28 Nisan 2026

(Direne direne haklarını kazanan işçileri ve Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nı tebrik ediyorum. Bugün onlar ile birlikteydim. Direniş azimlerini gördüm ve onlara güç vermeye, birlikte olmaya çalıştım. Çok moralli, direngen ve en önemlisi çok haklıydılar. Az önce güzel haberi aldık.

Direnen maden işçilerinin zaferini kutluyorum)

Başaran Aksu: “ Madenci arkadaşlara daha önce çok sözler verildiği için madenciler söze inanmıyorlar. Somut icraate bakıyorlar. Dolayısıyla icraat banka ibanlarına yansıyan rakamlar olacak. 2-3 gündür Enerji Bakanlığı bakan yardımcıları Çalışma Bakanı, Bakan Yardımcıları, oradaki üst düzey bürokratlar işçilerin haklı olduğunu, taleplerin hepsinin haklı olduğunu, kendilerinin de bu yönde firmaya baskıda bulacaklardı, ifade ettiler. İçişleri Bakanlığı kaynaklı sabah da açıklama yaptı ama henüz bu saate kadar, işçi arkadaşların hesaplarına yansıyan bir şey yok. Biz de çok çok temkinliyiz. Somut bir kazanım ortaya çıkmadan, bütün sonuçlarıyla, direnişin süreceğini kamuoyunun bilmesi gerekiyor. Dileriz süre  umarız  uzamaz umarız  verdikleri sözleri tutarlar.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Başaran Aksu Bağımsız  Maden İş Sendikası örgütlenme sorumlusu  bize açıklamalar yaptı. İişçi arkadaşlarımız da  büyük bir dirençle baretlerini yere vurarak  dirençlerini  isteklerini, iradelerini gösteriyorlar. Görüşmeler var. Umarım kısa bir sürede çözüm olur.

Eskişehir Mihalıççık’tan gelen işçi arkadaşlarımızla birlikteyiz. Onlar burada günlerdir eylem yapıyor, açlık grevi yapıyorlar. 140 küsur arkadaşımız burada. Bir kısmı açlık grevi yapıyor ve  Doruk Madenciliği’nin  hak ihlaline karşı mücadele ediyorlar. Etrafta polis güvenlik önlemi almış. Geniş bir güvenlik önlemi var. Burada hak ihlaline karşı mücadele var. Yanımda  sendikanın avukatı Saruhan Bey var ve kendisi son durumu bize özetlesin ve bunun üzerinden konuşalım. İşçi arkadaşlarımızla da konuşmak isteriz. Ancak burada yetkili arkadaşlarımızla ilk önce konuşalım. Buyurun Saruhan Bey.

Saruhan Efe Kadaifçi: “Bugün Doruk Madencilik işçileriyle beraber direnişiminizin 17. Gününndeyiz, açlık grevimizin de 9. günündeyiz. Biz Ankara’dan yola çıktık. Bu madencilik şirketi SSS Yıldızlar Holding’e bağlı bir şirket Doruk Madencilik. Doruk Madencilik’teki buradaki mağduriyetin söz konusu olaylar yalnızca SSS Yıldızlar Holding ile sınırlı değil. Aslında bu madenin 10 senelik, 15 senelik devamlı, sistematik ürettiği bir mağduriyet var çalışanların üzerinde. Şöyle ki, burası en başta Adularya Madencilik olarak açılan bir tesis. Buralarda da o zamanlardan kalan bazı alacaklarını tahsil edemeyen işçiler de Beypazarı’nda n söz konusu. Yaklaşık bu on senelik süreçte Adularya Madencilik’te başlayan, daha sonra TMSF bünyesinde devam eden, TMSF’den sonra da SSS Yıldız Holding bünyesine giren Doruk Madencilik yaklaşık  havzada bine yakın işçiyi mağdur etmiş durumda. Tabii bu  mağduriyetler yalnızca tek kalemle açıklanamaz. Her üç dönemden ayrı ayrı olarak mesela ücretsiz izne ayrılan fakat ücretsiz izni yasa dışı kanuna aykırı biçimde  kanunun öngördüğü sürenin çok daha ötesinde şekilde ücretsiz izne ayrılan arkadaşlar var. Mesela TMSF döneminden davasını kazanıp, kıdemini, ihbarını, işe iadesini kazanıp, daha sonrasında şirket devre olduktan SSS Yıldızlar Holding’ten alacağını icra yoluyla dahi tahsil edemeyenler var. SSS Yıldızlar Holding zamanında yine aynı şekilde kıdemini ihbarını alamayanlar veya daha demin bahsettiğim şekilde dava yolu ile dahi alacağını tahsil edemeyenler var. En son bu buradaki yoğunluk 120 kişilik madenci grubunun yoğunluğu çalışandı orada ücretsiz izne ayrıldılar ve 12 ayda sadece 2 kere maaş alabildiler. Şimdi bundan dolayı da aslında buradaki bütün işçilerin de haklı fesih hakkı doğuyor aslında. Şimdi bunların her biri ayrı ayrı kalem  en az bu bağlamda 8-9 kalemden bahsedebiliriz. Ayrı ayrı mağduriyetler. Dolayısıyla burada evet bizim ilk muhatabımız SSS Yıldızlar Holding fakat bu holding aynı zamanda Türkiye’de 1200 tane maden ruhsatı sahibi holding. Dolayısıyla  bu holdingin bu kadar büyüyüp, bu kadar maden ruhsatı sahibi olup bu kadar pervasızlaşabilmesi de aslında bir güvenceyi gerektiriyor.  Biz şimdi çözüm adına Enerji Bakanlığı’yla, Çalışma Bakanlığı’yla görüşmeler, şifahi görüşmeler yaptığımızda bize bu durumu yeni öğrendiklerine dair dönüşler yapıyorlar fakat bu bizim için inandırıcı değil açıkçası. Dolayısıyla biz  sorumluların hem TMSF’nin hem SSS Yıldızlar Holding’in  hem de  bu ruhsatları veren Enerji Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın aynı zamanda Çalışma Bakanlığı’nın bu konuda bir inisiyatif alıp bir an önce sorunu çözmesini talep ediyoruz. Bu yönde de görüşmelerimiz devam ediyor. Madencilerin sağlam dirençli iradesi sonucu Kurtuluş Parkı’nda bir süredir zaten gündem burası  gelişmeler oluyor. Burada  asıl mağduriyetin kendisi değil işçinin kendi dirençli burada duruşu iradesi aslında belirleyici oluyor. Şu an pozisyonumuz bu şekilde. Daha bekleme halindeyiz. 1800’da bir çağrımız var. SSS Yıldızlar Holding önüne. Onu bekliyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nın avukatı Avukat Saruhan Bey konuştu.

Adem Coşkun: “ Muhataplarımızı bekliyoruz. Hani Enerji Bakanlığımızı, Çalışma Bakanlığımızı hatta Cumhurbaşkanımız’a sesleniyoruz.  Bu çektiğimiz rezillik . Bir an önce çözülmesini istiyorum. Mağduriyetimiz büyük . 3 ay, 5 ay, 8 ay maaşlarımızı alamadık. Ücretsiz izne çıkarıldık. Hala devam ediyor. Aylardır kimse bizi duymuyor. Günlerce yol yürüdük. Kendi imkanlarımızla geldik. Belediyeler sahip çıkmadı bize. 2 haftadır bir yiyecektik, içecek verilmeden kendi imkanlarımıza buraya kadar geldik ve kimse bizi duymuyor. Herkes bize karşı sağır kör oldu. Mağduriyetimiz büyük. Haklarımızı arıyoruz. Başımızdaki büyüklerimizi sorumluluğa davet ediyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: 17 Gündür yollardasınız ve Ankara’dasınız. Açlık grevi yapan arkadaşlar var.

Adem Coşkun: Açlık grevine 129 arkadaşımız ile başladık. Sonra bu sayılar hastalık şeker, tansiyon yüksek olduğundan dolayı. Şu anda 58 arkadaşımız açlık grevinde. Onlar da zor durumlardan geçiyor.  Benim bir çocuğum var. Adamlar biber gazı çıktı. Benim çocuğuma söylemişler . “Babana biber gazı sıkıyorlar, müdahale ediyorlar.” Çocuk ağlayarak beni arıyor. “Çık gel.” Diye. Herkes perişan. Maddi olarak sıkıntılı durumdayız. Bankalara borçlarımız var.  Üç ay beş ay maaş alamadım. Kredi kartı vardı oradan bir şekilde karşıladım. Gittim kredi çektim. Krediyi ödeyemedim. Malum para gelmiyor. Gelir yok. Sonra tekrar bir kredi daha. Tekrar bir kredi daha. Şu anda çıkmaz batağın içindeyiz. Biz yola çıkarken ölmek var dönmek yok diye çıktık. Haklarımızı almadan hiçbir arkadaşımız buradan ayrılmayacak. Büyükşehir Belediyesi’ne de seslendik; buraya hepimizi gömsünler  çünkü biz buradan haklarımızı almadan kimse gitmeyecek. Ne ailesinin, çoluğunun çocuğunun yüzüne bakabiliyor. Çok büyük bir mağduriyet var. Bütün herkesin buna duyarlı olmasını istiyoruz. Açlık grevindeyiz. Haklarımızı arayan gariban işçileriz . Madenciyiz. Biz kömür çıkartıyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çalışma koşullarınız nasıl? İş  kazaları oluyor mu? Çünkü bugün aynı zamanda iş cinayetleri günü. 28 Nisan. Çok önemli bir gün işçilerle ilgili. Hatta biz  bu konuları takip edip 28 Nisan’ın iş cinayetleriyle ilgili bir ulusal yas günü olmasını istedik.  kazalar oluyor mu? Durumlar nasıl?

Adem Coşkun: Bir arkadaşımızı kaybettik. 1 sene geçti, onun da ailesine herhangi bir destek yok. Cesedi bulduk ama parçalanmış vaziyette. Onu da kendimiz çıkarttık arkadaşlar olarak. Yıldızlar Holding herhangi bir malzeme almadı. Zamanında alınmış 40 tane 50 tane pompa yenilenmedi. Ben 2012’de başladım 2015’de çıktım. Şu anda iki sene oldu. Ortalama 5-6 senedir madenciyim. Şu anda sigorta amacıyla yer altında çalışmak zorundayız. Yemek olarak domates, peynir, zeytin tarzında kumanya veriyorlardı. Onu da kaldırdılar. “Ücrete dökeceğiz. Herkes kendi imkanlarıyla getirsin.” dediler. O ücretler de yatmıyor . Maaşı alamıyoruz.

Ferhat Bey: Eylemin 17. Günü. Açlık grevinin 9. Günü. Mücadele etmeden hiçbir şey kazanılmıyor ülkede. Yukarıdakilerin gözü kör, kulağı sağır, kimse duymuyor zaten. Bu şekilde tepki göstermeli. Halk birleşmeli. Duyarlı arkadaşlar bir araya geldiklerinde bu insanların sesine ses olabiliyoruz ancak. müdahale edebiliyoruz. Medya kanallarında insanların mağduriyetleri hiçbir şekilde yayınlanmıyor. İnsanlar  6 aydır maaşlarını alamadılar. Evlerine bir ekmek götüremez hale geldi. Biz de mücadelelerini takip ediyorduk, işçi arkadaşlarımızın. Çözüm için de daha önce uyardık. “Bakın, bu süreci kavgaya götürmeyin. Eyleme götürmeyin. Bunun geri dönüşü olmaz kazanımı illa ki olacak. Kaybeden olmayacak. Yaptığınız bütün yolsuzlukları işçilerin vermediğiniz hakkını kafasına göre izne çıkar, kafasına göre işe çağırır. Bugün izinlisin, yarın çalışmaya geleceksin. Paraya geldiğinde yok bu arkadaşa Yıldızlar Holding’e üç bin tane maden ruhsatı veriyor. Başkanımız da söylediği gibi insanlar evine bir çikolata götüremezken sen üç bin tane ruhsat dağıtıyorsun ve bu işçilere sopanın ucunda ekmek gösteriyorsun. Ya çalışacaksın, ya sopanın ucundan az bir ekmek alabilirsen alacaksın. Sağlık durumları genelde madencilerin elverişli değil. Rahatsızlanıyorlar, hastalıkta, soğukta, dışarıda. Zaten ortama fazla ayak uyduramaz madenci. Yer altında bulunduğu yerden çıkarmayacaksın. Yer altında ölüm korkusu, yer üstünde açlık korkusu sarmış insanları. Bu şekilde devam edip gidiyor ama biz bunu tüm Türkiye’de sadece madenci olarak düşünmüyorsun. Bugün 60 bin liraya geçim ile uğraşıyorlar. 28 bin liraya asgari ücrete geçinen arkadaşımız nasıl geçiniyor?  Buinsanlar hiç para almıyor. Bunlar nasıl geçiniyor? Bu sorun sadece madencilerin sorunu değil. Tüm Türkiye’nin sorunu. Tüm insanlığın sorunu. Tüm ülkenin sorunu. Herkesin  elini taşının altına koyması gerekiyor. Bir halk iradesini kullanması gerekiyor bu saatten sonra. Halkın iradesi gasp ediliyor. Alın teri, emek, verdiği oyu her şekilde gasp ediliyor. Bizim sizlerden de beklentimiz, halktan da beklentimiz bir yerde bir haksızlık varsa, bir eylem, bir direniş varsa mutlaka bir haksızlık olmuştur da bu direnişe kalkılmıştır ve bunlara destek olunması gerekiyor. Bizim başka bir isteğimiz yok. Yolumuz da bu şekilde olacak

Sabit Bey: “2013’ten beri şirkette çalışıyorum. Darbeden önce çalışıyordum sonra kayyım atandı. TMSF’ye devroldu. Sonra da şirkete devredildi. TMSF’de de mağduriyet yaşadık. Şirkette maaş sıkıntıları, ücretsiz izinler. İlk geldiği akşam 250 kişiyi ücretsize çıkarttı.  toplamda 350’yi buldu. Sonra 5-6 ay çalıştık. Ondan sonrası tekrar ücretsiz yazılmış. Tekrar bir sene çalışır tekrar bir ücretsiz izin. Bu şekilde çok mağdur olduk. Maaş konusunda sürekli belli bir gün yok. Faturalar, kiralar, çoğu arkadaş sıkıntı içerisinde olduğumuz için bu kapıya geldik. Ailemiz de zorluk yaşıyor. Eve eli boş dönüyorsun. Maaş da belirsiz olduğu için küçük düşüyorsun ailenin karşısında cevap veremiyorsun. 5 Yaşındaki çocuğun karşısında bile ezgin duruyorsun baba olarak. Bir şey söylemiyorsun, bir şey diyemiyorsun. Çocuk bana “Maaşın yattı mı?” diye soruyor. Artık bıçak kemiği deldi geçti.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: 17 gündür yollardasınız. Neler yaşadınız? Ne oldu, ne bitti?

Sabit Men: Eskişehir’den yola çıktık buraya geldik. Süreç kolay değildi. Yağmur, soğuk darken çoğu arkadaşımız rahatsızlık yaşadı. Kamuoyu sesimizi duysun diye buraya geldik. 9 Gündür de buralardasınız. Bu sürecin çözülmesini istiyoruz artık.  Defalarca böyle sıkıntılarla karşı karşıya geldik ama geçici, süreçte geçtik artık. Kalıcı çözüm olsun. 1 ay bize maaş veremediği zaman, o bizi 3-4 ay geriye çekiyor. Aile para ile geçiniyor. Zaten zar zor geçinen insanlarız. 2013’te girdim o zaman sıkıntımız yoktu. Kayyım atandıktan sonra sıkıntılar oldu. TMSF’de 3-4 ay sıkıntı oldu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Kurtuluş Parkı’nda Sabit Bey arkadaşımızla konuştuk ve daha birçok işçi arkadaşımız var. Bekliyorlar. Sabit Bey arkadaşımızın da anlattığı gibi aslında hak talep ediyorlar.   yıllardır kendileri emek vermiş fakat süreç içinde sürekli eksiğe gidiş var ve bu işin bir kalıcı olarak düzeltilmesi amacıyla da buradalar. Burada sendikacılar var, hukukçular var, gazeteciler var, güvenlik güçleri var. Şu anda Ankara’da direnişin kalbi burada atıyor.

Sabit Men: Halk gerçekten güzel destek veriyor. Halk sonuna kadar direniş sesleriyle bize destek veriyor. Direnişe devam ediyoruz. Bu işin çözülmesini bekliyoruz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Arkadaşlarımız geniş bir alanda toplanmış durumdalar ve direnişlerini devam ettiriyorlar. Direnişi takip edeceğiz ve sesleri olmaya çalışacağız.

Yorumlar