12 Mayıs 2026

ÖFG TV’den herkese merhaba, her hafta Salı günü saat 21.00’da haftanın önemli insan hakları konuları ve konukları ile size sunduğumuz programımıza başlıyoruz.

Değerli izleyenler bir insan hakları eksenli siyasetçi olarak çoğunlukla cezaevi önlerinde hayatımı geçiriyorum çünkü cezaevlerinde sorunlar çok ve elimden geldiği kadar cezaevi ziyareti yapıyorum, duruşmalara katılıyorum ve mahpus yakınları konuşuyorum. Bunun fark edilenden, hissedilenden çok daha fazla büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyorum. Buna devam etmemiz lazım çünkü bu gerçekten önemli bir ihtiyaç ve o yüzden bu konudaki gayretimize devam da edeceğiz.

Önceki gün Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Duruşma Salonlarında Genelkurmay Çatı Davası duruşmalarına katıldım ve oradaki dinlediklerimiz gerçekten Türkiye’de çok keyfi yargılamaların yapıldığını, önceden kararların verildiğini ve emrivaki ve yukarından talimatla kararların alındığını gösteriyor bu çok net çünkü çok skandal durumlar var, çok belirsiz durumlar var. 10 yıldır bu konuda mağdur olan çok kişi var ve 10 yıldır Türkiye’nin sistemi iyice değişmiş durumda aslında 10 yıl önce OHAL ilan edildiğinde neler olduğunu çok kişi anlamamıştı ama gerçekten çok önemli bir değişim Türkiye yaşamaya başlamıştı. İnsanlar cezaevlerine doldurulmaya başlanmıştı ve ilk önce KHK’lılar, zaten yıllardır Kürtler, giderek sonuçta sıra CHP’ye de geldi. Herkes bir tarafından bu meseleyi tadıyor ve Türkiye tamamen artık neredeyse Cumhuriyeti bırakıp Monarşi’ye doğru dönmek üzere başka bir kesin net bir izah tarzı da yok.

Cezaevlerinde bu durum yetişkin erkekleri etkiliyor, yetişkin kadınları etkiliyor, çocukları etkiliyor, yaşlıları etkiliyor, hasta mahpusları etkiliyor ama onların içinde yaşlı, hasta mahpusların durumu son derece önemli ve yürek sızlatıcı. Biz bu konuları çok gündeme getirdik en azından bu süreç içinde yaşlı hasta mahpuslar hasta mahpuslar serbest bırakılsın dedik fakat o konuda da bir ilerleme olmadı.

10 yıl önce temeli atılan Olağanüstü Hal Sistemi KHK kayyım rejimi tüm sütunları ile ayakta tutulmaya ve kazıklarını toprağın en dibine çakmaya çalışıyor bu yüzden de yüz binlerce kişi mağdur oluyor habire yeni cezaevleri yapılıyor, son yıllarda en az 25 kampüs tipi cezaevi yapıldı. Eski cezaevleri kapatıldı yeni çok masraflı ve iktidarın il ilçe örgütlerinden faydalanılarak memurlarının da oluşturulduğu bir sistem oluşturuldu. Herkes memnun ama mağdur olanlar, muhalif olanlar bu işten hiç memnun değil çünkü çoluk çocuk hapse atılıyor. Yaşlı hasta hali ile hapse atılıyor, kanserli hali ile hapse atılıyor, yaşlı annelerimiz hapse atılıyor, yaşlı dedeler hapse atılıyor, %10 civarında bu kalabalık ve umutsuz kötü ortamdan dolayı insanlar intihar ediyor. Toplumda %10 oranı yok. Cezaevlerinde bundan yıllar önce %13 civarındaydı şimdi %11-12 civarlarında dolaşıyor. Bunlar çok yüksek sayılar çünkü insanlar fizyolojik ve psikolojik olarak çok mağdur ediliyorlar ve sonunda umutsuzluğa düşüyorlar. Bunların arasında en mağdur edilenler yaşlı ve hasta mahpuslar. Onlardan birisinin yakınını bu akşam konuk edeceğiz. Yıllardır Bakırköy Kadın Cezaevi’nde yatıyor. Hatice Yıldız’ın evinden bir sedye ile götürüldüğünü biliyoruz. Kanser hastası 77 yaşında yaşlı bir insan, evinden karga tulumba götürülmüştü yaşlı hasta bir mahpus. “Bunun neresini götüreceksiniz?” demişti yakınları ama onu o halde alıp götürmüşlerdi ve kendisini cezaevinde de 1-2 kez ziyaret ettim Hatice Teyze’yi ve Hatice Teyze’nin bu fotoğrafında evden alınışı böyleydi. Sedyeye koyup götürdüler. Hasta yaşlı sıkıntılı bir mahpus zor durumda ama “Seni illa hapsedeceğiz.” Diyen devlet ve iktidar tarafından evden karga tulumba alındı götürüldü. Hatice Teyze’nin son durumunu konuşacağız. Yıllardır hapishanede yatıyor, zor koşullarda, kalabalık, sıkıntılı ve hukuksuz icraatleri ile tanınan müdür Aysun Müdür hukuksuz ve kötü fiillere imza atan bir müdürdü şimdi Şakran’a gittik biz onu yakından tanıyoruz çok önemli ihlallere ve gaddarlıklara imza atıyor. Bakırköy’de de öyleydi Şakran’da da öyle. Onun yerine gelenler belki onun kadar olmasa da yine de çok olumlu şeyler yapmıyorlar, bir de koğuşlar kalabalık ortam hoş değil, fareler de var sanırım bunu mahpusun yakını söyler. Koşullar iyi değil ve önemli mağduriyetler oluşuyor. Hasta mahpus Hatice Yıldız hala cezaevinden çıkamıyor. Denetimli serbestlik süresi de geldi. Tüm bunları en iyi bilen oğlu Ferhat Yıldız ile konuşacağız. Bu akşam konuğumuz kendisi. Hatice Yıldız’ın oğlu Ferhat Yıldız konuğumuz. Hatice Yıldız kimdir? Nerede? Neden cezaevine girdi? Neden bu cezayı aldı?

Ferhat Yıldız: Annem Hatice Yıldız 77 yaşında 2001-2002 yıllarında kardeşime ve yanındaki iki arkadaşına para gönderiyor. Bugün de cezaevine para gönderilebilir yasası var. Öyle bir yasak da olmamasına rağmen. O dönemde kardeşimle birlikte iki kişiye para gönderiyor ve bundan sonra dava açıldı. “Cezaevine para gönderme suçtur.” diye. Tabii bu suç mu değil mi o artık bugüne kadar hani konuşuldu, tartışıldı suç olmadığı belli. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararını bekliyoruz. O da iki yıldır hala bir karar vermedi. Annem yaklaşık iki yıl, üç ay oldu tutuklu. Birkaç gün önce denetimli serbestlik süresi doldu. Dolmasına rağmen biz avukatlarımızla başvurduk, dilekçe verdik. Pişmanlık dayatıldığı için bırakılmadı. Diyor ki: “Sen cezaevine kızına ve yanındaki durumu iyi olmayan iki tutsağa para gönderdin. Bundan pişman mısın?” nereden tutarsanız tutarsızlık diyorlar ya. Diyebilir misiniz ki; “Ben durumu iyi olmayan iki kişiye para gönderdim. İnsanlık yaptığım için pişmanım.” Annem de kabul etmediği için Bakırköy Cezaevi’nde tutuluyor. Denetimli serbestlik için verdiği dilekçeye de ret kararı verildi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Biz Hatice Yıldız’ı mecliste gündem ettik. Basın toplantılarımda gündem ettim. Birisine para göndermek suç mu?

Ferhat Yıldız: Sağlık sorunları, göz problemi var, yüksek tansiyon hastası, bel ağrıları, bel fıtığı, var. Yaştan dolayı da stresten dolayı sürekli tansiyonu yükseliyor. Hastaneye götürülüyor ama cezaevi koşullarında ne kadar hastaneye götürülüp ne kadar tedavi edilebilir. Biz gerekli yerlere başvurduk. Sağlık Bakanlığı’na başvurduk. Adalet Bakanlığı’na başvurduk. Milletvekili aracılığıyla meclise başvurduk ama buna rağmen hala annem cezaevinde tutuluyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Sağlık durumu nedir? Denetimli serbestlik meselesi ne kadar uzatıldı? Sağlık durumuyla ilgili sıkıntılar neler?

Ferhat Yıldız: Hastalıklar hala aynı devam ediyor. Denetimli serbestliği reddettiler. Avukatlar aracılığıyla biz tekrar itiraz ettik. Bırakılacağını pek düşünmüyoruz. Geçen yıl sanırım 10. Yargı paketinde yanlış hatırlamıyorsam 10. Yargı paketinde şöyle bir ibare geçiyor; “70 yaşın üstü 4 yılın altına düşmüşse cezaevi infaz hakimliğinin kararıyla tahliye edilmesi gerekiyor.” orada infaz hakimliği tarafından. Biz ona da başvurduk. Ona da ret geldi. Orada da komik bir ret kararı verdiler. “Toplum için tehlikeli olabilir.” Ne yazık ki bizim ülkede iyilik yapan herkes toplum için tehlikelidir. Ondan dolayı cezaevinde kalabilir kararı verdiler. Biz burada biraz daha bu kanun belirleyiciler, bu kanunu uygulayıcılar CHP’nin durumundan bahsettiniz. Son dönemde CHP’nin işte belediyelerine kayyım atandığından bahsettiniz. Kanun koyucular, kanun belirleyiciler şunu iyi bilmelidir ki bu sırayladır. Bugün senin koyduğun kanun eğer ki topluma zarar veriyorsa yarın öbür gün sana da aynı zararı verebilir. Bundan dolayı kanun biraz vicdanla örülmelidir. Vicdanla örülsün ki ileride aynı şey tekrar senin başına gelmesin. Bundan önceki iktidarlara ya da iktidarın yanında yer alanların durumlarını gördük. Aynı durumu şu an bizim durumumuzun daha vahimini yaşıyorlar. Ondan dolayı biz şu anki kanun koyucuları ve belirleyicileri, meclisi bunlara; öyle bir kanun belirleyin ki yarın öbür gün siz de aynı durumu yaşamayın.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Peki Bakırköy cezaevinde sizler neler yaşıyorsunuz? Kalabalık ve ihlallerle dolu bir cezaevi benim bildiğim kadarıyla. İyiye doğru giden bir şeyler var mı Ferhat Bey?

Ferhat Yıldız: Her geçen gün kötüye gidiyor. Yaşlı insanlar biraz da hassas olurlar. Benim annem şu an 77 yaşında, kaldığı odada yaklaşık 27 kişi var, geçen gün 4 kişi tahliye oldu. 33-34 Kişiyle aynı odada kalıyorlar. Bunların yemeğini, ortak alanını düşündüğümüzde gerçekten bir yaşlı için çok ağır koşullar. Her geçen gün sürekli sıkıntı çıkarıyorlar. Cezaevinde biz gidip diğer tutuklulara selam verdik diye bir ay görüş yasağı getirildi. Biz bundan korkmuyoruz, çekinmiyoruz. Aynı salonda annemle birlikte kalan arkadaşlar sağ olsunlar bugüne kadar onlar annemle ciddi bir şekilde ilgileniyorlar. Ben gittim arkadaşlara selam verdim. Annemle ilgilendiğinden dolayı sürekli gidip arkadaşlara teşekkür ediyoruz, emeklerine sağlık. Bundan dolayı tutanak tutmuşlar. Kendi tutuklunun dışında diğerlerine neden selam vermişsin? Bir ay görüş yasağı getirilmiş bana. İyi bir şey yapıyorsan bu sanki risk teşkil ediyor cezaevi için, cezaevi yönetimi için ya da diğerleri için sanki bir risk teşkil ediyormuş gibi. Biz de iyi şeyler yapmakta ısrar edeceğiz. Sizin yaptığınız gibi, sürekli tutuklu yakınları sizden bahsediyor, emeklerinize sağlık, teşekkür ediyoruz. Sizin yaptığınız gibi biz de iyi şeyler yapmaktan, elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince devam edeceğiz.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Hapishane koşulları konusunda Hatice teyze başka ne diyor? Sağlıkla ilgili hastaneye gidiş gelişler, revire gidiş gelişler, görüş saatleri bu konularda durum nedir?

Ferhat Yıldız: Hastalandığında aniden tansiyonu yükseliyor. Revire haber veriyorlar. Revirdekiler geliyorlar. Onu revire kaldırıyorlar. Ağır bir şey ise hastaneye götürüyorlar. Bu bildiğiniz çileye dönüşüyor. Annem burada evdeyken sürekli kapıda araba duruyor. Hastalandığında biz hastaneye götürüyoruz. Doktorlar müdahale ediyorlar. İğne, ilaç çünkü sürekli tansiyonu yükseliyor. Sürekli müdahale ediyorlar. Cezaevinde tabi bu koşullar çok daha ağır. Ondan dolayı bir an önce tahliye olması gerekiyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Başka da yanında zor durumda olan mahpuslar var mı?

Ferhat Yıldız: Fatma Tokmak, O da 30 yıllık. Çeşitli hastalıkları var, kanser tedavisi görüyor. Geçen hafta açık görüş vardı. Açık görüşe gittiğimde arkadaşın gerçekten durumu çok ağırdı. Açık görüşe gelmişti ama ailesiyle konuşmaktan zorluk çekiyordu. Onun yanında bir arkadaş daha var, tekerlekli sandalyeyle getiriliyor yürüyemiyor. Cezaevinde o arkadaşı düşündüğümde, o arkadaş mesela kendi ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor, nasıl gidip geliyor… Onun yanında bir arkadaş daha var, Çiğdem, O arkadaş da yine çeşitli hastalıkları var, tedavi görüyor. Birçok bilmediğimiz arkadaş, buna rağmen cezaevinde aynı hastalıkları yaşayan diğer tutuklular, adli olanlara tahliye kararı verilirken siyasi olunca her şey değişiyor.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Hatice Yıldız teyzemize selamınızı söyleyin. Biz onun sesini duyurmaya devam edeceğiz ve bu programımız da buna hizmet edecek. Yaşlı başlı teyzelerin böyle hapishanelerde uyduruk gerekçelerle kaldığı bir Türkiye’deyiz ama biz de mücadeleye boyun eğmemeye devam edeceğiz fakat bu vicdansızlıkları da teşhir edeceğiz. Umarım Adalet Bakanlığı ve Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bu hasta mahpusun durumuyla yakından ilgilenir ve bir an evvel tahliye olur.

Değerli izleyenler, bugün de programımızın sonuna geldik. Yine bir programımızda hasta bir mahpusun sesini duyurduk bunlar önemli. Dışarıda bir sürü konular, polemikler, mügalatalar yapılıyor. İnsanlar çok büyük işler yaptıklarını sanıyorlar ama çoğu çöpe gidiyor bu konuşmaların, tartışmaların. Biz hasta bir mahpusun sıkıntısını bir nebze giderebilsek, onun zulme uğramasını biraz azaltabilsek bu kardır diye düşünüyoruz ve bu yönde çalışmalar yapıp yayınlar yapıyoruz. İşte ÖFG TV çoğunlukla bu işi yapıyor. Mağdurun mazlumun sesini canlı olarak duyurmaya çalışıyor ve yolumuza da devam edeceğiz. 400. Programa doğru gidiyoruz. İyi ki yapmışız. İyi ki bu yolda devam ediyoruz. Evet bazen zorlanıyoruz vakit bulmakta zorlanıyoruz ama iyi ki yapıyoruz. Bu program son derece önemli değerli mağdurun mazlumun sesi oluyor ÖFG TV.

Haftaya, salı günü saat 21.00’da buluşana kadar hepinize hayırlı akşamlar, hoşça kalın.

Yorumlar