14 Kasım 2024
Gergerlioğlu: “YÖK Başkanı mahpus öğrencilerin mahrum ederek ne kadar vebale girdiğinin farkında mı?
Ücretli öğretmenler ne zaman kadrolu olacak?
KHK’yle ihraç edilen öğretmenlerin ve çalışma izni iptal edilmiş öğretmenlerin sorunu ne zaman bitecek?
Mülakat suçu ve günahı ne zaman bitecek?
Kocaeli MESEM yolsuzluğunun diğer failleri ne zaman cezalandırılacak ve kamu zararı ne zaman ve nasıl giderilecek Sayın Bakan?”
Gergerlioğlu: “Sayın Bakan, hoşgeldiniz.
“Şu öğretmenler olmasa Millî Eğitimi ne güzel idare ederdim.” diyenlerden misiniz bilmiyorum ama o zaman niye atanamayan öğretmenlerle ilgili tatminkâr şeyler söylemiyorsunuz veyahut da KHK’li öğretmenlerle, eğitimcilerle, akademisyenlerle ilgili neden bir şey söylemiyorsunuz?
Bu ülkede büyük bir felaket var, atanamayan öğretmenler var ve insanlar, gençler intihar ediyor Sayın Bakanım. KHK’li öğretmenler var ve 35 bin kişi ihraç edilmiş. Çoğu kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi çiğnenerek yargısız infazlarla ihraç edilmiş. 7 bin akademisyen ihraç edilmiş ve şu anda tüm bunların sonucunda da Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yurt dışına akını var, bilim göçü var, beyin göçü var, kimse bunu inkâr edemez. En büyük beyin göçü şu anda, bu yıllarda yaşanıyor. Yani bunun müsebbibi olduğunuzu düşünüyor musunuz bilmiyorum.
Ama size bakın, bir öğretmenden bana yapılan bir başvuruyu okuyacağım. İnsanları nasıl çaresiz bırakıyorsunuz. Diyor ki: “Ben 672 KHK’yle ihraç edildim. Sadece sendika üyeliği yüzünden işten atılan bir öğretmenim. Yaşadığım şehir olan Hatay’da bir kolejde resmî olarak çalışmak istedim fakat sistem buna izin vermedi. Hatay İl Millî Eğitim Müdürlüğüyle yaptığım görüşmede yönetmeliğin böyle olduğunu söylediler. İhraç olduktan altı ay sonra takipsizlik belgesi verdiler “Bir suçun yok.” denilerek. Hem “Suçun yok.” deniliyor hem işe geri dönemiyorum hem de özelde çalışamıyorum.” Sayın Bakan, ne yapsın bu öğretmenler ya? Yani açlıktan ölsünler mi, susuzluktan ölsünler mi?
Ben öyle başvurular alıyorum ki öğretmen, tamam, bir okulda işe giremiyor, okulun öğrenci servisinin şoförü olarak işe giriyor. Hemen, siz, Millî Eğitim Bakanlığı müdahale ediyorsunuz, adamı servis şoförlüğünden de attırıyorsunuz. Elimde bir sürü belge var. Ya, bu nasıl bir insafsızlıktır, olacak şey midir Sayın Bakanım, ne yapsın bu öğretmenler? 20 bin tane özel okuldaki öğretmen vardı, okulları kapatıldı, hepsi terörist ilan edildi. Ya, okulu kapatıldığı için terörist ilan edilen tek ülkeyiz ve siz de tek Millî Eğitim Bakanısınız. Olacak bir iş değil, bunu düzeltin. Kamudan 35 bin, özel sektörden 20 bin kişi mağdur edildi. Yani “Türkiye neden bilimde geri kalıyor?” diyoruz, işte bundan dolayı geri kalıyor.
Bakın, yine, Vekil olduğum il Kocaeli’nde, üniversite yurtlarında çok sıkıntı var. Süleyman Paşa Yurdunda asansörler geçtiğimiz günlerde bozuldu. Neredeyse bir büyük facia yaşanacaktı, kıl payı kurtuldu öğrenciler, bir büyük skandal son anda durdu. Kocaeli Üniversitesinin Sayıştay raporlarıyla ilgili 6 öğretim elemanının yasak olmasına rağmen özel muayenehane açtıkları, işçilerin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve benzeri birçok konuda size soru önergeleri sordum. Niye cevap vermediniz? Burada önergeler.
Yine, bakın, hükümlü kişiler var, Sayın Bakanım, geçen sene de ben size sormuştum bunu, şimdi, cezaevinde yatan kişiye diyorsunuz ki işte “Islah olsun.” adam da girmiş, hukuk fakültesini kazanmış, dereceyle kazanmış, 3’üncü sınıfa, dördüncü sınıfa gelmiş. Sonra, sizin YÖK bir karar çıkartmış efendim “Örgün eğitimde olamazlar, okuyamazlar, sınavlara giremezler, okullar iptal.” Ya ne yapsın yani? Hukuk 3’te okuyan bir mahpus, bakın, bana başvurusu var, cevap vermişsiniz, YÖK’ün yazısını göndermişsiniz. Onlarca böyle mahpus var. Yani adam mahpus oldu diye Anayasa madde 42’yi de mi ayaklar altına aldınız? Eğitim hakkı ya, sizin Bakanlığınızın adı Sayın Bakanım. Yani bu insanları niye mağdur ediyorsunuz? Şu ana kadar mahpuslar okuyabiliyordu, hukuk okuyordu, diğer okulları okuyordu. Yani başka ne yapsın hapishanede bu insanlar? Bırakın, okusun. Yani devamla ilgili meseleyi halledin, sınavlara da katılsınlar, bunun yolu var. Öncesinde olabiliyordu, şimdi niye olmuyor, ben bunu size soruyorum, niye olmuyor? Bakın, bir sürü bana soru önergeleri gelmiş ve maalesef cevap alamıyorum.
Yine, MESEM’lerle ilgili, bana bir cevap verdiniz. Bakın, Kocaeli’nde MESEM skandalı yaşandı, 1 milyar liralık yolsuzluk oldu. 1-2 kişiyi ihraç ederek bu işten kurtulduğunuzu sanıyorsunuz ama AK PARTİ il yönetiminin dâhil olduğu birçok müessesenin bu işlere karıştığı, danışma firmalarının bu işleri organize ettiği ortaya çıktı ve bu işler 1 kişinin üstüne atılarak kapatıldı.”
























Yorumlar