23 Aralık 2025

ÖFG TV’den herkese merhaba, her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları konuları ve konukları ile yaptığımız programımıza bugün de başlıyoruz.

Değerli izleyenler bu hafta tüm Türkiye 11. Yargı Paketi’ni konuşuyor! Türkiye adalet peşinde, cezaevleri çok dolu ve 130 bine yakın insandan bir kısmı tahliye edilecek ancak bu tahliye edilecekler arasında çok ağır suçları işlemiş insanlar var mı yok mu denilip bakıldığında şok edici bir durum ile karşılaştık. Onların arasında 6 Şubat depremleri veya öncesinde deprem suçlarından dolayı yargılanan, yargılanması gereken kişiler de vardı ve adalet peşinde aileleri platformu bu karara itiraz etti 11. Yargı Paketi 27. Maddesindeki bu karara itiraz etti ve Meclis önünde açıklamalar yaptılar, Cemal Süreyya Parkı’nda direnişe geçtiler ve seslerini etkili bir şekilde duyurdular. Biz de onların sesini yükseltmeye çalışacağız. Bugün konuğumuz onlar ve Meclis’te de bu konu yoğun bir şekilde tartışılıyor, bazı haberler var. tüm bunların ayrıntısını kendilerinden alacağız, dinleyeceğiz. Neler yaşıyorlar? Neden bu eylemi yaptılar? Cemal Süreyya Parkı’ndan dinleyeceğiz. Neden Cemal Süreyya Parkı’nda topluluk halinde bekliyorsunuz?

Fatma Irmak: 11. Yargı paketindeki 27. Maddenin deprem suçlarında yarattığı infial için 3 gündür direnişteyiz Cemal Süreyya Parkı’nda. Adalet peşinde aileleri olarak 11 şehirden 6 Şubat’ta ailelerini kaybetmiş yakınları olarak buradayız. 27. Maddenin geçmemesi için direniyoruz. Soğukta 3 gündür nöbet tutuyoruz, şartlarımız çok kötü ama direncimiz, gücümüz, umudumuz var. 27. Madde geçmeyene kadar Cemal Süreyya Parkı’ndan ayrılmayacağız buradayız. Burada 50’ye yakın kişiyiz. Adıyaman’dan, Kahramanmaraş’tan, Adana’dan, Malatya’dan ailelerini kaybetmiş, çocuklarını kaybetmiş, anne babalarını kaybetmiş, kardeşlerini kaybetmiş yakınlar olarak buradayız. Tek bir isteğimiz var; 27. Madde ile deprem suçlularının serbest bırakılmaması. Toplu katliam yapanların, bizi enkazda bırakanların, ailelerimizi parçalayanların, toplu mezarlara gömülmek zorunda bırakanların serbest bırakılmaması. Biz bunu istiyoruz ki bir  daha bu ülkede ölmeyelim, katlanarak ölmek zorunda bırakılmayalım. Herkesin can güvenliği için buradayız. Bizim ailelerimiz öldü geri gelmeyecek ama başkalarının anne babaları çocukları ölmesin diye buradayız çünkü korkuyoruz. 6 Şubat’ın soğuğunu biz yaşadık. 6 Şubat’ta yaşadıklarımızı anlatmaya kelimeler yetmez, asrın felaketi değildi asrın katliamıydı 6 Şubat. İstiyoruz ki hiçbir çocuk bir daha anne babasını morgta aramak zorunda bırakılmasın istiyoruz yüzlerce cenazenin içinden. Ailesini kimse aramak zorunda bırakıp kan kokusunu, ölüm kokusunu bilmesin istiyoruz çünkü biz bunu hak etmiyoruz. Biz insan onuru ile yaşamak istiyoruz bu ülkede o yüzden Cemal Süreyya parkındayız. 27. Madde diyor ki: “ Bize bunları yapanları, size bunları yapanları, ailelerimizi yok edenleri, şehirlerimizi yok edenleri ödüllendirip serbest bırakacağız.” Diyor biz buna kesinlikle karşıyız. 27. Madde geçmeyene kadar da burada direnişimize devam edeceğiz. Aileler burada. Ateş başındayız. Hava çok soğuk. Her yer çamur içinde. Aileler olarak bekliyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Öncelikle başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin, Allah sabırlar versin büyük bir acı yaşadınız ve bu unutulmaz, korkunç bir geceydi 6 Şubat ve ardından siz adalet aradınız ve Türkiye’de maalesef adalete ulaşmak kolay değil. Siz kaç gündür neler yaşadığınızı biraz anlatır mısınız? Meclis’in önünde eylemler yaptınız, farklı etkinlikler yaptınız. Son 3-4 günde yaşadıklarınızı anlatın.

Fatma Irmak: Biz Pazar günü saat 12.00’dan itibaren Meclis Dikmen Kapı’nın önünde aileler olarak oradaydık ne yazık ki ailelerden çok polis vardı. Polis ablukası içerisinde alındık çok ciddi şekilde alındık. İtiş kakış olarak ailelerimize verdiğimiz sözdeki güce inanarak biz orayı o ablukayı kırdık aileler olarak. Cemal Süreyya Parkı’na yürüdük, Cemal Süreyya Parkı’ndan da 27. Madde geçmeyene kadar nöbetimize başladık. Bu süreçte aileler olarak Ankara’nın soğuğunda ayazında, eksi derecelerdeyiz, yağmur yağıyor, alan çamur içinde ne yemeğimiz ne suyumuz var ama inancımız var biliyoruz ki bu yüzden direniyoruz, bütün parti genel başkanları ile konuştuk, 27. Maddenin geçmemesi gerektiğini eğer 27. Madde bu hali ile geçerse deprem suçları fiilen cezasızlık anlamına geleceğini, böyle bir durumun söz konusu olamayacağını, infaz indirimi olamayacağını, toplu katliam yapanların serbest bırakılmayacağını anlattık, anlatıyoruz. Hem meclis içinde görüşmelerimizde anlatıyoruz, tek tek her kapıyı çalıyoruz, her partiye gittik, bunun olamayacağını olmaması gerektiğini her şekilde anlattık. Hem meclis içinde anlattık hem de alanda anlatıyoruz. Her gün basın açıklamalarımız oluyor. Her gün duyurularımız oluyor. 27. Maddenin nasıl bir infial yaratacağını Türkiye’yi nasıl bir karanlığa sokacağını her saniye her dakika anlatıyoruz diyebiliriz. Gece boyunca da buradayız hiçbir yere gitmiyoruz. Hiçbir yere de adım atmayacağı 27. Madde geri çekilene kadar. Biz biliyoruz ki direncimiz ile kazanacağız.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bazı haberler geliyor, sizin yüksek direnişiniz sonrasında meclisin adım attığı ve 27. Maddenin kaldırılacağına dair haberler geliyor. Bu konuda ne diyorsunuz? Etkili bir direniş yaptınız ve sanırım önemli kazanımlar kazanma adayısınız. Bu haberler için ne düşünüyorsunuz?

Fatma Irmak: Biz de haberleri alıyoruz, yeni haberler gelmeye başladı ama biz resmiyete dökülüp 27. Madde kesinlikle geçmeyecek, deprem suçları bundan muaf tutuldu, açıklaması yapılmadan resmi olarak belge ile bildirilmeden biz bu alandan ayrılmayacağız. Biz basit bir söz ile buradan gitmeyeceğiz. Resmiyete dökülmeden biz Cemal Süreyya Parkı’ndan ayrılmayacağız çünkü bize 6 Şubat’ta söz verilmişti “Milletime bunları yapanlardan hesap soracağım.” Denilmişti biz 3 yılın sonunda geldiğimizde deprem suçları affedilmesin diye burada karda kışta bekliyoruz. Verdikleri söz bu muydu bize? Buraya mı getirdi bizi? Hiçbir şey görmeden alandan ayrılmayacağız. Bize verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bu konuda uzun süredir bir mücadele sergiliyorsunuz, 2 yıldır bir mücadele var ve bu mücadele ile ilgili de anlatır mısınız neler yaşadınız mahkeme önlerinde adliyelerde adalet ararken?

Fatma Irmak: Biz ilk andan itibaren deprem ilindeki davaları tek tek takip etmeye çalışıyoruz elimizden geldiğince aileler ile beraber davalara katılıyoruz, bilirkişi raporlarını okuyoruz, biz bu süreçte bir avukat olduk, mühendis olduk, olmamamız gereken her şey olmak zorunda kaldık çünkü yargı düzgün ve adil bir şekilde işlesin diye. Biz istedik ki yargılansınlar, biz bugün buradayız, 27. Madde için ama biz adliye salonlarında tutuklanmayan sanıklar için hala müdafa yapıyorum. Ben Ebrar Sitesi’nde ailemi kaybettim 1480 kişi öldü orada. Orada tek bir tutuklu bile zor tutuyoruz. Tek bir tutukluyu zor tutuyoruz. Karşımıza geçip gevşek gevşek gülüp “Bu Allah’ın işi” diyorlar. Bu ülkede sanıklar partililer öyle bir korunuyor ki biz suçlu olarak çıkıyoruz oradan biz adalet aradığımız için “Siz buraya gelip duygu dilenciliği yapıyorsunuz.” Diyorlar bizlere. Hala düzgün bir işleyen yargı yok. Bilirkişi raporları hala düzgün gelmiyor. Hala iddianamesi gelmeyen davalar var. suçu ölen müteahhitlere atıyorlar. Kamu görevlilerini yargılatamıyoruz. Tek bir düzgün kamu görevlisine soruşturma izni çıktı ama o da çok az davada çıktı orada da bir direnç orada da bir mücadele alanı veriyoruz çünkü burada istiyoruz ki A’dan Z’ye statik proje mühendisinden, mimarından, denetleyenden, ruhsat verenden ve onaylayandan herkesin tutuklanmasını istiyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Büyük mağduriyetler yaşadınız ve sorumluların korunduğunu düşünüyorsunuz.

Fatma Irmak: Düşünmüyoruz vekilim, ortada tutuklu sanıklar yok. Resmi rakamlarla da bunu ispatlayabiliriz. Zaten içeride tutuklu sanık yoktu. Onu da 27. maddeyle serbest bırakmaya çalışıyorlar. Kaçaklar, hepsi kaçaklar. Diyoruz ki arayın. Bakın Furkan Apartmanı davasında yakalanma kararı vardı. Yakalanma kararını kaldırmak için karşı taraf mahkemeye para ödedi, kabul ettiler. Kan parası ödediler ve mahkeme bunu kabul etti bu ülkede. Oğlunun değeri bu muydu yani? Bin dolar mıydı? Siz o anneye evladını geri verebilir misiniz?

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çok haklısınız. Peki başka buna benzer skandal, kararlar, durumlar nelerdir? Sizi bu kadar öfkelendiren, bu kış günü getirip meclisin önünde eylem yaptıran, Cemal Süreyya Parkı’nda nöbet tutturan, gece gündüz orada tutan skandal olaylar başka nelerdi Fatma Hanım? Biz buraya kadar zaten çok büyük zorluklar yaşadık vekilim. Tek bir örnek veremem ki. Bütün davalarımız skandal bizim. Furkan Apartmanı’nda yine karşı tarafı aileleri tehdit ediyorlar. Biz tehdit ediliyoruz. Biz hakkımızı savunduğumuz için sanıklar tarafından tehdit ediliyoruz. Şikayetçi olunuyor bizlerden. Her şeyden baktığımızda çok büyük bir yalnızlık içerisindeyiz, adaletsizlik içerisindeyiz. Bilirkişi raporlarımızda düzgün teknik anlamdan yoksun, bilirkişi raporları iddianamelerimiz yok. Yargı işlemiyor, sürekli davalarımız erteleniyor. Dosyalarımız zaten taksirden açılmış, kuş kadar ceza alacaklar düşünün. En alt sınırdan ceza veriyorlar bu insanlara. Onun dışında işleyen hiçbir şeyin olduğunu söyleyemem. Kamu görevlilerine soruşturma izni veriliyor. Çok az dosyada soruşturma izni verildi. Neden bu ülkede kamu görevlileri yargılanmıyor? Neden? O ruhsatları, o projeleri kim onayladı? Benim sitemde zemin etüdü raporu yok Ömer Bey. Zemin etüdü ne demek? Bir binayı yapmanın ilk şartı demek. Oraya bina yapılır mı? Yapılmaz mı? Statik projesi yok binamın. Statik hesap raporu yok. Belgeler belediyede kayıp. Düşünün hiçbir şey yok bizim raporlarımızda. Hiçbir şey yok. Enkazlarımız erken toplandı. Deliller alınmadı. Tespit yapılamadı diye bütün bilirkişi raporlarımız defalarca geri çevriliyor üniversitelerden. Dördüncü bilirkişi raporundayız düşünün bazılarında ama hiçbirinde suçlu yok. Hiçbirinde suçlu yok.
niversitelerin ilim bilim yuvası olması gerekmez mi? Siz bu işin uzmanısınız. Nasıl suçlu yok dersiniz? İlk zamanlar depremin ivmesine attılar suçu? Depremin ivmesinden kaynaklı dediler mahkemede, bilirkişi raporlarında ama biz bugün gördük, Rusya’da deprem oldu, Japonya’da deprem oldu. Kim öldü? Kim göçük altında kaldı süründü günlerce bizim gibi? Hiçbiri. Herkesten büyük bir eksiklik yaşıyoruz. Hiçbir şeyimiz tam değil ki. Hiçbir şeyimiz değil. Gördüğümüz kadarıyla inanılmaz yargı skandallarını üç yıla yakın, üçüncü yıla neredeyse giriyoruz yaşıyorsunuz, zaten canınız yanıyor, çok büyük bir katliama uğradınız, korkunç olaylar oldu ve sonunda da bu insanların bir şekilde kurtulma şansları doğdu ve bu sizi adeta çıldırttı. Şehirlerinizden kalktınız, geldiniz Ankara’ya. Bu soğukta, ayazda, yağmurda, çamurda, Cemal Süreyya Parkı’nda direnişe geçtiniz. Peki diyorsunuz ki net bir haber gelmeden biz buradan ayrılmayacağız. Böyle bir haberin sizi kandırmaya yönelik olabileceğinden endişeleniyorsunuz. Öyle mi?

Fatma Irmak: Evet vekilim, ilk alana geldiğimizden itibaren görüşmeleri yapacaklarını vesaire ilgileneceklerini söylediler ama somut hiçbir adım atmadılar. Biz kendileriyle bütün partilerle görüştük, somut önerileri sorduk, muallak cevapları aldık. Hala bunun hukuk anlamında çözülmesi gereken çok şeylerin olduklarını söylediler. Bize bir çözüm önerisi gelmedi. Bizim bir raporumuz var Biz orada olabilecek bütün çözüm önerilerini onlar için de düşündük. Avukatlarımız düşündü, hukukçularımız düşündü, bize destek verdiler. Biz elimiz boş gelmedik. Elimiz dolu geldik. Onda bile bizim düşünmemiz gerekir, onu eklersek böyle olması gerekir, bunu düşünürsek böyle olması gerekir gibi çok ortada geçiştirici cevaplar verdiler.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Cemal Süreyya Parkı’nda direniş sürüyor, Adalet Peşinde Aileleri Platformu’ndan Fatma Irmak’I dinledik, önemli şeyler söyledi, çok heyecanlı, çok öfkeli ve 3 yıldır adalete ulaşamamaları ve ardından da 11. Yargı Paketi ile bu korkunç suçları işlediği iddia edilen kişilerin serbest bırakılması onları Ankara’ya sevk etmiş buraya gelmişler ve eylemlerini devam ettiriyorlar ancak 27. Maddenin yasadan çıkarıldığına yönelik önemli açıklamalar var ve bakalım sonuç ne olacak? Aileler güvenmiyor, aileler sonuna kadar buradayız ve bu maddenin çıkarıldığını gözlerimiz ile görmeden buradan ayrılmayız diyorlar.

Değerli izleyenler bugün de biz Meclis’te bahsettik 11. Yargı Paketi yeterli adaleti getirmiyor, 11. Yargı Paketi’nde zaten Türkiye’de adalet yok ve bu yüzden cezaevleri doluyor, yargı paketleri ile bu işi geçiştirmeye çalışıyorlar ve burada da ayrımcılık yapıyorlar. Birçok mağdur buradan istisna tutulmuş durumda, suçsuz günahsız insanlar istisna tutulmuş durumda. Gerçek anlamda bir adalet buluşmamış durumda, bunu da söyleyelim. Türkiye gerçek anlamda adalete ulaşmadan kaç tane yargı paketi çıkarırsa çıkarsın insanlar mutlu, huzurlu olamayacaklar ve adalete kavuşturklarını düşünemeyecekler. Hukuksuzluk adaletsizlik yapıp sonra barajın kapaklarını az bir şekilde onu da adaletsizce açıp yargı dağıttıklarını, adalet dağıttıklarını söyleyenlere daha dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin binlerce kez verdiği kararlar ile Türkiye’yi mahkum ettiğini söyleyelim. Türkiye son verilen 2420 ihlal kararı ile de adil yargılanma ihlali ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin çiğnenmesi nedeniyle mahkum edilmiş durumda. Türkiye’de siz AİHM kararlarını uygulamadıktan sonra istediğiniz kadar yargı paketi çıkarın. Bakın bunu çok net söylüyorum! Adalet yok, Anayasa Madde 90 var ama dinleyen yok. AİHM karar veriyor, adaletsizlik yaptınız, siyasi görüşleriniz ile birtakım kişiler hakkında adaletsiz kararlar verdiniz, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Yüksel Yalçınkaya ki Yüksel Yalçınkaya kararını çok kişi duymak istemiyor ama AİHM onun hakkında binlerce kişi hakkında karar vermiş oluyor ve bundan dolayı da hala bu konuda gereken adımlar atılmış değil. AİHM kararını tanıyan bir Türkiye aslında birçok ihlali kendi eli ile bitirir. AİHM’e gerek kalmaz ama Türkiye’nin böyle bir niyeti yok, cezaevleri yaşanamaz duruma gelince de barajın kapaklarını biraz açıp bir miktar kişiyi serbest bırakıyorlar ki orada da ayrımcılık yapıyorlar. Mazlum, mağdur binlerce kişi halen cezaevlerinde ve infazda ayrımcılık cezada adalet yok. Maalesef durum böyle Türkiye’nin hali bu!

Değerli izleyenler bu akşam da programımızı burada bitiriyoruz, Türkiye yoğun bir şekilde 11. Yargı Paketi’ni konuşuyor. Biz de Meclis’te sözümüzü söyledik. Kral Çıplak dedik bu yargı paketleri ile bir yere varılamadığını söyledik çünkü ayrımcı ve eşit olmayan bir anlayış var ve istediğiniz kadar yargı paketi getirin Anayasayı ayakları ile çiğneyen AİHS’ni ayaklarının altında çiğneyen bir iktidar var karşımızda. Bu yargı paketleri bu yüzden çok anlamlı olmuyor. Evet herkes için adalet, herkes için özgürlük diyoruz ama Türkiye’de bu konularda büyük bir ayrımcılık halen devam ediyor. Programımıza son veriyoruz haftaya buluşmak üzere herkese hayırlı akşamlar hoşça kalın.

Yorumlar