2 Ağustos 2025

Kocaeli Körfez ilçemiz, Güney Mahallesi Kabakoz mevkiinde vatandaşlarımızla birlikteyiz. Kendileri davet etti, biz buraya geldik. Geçen hafta da mahallede tetkikler yapmıştık. Burada önemli bir sorun var. Kabakoz halkı itiraz ediyor, isyan ediyor “Bu böyle olmaz.” diyor. Kocaeli Belediyesi böyle olacak diyor. Bakanlıklar böyle olacak diyor ama mahalle halkının önemli haklı itirazları var ve mahalle halkımızdan bir kesimle beraber buradayız ve komisyon başkanı arkadaşımız Erdal Yaşar Bey ile konuşacağız. Diğer mahalle sakinlerinin de söyleyecekleri olacak. Burada ne oluyor? Siz buradaki bu uygulamaya, Barbaros mahallesinde bir uygulama var. Orada bir itiraz yok ama siz itiraz ediyorsunuz. Neden bu itirazınız? Erdal Yaşar: “26 yıldır depremden sonra buraya artık evlerin yapılması, çivi çakılması yasaklandı. O 25 yıllık süreç içerisinde bir kişinin sadece bir daireden on bin liradan üç milyon yüz yirmi bin lira, 15 bin liradan 4 milyon 680 bin lira gibi zararı oldu. Buradaki bütün insanlar 26 yıllık evde çivileri çakılmamasıyla evler zaten eskimeye yüz tuttu. Burası yemyeşillik bir alandı. İnsanlar çok sakin, burada hiç olay olmayan, insanların birbirini sevdiği bir mahalleydi.” Erdal Yaşar: ” Burası yemyeşildi, meyvelerle dolu, hiçbir problemi olmayan bir yer. Mahalleydi ve mahallemizde de inanın ki asayiş konusunda her şey konusunda harika bir yerdi. Bunlar bu kararları aldıktan sonra bugün yapacağız, yarın yapacağız. 26 yıllık süreç içeresinde mahalleyi iki bin metrekare iki bin metrekare böldüler. Orayı böldüklerinde o 2000 metrekare içinde olan parası olanın parasız malını elinden izale-i şuyu davarıyla elinden aldı. Bu tabi bize yansıdığında biz bunu iki buçuk yılda çoluğumuzla çocuğumuzu ayıracağımız vakti bunları geri çevirmekle yaptık, bunu uygulayabildik. Burası İsmail Baran’ın buraya müsaade etmesiyle herkes buraya doldu. Tehlikeli üretimler var geçenlerde de bir yangın çıkmıştı. Şurada zaten ruhsatlı olması yasal olarak mümkün değil. İçinde tankın olduğu, tankerlerin olduğu evlerle sıfır olan yerler var. Bunları her yerden de görebilirsiniz. Biz bunun artık kaldırılmasını, yaşam alanından çıkmasını rica ettik. Tamam dediler. Bu tabii bu 26 yıllık süresi içerisinde geçen Aralık ayında dediler ki biz oraya ofis kuruyoruz. Buranın bütün Körfez kentini o kadar lüks bir şehir yapmaları oradaki bütün çöplükleri buraya getirdiler. Burası çöp bir yer hale getirdiler. Arkadaşlar o zaman bunu kaldırıyorsanız bizim hak ettiğimiz malımızın değerini de verin. Ev veriyorsanız ev alın. Bundan önceki kira kayıtlarımızı istemiyoruz. Evlerimizin çürümesinin parasını istemiyoruz. Hiçbir şey istemiyoruz. Bugüne kalan bütün kararları sizler aldınız. Ondan sonra bir iyileştirme yaptılar. O iyileştirmeyi arsa iyileştirmesi yaptılar. Ev iyileştirmesi yapmadılar. %30’luk. Belediye başkanı bir ekleme yaptı yine. O da bir 150 bin lira civarında iyileştirme yapıldı. İlk başta yaptıkları uygulama 17 bin lira bizimkileri saydılar, kendilerininkini 30 lira saydılar. Bunun arasında %80 fark vardı. Bunu halkın da ödemesi mümkün değildi. Nasıl mümkün değildi? Milyon bazında çıktığı için diğer mahalleye uygulamayı Tefe Tüfe’yi %10’da sabit tuttular. 150 metrekare evi olan iki tane 80 metrekare daire alabilmeleri imkanı oldu. Burada da tam tersine ilk başta şu sistemle girdiler. Dört daireye, üç daire, üç daireye, iki daire gibi sistemlerle girdiler. Dedik ki biz bunu ne yapacağız? Adam çocuğunu mu atsın? Kardeşini mi atsın? Annesini babasını mı atsın? bu tür düzeltmeleri yaptılar. En son aradaki fark yine buradaki insanların ödeyebilecek bir düzeyde değil. Bunun düzeltilmesini söylediğimizde de zaten başta halkı da oradaki arkadaşlar çalışan arkadaşlar maalesef buna benzer şeylerle insanları korkutarak imza attılar bir kısmına. Bizim buradan beklentimiz bütün 26 yıldır yaşayamadığımız hakkımız olan mahallemizin bu hali çöplük haline çevirmesinin yerde artık hakkımızın olduğunu düşünüyoruz ve bunu nasıl malımızı karşılık malla istiyoruz. Herhangi bir artı bir şey istemiyoruz. Bir fırsatçılık yapıyoruz. Burada fırsatçılık yapanlar belli zaten. Bugüne kadar yapılan bütün uygulamaları da maalesef halkın bir tane yok. Nasıl yanlışı yok? Bakın bugün öyle bir şey olsa biz deriz ki kardeşim benim evime sen müsaade etmedin. iki daire, üç daire yapabilirdim. Benim iki üç daire kira kaybım var 26 yılda diyebilirdik. Bizim hemen birleşik olduğumuz bizim Barbaros eski Samsun Mahallesi dediği gibi aynı şekilde yapın diyoruz. Burada da Allah rızası için bizim hiçbir bu konuda artı beklentimiz yok. Bize üvey evlat muamelesi yapmayın. Aynısını uygulayın diyoruz. Onlar kendi hesaplarına göre bir uygulama yapıyorlar ama bu uygulamalarda da kaybeden halk oluyor. Kabakozlu Yurttaş: “450 hane zarar etmiş durumda. Biri geliyor ev almak için Belediye sattırmıyor. “Ben alacağım.” Diyor. Vekilim tapularımızı aldılar. Hisseli tapu yaptılar. Benim arsam 253 metre kare gözüküyor. 6 metrekaresi belediyenin diyor 247 metrekareye iniyor. Herkesin evine 6ı metrekare girdi belediye. Şu an biz evimizi satsak da satamıyoruz. Belediye sırtımızda kambur.”

Kabakozlu Yurttaş: “ Kentsel dönüşüm rezerv olanı ilan ediyor. Niye rezerv olanı ilan ediyor? Yıkılacak eve kentsel dönüşüm getirilir. Bizim evlerimiz yeni. Eski ev değil ki. İstediğimiz şey; bizim arazimizin statüsü Samsun Mahallesi’ne yapıldığı gibi sanayi bölgesi ilan edilmediği sürece bizim burada bu derdimiz bu çilemiz buradaki kavgamız bitmez. En net sonuç bizim açımızdan bu olacaktır. Bizim dairelerin paralarını versin. Biz oraya gitmek istemiyoruz.” Kabakozlu Yurttaş: “ Bu statü yukarıya çekilmezse bu haliyle o paralar da tatmin edici değil. Bir dairenin 3-4 milyon olduğu bir yerde bize 1.2 milyon para veriyor daire başı. Ne alabiliriz biz o parayla. Burada gürültü olduğu zaman bizim evimizde durulmuyor. Ben yıkılacak zannediyorum. Kişi çıkarlarına bakıyorlar. Buralar boşaldığı zaman ertesi günü sanayi alanı ilan edilir ve üç kat fiyatına satacaklar tüccara. Bu tapularımızdan belediye arındırsın kendini sıyırsın. Ortak olmasın.” Kabakozlu Yurttaş: “ Biz ortak istemiyoruz. Ben o üç çocuğumu emeklerle büyüttüm. Üç çocuğumun geleceği için üç katlı ev yaptım ve bu kadar ucuza gidilmesine karşıyım. Müslüman Müslümana bunu yapmaz. Kul hakkıysa hakkım olsun. Öbür dünyada bu vekiller, bakanlar, belediye başkanları Cumhurbaşkanları bu baştaki büyükler ilk önce hesaba çekilecek olan bunlar. Biz gidene kadar bizi beklesinler. Hep devletime milletime dua ederim. Devletim iyi ki var. Suriye olmak istemiyorum. Filistin olmak istemiyorum kesinlikle. Vatansız bir insan insan mıdır? Biz salak değiliz, çok akıllı çocuklar, evlatlar yetiştirdik peşimize ama çocuklarımızın geleceğini de kurmak için bak üç oğlum var üç katlı ev yaptım.” Kabakozlu Yurttaş: “ Dilekçe doldurduk, dilekçeniz kabul edilmedi diyor. Evim yandı Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na dilekçe yazdım 2 haftadan beri sonuç gelmedi. Ya avukatlık olacağız ya tutacağız bir otobüs gideceğiz o Saray’ın kapısına dayanacağız. Tayyip’in haberi olsa böyle bu kadar olmaz diyorum ya. Adamı yanındakiler yıkıyor. Belediye başkanları yıkıyor adamı. Yanındaki yöresindeki yıkıyor. Adamın ne yaptığından haberi mi var milletin? Bu sesimizi de lütfen duyurun. Müslüman Müslüman’a bunu hiç yapmaz. Abdestim var. Böyle baş aşağı bizi beklesin. Başımızdaki sorumlular.Siz bizim sayemizle orada yaşıyorsunuz. Biz olmasak siz yoksunuz, siz olmasak da biz yokuz. ” Kabakozlu Yurttaş: “ Oraya gidince hiçbir vekil selam vermiyor. Belediye başkanı bile bize selam vermiyor. Hani muhtarımız nerede? Muhtar bile yok. Ufacık bir muhtar, muhtar bile yok piyasada. Bir hasta olsa ambulans giremez. Camın dibi duvar. Ambulans evime giremiyor. Benim evime o yanan yere atölye yapılırken seçim zamanıydı. Şener başkanımı aradım. Başkanım dedim böyle sorunlar var. O gün ev sallanıyor. Deprem oluyor zannettim. Yan tarafa kuyu kazıldığı için ev sallanmış. Başkan beye dedim: “Orası sanayi bölgesi veririm oraya yapı ruhsatı. Hiç kusura bakmayın.” dedi. Ben evimin çatısına oda yapsam hemen gelir zabıta. Dün zabıta müdürüne de söyledim. İskender Bey dedim böyle bir şey yapsam hemen enselersin beni dedim ama bu yanımızda 1 seneden beri çalışıyorlar hiç kimse ne görüyor ne duyuyor. Hakkımızı istiyoruz biz. Bizim hakkımızı versinler. Bu benim evimin karşısındaki arsa. ” Gergerlioğlu: “Ara sokaklarda tırlar dolaşıyor ve mahalle halkına zarar veriyor. Evlerine zarar veriyor, yollara zarar veriyor. Burada mesela burada mahalle halkının taziye çadırın deposuna tırlar vurmuş. Direğe vurmuş burada. Buradaki bu sanayi tesisleri ve tırların yoğunluğu, bölge halkının sokak aralarındaki yaşamını da etkiliyor. Evlerine vuruyor, direklere vuruyor, taziye çadırlarına vuruyor. ” Kabakozlu Yurttaş: “Gece 21.00’da, 22.00’da kornalara basıyorlar durmadan. Sanayi olmayan bir bölgede üç vardiya çalışma var. 24 saat çalışma izni var mı? Yok. 24 saat çalışma var. Şurası 24 saat çalışıyor, bizim ruhsatımız var dediler. Zabıta geldi ruhsatları yok. “Yine zabıta izin verdi.” dedi. Kamyonu boşaltın kapatın ondan sonra kapatın denildi.” Gergerlioğlu: “Körfez ilçemiz Güney Mahallesi Kabakoz mevkiinde halkımızın önemli tepkileri var. Bunu T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlık yetkileri ve Kocaeli Belediyesi’nin bilmesi anlaması lazım. Zaten burası sanayi bölgesine dönmüş durumda. Vatandaş oldukça mağdur. Günlük hayatları tacize uğruyor. Buradaki tırlar, kamyonlar sağa sola park ediyor, sağa sola vuruyor ediyor artı bir de yıllar içinde büyük bir zarara uğramışlar.” Gergerlioğlu: “Kendilerine bir proje sunulmuş. Gel kardeşim bunu kabul et fakat önemli bir zarar da var. Yıllar içinde zaten bir zarara uğramışlar şu anda da önemli bir zarar karşılığında anlaşma yapılmak isteniyor. Biz herkes ile konuştuk burada. Sayın muhtarımızla da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi temsilciliği ile de halkımızla da konuştuk ve gerçekten önemli bir mağduriyet var. Şimdi burada bir dayatma da var. “Kardeşim bunu kabul edeceksin.” diyorlar anladığımız kadarıyla fakat bölge halkı buna isyan ediyor. Yıllarca dişinden tırnağından arttırmış, insanlar büyük çileler çekmiş. Büyük fedakarlıklarla burada insanlar arsalar almış, evler yapmış. Son olarak Erdal Bey ne diyorsunuz? ” Erdal Yaşar: “Buradaki 26 yıllık süreç içerisinde halkımıza verilen zararları bütün zararları yaşam tarzından bu alanlarından çıkılması daha önce insanların mallarının mülklerinin izale-i şuyu davasında elinden gitmelerinin karşılığında evlerimizi istiyoruz. Buradaki halkın zaten bunları ödeyebilecek potansiyeli ve gücü yok. Zaten olanlar sattı evlerini. İhtiyacı olmayanlar zaten sattı ama bizim burada şu anda onları ödeyebilecek potansiyelleri güçleri yok. Biz fazla bir şey de istemiyoruz. Sadece biz evlerimize karşılık ev istiyoruz. Herhalde bu da bizim hakkımız. 26 sene evlerimizin eskimesi onların yeni ev vermeleri de yine onların almış olduğu kararlar. Burada halk hiçbir karar bugüne kadar almadı. Karar alan Körfez Belediyesi oldu. ” Gergerlioğlu: “Biz buradan yetkililere de sesleniyoruz. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığa, iktidara sesleniyoruz, Kocaeli Belediye Başkanlığı’na sesleniyoruz; halkın önemli bir itirazı var. Biz halkımızı dinledik. Gerçekten çok önemli bir kayıpları var ve bundan da muzdaripler. Bu anlaşmayı dayatabilirsiniz ama halkımız bundan muzdarip olur şikayet eder. Buna razı olmaz ve gerçekten bakın burada halkımız kalktı geldi. Beraber konuştuk. Her kesimden insanlarımız meseleyi anlattılar. Bizim de derdimiz burada bir haksızlık, hukuksuzluk olmasın bunun çözümü. ” Gergerlioğlu: ” Biz Kabakoz halkının sorunlarının takipçisi olacağız. 450 hane burada mağdur. Konuyu takip edeceğiz. Zaten önemli sıkıntılar yıllardır çekiyorlar ve bundan sonrası da kötü bir anlaşmayla bu işi bitirmek kabul edilecek gibi değil. Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu olarak bu konuyu mecliste de takip edeceğim. Bakanlığa da ileteceğiz. Sadece burada bırakmayacağız. Yetkililer bunu bilsin. “Biz böyle yaptık ey mahalle halkı. Kabul edeceksin oldu bitti.” dedirtmeyeceğiz. Biz de mecliste bunu gündem edeceğiz. Buradan o yüzden halkımızın sahipsiz olmadığını, konuyu sahiplenenlerin olduğunu meclise taşıyacağımızı da bilsinler. Herkese güzel bir gün diliyorum.”

Kocaeli Körfez ilçemizde dünyanın başka bir yerinde görünmeyen işler oluyor. Bakın Karayolları Genel Müdürlüğü ne iş yapıyor? Kocaeli Belediyesi ne iş yapıyor? Sokağın devam etmesi lazım değil mi? Sokak devam edemiyor. Ne oluyor? Fabrikaya satmışlar o alanı. Fabrika oraya bir iş yeri yapmış. Sokak bitti. Ya böyle iş mi olur? “Sokak bitti. Ben buraya iş yeri yaptım.” diyor. Allah’ın sokağı. Ya bu kamunun malı. Burada da böyle işler oluyor. Bunu anlamak da mümkün değil. Tesis kurmuş bakın yola sıfırlamış. Kaldırım yok arkadaşlar yayanın yürüyeceği kaldırım yok! Peki Kocaeli Belediyesi, Körfez Belediyesi bunu görüyor mu arkadaşlar? Kabakozlu Yurttaş: “Bu binaya zaten onlar müsaade etti. Adam ev yapmaya devam edecekti yapamazsın dediler. Ev yarım duruyor orada. Alt katı yok. Sen niye müsaade ettin? Şimdi niye yaptırmıyorsun?” Gergerlioğlu: “Allah’ın kaldırımı böyle devam ederken diğer bölümde Allah’ın kaldırımı yok oluveriyor. Nerede belediye? Gören yok mu? Vatandaş soruyor; diyorsunuz ki şoförler burayı böyle tuvalet gibi kullanıyor. Öyle mi?” Kabakozlu Yurttaş: “Tuvaletten daha beteri var. Adam alkol alıyor. Orada yatıyor. İstediği şekilde hareket ediyor. Biz bunu defalarca dile getirdik. Polisleri çağırdık, bildirdik. Bugün hafta sonu olduğu için burada çok fazla kalabalık. Adam tırı burada bırakıyor, taksiyle evine gidiyor. Kaldırım yok. Yolu kapatmış. Adam nefes alamıyor.” Gergerlioğlu:” Burada şimdi bir ev var ama evin hemen yanında hurdacı var. Ya ruhsatı var mı? Yok. Ne oluyor burada? Körfez ilçesinde belediye yok mu Körfez Belediyesi? Burada ne işler dönüyor? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne de soralım. Bunlar nasıl oluyor? Evin yanına sanayi tesisi kurulmuş. Sanayi tesisinde yangın oluyor. Yenge hanım telefon ediyor. Gerçekten skandal görüntüler. Bu nasıl böyle oluyor? Vatandaşın evinin yanına iş yeri kuruyor adam. Orada güzel paralar kazanıyor. Vatandaşın evinde fareler var.” Kabakozlu Yurttaş: “ Çok bir şey istemiyorum. Bizim hakkımızı versinler. Biz arkamıza bakmadan çeker gideriz.” Gergerlioğlu: “Burada her şey dört dörtlükmüş gibi de bir de park yapmışlar. “İşte size süper belediyecilik yapıyoruz.” Öyle mi?” Kabakozlu Yurttaş: “ Park vardı. Onu sattılar. Tanker sahası yaptılar.”

Yorumlar