25 Mart 2025
Ömer Faruk Gergerlioğlu: ÖFG TV’den herkese merhaba, iyi akşamlar. Her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları konuları ve konukları ile size sunduğumuz programımıza bu akşam da başlıyoruz.
Değerli izleyenler ülkemiz çok önemli günlerden geçiyor, çok üzücü günlerden geçiyor çünkü demokrasiye ağır darbeler indiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine bir zamanlar yapılanın aynısını şimdi bir başka Cumhurbaşkanı adayı olacak kişiye Sayın Ekrem İmamoğlu’na yapıyor. Bunu herkes görüyor.
Yargıyı kullanarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevinden alınan, önce gözaltına alınan, daha sonra tutuklanan bir kişi var karşımızda ve halkın da buna önemli bir tepkisi var. Sadece İstanbul’da değil, Ankara’da, İzmir’de ve yurdun birçok ilinde, ilçesinde önemli tepkiler var günlerdir. Karar öncesi vardı, karar sonrası var. Kolay kolay dineceğe benzemiyor ve halkın öfkesi var.
Üniversite öğrencilerinin tepkisi, öfkesi, itirazı var ve yıllardır yaşadıkları AK Parti MHP Cumhur Zulüm İttifakı’na karşı önemli bir tepkilerinin olduğunu görüyoruz. Belki sadece İmamoğlu meselesi değil onu aşarak şu anda iktidarın tüm uygulamalarına yönelik önemli bir tepkisellik var gördüğümüz kadarıyla ve bu da ses getiriyor ulusalda ve uluslararası alanda. Sayın İmamoğlu’nun görevden alınması sonrası çok önemli açıklamalar yapıldı, Avrupa’dan açıklamalar geldi ve Türkiye’de de kaç gündür gündemde bu var.
İstanbul’da özellikle Saraçhane’de her akşam on binler toplanıyor ve çok önemli gösteriler yapılıyor. Ankara’da ODTÜ öğrencileri merkezli birçok katılım var. İzmir’de de katılım yüksek ve bunların arasında Türkiye’nin önemli vekili olduğum il Kocaeli’de önemli bir tepki var iktidara yönelik.
Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri bu konuda karar aldılar, bugün kendileri ile bunu konuşacağız. Aynı zamanda üniversite öğrencileri, İzmit Yürüyüş Yolunda oturma eylemi yapıyorlar, önemli olaylar yaşanıyor. Polis gaz sıkıyor, su sıkıyor ve insanları dağıtmaya çalışıyor ama kararlı, inatçı, dirençli bir topluluk var karşılarında ve mesele nereye doğru gidecek, üniversitelerde boykot kararı var ve sadece öğrenciler arasında değil, öğretim üyelerine de yansıyor. Eğitim Sen’in önemli bir kararı var. Aynı zamanda iktidarı destekleyen firmalara bir boykot kararı var ve iktidarı protesto eylemleri giderek genişliyor.
Biz bugün değerli hocamız Ömer Furkan Özdemir’i konuk edeceğiz ve Kocaeli Üniversitesi akademisyenlerinin aldığı önemli bir kararı açıklayacak. Kocaeli’de neler oluyor? Kocaeli Üniversitesi’ndeki bir öğretim üyesi olarak hem üniversitenin ruh hali hem öğrencilerin ruh hali, tepkiler nelerdir?
Ömer Furkan Özdemir: Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi Endüstri İlişkileri Bölümünde Doktor Araştırma Görevlisi olarak görev yapıyorum öğretim elemanıyım aynı zamanda Eğitim Sen Sendika Üyesiyim, şube yönetme kurulu üyesiyim Eğitim Sen’in. Kocaeli’de Türkiye genelinde hukuksuz gözaltılar ile başlayan süreç, tutuklamaya dönüşen süreç Türkiye genelinde olduğu gibi Kocaeli’de de yoğun bir tepkiye sebep oldu.
Öğrencilerimizin eylemleri Perşembe günü itibariyle öğrencilerimiz çağrı yapmışlardı. Kocaeli Üniversitesi’nde böyle bir etkinlik uzun zamandır olmamıştı. Bu çağrıya icabet ederek bizler de Kocaeli Üniversitesi’nde görev yapan Eğitim Sen üyeleri olarak öğrencilerimizin yanında yer aldık Perşembe günü. Üniversite kampüsümüz A Kapısı önünde toplanmıştı öğrencilerimiz, Türkiye genelinde olduğu gibi burada da öğrencilerimiz diploma iptaline karşı, kendi diplomalarının da yarın iptal edilebilme tehlikesi belirsizliği, güvencesizliği, hukukun askıya alınmasına karşı hem hukuka sahip çıkmak hem anayasal haklarına sahip çıkmak hem de halk iradesine sahip çıkmak anlamında böyle bir eylem gerçekleştiriyorlardı bizler de oradaydık. Son derece barışçıl bir eylem olmasına rağmen maalesef emniyet güçleri öğrenci arkadaşlarımıza müdahale ettiler. Biz de kendileri ile beraber orada bu müdahaleye maruz kaldık. Pek çok öğrenci arkadaşımız yaralandı, yoğun biber gazı sıkıldı, sert bir müdahale oldu kampüs önünde. Bazı öğrenci arkadaşlarımız müdahaleden kaçmak isterlerken kendi üniversitelerine sığınmak isterlerken üniversitenin kapısından da özel güvenlik görevlileri tarafından geri çevrilmişler, onların da müdahalesine maruz kalmışlar. O sırada kentimizin bir başka milletvekili Sayın Muhip Kanko geldiler. Kent merkezinden Kocaeli Emek ve Demokrasi Güçleri dediğimiz sendikaların, STK’ların, muhalif partilerin katılımı ile yürüyüşte öğrencilerimize sahip çıktık ve öğrencilerimiz yürüyüşlerini gerçekleştirdiler. Türkiye genelinde olduğu gibi Kocaeli’de de kurulan hukuksuz kanuna aykırı barikatı aşmasını bildiler. Ertesi gün yine Türkiye genelinde olduğu gibi kent merkezinde bu eylemler devam etti. Bizler de Eğitim Sen olarak gerek üniversitelerdeki üyelerimiz ile gerekse de Milli Eğitim’de görev yapan üyelerimiz ile öğrencilerimize sahip çıkmak, öğrencilerimizin açtığı yoldan hep beraber onlar ile yan yana yürüyebilmek için bu eylemde yer aldık. Kocaeli’de Cuma akşamı itibariyle kent merkezinde kanunsuz, hukuksuz, barışçıl toplanma hakkımızı, ifade özgürlüğümüzü yok sayan bir polis barikatı kurulmuştu ve son derece sert bir polis saldırısı gerçekleşti maalesef. O saldırı sırasında pek çok öğrencimiz, onlar ile birlikte ben de dahil olmak üzere pek çok arkadaşımız dövülerek, gözlerimize biber gazı sıkılarak hatta bu işkencenin gözaltı aracında da sürdüğü süreçte gözaltına alındık ama bizler gözaltındayken öğrenci arkadaşlarımız Kocaeli Emek ve Demokrasi Güçleri’nin temsilcileri, üyeleri, Kocaeli halkı o barikatı aşmasını bildiler. Barikata hem kendimizin muhalefet partileri milletvekilleri, İzmit Belediye Başkanımız Sayın Fatma Kaplan Hürriyet ve Kocaeli halkı tek yürek olarak o barikatı da aştılar. Yürüyüş yolu açılmış oldu. Son derece barışçıl bir protesto hakkının Türkiye genelinde olduğu gibi Kocaeli’de de engellenmesinden bahsediyoruz. İnsanlarımız sadece bugün yaşanan hukuksuzluğa değil bu bardağı taşıran son damla oldu. Yıllardır devam eden hukuksuzluklar var, buna karşı öğrencilerimizin öncülüğünde Türkiye genelinde olduğu gibi Kocaeli’de gururumuz, umudumuz genç öğrenci arkadaşlarımız, demokratik bir iradeye sahip çıkmak için hem demokratik Türkiye hem de demokratik üniversite mücadelesi ile bu yolu açtılar ve hafta sonu itibariyle bir yandan sert polis saldırıları ile ve öğrenci avı ile bir yandan barışçıl protesto hakkını kullanmak isteyen Kocaeli’de öğrencilerimiz gençlerimiz ve Kocaeli halkı ile birlikte bu eylemleri gerçekleştirdik. Pazar akşamı gerçekleşen sert polis saldırısı sonrasında polis maalesef kent merkezinde de insan avına çıktı 70’in üzerinde gözaltı oldu ve bunların neredeyse tamamı genç öğrenci arkadaşlarımız, aralarında lise öğrencilerimiz de var maalesef. Bu arkadaşlarımızdan bir kısmı 18 yaş altı olanlar serbest bırakıldı aynı gece ama büyük çoğunluğu hala savcılık ifadelerine çıkmadılar maalesef. Bugüne uzatılmış oldu. Biz bunu da protesto ediyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz. Tüm bu süreçte de öğrenci arkadaşlarımız Türkiye genelinde düzenledikleri forumlar ile boykot kararları açıkladılar, teker teker. İstanbul ve Ankara Üniversiteleri olmak üzere. Kocaeli Üniversitesi öğrenci arkadaşlarımız dün gerçekleştirdikleri forumda ders boykotu kararı aldılar. Biz de Eğitim Sen olarak eğitim ve bilim emekçileri sendikası olarak öğrenci arkadaşlarımızın bu haklı taleplerini ve mücadelelerini desteklemeye devam ettiğimizi, yanlarında olduğumuzu göstermek için bugün itibariyle Türkiye genelinde üyelerimizin olduğu tüm üniversitelerde öğretim elemanları olarak derslere girmeyeceğimizi, ders yapmayacağımızı öğrencilerimizin ders boykotu kararını desteklediğimizi açıkladık. Kocaeli Üniversitesi’nde de Eğitim Sen öğretim elemanları olarak bugün ders yapmıyoruz, derse girmiyoruz. Dün itibariyle Eğitim Sen üyesi olmayan öğretim elemanı arkadaşlarımıza da seslendik, farklı sendikalara üye olan veya herhangi bir sendikaya üye olmayan öğretim elemanı arkadaşlarımıza da öğrenci arkadaşlarımızın bu mücadelelerini desteklemeleri onların yanında olmaları, eğer öğrenci arkadaşlarımız ders boykotu yapıyorlarsa bu boykottan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamamaları için destek olma çağrısı yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Üniversiteler sadece bilgi üretim merkezleri değildir. Üniversiteler aynı zamanda eleştirel düşüncenin, özgür tartışmanın egemen olması gereken yerlerdir. Oysa biliyoruz ki maalesef Türkiye’de Türkiye üniversiteleri yıllar içerisinde özellikle 2016 sonrasında OHAL sürecinde darbe girişimi sonrası hükümetin ilan ettiği Allah’ın lütfu olarak nitelendirdiği büyük tasfiyeler ile KHK’lar ile üniversitelerde binlerce akademisyenini ihraç ettiği, rektörlük seçimlerini kaldırdığı, otosansürü ve korku iklimini hakim kılmaya çalıştığı. Tüm bunları yaparken bir yandan da üniversitelerimizin toplum için değil piyasa ve iktidar için bilim üretmesi noktasında adımlar attığı yerler haline geldi, niceliğin, puan baskısının ve öğrencilerimiz ile öğretim elemanlarımız ile özgür düşünce özgür tartışma ortamının yok edildiği yerler haline geldi. Öğrencilerimizin son süreçte Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile gelişen, halk iradesine ipotek konulmaya çalışılan süreç ile birlikte doruğa çıkan tepkileri aslında tüm bunların birer birikimi çünkü biz üniversitelerde rektörlerimizi seçemiyoruz. Üniversitelerde özgür düşünce ortamından yoksunuz. Biz Türkiye’de belediye başkanlarımızı seçemiyoruz. Seçtiklerimizin yerine kayyımlar atanıyor. Bu sadece İstanbul’da olmadı, uzun yıllar boyunca ülkemizin doğusundan başlamak üzere özellikle DEM Partili belediyelerden başlamak üzere bugün CHP’li belediyelere gelişen bir süreç oldu. Seçtiklerimizin yerine kayyım atanıyor. İktidarın istemediği, iktidarın tehlike olarak gördüğü hiçbir şeyi yapamıyoruz. Muhalefeti sindirmek istiyorlar. öğrencilerimizin tepkisi buna dair. Demokratik bir Türkiye demokratik bir üniversite tepkisi. Bizler de öğrencilerimizin başlattığı bu yolda onlar ile yan yana olabilmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Gösterilerde şiddet var mı? Gözaltı durumu nedir? Tutuklama nedir?
Ömer Furkan Özdemir: Henüz bir tutuklama gerçekleşmedi Kocaeli’de ama yoğun bir şiddete maruz kaldığımızı ifade edebilirim. Öğrenci arkadaşlarımızın eylemi başlattığı ilk gün üniversite önünde biber gazı ve kalkanlar ile müdahale eden emniyet görevlilerinin müdahelesi sonucu bir Eğitim Sen üyesi akademisyen arkadaşımız onunla birlikte 5 öğrenci arkadaşımız dövülerek işkence ile gözaltına alındılar aynı gece serbest bırakıldılar. Ertesi gün benimle birlikte toplam 16 gözaltı oldu. Bu gözaltı içerisinde CHP’li yöneticiler vardı, benimle birlikte 10’un üzerinde öğrenci arkadaşlarımız vardı. Tartaklanarak gözlerimizin içine sıkılan biber gazı ve kent merkezinde şehrin göbeğinde daracık sokaklarda manevra yapan bu manevra ile insanların hayatını tehlikeye atan TOMA’nın yoğun tazyikli su sıkması ile birlikte işkence ile gözaltına alındık 16 kişi. Biz de aynı gece serbest bırakıldık. Cumartesi günü, müdahalesiz atlatabildik çünkü ertesi gün Pazar günü itibariyle yoğun bir eylemin bitmesi, konuşmaların bitmesinin ardından yürüyüş yapmak isteyen gençlerin son derece barışçıl protesto hakkının önüne kurulan barikatlar ile göz fişekleri ile ve dağılan gençlerin dağılmasından sonra da ara sokaklarda maalesef genç arkadaşlarımızın gözaltına almak için seferber olan emniyet görevlilerinin 70’in üzerinde gözaltı yaptığını biliyoruz ve halen bu arkadaşlarımız bekletiliyorlar, savcılık ifadeleri hala alınmamış durumda gözaltı süresi uzatılmış durumda.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Boykot kararınız nedir? Rektörlüğün baskısı var mı?
Ömer Furkan Özdemir: Şu an itibariyle öğrenci arkadaşlarımızın boykot kararına yönelik Rektörlük baskısı bilgisi ulaşmadı bize, biz de bugün itibariyle başlattığımız bu 1 günlük hizmet üretmeme iş bırakma kararımıza dair henüz bir fiili sözlü ya da yazılı bir bildirim gelmedi. Gelirse de biz daha önce de defalarca iş bırakmış, bu ülkede memurun sendikası olmaz memurlar grev yapamaz diyenlere karşı kazanılmış emsal yargı kararlarımız ve hukuk mücadelesini sürdüreceğiz. Hukuk askıya alınmış olsa da biz hukuka sahip çıkmaya, demokratik haklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Şu an itibariyle bize gelen olumsuz bir bilgi yok.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bu vesile ile biz de İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya, Kocaeli Valisi başta olmak üzere tüm il valilerine seslenelim; vatandaşların toplantı ve gösteri yapma özgürlüğü Anayasa Madde 34’te taahhüt edilmiştir. İnsanlar bırakın protesto gösterilerini yapsınlar. Sağa sola zarar vermeden tepkilerini gösterdikleri taktirde onların güvenliğini korumak ile mükellefsiniz diyelim polislere ve vatandaşların özgürlüklerini kısıtlamayalım diyelim. Şiddet, darp uygulanmasın çünkü vatandaşın vicdanında büyük bir itiraz oluşturan bu haksızlık sadece Kocaeli’ne değil, sadece İstanbul, Ankara, İzmir’de değil yurdun birçok yerinde protesto ediliyor demek ki vicdanları sızlatan bir karar var ortada. Tabi ki gösterilerde şiddet, hakaret, küfre yer verilmesi de doğru değil. Dün bununla ilgili Cumhurbaşkanı’nın annesine yönelik küfür iddiası var ortada bununla ilgili gündem oluştu ama biz kimseye hakaret küfür kimsenin annesine babasına hakaret küfür tasvip edemeyiz bunların olması halkın sivil bir şekilde özgürlük adalet isteğini engellememeli.
Ömer Furkan Özdemir: Barışçıl protesto, anayasal bir haktır ve bu protesto gösterilerinde maalesef gösterilerimizi kriminalize etmeye çalışan, doğrudan emniyet güçlerinin böyle bir çabası var. İktidarın da maalesef sürekli her olaydan ve kendileri yaklaşık 23 yıldır bu ülkeyi yönetmelerine rağmen sürekli her olaydan mağduriyet çıkarma durumu var siyasal iktidarın biliyoruz. Dolayısıyla buna hizmet edecek barışçıl protestolarımızı gölgede bırakacak, haklı taleplerimizi gölgede bırakacak şeylerden hepimiz öğrenci genç arkadaşlarımız dahil olmak üzere tüm demokratik kurumların yurttaşlarımızın kaçınması gerekiyor. Ben bunun bilincinde olduğumuzu düşünüyorum, maalesef bazı istenmeyen görüntüler yaşanıyor buna izin vermeyecek, vermemesi gereken de bizleriz. O eylemin öznesi olanlar aynı zamanda izin vermemeli çünkü biz farklıyız. Toplumsal vicdanın ayaklandığı bir dönemdeyiz. Toplumsal vicdan susturulamaz. Dolayısıyla buna gölge düşürecek ya da bu haklı mücadelemizin karşısında hala otoriter yöntemlerden vazgeçmeyen siyasal iktidarı başka bir şekilde propaganda malzemesi verecek şeylerden kaçınmalıyız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kocaeli Üniversitesi’nin son durumunu yansıttınız. Hocalar, öğrenciler açısından son ruh halini yansıttınız. Başarılar dileriz, umarım ki ülkemiz despotluktan, zorbalıktan uzaklaşsın, demokrasi, hak, hukuk gerçekleşsin, tüm gayemiz bu. Kimin ne fikri varsa özgürce ifade etsin. Fikirlerin tartıştığı, silahların sustuğu zorbalığın egemen olmadığı bir ülke istiyoruz. Kocaeli’nin nabzını tutmaya devam edeceğiz.
Bugün de Kocaeli’den önemli bir misafirimiz vardı. Sayın hocamız Ömer Furkan Özdemir bize Kocaeli Üniversitesi’ndeki eğitimciler ve öğrencilerin ruh halini yaptıklarını ve onlara yönelik müdahaleleri anlattı. Biz tüm insanlar için özgürlük istiyoruz. Hak, hukuk adalet istiyoruz ve baskıcılığa zorbalığa her yerde karşı çıkıyoruz çıkmaya devam edeceğiz. Polisin şiddetini duyduk, gözaltına alma furyası, gözaltında çıplak arama vb. olaylar da İstanbul’dan özellikle geldi. Bunların boyun eğdirme burun sürtme operasyonu olduğunu çok iyi biliyoruz. Bunlara temessül etmesinler, halkın protesto etme hakkına saygı göstersinler.
Bugün de programımızı burada bitiriyoruz haftaya Salı günü saat 21.00’da buluşana kadar hepinize hayırlı akşamlar güzel bir hafta diliyorum hoşça kalın!


























Yorumlar