22 Temmuz 2024
Gergerlioğlu: “Bakırköy Kadın hapishanesinden herkese merhaba. Bugün sabah 8.30’dan beri akşam 17.00’ı bulacak şekilde birçok mahpusu, en az 11 mahpusu ziyaret ettim. Her farklı suç ithamı gruplarından bize ulaşan ve sorunlarını dile getirmek isteyen mahpusları ziyaret ettik.
Bu hapishanede gördüğünüz gibi 700 kişi arttırılmış kapasitesiyle aslında 700 kişi olan belki normal kapasitesi 250-300 en fazla olacak bir hapishanede şu anda 1400 kişi var Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde ve bu hapishanesinde ve bu hapishanede yaşlı mahpuslar var. 75 yaşında mahpus Hatice Yıldız’ı ziyaret ettim. Mecliste de gündeme getirmiştim. Yürürken bile zorlandığını ben de gördüm. Yüksek tansiyonu var ve sık sık bayılmaları olan bir teyzemiz yarın öbür gün bayılıp düşüp yerde bir beyin kanaması geçirirse bunun mesulü Adalet Bakanlığı’dır. İşlemleri doğru düzgün yürümüyor ve içeride büyük bir sıkıntı çeken hem yaşlı hem hasta bir mahpus Hatice Yıldız.
Harbiyeli öğrencilerin yaşadığı müebbet hapis hadisesi var. Öğrenci olduğu halde evine 30 polisle baskın yapılıp hiçbir delil olmadığı halde aylardır cezaevinde tutulan ve akabinde okuduğu ikinci sınıfı şu anda bu sene iptal olan, yanan bir öğrenci arkadaşımızla konuştum. Abuk sabuk gerekçelerle insanların özgürlüğünü iptal eden ve haksızlık eden bir adalet sisteminin ikamet ettirdiği bir cezaevi. Bakırköy Kadın Cezaevi.
Hasta mahpuslar var. Çeşitli hastalıklarıyla mağlul hasta mahpuslar var ve onların sorunlarıyla ilgili de bir ilerleme yok.
Cezaevinde öne çıkan sorunlar neler? Bakırköy Cezaevi’nde gözlem kurulu ile ilgili önemli sıkıntılar var. Gözlem kurullarında ne oluyor? Yani işte fazla su harcadın ve benzeri birtakım abuk sabuk gerekçelerle mahpuslar tahliye edilmek isteNmiyor. Denetim serbestlik, şartlı tahliye verilmek istemiyor. Veyahut da şöyle şeyler bulunabiliyor. Öncesinde cezaevine giren kitaplar veyahut da mektuplar sonrasında bir aramada bulunuyor. Vay bu kitaplarda mektuplarda yasak ifadeler var. Bundan dolayı size disiplin cezası veriyoruz diyorlar. Böyle 26 mahpusa hücre cezası verilmiş. Bu bir skandal. Ya 11 günlük hücre cezasını tercih edeceksin ya da 6 ay görüş ve telefon yasağı veririz şeklinde bir seçime zorlanıyor. Düşünün abuk sabuk gerekçelerle önceden elinizde bulunan kitap ve mektupları yasaklı ilan ederek size ceza veriliyor. Hücreye atılıyorsunuz ardından da infazınız yakılıyor. Yıllarca yatan mahpuslar böyle bir zulümle karşı karşıya ve bu kabul edilecek bir durum değil.
Yine sağlıkla ilgili sıkıntılar var. Şimdi açıkçası mahpusların her kesiminin en çok bahsettiği husus sağlıkla ilgili sevklerde önemli sıkıntılar olması, sevklerin gecikmesi. Aylarca uğraşıyoruz, hapishanenin doktoruna çıkamıyoruz diyorlar. Ardından biz muayene edilmeden muayene edilmiş gibi dilekçemize karşılık ilaç gönderiliyor. Aslında muayene yok ama muayene edilmiş gibi bir işlem yapılıyor. Başka bir hastaneye sevkimiz gerektiği zaman bu zaten hepten çok zorlaştırılıyor.
Diş hastanesine gidemeyen, haftalardır antibiyotik kullanan hastaları gördüm. Doktor Nermin Aydıner’den çok önemli bir şikayet var. 1400 kişiye eğer bir doktor yetmiyorsa başka doktor gönderin Adalet Bakanlığı yetkilileri. Veyahut da o doktorun kötü niyeti varsa bu konuda bir soruşturma başlatın. Birçok vukuat dinledim açıkçası. Birçok sevkin aksatıldığını dinledim. Ciddi hastalığı olan mahpusların sevkleri noktasında çok önemli gecikmeler yaşatıldığını dinledik. Bunlar son derece önemli. Bir hekim olarak bunları dinledim ve üzüldüm. Çünkü hapishanenin sağlık sistemi çalışmıyor.
Siz 300 kişi ancak alabilecek bir cezaevine tutup 1400 kişi koyarsanız, oradaki sağlık sistemi de işte böyle çalışıyor ve insanların en önemli sıkıntısı olarak sağlık sıkıntısı öne çıkıyor.
“Cezaevinde durmak istemiyorum, kanser tedavim başka bir ilde devam ediyor sağlık tedavi süreci için o ile gitmem gerekiyor.” diyen mahpuslar var. Yani bu kadar önemli sevk istekleri var. Bu sevk istekleri de kabul edilmiyor. Bakan Yılmaz Tunç’a buradan iletelim. Yani insanların sağlığını bozacak denli sevkini engellemekle nereye varmak istemektesiniz?
Bakıyorsunuz aile Hakkari de, aile Ağrı da buraya gelmeleri son derece zor. O bölgelere yakın hapishanelere sevk edildiği zaman en azından mahpus yakınları madden manen rahatlayacak. Bu da yapılmıyor. Böyle de bir sıkıntı görüyoruz.
Yine görüş süreleriyle ilgili de önemli sıkıntılar gördüm. Normalde açık görüş süreleri 1.5 saattir ancak bu cezaevinse 35 dakila uygulanıyor insaf. Biz mecliste yasa çıkartık, 2021 Haziran’da çıktı. Açık görüşler bir buçuk saat olacak şekilde bir yasa çıkardık. Fakat bu cezaevinde 35 dakikanın üstünde açık görüş yok arkadaş. Bunun kamuoyu duysun. Sayın Bakan Yılmaz Tunç’ta duysun. Tüm bakanlık yetkilileri de duysun. Cezaevinde ya sizin bakanlığın talimatıyla böylesine bir buçuk saati otuz beş dakikaya indiren bir uygulama var veyahut da müdürlerin keyfi uygulamaları var.
Yani insanlara haksızlık, hukuksuzluk yapılmak için yer aranıyor açıkçası. Bunu gördük. Birçok mahpusu dinledik. Gözü yaşlı öğrencileri dinledik. Yine titreyen, yaşlı hasta mahpus teyzelerimizi dinledik. Son derece önemli sıkıntısı olan kanser hastalarını dinledik. Yaşlı ve hasta mahpuslar sonrası adil olmayan yargılamalarla yatan çok ağır cezalara çarptırılan insanların hikayelerini dinledik. Ve en önemlisi de cezaeviyle ilgili birçok ihlal hikayesi dinledik. Bu üzücüdür.
Cezaevi yetkilileriyle görüşmek istedik. “Toplantı var.” denilerek birtakım bahanelere kaçarak görüşmekten kaçındılar. Ben buradan Sayın Bakan Yılmaz Tunç’a sesleniyorum. Bu cezaevinde nasıl bir keyfi yönetim var ki bir milletvekilinin görüşme isteğinden ihlalleri dinlememek ve çözmemek için kaçmaya çalışmaktalar. Biz bunu takip edeceğiz. Biz bu milletin temsilcisiyiz. Adımız milletvekili ve bunu kabul etmiyoruz. Biz çözüm için varız. Geldik sabah 8.30’dan akşam 17.00’a kadar mahpusları dinledik. Çözüm için neler yapılabilir bunları dinledik. Hep beraber ortak çözümler bulalım diye yöneticilerle görüşmek istiyoruz. Bizden kaçıyorlar.
Adalet Bakanlığı yetkilileri de mi bizden kaçacak? Kendilerinden randevu talep ediyoruz. Bizden kaçmaya çalışıyorlar. Hepsi kaçarak mı sorunları sümenaltı edecek? Buradan soruyoruz. Cezaevi yönetimleriniz kaçmaya çalışıyor. Bakanlık yetkilileri bir başka taktiğe kaçıyor ve bu hafta 9. Yargı Paketi diye sunulan ucube bir yasa ve yargı paketi günü görüşeceğiz. İşte Türkiye şu şartlarda 9. Yargı Paketi’ni görüşecek. Bu hafta görüşecek. Bu ülkede yargı yok. Adalet, hak, hukuk yok. Bunu herkes çok iyi bilsin.
Cezaevlerinde zulüm var. Cezaevlerinde haksızlık var ve insanların sağlığını bozan hücre cezaları var, inanılmaz Bastille zindanlarını hatırlatan ve işkenceye dönen hücre cezaları var. Biz bunları kabul etmiyoruz. İstedikleri kadar gücümüzle zorbalığımızla biz bunu dayatırız denilsin.
Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki haksızlıkları burada söyledik. Mecliste söyleyeceğiz. Bakanlığa soru önergesi vererek söyleyeceğiz. Yüzlerine söyleyeceğiz. Hiçbir şekilde elimizden kurtulamazlar. “Biz görüşmekten kaçıyoruz. İşte bu şikayetlerden kaçalım, ihlallerimizi kulaklarımız duymasın.” demesinler. Biz sonuna kadar bunları tüm dünyaya, tüm kamuoyuna haykıracağız. Hukuksuzluklara karşı mücadele edeceğiz.
İstanbul Bakırköy Kadın Cezaevi’nin önünden herkese selamlarımızı sevgilerimizi sunuyoruz.”


























Yorumlar