7 Nisan 2026

ÖFG TV’den herkese merhaba, her hafta Salı günü haftanın en önemli insan hakları konuları ve konukları ile size sunduğumuz programımıza bu akşam da başlıyoruz.

Yoğun mesaimizin arasında ÖFG TV’yi ihmal etmemeye çalışıyoruz. Yoğun bir gayret, ilgi ve istek ile bu programımızı yapıyoruz çünkü tarihe tanıklıklar düşmüş oluyoruz bunu da söylemiş olalım.

ÖFG TV’de neler yaptığımızı kısaca özetle geçiyorum. Geçtiğimiz hafta Şakran Kadın Cezaevi ziyaretim vardı ve bu konuda çok öfkeliyim ve bu cezaevindeki ihlallerin bitmesi, bu müdürün görevden alınması için yetkililer ile bakanlıklar ile görüşme halindeyim. Bunu da Şakran Kadın Cezaevi müdürü bilsin. Sincan Kadın Cezaevi Müdürü de bilsin. Ben milletvekiliyim, millete yapılan ihlallere karşı millet adına bir şeyler yapmaya çalışan bir insanım. 86 milyonu bu Meclis’e doluşturacak halimiz yok. 86 milyonun vekilleri burada ve millete yapılan ihlaller konusunda biz millet adına gereken işleri yapıyoruz, yürütmeye soru önergeleri veriyoruz, yasama faaliyetleri yapıyoruz, millet adına en hayırlı çalışmayı gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Milletvekili olarak denetlediğim cezaevleri çok fazla. 135 civarında 2.5 yıldır cezaevi denetledim ve bu cezaevlerindeki birçok eksikliği giderdim, gidermeye devam ediyoruz, idarecilerin tutumu hakkında bakanlığı bilgilendiriyorum. Hiçbir idareci makamında derebeyi değildir arkadaşlar. Şakran Kadın Cezaevi ve Sincan Kadın Cezaevi müdürlerinin milletvekili ile bile görüşmeyi reddederek yaptığı derebeylilği kesinlikle kabul etmiyorum, affetmiyorum ve bakanlık yetkililerine de bunu ilettim. Haberleri olsun kendilerine de ileteyim. Her yetkiliyle de görüşeceğim ve bu görevlilerin görevden alınması ve haklarında soruşturma açılması için elimden geleni yapacağım. Bunu millet adına söylüyorum.

İzmir’de neler yaptık? Bir Filistin paneli yaptık. Filistin, İran, Lübnan ve bölge halklarının durumu. Orada ne yaptık? Filistinli bir aktivist, Türkiye’de doktor olarak çalışıyor. Kendisiyle birlikte kalabalık bir topluluğun önünde İzmir’de Filistin sorunu ve İran’a yapılan ABD ve İsrail saldırılarını masaya yatırdık ve insanların çok üzgün olduğunu ve bir şeyler yapmak istediklerini gördüm ve oradaki insanları tebrik ettim. En azından hiçbir şey yapmayan insanlara göre bir şeyler yapıyorsunuz. Vicdanen bu çok değerli bir iştir dedim kendilerini ve ardından bulunduğumuz Çankaya’dan Konağa doğru bir yürüyüş gerçekleştirdik. İzmir halkı da bize yoğun destek verdi. İzmir halkına bu noktada teşekkür ediyorum. Halkın vicdanı bizim yanımızda. Halkın vicdanı soykırımcı Netanyahu ve pedofili sanığı kız çocuklarına musallat olmuş Trump’ın yanında değil, Allah’a şükürler olsun.

Bu gece Trump, İran’ı yok edeceğini söylüyor. Aklı başında olarak yazdığını düşünmüyorum. Kafayı çekip çekip küfürler, hakaretler yağdırarak böyle şeyler söylüyor. Düşünün, bir Amerikan Başkanı küfürler ederek tweet atıyor. Cinsel içerikli küfürler yazıyor. “Orayı burayı yok edeceğim.” diyor. Tamamen insanlığa tehlikeli bir varlık. Bu noktada böyle bir insana “Dostum Trump” denilmesinin ne kadar tehlikeli olduğu da açık ortada. Trump tam bir çılgın, çıldırmış halde. “Bu gece İran’ı yok edeceğim, yönetimi ortadan kaldıracağım.” diyor. Ne yapacak Allah korusun atom bombası mı atacak? Çıldırmış bir şekilde blöfler savuruyor, hakaretler yağdırıyor. Ya sen kendine gel. Bakın, tüm dünya insanları bu adama haddini bildirmeli arkadaşlar. Ben Türkiye’nin bir milletvekili olarak ona en ağır dozda haddini bildirmeye çalışıyorum. Sen kim oluyorsun da İran’ı yok etmeye çalışıyormuşsun? Sen kim oluyorsun da soykırımcı Netanyahu’nun yanında yer alıyorsun? Sen kimsin? İnsanlığın başına çöreklenmiş bir belasın sen başka bir şey değilsin Trump ve bu halinle kalkmışsın tehditler savuruyorsun. Biz Allah’a şükürler olsun en azından yerimizde durmadık. İzmir’de bu konuda bir duyarlılık oluşturduk. Sokaklarda yürüyüş yaptık. Konak’ta bir açıklama yaptık ve sosyal medyadan da bunu paylaşarak bir kamuoyu duyarlılığı oluşturmaya çalıştık. Halkın vicdanının sesi olmaya çalıştık sevgili arkadaşlar ve buna da devam edeceğiz.

Beni davet ederseniz ülkenin her ilinde de mazlum Filistin, İran, Lübnan halkının yanında olduğumu, olacağımı da söylerim. Mazlumun Türk’ü, Kürd’ü, Filistin’lisi, İran’lısı olmaz arkadaşlar. Mazlum mazlumdur, zalim zalimdir. Biz Allah’a şükürler olsun zalime karşı mazlumun yanındayız. Bunu da tüm cümle alem bilsin.

Pazar günü de Kocaeli Gebze’de ilçe kongremizi gerçekleştirdik. Gebze halkıyla kucaklaştık, Gebze’nin sorunlarıyla ilgilendik. Gebze halkımızla sohbetler ettik ve ardından Gebze yeni ilçe yönetimimizi oluşturduk. Eski ilçe yöneticilerimiz Ömer Yıldız ve Melike Aydın kardeşlerimize teşekkür ederken yeni başkanlarımız Ferdi Gülkırmızı ve Nigar Hanım’a da buradan başarılar diliyorum. Yolları açık olsun.

Kocaeli Ağrı Dernekleri Federasyonu’nun Kocaeli İzmit’te düzenlediği programa da katıldık. Binlerce kişinin katıldığı bu programda da dengbejlere plaketler takdim ettik ve halkımızla birlikte olduk. Bu da önemli çünkü dengbejlik geleneğini yaşatmak lazım arkadaşlar. Dengbejlik önemli bir gelenek ve Kürt halkının çok önemli yaralarını, hikayelerini, dramlarını, aşklarını, hüzünlerini, sevdalarını anlatan türküler bunlar ve bu gelenek son derece değerli. Bu geleneğin değerli temsilcileriyle konuştuk. Belki her geçen gün azalıyor ama oldukça etkili sesleri ve güzel söyleyişleriyle Kürt ve Kürtçe kültürüne önemli şeyler kazandırdıklarını gördüm. Biz de kendilerini plaketle ödüllendirdik. Bu noktada da halkımızla birlikte olduk. Yoğun bir ilgi ve sevgi de gördük sağ olsunlar. Kocaeli’deki Ağrı’lı kardeşlerimiz son derece yakın bir ilgi gösterdiler, yanımızdaydılar. Biz de onların yanında olacağız. Onların vekiliyiz. Parti ayrımı yapmıyoruz. Hepsi bağışımızın tacıdır. Ağrı’lı kardeşlerimiz Kocaeli’de çok fazla var ve onların kültürlerini yaşatma konusunda da Ağrı örf adetleri, gelenekleri, kültürü ve dengbejleri, yemekleri, türküleri hepsi başımızın tacıdır. Onları yaşatmak için gerekeni yapmaya biz de devam edeceğiz.

Biliyorsunuz ABD ve İsrail saldırganlığı devam ediyor ve İran direniyor. Bölgedeki her halk bulunduğu devletle sorunlarını halletmeli. Dışarıdan yapılan bir müdahale, savaşla “Ggelin bakalım hadi siz de ayaklanın da bize yardımcı olun.” diyen ABD ve İsrail’e kanmamalı. ABD ve İsrail’in getireceği özgürlük değildir, vahşettir, zulümdür, kaostur, anarşidir, ölümdür, işkencedir. O yüzden kimse bu ABD ve İsrail’e kanmamalı. Bölgede yayılmacı politikalarını devam ettiriyorlar ve korkunç işlere imza atıyorlar. Allah bu zalimlerden bizi ve tüm insanlığı kurtarsın sevgili arkadaşlar.

Bugün de Meclis’te Dem Parti grup toplantımız yapıldı ve Kocaeli’den çok önemli ziyaretçilerimiz vardı. Kocaeli Dilovası Parfüm Deposu katliamı mağdurları meclisteydi. Avukatları, mağdurlar, merhumların yakınları yanımızdaydı ve onlarla konuştuk, destek verdik, sesleri olduk ve olmaya devam edeceğiz sevgili arkadaşlar. Neslihan Acar, DGD-Sen Başkanı, Avukat Mürsel Bey Ailelerin avukatı. Bizi bilgilendirdiler. Sayın Başkanımız Tuncer Bakırhan ile  konuştular. Biz de toplantıda hazır olduk ve arkadaşlarımızı bilgilendirdik.

Kocaeli’de yaşayan Vartolu’lar yanınızdaydı çünkü Türkiye’de ve dünyada tüm Vartolu’lar ayakta arkadaşlar. Vartolular ne diyor? Bakın “Varto’da jeotermal istemiyoruz.” diyorlar. Biz bu konuyu mecliste gündeme getirmiştik arkadaşları ve yine gündeme getireceğiz. Şu anda jeotermalcı engelleri aştı. Her an jeotermal inşaatına başlayabilirler fakat kamuoyu çırpınıyor. Biz de bu çırpınan Vartolu’ların yanındayız. Varto’daki, Kocaeli’deki, Türkiye dünyadaki tüm Vartolu’ların yanındayız. Vartolu’yu, çevresini Erzurum’un ilçelerini de etkileyecek bu jeotermal tesis istemiyoruz sevgili arkadaşlar. Çevreyi mahvedecek. O yüzden vatandaşlarımıza desteğimizi veriyoruz.

KHK platformu yanımızdaydı. Yıllardır KHK meselesini çok gündeme getiren bir insanım. Bu gündem gerçekten son derece önemli. Büyük bir zulüm devam ediyor ama biz kabul etmiyoruz ve mücadele ediyoruz. Bu mücadele için gayret eden insanlar da yanımızdaydı ve destek verdiler. Biz de bu konuda yoğun bir gayret sarf ettik ve arkadaşlarımızla gördüğünüz gibi grup toplantısında hem Sayın Başkan onları andı. Ardından fotoğraflar çekildi ve bu tarihe bir not olarak düşecek. Bir önemli destek olarak  düşecek. KHK’lılar: “Herkes için adalet istiyor.” dediler ve herkes için bir adalet talebinde bulundu arkadaşlarımız. KHK’lılar çok mağdur, yüz binlerce mağdur var. Onlar adına bir grup geldi. KHK mağduriyetinde milyonu bulan büyük bir mağduriyet var ve ceberrut iktidar anlayışına karşı ellerinden geldiği kadar seslerini duyuruyorlar. KHK platformlarının yanındayız. Tüm Türkiye’den gelen  platform temsilcilerini tebrik ediyoruz. Ellerine, emeklerine sağlık diyoruz ve onları burada da anarak kendilerine önemli bir destek verdiğimi söylemiş olayım arkadaşlar.

Bugün mecliste bir önemli yasa da konuşulacak. Onu da gündem edelim. Aileyle ilgili bir yasa ve bu yasa çerçevesinde önemli söylemlerimiz olacak. Yasa ile ilgili konuşmam olacak. 10 Dakikalık bir konuşmada yasa ile ilgili önemli eleştirilerimiz olacak.

Aile Bakanı’nın aileyi hiçe sayan uygulamalarının olduğu, beni çok öfkelendirdiği ve bunun politikalarına karşı sonuna kadar mücadele etmeyi ahdettiğim bir dönemdeyiz. Aile Bakanı ile birebir konuştum ve kendisine mağdur aileler, çocuklar, kadınlar, anneler, bebeklerin durumunu ilettim ve çok büyük bir duyarsızlıkla, vicdansızlıkla karşılaştım, inanılmazdı. Gözlerime inanamadım, kulaklarıma inanamadım ve bunu izah edemiyorum gerçekten ama ben hiçbir şeyi yerde bırakmam. İnsanları aşağılayan, mağdur eden ve makam mevki peşinde koşan bu Bakan ile sonuna kadar mücadele edeceğim. Makamlar mevkiler için değil, millet için hizmet etmeleri gerektiğini onlara hatırlatacağım. İnsanları böyle “terörist görmek” “terörist” gördüğü insanları dışlamak, onlara bakmaktan çekinmek, imtina etmek, gözaltındaki veya mahpus insanların uğradıkları kötü muamelelerle baş başa bırakmak kabul edilecek bir şey değil. Duyduklarım inanılmazdı. Aile Bakanı’nın gerçekten Aile Bakanı olmaya, makam mevkii için bu işleri yürütmemeye, vicdanının sesini dinlemeye davet ediyorum. Biz etkili bir siyasetçiyiz, Allah’a şükürler olsun. Baştan sağmaya çalışanlara haddini de bildiririz. Millet adına böyle bakanlara haddini bildiririz ve kendilerini doğru yola davet ederiz. İçine düştükleri bu vicdansızlıktan uzaklaşmaya davet ediyorum. Mağdur, mazlum insanları sırf muhalif diye kafasında “terörist” görerek dışlamaya çalışmak korkunç bir şey. Hiçbir şekilde kimseye, hiçbir insana, bir bakana değil bir insana yakışmayan tavır ve ifadeler. Bunu kabul etmediğimizi buradan söylemiş olayım.

Haftaya, salı günü inşallah sizlerle birlikte olacağız. Herkese hayırlı akşamlar, hoşça kalın.

Yorumlar