3 Kasım 2025
ÖFG TV’den herkese merhaba. Her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları konuları ve konuklarıyla size sunduğumuz programımıza bu akşam da başlıyoruz.
Değerli izleyenler, biz herkesin sesi olmaya çalışıyoruz ve bu arada yoğun bir şekilde artan işçi grevlerinin de sesi olmaya çalışıyoruz. Gebze’de Smart Solar işçilerinin grevini ziyaret etmiştik daha ilk günlerde ziyaret ettik ve seslerini duyurmaya çalıştık. Aslında oldukça etkili bir şekilde seslerini duyurduk. Gittik orada açıklama yaptık. Çoğu kadın olan işçi kardeşlerimizin seslerini kamuoyuna duyurduk. Basında haberler yaptık. Çeşitli sosyal medya kanallarından işçi kardeşlerimizin seslerini duyurmaya çalıştık ve olayı takip ediyoruz.
Biz ziyaret ettiğimizde orada çok fazla kalamamıştık. Çok yoğun işlerimiz vardı ve ayrılmak zorunda kalmıştık. Kendileriyle daha rahat bir ortamda konuşmak istiyoruz. Grevin son durumu nedir? Direniş ne durumdadır? Bütün bunları dinlemek istiyoruz. Karşımızda Emine Azak hanımefendi var. Greviniz devam ediyor ve hak talebiniz devam ediyor, direnişiniz devam ediyor. Önemli bir ses getiriyorsunuz ve eğer ki bu haklar verilmezse direnişe devam edeceğinizi görüyoruz. Son durumu sizden duymak istiyoruz.
Emine Azak: Şu an hiçbir temas yok işverenle alakalı. Tamamen sessizlik hakim. Biz de aynı onurlu, gururlu duruşumuzdan hiçbir şekilde ödün vermeden kararlılıkla ilk günkü gibi inatçı bir tavrımızla daha çok direnerek devam ediyoruz, çadırlardayız, direniş her daim şu an devam ediyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Güneş paneli yapan bir fabrika olduğunu biliyoruz ama izleyenler için bilgi verirseniz iyi olur. Kimsiniz? Neredesiniz? Hangi fabrika burası? Ne iş yapıyorsunuz? Neler üretiyorsunuz? Kaç işçi var? İşçilerin tümü mü greve çıktı? Tüm bunlar hakkında izleyenlerimize genel bir bilgi verin Emine Hanım.
Emine Azak: Burada tek kadın temsilciyim. Dört temsilciden biriyim. Fabrika 2017 yılında kuruldu. 2019’da örgütlenme çalışması yaptık ve yetkiyi aldık. Yetkiyi almamıza rağmen patron yetki davaları açtı. O zaman 454 kişiydik. Sonrasında 2 yıl yetki davaları sürdükten sonra davalar 2023’e kadar devam etti. 2023 ile 2025 arası ilk sözleşmemizi gerçekleştirdik. Burada güneş enerjisi paneli üretiyoruz. Yenilikçi enerjide çok patronumuz, işverenimiz çok fazla ses getirdi, borsaya açıldı, borsadan bir sürü karlar elde etti. Sonrasında bizden aldığı güçle ona kazandırdıklarımızla beraber İzmir Fabrikası Niğde Bor’da elektrik santralleri Bulgaristan’da elektrik santralleri ve daha sayısını bilmediğim birçok yere devletin de verdiği desteklerle devlet tabii bizim yanımızda olmadığı için hep işverenlerin yanında olduğu için bir sürü karına kar kattı bizi sefalet ücretleriyle karşı karşıya bıraktı. İlk burayı açtığında bizi tehdit ediyordu. Hala 8 yıldır tehditler devam ediyor. Şunu söylüyordu; “Bu sendikayı buraya sokmayacağım. Kapatacağım.” her seferinde şu an sendika girdi içeriye. Sözleşmemizi devam ettirdik. Şu anda da şey diyor: “Ben zarar ediyorum. Şu an ben hiçbir şey kazanamıyorum. Ben kendime takım elbise bile alamıyorum.” gibi ajitasyon yaparak palavralar sıkarak bize gözdağı vermeye uğraşıyor. Bir de şunu söylüyor 8 yıldır; “Sürekli burayı kapatacağım.” diyor. Bir de devletin de işverenlerin yanında olduğunu çok iyi anladım ben burada bir çalışan işçi kardeşiniz olarak. İzmir’deki Aliağa fabrikasında ham madde fabrikası da açtı. Orada 650 kişi çalışıyor. Onların iş kollarını değiştirdi. Burada metal iş kolunda olması gerekirken burada da usulsüzlüğe giderek enerji iş koluna girdi. Bizden ayırmaya, işçileri birbirine çarptırmaya çalıştı. Orada da oradaki işçi şu an sarı sendikalara girerek Tes-iş sendikası var orada. Hiç kimse çıkıp da başını kaldıramıyor. Orada bir sürü arkadaşlarımızın pazar günkü tatil haklarını ve pazar günkü çalıştığı zamandaki mesai paralarını bile ellerinden aldı. Şu an 4 vardiya sistemi ile hiç durmadan robot gibi robotlaştırdı oradaki arkadaşlarımızı. Ne yazık ki o arkadaşlarımıza üzülüyoruz. Bizim gibi sendikaları yanlarında değil. Çok kötü şartlar altında mobbinge maruz kalarak patronun parasına para, malına mal katıyorlar ve kendileri sefaret ücretlerine devam ediyorlar. Ben şu an inanın grev çadırındayım ya sizler yanımızdasınız bir sürü dernekler partiler, milletvekilleri, buradaki çalışan arkadaşlarımız yanımızda. Biz çok güçlüyüz, çok onurluyuz, gururluyuz. Ben onları düşünüyorum. O kadar vahim ki o arkadaşların durumu. Benim kalbim orada şu anda. Ben oraya gidip o arkadaşlarımıza bir yol gösterip onları bir kucaklayıp akılları başlarına gelsin istiyorum çünkü çok fazla mobbinge maruz kalıyorlar. Biz onlardan çok çok daha iyiyiz, güçlüyüz, onurluyuz, gururluyuz. Çünkü neden diyeceksiniz? Pazar günleri çalışıyorlar. Ne çocuklarını görüyorlar, ne ailelerini görüyorlar, ne bir cemiyetlerine gidebiliyorlar. Bizim işverenimiz onları esaret altına almış durumda. O kadar vahim ki. Bu çok üzücü bir şey. Ben bir pazar kahvaltısını çocuğumla yapmadıktan sonra anne olduğumu ne an hissedip yaşayacağım mesela.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Peki Emine Hanım şu anda grevde kaç işçi var? Tüm işçiler mi greve katılıyor?
Emine Azak:Evet. Şu anda mavi yaka olarak 362 arkadaşımız da grevde. Hep beraber çıktık çünkü herkes burada farkında. Herkes ayaklandı. Özellikle de kadın arkadaşlarımız kendi başına dimdik çocuklarıyla hayatını idame eden 25-30 bin lira kira veren arkadaşlarımız bile bu patronun bize dayattığı sefalet ücretini %6’lık ücreti 3 bin liraya tekabül eden komik hakaretvari ücreti alsın başına çalsın. Biz yıkılmayız. Onurumuzla, şerefimizle, gururumuzla grevimize çıkarız. Aslanlar gibi de devam ederiz hiç yılmadan dediler. Çok haklılar, çok onurlular ve şu anda şey diyorlar; “Alsın başına çalsın.” Bazıları da şunu söylüyor; “Patronumuz bize verdiği parayla bir ay geçinsin bakalım geçinebiliyor mu? Hadi hodri meydan.” diyorlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şu an ne kadar ücret alıyorsunuz ve sizin talebiniz nedir? Patron ne ücret veriyor?
Emine Azak: Şu anda %27’lik vergi diliminde biliyorsunuz ki vergiler de maalesef bodroda o kadar vergimiz var ki maaşımız kadar vergi veriyoruz devlete. 40-45 bin liradan 50-55’e kadar değişiyor. Bu skala ve kıdem farkına bağlı değişkenlik gösteriyor. 40 bin lira ile 50 bin lira arası maaşlar değişiyor. Bizim talebimiz taslağımız % 80’di ama biz ekonomik şartlar ne kadar ülkede dünyada ne olduğunu bildiğimiz için insanca yaşayalım, birazcık kartlara yüklenmeyelim, biraz daha insan gibi yaşayalım, çocuklarımızı okutalım, marketlere biraz daha rahat gidelim diye %50’ye kadar düştük ama patron %6 veriyor, aramızda bir uçurum var. İstediğimiz hiçbir şey değil.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: 1 yıllık artış %6 demek istiyor, öyle mi?
Emine Azak: 6 aylık seyyanen herbirimize 6 aylık ücreti 3 bin lira olarak reva görmüş. Çok bağış etmişler işverenimiz. Onun dışında enflasyon vermiyor. Diğer haklarımızı vermiyor. Refah payımız vardıEmine Azak 5 ve “Hiçbirini veremem” diyor ağlıyor. “Şu an kazanamıyorum. Kur baskılandı. Sermayem şu kadar düşüyor.” aynı anda borsada da, KAP’ta da, sosyal medya platformlarında da yaptığı karları milyon dolarları gözümüze sokuyor.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Şimdi neredesiniz?
Emine Azak: GOSB’ta Tembelova mevkiinde fabrikamız. Çadırımız, arkadaşlarımız var.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: “Bu iş yerinde grev var.” diyor.
Emine Azak: Bize Polonez işçileri desteğe gelmişlerdi.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kalbimiz sizinle direnişinizi takip ediyoruz. Allah kolaylık versin. Sizin sesinizi ben en güçlü bir şekilde duyurmaya çalıştım. Hem sosyal medyadan yayınlar hem de gazetede haber yaptırdık. Güçlü bir şekilde sesinizi duyurduk ama yetmedi. Dedik ki bir de sizi böyle programa alalım, sizi dinleyelim istedik. Allah kolaylık versin.
Smart Solar Emekçisi: Enerjimiz yerinde. Hem sizlerin hem de diğer işçi arkadaşlarımızın desteğiyle daha da güçleniyoruz. Daha da umutluyuz işin açığı. Hayırlı haberleri bekliyoruz.
Smart Solar Emekçisi:”Vallahi çok güçlü bir şekilde devam ediyoruz vekilim. Yılmayacağız, yılmayacağız. Patronlara da fırsat vermeyeceğiz. Sizlerin aracılığıyla da sesimizi duyuracağız.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Ben en güçlü bir şekilde sesinizi duyuruyorum ve duyurmaya devam edeceğim inşallah.
Smart Solar Emekçisi: Aynı güçte, aynı dirayette, aynı kararlılıkla devam ediyoruz sayın vekilim. Tüm arkadaşlar istikrarlı ve kararlı bir şekilde dik duruyorlar. Seslerini en yüksek tondan bildiriyorlar, söylüyorlar. Şu anda düğün havasında geçiyor çadırımız, grevimiz. Her gün bir düğün, her gün bir kına gecesi yapıyoruz vekilim. Grevler işçilerin düğünüdür. Biz de aynı şekilde, coşkulu bir şekilde kutluyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Mutlaka kazanacaksınız. Biz birçok greve gittik, destek verdik ve direnişler kazandı genel olarak. Sizin de bu haklı taleplerinizde kazanacağınızı umuyoruz, bekliyoruz. Güzel haberlerinizi bekliyoruz. Umarım patron da biz Halil Bey’e çok çağrı yaptık. Bu işi uzatmasın, inat etmesin. İşçi arkadaşlarımız astronomik uçuk bir ücret istemiyorlar. Makul bir şey söylüyorlar. Gerçekten son derece makul şeyler söylüyorsunuz fakat kendisi inat ediyor. Biz size desteğimizle de bu inadı kıracağız inşallah. Halil Bey, adaletli ol diyoruz.
Smart Solar Emekçisi: Bölgenin yaşam şartlarını çok iyi biliyorsunuz vekilim. Bölgede yaşam şartı gün geçtikçe zorlaşıyor. Kendisi de tabi bundan etkilenmediği için sermaye olduğu için bizi başka bölgelerle, başka üreticilerle, başka sanayicilerle kıyaslıyor çalışanlarla. Biz sadece hakkımızı istiyoruz. Biz zengin olmanın peşinde değiliz kendi tabirleriyle. Biz sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Smart Solar Emekçisi: İnşallah hayırlı olacak bizim için. Direnişe devam ediyoruz.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Morallerin iyi olduğunu görüyoruz. Arkadaşlar güçlü duruyorlar gerçekten. Güzel bir dayanışma havası gördüm. Güçlü bir duruş var. Allah kolaylık versin.
Emine Azak: Gebze ve Türkiye’de herkesi işçiler kurtarıyor. İşçilerin sesine ses olalım. Dayanışma halinde olalım. Örgütlenelim. Bir arada güçlü olalım. Uyumayalım ya. Bir uyuyan kitle var. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” diyor. Biz olmazsak, biz burayı durdurursak sistem devam etmez ki. Bir yerleri kapatıyoruz, durduruyoruz. İnsanlar bizi anlasın dinlesin diye ben grev dediğimde benim komşularım diyor ki: “O ne ya? Niye greve çıktınız? Ne oluyor? Ne bitiyor?” biraz daha duyarlı olmaya davet ediyorum insanları. Ona göre de dayanışma içinde olmaya davet ediyorum. Geleceğimiz çocuklarımız için gerçekten patronların kölesi olmamamız lazım. Burada dediğim gibi halka da çok iş düşüyor. Zamanında Kavel Direnişi’nde bütün halk bütün arkadaşlar, bütün mahalle orada yemekleriyle her şeyiyle destek olmuşlardı. Etten duvar örmüşlerdi. Öyle bir direnişi şu an yapabiliriz çünkü birçok noktada özellikle de İzmir’de Tokat’ta, Malatya’da birçok yerde direniş devam ediyor. Biz niye direniyoruz, niye işi bıraktık? Çok kişi de bilincinde değil. Bunu da sizler tabii ki yapıyorsunuz ama yine de bu noktaya temas etmek istiyorum. Sizin gibi daha sözü geçen, daha sosyal medyaya hakim, daha kitlelere hakim insanlara daha fazla iş düşüyor. Bizim sesimize ses oluyorsunuz. Bizim yüreğimize su serpiyorsunuz. Bizim yanımızda oluyorsunuz. Teşekkür ediyoruz. Bunun için minnettarım. Kendi adıma söylüyorum. O yüzden halk daha çok duyarlı olsunlar. Niye biz grev yapıyoruz? Neden? Şu anda yıl sonu enflasyon oranları çok düşük gösteriliyor. Cebimizdeki para günden güne eriyor. Asgari ücret yarın belirlenecek. Bu öğrenciden tutun da emekliye kadar hepimizi etkiliyor. Hepimizin evinde bir öğrenci var. Hepimizin evinde bir emekli annemiz babamız var. Ailemizin içinde. Bunlar birbirimizi tetikliyor. Sadece bir işçi greve çıktı diye kendi adına durmuyor burada. Aileleri kapsıyor. Bu ailelerin daha çok bilinçli olması bu konuların daha iyi görünür olması için daha çok yolumuz var. Daha çok çalışmamız gerekiyor. Bizlere daha fazla iş düşüyor. Ben burada 8 saat duruyorum. Bazen 10 saat duruyorum. Eve gidiyorum. Sosyal medyayla iki saat uğraşıyorum. Boş yerlere gireceğimize bilinçli yerlere girip bunu yayıp patronları rahatsız etmek yerinde böyle rahat uyutmamak gerekiyor ki vicdanlara gelsinler. Yoksa vicdana gelecek gibi durmuyorlar.
Ömer Faruk Gergerlioğlu:Biz sizin direnişinizi takip edeceğiz. Bizim için önemli. Oldukça önemli bir sayı 300’ü aşkın işçi grevde direniyorlar ve Halil Bey’e buradan tekrar sesleniyoruz. Halil Bey bu inatçılığı ve ezme taktiğini bırak işçilerine adil davran, hakkaniyetli davran. Sen kazanma demiyoruz. Kazan. Allah daha çok versin ama işçilere de hakkını ver. Kimsenin senin malında, paranda gözü yok. şu ana kadar tüm işçi arkadaşlarımız sana kazandırdı. İyi bir yer yaptın. Borsaya bile geçtin. Allah daha çok versin. Ne diyelim, bizim senin malında gözümüz yok. Ne işçilerin ne bizim ama işçilere hakkını ver, mutlu bir şekilde çalışsınlar. Sabahın köründe işe geliyorlar, çoluk çocuklarından ayrılarak geliyor kadın arkadaşlarımız. Zaten normal bir ücret alıyorlar, fazla da bir ücret almıyorlar ve fazla bir talepleri de yok ama inat ediyorsun Halil Bey. Biz seni mecliste de anmak durumundayız, andık, anmaya devam edeceğiz. Buradan zararlı çıkarsın. Açık söylüyorum. Halil Bey’e iletin. Bu direnişin devam etmesinden, mecliste onu anmamızdan, bakanlık düzeyinde soru önergelerinin uçuşmasından rahatsız olursun. Biz sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz Emine Hanım. Tüm gücümüzle desteğimizi devam ettiriyoruz. Oradaki arkadaşlarımıza selam verdik. Selam veremediğimiz diğer arkadaşlarımıza kalbi muhabbetlerimizi gönderin, selamlarımızı, sevgilerimizi gönderin ve güçlü olsunlar. Arkalarında Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bir insan hakları savuncusuyum ve sizlerin yanındayım. Güçlü olduklarını bilsinler ve herhangi bir sıkıntı olursa bize de en kısa sürede ulaşabilirsiniz. En kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Bunu da söylemiş olalım. Allah kolaylık versin.
Emine Azak: Sesimize ses oldunuz. Gücümüze güç oldunuz. Teşekkür ediyoruz. Bu konuda minnettarız. Bütün arkadaşlara da selamlarınızı ileteceğim. Teşekkür ediyorum. Allah razı olsun inşallah.
Ömer Faruk Gergerlioğlu: Değerli izleyenler, Emine Azak hanımefendiyi dinlediniz. Diğer işçi arkadaşlarımızı kadınıyla, erkeğiyle dinlediniz ve önemli bir direniş olduğunu görüyorsunuz. Biz de bu drenişin yanında olacağız. Bugünlük bu kadar. Haftaya Salı günü saat 21.00’da tekrar sizlerle beraber olacağız. Hepinize hayırlı akşamlar, hoşça kalın.


























Yorumlar