18 Kasım 2025

ÖFG TV’den herkese merhaba. Her hafta salı günü saat 21.’00 da haftanın önemli insan hakları konuları ve konuklarıyla size sunduğumuz programımıza bu akşam da başlıyoruz.

Değerli izleyenler önümüzde dünyadan, Türkiye’den, Kocaeli’den önemli hak ihllaleri var. Dünya hakka, hukuka, adalete, vicdana, merhamete gelmediği müddetçe insanlığın başından belalar uzak durmuyor ve o belalar maalesef kendisine büyük zararlar veriyor.

Dünyaya bakıyoruz, savaşların devam ettiği ve milyonların öldüğü bir dünya. Ne için? Değer mi buna? Ukrayna-Rusya savaşında yıllardır milyonlarca insan zarar görüyor ve maalesef bu hal devam ediyor.

Dünyada ezenler yükseliyor, ezilenler maalesef daha da güçsüz yaşıyor fakat insanlığın vicdanı bunu kabul etmiyor. Evet, madden belki dünyada, Türkiye’de, Kocaeli’de ezenler güçleniyor ama Türkiye’nin Kocaeli’nin vicdanı bunu kabul etmiyor sevgili izleyenler. Biz de bu vicdanı temsiyle halkımızın sesinin tercümanı olarak bu yayınları yapıyoruz. Hakka halka faydalı olmaya çalışıyoruz. Dünyanın durumu böyle.

Türkiye’ye döndüğümüzde tıkanmış bir siyaset ortamı görüyoruz. Günlerdir gündem oldu. Son iki haftadır çok yükselen bir gündem oldu. Sayın Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması gerekiyordu ancak serbest bırakılmadı. Hatta eşinin Diyarbakır’dan Edirne’ye giderek dört gün boyunca Edirne’de beklediği ve eşi serbest bırakılmayınca Diyarbakır’a döndüğü haberini aldık. Bu çok üzücü bir haber.

Bir eşi, bir anneyi, bir kadını bu kadar üzmeye hiç kimsenin hakkı yok ama vicdansızca bu işi yapmaya devam eden bir iktidar var. Hakkında 3 tane AİHM kararı olan Sayın Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalıdır. Kendisini de 3 defa ziyaret ettim cezaevinde değerli, yürekli, halkını seven, hakkı hukuku bilen bir insan olarak değerli bir insan ve bu kişinin hakkını aramaya devam etmeliyiz.

Barış süreci Sayın Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını sağlamalı. Gelişmeler bunu getirmeli yoksa insanlar; “Böyle barıştan biz ne anlıyoruz? Devlet bizi kandırıyor.” deyip duruyor. Eğer ki devlet millet buluşmasını yapmak istiyorsanız, Kürt halkına bir güvence vermek istiyorsanız, buyurun zaten 9 yıldır boş yere yatırdığımız kendisini, ailesini, toplumu bu kadar üzen, bu mahpusluğu bitirin diyoruz. İktidara sesleniyoruz. Adalet Bakanı ne diyeceğini bilemiyor, yukarıya bakıyor. Diğer bakanlar hakikaten öyle. Böylesi bir baskıcı yönetim altındayız. Umarım bu sıkıntı uzamaz, bu diretme uzamaz, bu ayak süreme uzamaz ve Selahattin Demirtaş bir an evvel serbest bırakır.

Kocaeli’de durum farklı mı sevgili arkadaşlar? Kocaeli 29 Ekim ve 8 Kasım’da olmak üzere iki büyük felaket yaşadı. 29 Ekim’de Gebze-Darıca metro hattının altından geçtiği bir bina çöktü. 4 vatandaşımız, kardeşimiz hayatını kaybetti. Bir kişi de öksüz yetim kaldı. Bu korkunç bir durumdu.

Türkiye’de can güvenliğimiz, hukuk güvenliğimiz, mal güvenliğimiz hiçbir şeyimiz yok arkadaşlar. Durup dururken birilerinin ihmali yüzünden gece uykudayken binanız çöker, odanız başınıza yıkılır, eviniz başınıza yıkılır ve ölebilirsiniz. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Son derece üzücü ve ardından daha bu acı bitmeden Dilovası’nda parfüm deposu yangını yaşandı ev orada da 7 kardeşimiz hayatını yitirdi.

İlk önce 6 kadın daha sonra da bir erkek eklendi buna. 7 kişi hayatını kaybetti. Korkunç bir katliam oldu. Peki burada olması gerekenler var mıydı? Yoktu. Ne binanın yıkılma gerekliliği yerine getirilmişti. Ne ruhsatı vardı, ne güvenli işçi çalıştırılıyordu, ne yangın tertibatı vardı, ne denetimi vardı.

Yanında İş-kur olmasına rağmen dönüp bakanı yoktu. Çalışma Bakanlığı hemen yanı başındayken bir bina nasıl ruhsatsız çalışır, bunun korkunç resmi vardı sevgili arkadaşlar. İnanılacak bir vaka değildi. Bütün bunlar, bu kaza dedikleri şeylerin kaza olmadığını, önemli bir ihmal ve denetimsizlik olduğunu gösterdi. Bunları mecliste de gündeme getirdik.

Sayın Bakan Vedat Işıkhan’a da bunları söyledik. Kendisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Defalarca kendisine istifa etmesi gerektiğini söyledik. Vallahi içinden bilmiyorum. “Bana niye yükleniyorsun Ömer Bey? Benden önce başka bir sürü bakan var, Çevre Bakanı’na git! mi dedi? “Saray’a mı git!” dedi? Veyahut da işte, “Ben de istifa etmek istiyorum. Birileri beni tutuyor.” mu demek istedi? Ne demek istedi? Tek bir kelime etmedi. Sorduğumuz sorulara cevap vermedi ve bizi cevapsız bıraktı.

Herkes gayet rahat. 5-6 tane alt düzey çalışanı açığa alıp kendilerini kurtarma işindeler. Peki siz niye bu denetlemeleri yaptırmadınız? Bu büyük skandal varken insana saygından dolayı istifa etmen gerekiyor. Bunu da yapmadılar. Peki araştırdıkça başka neler çıkıyor?

Bakın, 2024 yılında bir haber var. 177 bin bina kontrolü yapılmış Kocaeli’de. Peki bunların arasında Gebze’deki binalar var mıydı, yok muydu? Ne oldu, ne bitti kardeşim? Madem bina çürüktü diyorsunuz, kontrolünü yaptık diyorsunuz, bu nasıl kontrol? Kontrolde temiz mi çıktı, kirli mi çıktı, ne oldu, neden o zaman bu bina vardı? Bina madem sağlam çıktıysa, zemindeki bu çökme neden oldu? Metro inşaatıyla bağını 20 gün oldu ya, 20 gün oldu hala bununla ilgili bağı bize açıklamıyorsunuz. Bu nasıl iştir? Bunu da anlamak mümkün değil.

Bir başka gelişme daha oldu. Bu da son derece ilginç. Şimdi bu Gebze-Darıca metro hattını yapan Eze İnşaat. Çok ballı bir firma arkadaşlar. Bütün ihaleleri alıyor maşallah. Metin Güneş diye bir patronu var. Adam Kocaeli’de her türlü ihaleyi alıyor. Mesela Kocaeli’de stadyum tramvay ihalesi vardı. Eze İnşaat aldı. Çok geciktirerek bitirdi. Mahvetti oraları. Kaç kez gittik, çekim yaptık. Orada eleştiriler yaptık.

Eze İnşaat Gebze-Darıca metro hattını 6 yıldır bitiremedi. Belki bu bitirememesi, istinat duvarlarının yapılamamasından dolayı zeminde çökmeler oldu ve bu nedenle bu bina çökmesi olayı gerçekleşti. Rapor güya 20 gündür çıkmamış, bekliyoruz. Daha neyi bekleyeceğiz kardeşim? Çıkartın şu raporu, gizlemeyin. Birilerini korumaya çalışmayın diyoruz.

Bundan sonra neler yaşandı? Biz bir baktık ki Kartepe-Körfez arasındaki metro hattını da Eze İnşaat’a vermişler. Körfez Ray’ı da Eze İnşaat’a vermişler. Diğer taraftan Tahir Büyükakın: “Çöken binanın, metro inşaatını yapan firmanın ihmalinden çöktüğünü ispatlarlarsa o inşaat firmasının burnundan getiririm, mahvederim.” diye atıp tutuyor. Kardeşim ne atıp tutuyorsun? Bir sürü ihaleyi bu adama vermişsin. Eze İnşaat’a vermişsin. Kalkmışsın, atıp tutuyorsun, atıp tutuyorsun.

Eze İnşaat ha bire ihale alıyor. Şimdi bitiremediği Gebze-Darıca metro hattı ortadayken kalkmış, Körfez Ray hattını almış. Onu ne zaman bitirecek belli değil. Peki bu kadar kendisi rabet niye görüyor acaba? Bunun da nedenini az çok biliyoruz. Bir bakıyoruz ki Eze İnşaat iki ortağıyla birlikte Turka Araç Muayene, şirketi kurmuş ve TÜV TÜRK’ten boşalan bu denetimi TURKa almış. 100 milyonu da Kocaelispor’a Stadyum sponsoru olmuş. Ardından bu da yetmemiş. Ne yapmış? Bir de 30 milyon vermiş. Forma sponsoru olmuş. Kocaelispor diğer takımları yendikçe biz seviniyoruz arkadaşlar fakat bu nasıl bir arka plan?

Metin Güneş’in inşaatını yaptırdığı metro inşaatlarında büyük sorunlar çıkıyor, binalar çöküyor. Bunu örtmek için mi kalkıp bu sponsorlukları yapıyor? Bu ne iştir? Safiport da aynı şekilde. Kocaelispor’a, Fenerbahçe’ye sponsorluk yapmıştı ve Safiport Limanı’ndan İsrail’e ticaret yapıldığını biz görmüştük ve bu da devam ediyor. Başka limanlardan da devam ediyor ama Safiport’tan çok yoğun bir şekilde devam ediyor ve bu konuda “Biz yapmıyoruz.” diye bir açıklama yapmayın Derince Safiport.

30 milyon vermiş Kocaelispor’un formasına “Turka Araç Muayene İstasyonu” logosuyla sponsor olmuşlar. kardeşim böyle iş olur mu? Allah aşkına şimdi bu sponsorluk aldığınız firma neler yapıyor haberiniz var mı? Bakın onun yaptırdığı Gebze-Darıca metro hattının üstündeki binalar yıkıldı. 19 tane bina yıkılmış, 25 tane iş yeri yıkılma kararı alınmış. 79 tane bağımsız yerin yıkılma kararı alınmış. 19 bina, 25 iş yeri, 79 da bağımsız yer.

İnsanlar perişan oldu. Evleri yıkıldı, şu an misafirhanede bir sürü insan var. Bunun bir nedeni var. Nedeni de açıklanmıyor. Öbür taraftan, Turka Araç Muayene Kocaelispor’a bol bol yardım yapıyor. Bakın stadyumda da bir sponsorluğu var Kocaelispor’un. Yaptığı yanlış işleri temizlemek isteyen koşuyor. Kocaelispor Stadyum’una sponsor oluyor. Öncesinde Yıldızlar Entegre. Bunu yapmıştı. Yıldızlar Entegre, Kocaelispor’un Stadyumu’na sponsordu.

Yıldızlar Entegre kim ki kardeşim? Kocaeli’de hadehane yapıp Kocaeli’ni mahvetmeye çalışan bir kuruluş. Kendi günahlarını örtmek için gidip oraya sponsor olmuştu. Daha sonra Turka Araç Muayene bu sponsorluğu almış. 100 milyonu bastırmış, “ben sponsor olurum.” dedi. Kardeşim bu sponsorlukları verirken bu adamlar ne yapıyor bir araştırmıyor musun? Kocaelispor yetkililerine de soruyorum. Bu ne iştir yani? Bakın bu işin arka planında sıkıntılı işler var.

Ben Kocaelispor’u sonuna kadar destekliyorum ve her galibiyeti sonrası alkışlıyorum ama Yıldızlar Entegre’nin Kocaeli Stadı’na sponsor olmasını da eleştirdim. Turka Araç Muayene’nin de sponsor olmasını eleştiriyorum. Kocaelispor bu şaibeli firmalardan para alarak bir yere gelmesi doğru değil. Bunlar olacak şeyler değil.

Biz her hafta Kocaelispor’u tebrik ediyoruz. Kocaelispor tertemiz taraftarının desteğiyle bu galibiyetleri alıyor ve iyi maçlar çıkarıyor. Allah yolunu açık etsin şampiyonluklar diliyorum. Ancak bu konuları da sorgulamadı yani. Bakın, oldukça şaibeli firmaların sponsorluğunu alıyorsunuz. Ondan sonra bir sürü laf oluyor bunlar. Bunlara dikkat etmek zorundasınız diye söylüyorum Kocaelispor yetkililerine.

Sevgili arkadaşlar, bu iki mesele ne olacak Kocaeli’de? Ben Kocaeli Milletvekili olarak bu konuyu takip ediyorum. Şimdi herkes unutur, biz unutmayız. Gebze Darıca metro altındaki apartmanın çökmesi, Dilovası parfüm deposu meselesi bizim radarlarımızda olacak. Takip edeceğiz ve sonuna kadar gideceğiz. Bununla ilgili bir soru önergesi verdik. 19 sorulu bir soru önergesi. Ayrıntılı bir şekilde soruları sorduk ve konuyu takibe aldık.

Biz, bu iş yerinde denetim yapılmadığını, denetim yapıldıysa da denetim yapanların ellerinde parfüm şişeleriyle oradan çıktıklarını biliyoruz. Bunu orada çalışanlar söylüyor sevgili arkadaşlar. Bu olacak bir iş değil ama işte burası Türkiye, bu işler olmuş durumda. Bunu kabul etmiyoruz ve üstüne gideceğiz. O insanların acılarını gördük, o taziyelere gittik, o büyük üzüntüleri yaşadık, gördük ve bundan sonrasında bunların yaşanmaması için gayretimizi devam ettireceğiz.

Bakanlık nezdinde takibimizi devam ettireceğiz. Önceki haftalarda da söylemiştim. Çocuk işçiler öldü. Bizim 2 Ocak 2024’te Körfez’de çocuk işinin ölümüyle sonuçlanan iş cinayetiyle ilgili önergemize doğru düzgün cevaplar verilse buralara gelinmezdi. Mevzuat yazıp gönderiyorlar. “Bakıyoruz, ediyoruz, soruşturuyoruz.” Ya neyi soruşturuyorsun? O zaman soruşturuyorsan sonucunu söyle kardeşim. Nerede yani? Arkadaşlarımız tekrar bu konunun üstüne gidecekler. Soru önergelerimizi tazeleyeceğiz.

Çayırova fabrika yangını, bakın kaç yıl oldu? 7-8 yıl oldu arkadaşlar. Ölen öldüğüyle kaldı. Hiçbir şey yapılmadı. Olayın üstü kapatıldı. Bize cevap vermediler bile ve ne yaptıkları belli olmadı. Ne oldu biliyor musunuz? Fabrikada bir ton ikna ile imza atan patronlar, gidip Tuzla’da başka bir fabrika açtı. Bunları biz biliyoruz. Bizi yüzü kızarmadan dinleyen bakanlar, yetkililer de bunları biliyor ama hiç kimse makamlarını terk etmek istemiyor. Dört elle makamlarına sarılmışlar ve onları hayatlarının gayesi olarak gördükleri için buradan geri adım atmak istemiyorlar ama bu vicdanların kabul edileceği bir durum değil ve biz bu yüzden bu konunun üstüne gitmeye devam edeceğiz. Bu konuda halkımıza söz verdim.

Yoğun bir takip yapacağız. Yeni gelişmeleri takip edeceğiz ve size bildireceğiz. Ölen gariban çocuklar, kadınların hakkını aramaya devam edeceğiz arkadaşlar. Öldükleriyle kalmayacaklar. Aradan aylar yıllar geçse de biz konunun takipçisi olacağız. Bunu da size burada ifade edip söz vermiş olalım sevgili arkadaşlar.

Bütçe görüşmeleri devam ediyor bir taraftan. Bütçe görüşmelerinde önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığı bütçesinde konuşacağım. Sağlık Bakanlığı’yla ilgili yaptığımız çalışmaları derleyip toparlıyoruz ve bu çalışmalarla ilgili neler olması gerektiğini Bakan’a söyleyeceğiz. Meclis Sağlık Komisyonu üyesiyim, Meclis Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu üyesi ve Bakan’a söyleyeceğimiz çok şey var. Bunlara hazırlanıyoruz. Bir ön hazırlık yapıyoruz ve ardından bu konuda açıklamalarımız olacak sevgili arkadaşlar ve bunu da sizlere yansıtacağız. En iyi bir şekilde bunları size yansıtmaya çalışıyoruz ve en etkili söylemleri kullanmaya çalışıyoruz. Vaktimiz müsait olduğu müddetçe bunu yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz sevgili arkadaşlar.

Bugün de bu kadar diyelim. Gündemde önemli olaylar vardı. Dünyadan, Türkiye’den, Kocaeli’den önemli olaylar vardı. Onları yorumlamaya çalıştık. Özellikle vekili olduğum il Kocaeli’nin sorunlarını yakından takip eden bir milletvekiliyim ve halkımız da bunu görüyor. Çok yoğun bir şekilde sorunları takip ediyorum. Kocaeli bir sanayi kenti, evet ama artık sanayiye doymuş durumda. Yeni sanayi tesisleri istemediğimizi defalarca söylüyoruz çünkü bu yollar, bu topraklar, bu hava, bu su, bu kirliliği artık kaldırmıyor. Gerçekten kaldırmıyor.

Çevre kirliliğini düzeltseniz trafik sorunu ortaya çıkıyor. Orada kazalar, facialar çıkıyor. Trafiği düzeltseniz zehirli maddelerin suya karışımını engelleyemiyorsunuz. Oradan kanser vakaları patlıyor. Böyle bir düzen var maalesef. Bunu bitirmeye çalışacağız arkadaşlar. Tüm arkadaşlarımızla önemli bir çalışma yapıyoruz. Aylık olarak raporlarımızı takdim ediyoruz halkımıza.

Bakın biz aylardır aylık raporlarımızı takdim ediyoruz halkımıza ve bundan gurur duyuyoruz. Milletvekiliyiz yaptığımız çalışmaları her hafta en çok basın toplantısı yapan bir milletvekiliyim. En çok soru önergesi veren milletvekiliyim ve bütün yaptıklarımı her ay, düzenli bir şekilde kamuoyuna, gazetecilere, aylık raporlar halinde de sunan bir milletvekiliyim.

Vatandaş bize oyunu verdi, meclise gönderdi ve gerekeni yapmamız gerekiyor ve vatandaşın da bunu denetlemesi gerekiyor, bunu da söylemiş olalım. Vatandaş bizi denetlesin, yakamıza yapışsın, ne yaptın, ne etmedin diye bize sorsun en tabii hakkıdır ama bizim yaptıklarımızı takip etmesini de biz istemiş olalım.

Bugünlük bu kadar. Herkese güzel bir gece diliyorum hoşça kalın. Haftaya Salı günü saat 21.00’da buluşmak üzere. Hayırlı geceler.

Yorumlar