulamalar yapılabilir. Beslenmeler daha güçlü bir şekilde olabilir. Buna benzer uygulamalar talepimiz. Halihazırda öncelikle tahliyesini talep ediyoruz. Çünkü orada ne kadar durursa o kadar zararlı. İnfaz koşullarının bizim için de uygulanmasını talep ediyoruz. Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bebekli bir anne olarak neler yaşıyor, ne zorluklar yaşıyormuş? Size anlattıklarını bize iletseniz.
İsmail Fuat Güçlüer:Sürekli peşinden koşuyor. Çünkü orada korkuluk dediğimiz iki tane demir, araları boş. Çocuk oraya tırmanıyor, kapı açılıyor, sürekli çıkmak istiyor, arkasından koşuyor. Orada çok yoruluyor bu durumdan dolayı ve onun yaşayabileceği bir ortam değil. Yani genelde bilirsiniz, kreşlerde plastik malzemeler olur ona göre önlemler alınır ama orada yetişkinlere yönelik bir yapı, inşaatı söz konusu olduğu için o çocuğun orada bulunması bir defa doğa kanunlarına aykırı. Ben onu düşünüyorum. Halihazırda havasız, nem rutubet olduğu zaman, ısınma, ben kendimde kaldığım için biliyorum, bazen kaloriferler yanmayabiliyor, sular kesilebiliyor, yemekler bazen beğenilebiliyor, beğenilemeyebiliyor, et yemekleri olabiliyor, olmayabiliyor. Bu koşullar o çocukların orada kalmasını çok makul görmüyorum. Bebeği sağlığı açısından anne sütüyle beslenen çocuklar üstüne özellikle.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Beslenme noktasında bir zorluk yaşanıyor mu?
İsmail Fuat Güçlüer: Normal kalori yetersiz oluyor beslenme noktasında. Biz normalde takviye gıdalarıyla çocuğun ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Halihazırda yediğimiz gıdalar ne kadar sağlıklı ne kadar sağlıksız tartışılır ama bir de bu infaz kurumu olunca tabii ister istemez bizi düşündürüyor çocuğun geleceği açısından. Büyüdüğünde bize bakışı, devlete bakışı aslında. Durumun bir an önce sonlandırılması gerekiyor. Annesiyle aynı yatakta yatıyorlar ranzadalar. Düşme olayı olmuş. Kafasını ranzaya vurması söz konusu olmuş. 4 defa düştü, ranzaya kafasını vurdu. Demir ranza sonuçta. Yürürken kafayı kaldırırken vurmuş. Çocuklar, bebekler için çok uygun değil böyle düşünüyorum ve onun da daha fazla orada kalıp büyüdüğünde böyle travmalara, telafisi mümkün olmayan sonuçlara meydan vermemek için bir an önce oradan kurtulmasını diliyorum.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kaç gün oldu şu an cezaevinde anne bebek?
İsmail Fuat Güçlüer:Yaklaşık 1.5 ay oldu. Sürekli görüşüyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Gidip gelebiliyor musunuz görüşlere?
İsmail Fuat Güçlüer:Açık görüşlere gidiyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Sizi gördüğü zaman iletişiminiz nasıl?
İsmail Fuat Güçlüer:Biraz zorlanıyor efendim. Çünkü arada mesafe olduğu için çocuk bizi gördüğü zaman biraz tanımayabiliyor ama sonra alıştığı zaman gülümsemeye başlıyor. Ama tabi uzun vadede çok zor bir süreç yani. Çocukların gelişimi, psikolojisi nasıl olur? Çocuk anne babaya ihtiyaç duyar. Çocuk gelişmesi oyun ile oluyor bildiğiniz gibi. Annesiyle oynadıkça, babasıyla oynadıkça karakteri tamamlanır. Bu imkanlar eksik olduğu için dolayısıyla bir eksiklik oluyor. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Normal bir insan olarak yetişmesini, milletine, insanlığa faydalı olmasını dileriz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çocuğun psikolojik olarak etkilenme durumu nasıl? Annesi nasıl anlatıyor? İster istemez 1.5 aydır sizden ayrı, evinden ayrı. Çocuğun psikolojisi nasılmış?
İsmail Fuat Güçlüer: Normalde her gün çocuk parkına çıkarıyorduk ve gülüyor eğleniyordu. Tebessüm ediyordu, kahkaha atıyordu. Şimdi orada öyle bir imkan yok. Sürekli beton bir yerdesiniz, ayakkabıyla geziyorlar, oyun alanı yok, oyun parkı söz konusu değil. Dolayısıyla çocuk gülemiyor, eğlenemiyor. Çocuk dediğiniz oyun oynar, eğlenir. Dünyanın stresinden uzaktır. Çocukluğunu yaşaması meselesi var ya, bu şekilde olması gerekir ama ne yazık ki onlar da cezalandırılmış oluyor bu sebeple. Bunun bir an önce sonlandırmasını talep ediyoruz çünkü onlar günahsız, onlarla bir kabahati yok. Halihazırda uygulanan hükümler kişiye özeldir. Suç kişiye gözüküyor. Ortada bir suç olduğunu da düşünmüyoruz neticede çünkü çok fazla dışarıda suçlu olan insanlar elini kolunu sallayıp geziyor ama masum insanlar infaz kurumunda tutuluyor. Bu durumun bir an önce sonlandırılmasını istiyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Anne, kalabalık bir koğuş ortamı, başka bebekler var, evinde değil. Anne de psikolojik olarak zorlanıyordur herhalde. O ne yaşıyor, ne anlatıyor size?
İsmail Fuat Güçlüer: Adeta yıkılıyorlar, çaresizliğin verdiği bir durum var, sebep olmanın verdiği bir suçlu psikolojisi var. Halbuki hiçbir suç yok, ortada bir suç yok. Bunu biliyoruz. Kader planında böyle olması gerekiyormuş. Annesi de elinden gelen,n en iyisini yapmaya çalışıyor ama o da bir yere kadar. İnsan elinden bir çare gelmediğince, sonuç gelmediğince o da bir yere kadar yapabiliyor. Bizler de aynı şekilde gerekli müracaatlarımızı yapıyoruz. İtirazlarımızı yapıyoruz ama şu an size arz ettiğim gibi herhangi bir sonuç yok.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Tahliye edilmeli diyorsunuz ve tabi ki anne ve bebeğin birlikte bulunamayacağı ortamlar, şu anda yasal olarak da 13 aylık bir çocuğun cezaevinde olmaması lazım. Bu çok açık bir durum. Fakat biz bunu hala düzeltemedik. Mahkuma uygulanan bir iyileştirme tutukluya uygulanmıyor. Bunu da kabul etmek mümkün değil. Çocuğu yanınıza alma gibi bir girişimde bulundunuz mu? Cezaevinde duramaz, yanımıza alalım, böyle bir mevzu oldu mu?
İsmail Fuat Güçlüer:Böyle bir mevzu oldu ancak anne sütü ihtiyaç olduğu için bir süre erteledik. Öncelikle o ihtiyacın giderilmesinden dolayı. Mecbur kaldığımız için bu yolu tercih ettik ama sonrasında inşallah o evreye geçmeden, öncelikle tahliye hiç olmadığı evde infazı şeklinde talebimiz bu yönde.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Buradan Adalet Bakanlığı yetkilerine soruyoruz; Edirne L Tipi Cezaevi’nde Emine Güçlüer ve kızı 13 aylık, Nihal Meva Güçlüer. Anne Emine Güçlüer ile beraber 13 aylık bir bebek. Çok zorluklar yaşıyorlar. Baba, İsmail Fuat Güçlüer bize geldi, durumu beyan etti. 1.5 aydır uğraşıyor ve halen tahliye edilebilmiş değil. Anne ile çocuğun durumu bu. Özgür zamanlarındaki mutlu anları, fotoğrafları burada fakat şu anda bu fotoğraftan baba ve büyük kız eksik, onlar dışarıdalar anne ve küçük kızımız Nihal Meva cezaevinde. Oldukça büyük zorluklar yaşıyorlar. Bebekli annelere göre yerler değil cezaevleri, bebeklere göre değil. Psikolojik ve fizyolojik olarak çok olumsuzluklar yaşıyorlar. Psikolojik olarak bu çocuklar travmalar yaşıyorlar. Fizyolojik olarak gereken besinleri alamıyorlar. Anne sütüyle beslenen bir bebek her şeyiyle A’dan Z’ye belki istediği oyuncağı bulamıyor, istediği oyun alanını bulamıyor, sağlıklı hijyenik bir oyun alanını bulamıyor değil mi? Bütün bu noktalarda sıkıntılar var ve çocuklar bundan etkileniyor, travmalar geçiriyor. Siz nasıl görüyorsunuz çocuğunuzun durumunu bir baba olarak dışarıdan gördüğünüz zaman nasıl gözlenmiyorsunuz?
İsmail Fuat Güçlüer: Onların masum olduğunu düşünüyorum, yani savunmasızlar. Orada olmamaları gerekiyor. Daha dünyayı tanımadılar bile. Dolayısıyla onları o kategoriye alıp, o şekilde büyümelerine bizlerin müsaade etmeniz gerekiyor. Hepinizin çocuğu var, onları daha farklı uygulamalar uygulanarak, daha farklı şekillerde hayatlarını sürdürebilmeleri gerekiyor çünkü onlar bizim geleceğimiz. Onlar iyi olursa, onlar güzel bir karaktere sahip olurlarsa güzel bir insan olacaklar ve güzel bir geleceğe sahip olacağız ve hepimiz güzel bir şekilde yaşayacağız ama onları bu şekilde cezalandırırsak ne yazık ki onlar belki farklı şekilde yetişecekler.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Hukuki, yargısal durumu bir anlatın. sanırım cezadan dolayı yurt dışına çıkmak istedi ve tutuklandı. Ardından neler yaşandı hukuki olarak onu da bir anlatın.
İsmail Fuat Güçlüer: Öncelikle mahkemesi oldu efendim. Orada savunması alındı, kendisini savundu. Mevcut durumun bunu gerektirdiğini, koşullarının bunu gerektirdiğini, ama sonrasında infaz kurumuna alındı. Kurumundan dilekçe yazıyordu, avukatımız da mahkemeye itiraz ediyor. Gerekli mahkeme kararlarını da ek yapıyoruz savunmamıza, beyan olarak, tahliye kararlarını sunuyoruz, ama ne yazık ki efendim, 5275 sayılı ceza infaz kanunu da bu konuda açık hükme sahip olmasına ragmen mahkemeler bu yönde karar tesis ediyor. Bunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. Bu çocuğun durumundan dolayı tahliye verilebilirdi ama hala beklemedeyiz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Biz buradan Adalet Bakanlığı yetkililerine seslenelim. Oldukça sıkıntıda olan bir anne bebek var ve gerçekten yasal olarak da 18 ayın altındaki bebeklerin cezaevinde olmaması gerekirken, tutuklu olduğu için anneyi 13 aylık bebeğiyle cezaevinde tutuyorlar. Bu olacak bir iş değil. Bir an evvel tahliye edilmesi gerekiyor. Veyahut da en azından ev hapsiyle bile tahliye edilmesi gerekiyor. Baba oldukça sıkıntılar çekiyor çünkü bir taraftan da büyük kızıyla birlikte o çocuğa bakmak zorunda. Anne öbür tarafta cezaevinde bebeğe bakmak zorunda. Parçalanmış bir aile. Böyle binlerce aile oldu Ohal döneminde. Şu anda yüzlercesi var. Çok büyük sıkıntılar oldu. Binlerce çocuk cezaevlerinde kaldı. On binlercesi cezaevi dışında anne ve babasından uzak yerlerde kaldı. Büyük travmalar yaşadılar. Buzdağının altındaki çok büyük bir vehamet bu Türkiye’de bu konu çok kişi gündeme getirmiyor ama biz biliyoruz son derece önemli bir konu. Gündeme getirdik, getirmeye devam edeceğiz. Çünkü insanlar bundan dolayı büyük sıkıntılar çekiyorlar. İnşallah en kısa sürede konu hallolur ve biz annenin bir an evvel tahliye edilmesi gerektiğini buradan tekrar ifade etmiş olalım.
Haftaya salı günü saat 21.00’da yeni bir ÖFG TV programımızda yine sizlerle birlikte olacağız. Hayırlı akşamlar, hoşça kalın diyoruz. ÖFG TV yayınını burada bitiriyoruz.


























Yorumlar