8 Temmuz 2025
ÖFG TV’den herkese merhaba her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları konuları ve konukları ile size sunduğumuz programımıza bugün de başlıyoruz.
Değerli izleyenler bu hafta Türkiye’nin gündeminde Kürt meselesi dolayısıyla yaşanan gelişmeler var her zaman olduğu gibi. En son 12 askerimizi kaybettik, bir mağaraya girdiler ve metan gazından zehirlendiler. Bu ülkenin evlatları; doğusu ile batısı ile, kuzeyi ile güneyi ile bu ülkenin evlatları hayatını kaybetmeye devam ediyor. O yüzden barış sürecinin başarılı olmasının gerekliliği apaçık ortada. Bu süreci başarı ile sonuçlandırmak zorundayız. Bir şekilde bunu başarmak zorundayız yoksa çatışma dışında da arama çalışmalarında insanlar hayatlarını kaybedebiliyor. Bir mağaraya giriyorlar, metan gazını hiç düşünemiyorlar ve sonuçta hayatlarını kaybediyorlar.
Metan gazı ölümü çok hissedilmeden gelen bir ölümdür, metan gazı zehirlenmelerinde oksijenden ziyade zararlı gazlara yönelik ilgisi vardır. Hiç hissetmezsiniz o anda zehirlendiğinizi çünkü vücuttaki kandaki hemoglobin oksijen yerine bu gazları tercih eder, karbondioksit ya da metanı tercih eder ve bundan dolayı boğulma gerçekleşir. Son derece üzücüdür. Çok dramatik bir ölümdür çünkü hissetmezsiniz ve birden geri dönüşümsüz bir aşamaya girersiniz. Burada da aynı hadisenin olduğunu düşünürüz. Çok üzücü, Allah rahmet eylesin hepsine. Rahmet, mağfiret diliyoruz, yakınlarına sabırlar, başsağlığı diliyoruz ve barışın ne kadar gerekli olduğunu tekrar anlıyoruz.
Bu ülkede Kürt meselesi yıllardır bitmedi devam ettiriliyor. Kürt siyasetçiler hapse atılıyor, Kürtler Türkler ölüyor, bu konuda çok önemli silah pazarı devam ediyor. Ülke kaybediyor, kan kaybediyor ve sonuçta maalesef gelinen noktada kazanan hiçbir şey. Kürt meselesinden dolayı büyük bir kayıp yaşanıyor ve maalesef ülke kaybediyor.
Bugün de haberlere yansıdı; bir Kürt siyasetçi Sayın Selahattin Demirtaş AİHM O’na tekrar haksız tutukluluk nedeniyle tazminat ödenmesine karar verdi. 55 bin € tazminat ödenmesine karar verdi. Yıllardır uğradığı haksızlık, hukuksuzluğun karşılığı mıdır? Ailesinin çoluk çocuğunun uğradığı mağduriyet bunu karşılar mı? Kesinlikle değildir. Selahattin Demirtaş hak etmiştir, zorbaca cezaevinde tutulmaktadır, bir barış insanıdır ve cezaevinde tutulmaktadır. Siz onu cezaevinde tutarsınız ama sonunda iş döner dolaşır AİHM tarafından cezalandırılır. Bu paralar tüm halkın cebinden ödenir, bu zulmü işleyenlerin cebinden çıkması gerekir. Bu zorbalığı yapanların, O ailenin bağrına ateş düşürenlerin cebinden çıkması gerekir fakat biliyorsunuz öyle olmuyor. Hazineden çıkıyor. İsteyen istediği zulmü yapıyor ve yanına kar kalıyor ve tüm yapılanların nedeni toplum tarafından ödeniyor. Yine bu da Kürt meselesinin ne kadar çözülmesi gerektiğini gösteriyor.
Bu hafta Kürt meselesi ile ilgili çok önemli bir gelişme yaşanacak. Ne olacak? 11 Temmuz, Cuma günü PKK törenle silah bırakacak. Silahlarını yakacağı söyleniyor. Süleymaniye’ye yüzlerce gazeteci, insan hakları savunucusu ve siyasetçi gidiyor. Bu seremoniyi takip edecek. Bunu da programın vesilesiyle açıklamış olayım. Bu törene parti adına katılan vekillerden birisi olacağım. Evet ben de bu törende olacağım inşallah. Tarihi bir an olacak. Buna şahitlik etmek son derece önemli. Yurt dışından ve yurt dışından gelen yüzlerce basın mensupları alanda olacak ve bu ana şahitlik edeceğiz.
Çözüm süreci yürüyor. Adına belki şu anda çözüm süreci denmiyor a ma bir şekilde bir isim bulmak gerekiyor. Barış süreci mi, çözüm süreci mi, Bahçeli süreci mi bilemiyoruz. Bir şekilde yürüyor. PKK’nin burada silah bırakması da son derece önemli, değerli çünkü bu sürece katılım gösterdiğini net bir şekilde gösteriyor. Öncesinde belki sözel olarak, “evet katılacağım evet, silahları bırakıyorum, örgütün feshini tasdik ediyorum.” dedi. Fakat bu somut bir fiil haline henüz dönüşmemişti. Bu somut fiil haline dönüşme töreni 11 Temmuz’da yaşanacak. Bu çok önemli.
Tüm dünya gözlerini dikmiş 11 Temmuz’a bakıyor olacak. Orada dünyanın önemli ajansları, gazetecileri, sivil toplum aktivistleri ve siyasetçileri olacak. Onların arasında ben de olacağım ve durumu değerlendireceğiz. Havayı koklamaya çalışacağız. Erbil’de durum nedir ve Süleymaniye’de neler olacak? Tabii ki birtakım güvenlik prosedürleri olacak ve biz de bunlara uyacağız ardından bu tören gerçekleşecek. Umarım bir aksilik olmaz, umarım zamanında gerçekleşir ama en önemlisi de bu silah bırakma seremonisinden sonra Meclis’e gözler dikinecek.
Evet, İmralı görevini yaptı. PKK silah bırakma adını atıyor ama sonrası ne olacak? Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kurulması bekleniyor. Bu komisyonun da yasal değişiklikler için uğraş vermesi gerekiyor artık bu konuyu bitirelim arkadaşlar.
Bugün 12 askerimizi kaybettik ve buna hepimiz üzülüyoruz. Bunlar bizim insanlarımız. Dediğim gibi bizim çocuklarımız. Bu çocukların kaybından hiç kimse bir şey kazanmayacak. Herkes kaybedecek. Bu ülke kaybedecek. Bu halde bu çocukların kaybına neden olan bu fiili hali bitirelim. O yüzden PKK’nin bu silah bırakma törenine odaklandık. Bu konuda başarılı bir çalışma olması için de herkes gereğini yapacak. Tabi sonrasında mecliste bir komisyon kurulması, adımların atılması olacak. Bu belki Ekim’de gerçekleşir. Öncesi olması biraz zor olabilir çünkü komisyon kurulma kararı sonrası hazırlıklar kolay olmayacak. Mutlaka bir ön hazırlık gerekecek.
Şu anda özetle barış süreci belki çok hızlı değil fakat olumlu gidiyor. Bunun altını çiziyoruz. Bu çok önemli ve biz de buna destek vereceğiz. İnsan hakları savunucusuyum, siyasetteyim ve yıllardır Kürt meselesinin çözümü için her şeyimizi ortaya koydum. Fikirlerimizle ortadaydık. Bu sorunun, bu kanın, bu çatışmaların bitmesi için ortadaydık ve bunun için bedeller ödedik. Hepimiz bedeller ödedik ve gelinen bu noktada heyecanlıyız çözüme yaklaştık ve hep heyecanlıyız hakikaten. Umarım bu sefer gerçekleşir. Gerçekleşmesi için hepimizin gayret etmesi gerekir.
Sadece iki tarafın anlaşması silah bırakma değil, tüm toplumun bir araya gelip bunu desteklemesi gerekiyor. Türklerin Kürt meselesindeki bu sorun hakkında son derece duyarlı olup bu meseleyi desteklemesi çünkü Türkiye’deki demokratikleşme sorunlarının en başında Kürt sorununun halledilmemesi var.
Silah çatışma olduğu zaman bir hukuk devleti ortadan kalkıyor, güvenlik devleti oluyor. Güvenlik devleti olunca da her bir birey hukuksuzluğa çok rahat bir şekilde uğrayabiliyor. Sadece Kürtler değil. “Kürt sorunun çözümü Kürtlerle ilgilidir kardeşim. Bana ne!” kimse demesin. Herkesle ilgilidir. Bunun altını çizmiş olalım ve gelişmeleri bekleyelim.
Ben elimden geldiğince size ayrıntılı bilgi sunmaya çalışacağım. Perşembe günü bu noktada elimizden gelen gayreti göstereceğiz inşallah ve adımlar atılacak. Umarım iyi çalışmalar olur ve sona ulaşırız, kavuşuruz. Artık silah dönemi bitti. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ben yıllardır söylüyorum.
Silahların artık olmaması gerektiğini yıllardır söyleyen bir insanım. Şu anda bu fiiliyata girdi ve ne kadar doğru söylediğimiz de ortaya çıktı. Bunun altını çiziyorum. Biz yıllardır silahın olmaması gerektiğini söyledik. Kürt meselesinde silahsız bir çözüm olması gerektiğini söyledik. Silahla varılacak bir yer yok. Çok net söylüyorum. Toplumun her kesiminin de bunu kabul etmesi ve bu duyarlılığı da göstermesi gerekiyor.
Kürt halkı büyük bir merakla bekliyor gelişmeleri ama Türklerin de bu noktada duyarlı olması lazım. Ben de bir Türk milletvekiliyim ve Kürt sorununa son derece duyarlıyım. Bu meselenin bitmesi gerektiğini, Türkiye’de Kürtlere ayrımcılık uygulanmaması gerektiğini, onların kendilerini 1. Sınıf vatandaş gibi hissetmeleri gerektiğini söylüyorum. Bunu mutlaka sağlamalıyız. Bunu sadece Kürtler sağlamayacak, bunu Türkler de sağlayacak. O yüzden hepimizin bu konuda önemli bir gayret göstermesi gerekiyor.
Değerli arkadaşlar, Maden Yasası bu hafta gelmedi. Büyük bir tepki vardı ve Maden Yasası konusunda tepki üzerine bu hafta gelmedi ama iktidar maden yasasından vazgeçmeyeceğini de gösteriyor. Belki daha sonraki haftalarda gelecek.
Tüm çevreciler, zeytinlikleri katledecek bu yasaya karşı duyarlıklarını korumalı. Evet, direnişle bu hafta maden yasasını püskürtmeyi başardık ama önümüzdeki hafta gelebilir.
Engelli bireylerin hayatın içine girmesini sağlamayla ilgili bir meclis komisyonu kuruldu ve bu meclis komisyonundayım. Engelli bireylerimizin çektikleri, bunların yakınlarının çektikleri çok büyük sorunlar var. Çok kişi tarafından bunlar da duyurulmuyor. Aslında engelli bireyler toplumun çok önemli kesimi. Nüfusun en az %10’u kadar engelli insan var. ve bir de onların yakınları var. Engelli bireyler ve yakınları, anneleri, babaları ve bunların getirdiği sorunlar. Böyle bir komisyon içinde görev yapacağız. Yardımlarınızı, desteklerinizi bekleriz. İletmek istediğiniz hususlar olabilir. Engelli olmasına rağmen işinden atılmak, bununla da yetinmeyip cezaevine atılmak, bütün bunlar son derece ağır haller. Bütün bunları gündeme getireceğiz ve olması gerekenleri anlatmaya çalışacağız. Milletvekili olarak yapmayı düşündüğüm, planladığım şeyleri de anlattım.
Bugün de meclisten sunduğumuz ÖFG TV yayını burada bitiyor. Haftaya salu günü saat 21.00’da inşallah buluşacağız. Sizlere Erbil ve Süleymaniye izlenimlerimi aktaracağım. Orada önemli bir temas trafiği olabilir ve sonuçta da inşallah güzel haberler ile döneriz. Hepinize güzel bir hafta diliyorum hoşça kalın.


























Yorumlar