15 Mart 2026

10. yılda da belki olumlu gelişmeler olmasa da bir direniş  geleneği olarak bir araya gelmeyi başarıyoruz. Kadınıyla, erkeğiyle çocuklarıyla tüm KHK’lıların bir araya gelmesini önemli buluyorum, tebrik ediyorum.  Hepinizi  sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 

Biz malum mecliste, KHK mücadelesinde önemli bir gayret içindeyiz. Önemli bir gayret gösteriyoruz ve bu konuda tüm arkadaşlarımıza tavsiye ediyoruz. Mutlaka KHK’ların oluşturduğu sonuçların hepsini bitirmek istiyorlardı ama bu şekilde bir dayanışmayı hayal edemiyorlardı.

Belki şu anda bizim açımızdan olumlu bir gelişme pek fazla yok. İşe iadelerle ilgili önemli bir olumlu gelişme yok. Cezaevleri ağzına kadar dolu, adil olmayan yargılamalar devam ediyor ama en azından KHK’lıların kendi arasındaki dayanışması devam ediyor.

Tüm olumsuz koşullara rağmen bu dayanışmanın devam etmesini ben çok önemli buluyorum. Tebrik ediyorum. Tüm arkadaşlarımızın eline emeğine sağlık. Tüm zorluklara rağmen, maddi manevi tüm zorluklara rağmen bugün bir araya gelmeyi başaracak bir etkinliğe imza atılmış durumda.

Ne olacak diye herkes soruyor. Türkiye’de önemli gelişmeler yaşanıyor. Olmaz denilen şeyler olabiliyor. Türkiye’de Kürt meselesiyle ilgili herhangi bir gelişme iki yıl öncesinde kimse beklemiyor ve aniden bir gelişme oldu. Bu KHK meselesi özelinde bir gelişme beklemiyoruz belki şu anda ama her an bir gelişme olabilir.

Umudumuzu diri tutmak zorundayız ve dayanışmamızı devam ettirmek zorundayız. Nasıl olur diyeceksiniz. En zor zamanlarda bile direnmeyi, dayanışmayı devam ettirerek bu olmuştur. Başka bir şey değil. Buna devam etmeniz gerektiğini düşünüyorum. Kocaeli KHK platformu olarak.

Belki binlerce KHK’nın olduğu bir yer Kocaeli. Çoğu arkadaşımızın birbirinden haberi yok fakat Kocaeli’nde KHK direnişinin nüvesi Kocaeli KHK platformu. Bu yüzden yaptığınız iş son derece önemli. Bu dayanışma son derece önemli. Sessiz kalabalıkların sesi oluyor Kocaeli KHK platformu.

Geçtiğimiz günlerde de İstanbul KHK Platformu’nun iftarındaydım. Öncesinde Bursa KHK Platformu’nun iftarındaydım. Belki hani istenildiği kadar KHK konusunda olumlu gelişmeler olmasa da en azından insanlar direniş ve dayanışma anlamında ölü değil, diriler. Bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, gayret ediyorlar. Buna devam etmek lazım.

KHK’ların oluşturduğu çeşitli ekonomik, sosyal, psikolojik sorunlar oldu ve halen devam ediyor. Ailelerin perişan edildiği  çocukların perişan edildiği bir süreci yaşadık, yaşıyoruz. Bütün bunlar için zaten direnmek lazım.

Zalimlerin, güçlülerin istediklerini yapamayacaklarını göstermek için de direnmeye devam etmeliyiz. Onlar ağaç kökü yiyecekler diye düşünebilirsiniz. Onlar bunu düşünebilir ama KHK’lılar şu anda dayanışmayla, direnmeyle ağaç kökünü değil, gerçekten helal emekleriyle kazandıkları nasiplerini yiyorlar ve yemeye de devam edecekler. Böyle bir zulmü kabul etmediler.

Evet maddi belki  sıkıntılar çektiler ama en azından bir direniş kültürü geliştirdiler. Platformlar oluşturdular ve bu yolda devam ediyorlar. Ben KHK’lıların bu mücadelesini mecliste sürdürmeye çalışıyorum. Elimden geleni yapıyorum her yolla yetkimi sonuna kadar kullanarak KHK’lıları temsil etmeye çalışıyorum ve sesleri olmaya çalışıyorum.

Davet ettikleri her yere gitmeye çalışıyorum ve 21. Yüzyılın bu en büyük zulümlerinden birisi olan KHK dayatmasını kabul etmediğimizi her yerde söylüyoruz. Söylemeye de devam edeceğiz arkadaşlar.

İnsanlar yasal açıdan bir şey olur mu diye bekliyorlar. Evet şu anda pozitif bir şey görünmüyor ama en azından Kürt meselesindeki yasal sürecin devam etmesi, bitirilmesi KHK ile ilgili sürecin önünü açabilir. Bunu böyle değerlendiriyoruz.

Umarım ki Türkiye en azından biraz demokrasiye yaklaşır yaklaşmak zorunda. Orta Doğu bir kan gölü. Görüyorsunuz şu anda maalesef ki uzun süredir beklenen savaş başladı ve devam ediyor.

Şeyh Sadî-i Şîrâzî’nin bir sözü var. Diyor ki: “Mazlumların feryatları arşa yükseldiği zaman bilin ki kimsenin duası kabul olmaz.” “Ya Rabbi ben dua ediyorum. Ya Rabbi ben para kazanayım. Ya Rabbi ben mutlu olayım.” diye düşünüyor insanlar ama Şeyh Sadî-i Şîrâzî’nin dediği gibi; “Mazlumların feryadının arşa yükseldiği bir zaman diliminde hiç kimsenin duası ve arzusu kabul olmaz.” Bakın, KHK’lılara şu zulmedilen ortamda ne ülke ne de dünya bir kurtuluş buluyor. Öyle değil mi?

KHK’lılara yapılan zulüm apaçık ortada ve bu zulüm yerde kalmıyor arkadaşlar. Herkese isabet ediyor. Herkese tesir ediyor. Bunu da unutmamak lazım. “Bana ne? Her koyun kendi bacağından asılır. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” derseniz o yılanlar size dokunur. Sizi de bir yerlerde elinizden, kolunuzdan, bacağınızdan asarlar. Bunu tüm insanlığın da bilmesi lazım. Dayanışmamızın devam etmesi gerekiyor.

Tam istediğimiz bir yere varamadık belki ama en azından buradaki arkadaşlarımızın direnişinin, dayanışmasının devam etmesi son derece değerli. Buna devam etmeniz gerekiyor. Maddi manevi ne olursa olsun sadece kendimizi kurtarmak için değil çocuklarımızı, torunlarımızı madden ve manen kurtarmak için direnmeye devam etmek gerektiğini söylüyorum. Herkese teşekkür ediyorum. Elinize sağlık, emeğinize sağlık.

Yorumlar