14 Temmuz 2025

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese merhaba, şev baş, iyi geceler. Hewler, Süleymaniye derken şimdi de Urfa’dayız. Aslında Urfa’lıyım biliyorsunuz. Annem babam Urfa’lı. Biz yerli Türk bir aileden geliyoruz ve daha çok dışarıda yaşadım ama Urfa örf, adetlerini, kültürünü unutmadık, yaşıyoruz. Hem akrabaları sıla-i rahim hem de hemşerilerimizi ziyaret amacıyla geldik ve ardından da Hilvan ve Siverek Cezaevi ziyaretlerimiz de olacak. Herkese, Urfalılara, hemşerilerime buradan sevgilerimi, saygılarımı, muhabbetlerimi iletiyorum.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese merhaba. Urfa’da Hilvan Cezaevi’nin önündeyim. Hilvan Cezaevi’ni bugün ziyaret edeceğim. Mahpuslar ile ve idare ile konuşacağım. Hilvan Cezaevi’nde mahpus yakınlarına yönelik mahremiyeti ihlal eden, tacize varan aramalar olduğu iddiası var. Bunları da soracağız, araştıracağız ve diğer sorunlar hakkında konuşacağız. Urfa oldukça sıcak. Cezaevi kalabalık mı? Koğuşların durumu nedir ve başka ihlaller var mı? Bütün bunları araştıracağız ve gün sonunda size bilgi vereceğim. Urfa’dan, memleketimden herkese selamlar, sevgiler.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese tekrar merhaba. Urfa Hilvan’da bulunan T1-T2 cezaevlerini ziyaret ettim. Mahpuslarla görüştüm ve idarecilerle de görüştük, herkesi dinledik. Her şikayet hakkında idarecilere bildirdik ve onların da cevaplarını aldık. Biz böyleyiz. Herkesi dinleriz. Malum Urfa çok sıcak. Bugün 43 derece ve cezaevleri daha da kalabalık ve daha da sıcak oluyor. Şu anda bakın T1 cezaevinde 600 kişilik yerde 1864 kişi kalıyor. T2 cezaevinde 600 kişilik yerde 1769 kişi kalıyor. Oldukça yüksek sayılar. Zaten bu korkunç sıcakta bunalıyorsunuz ama bir de cezaevinde 8 metrelik duvarlar arasında havalandırmaya bile zor çıkacağınız bir ortamda 20 kişilik yerde 38 kişi kalıyorsunuz. Bu olacak bir şey değil. Yerde yatan çok mahpus var. Bunlar gerçek. Cezaevinin kalabalıklığı her şeye yansıyor. Sağlık sevklerine yansıyor. İnsanlar geç hastaneye gidiyor ve özellikle kelepçeli muayene dayatılıyor ve sonuçta mahpuslar bu kelepçeli muayeneyi kabul etmediği için aylarca cezaevine gidemedikleri oluyor. Bu kabul edilecek bir durum değil. Aralık ayında MR’ı çekilmiş hala bel fıtığı için hastaneye gidemeyen mahpuslar vardı ve diğer başka mahpuslardan da bunu duyduk. Diş sevkleriyle ilgili sıkıntılarda ise daha da sıkıntılar artıyor. Biz cezaevi idarecilerinin çözüm bulmaya çalıştığını gördük, evet ama cezaevleri bu kadar dolarsa da oldukça önemli sorunlar çıkıyor. Mahremiyeti ihlal eden aramalarla ilgili mahpus yakınlarının şikayeti var. Bu konuda da idarecilere sorduk, müdürlere, memurlara sorduk ve onlar da kendilerine göre daha dikkat edecekleri yönünde beyanlarda bulundular. İnsanların vücuduna dokunmak ve mahremiyeti ihlal eden, tacize varan aramalar yapılması doğru değil. Mümkün olduğu kadar teknolojik cihazlarla bu meselelerin halledilmesi gerekiyor. Bunlar son derece önemli. İnsanlar mahremiyetlerinin ihlal edildiğini düşünmemeli. Evet, kötü niyetliler yok mudur? Vardır ama bunu Adalet Bakanlığı girişlerde yüksek teknolojik aletler ve iyi niyetli aramalar şeklinde çözebilir diye düşünüyorum. İnfaz koruma memurlarının da şikayetleri var. Biz onları da dinledik. müdür beyleri dinledik, infaz koruma memurlarını dinledik. Özlük haklarıyla ilgili oldukça haklar noktasında gerilemiş durumdalar. Maaşları az. Kiraya da parayı ayırdıktan sonra geçimleri oldukça sıkıntılı bir hale geliyor. Bu da önemli özlük haklarının gelişmesi, yeşil pasaport alma haklarının sadece ilk 500 kişiyle sınırlı olmaması gerekiyor. Onların da mutlu mesut bir şekilde çalışması gerekiyor. Birçok şikayet oldu ve birçok şikayeti de biz idarecilere ilettik. Umarım çözümler bulunur. İlerlemeler kat edilir ve burada daha huzurlu bir ortam olur. Biz zaten bunun için varız. Bunun için gayret sarf ediyoruz. Bunun için geldik, görüştük. En başta genel adalet sisteminin düzelmesi lazım. Her önüne gelenin bu cezaevlerine atılmaması gerekiyor. O zaman işte 600 kişilik yere 1800’den fazla mahpus koyarsınız. Bu sefer bütün hizmetler aksar. Siz burada resim kursu, bağlama kursu düzenlemeye kalkarsınız. Sıra gelmez. Görüşleri 1.5 saat değil 45 dakika yaparsınız. Yemeklerin kalitesi düşer ve başka birçok konuda sıkıntılar ortaya çıkar. Bütün bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Su ile ilgili çok önemli bir sıkıntı yok. Ne varsa onu söylüyoruz. İşin doğrusunu söylüyoruz. Genelde o konuda çok fazla bir sıkıntı duymadım ama öne çıkan sorunlar bunlar. Mecliste de basın toplantımda diğer ayrıntılı hususları dile getireceğiz ve bakanlığa da Yine bu konularda soru önergeleri vereceğiz. Ümit ediyorum ki karşılıklı bir işbirliği ve anlayış çerçevesinde idareciler ve mahpuslar meseleleri en olumlu, adil bir şekilde çözsünler ve her tarafta bu konunun mutluluğunu yaşasın. Urfa’dan, Hilvan Cezaevi önünden herkese güzel bir gün diliyorum. Hoşça kalın.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese tekrar merhaba. günün sonunda Siverek Cezaevi ziyaretimiz de oldu. Siverek Cezaevi’nde mahpuslar ve idareciler ile de görüştük. Siverek Cezaevi de diğer tüm Türkiye cezaevileri gibi oldukça kalabalık. 800 kişilik cezaevinde 1776 mahpus var. Yerde yatan mahpuslardır var ve işin doğrusu bu kalabalığın en önemli nedeni memlekette adil olmayan yargılamalar olması. Hiç karışmadığı bir olaydan dolayı burada yıllardır yatan insanlar veyahutta gözaltına alındığında ağır darp nedeniyle haksızlığa uğrayan insanlar var maalesef. Yine kalabalıktan dolayı sağlık sevklerinde, sağlık muayenelerinde sıkıntılar var. Gerek kurumdaki sağlık muayeneleri, gerekse sevklerde aksamalar var. Mesela bugün bir mahpus 2 haftadır hastaneye gidememiş ve sonuçta sabahleyin acillik olarak hastaneye götürülmek zorunda kalmış. Bu sefer bütün işler karışıyor ve onun dışında da dilekçeler. Dilekçelerde de sıkıntılar var. Dilekçe haklarında bazı sıkıntılar yaşanabiliyor. İnsanlar dilekçe verdikten sonra dilekçelerin işleme konulmadığını veyahut da dilekçe makamının değil daha alt makamlar tarafından cevaplandırıldığı yönünde şikayetlerde bulundular. Yine kelepçeli muayene, hastanelerde önemli bir sıkıntıya neden oluyor. Kelepçeli muayene veya ağız içi arama nedeniyle bunu bir onursuzluk kabul ederek hastaneye gitmeyen mahpuslar olabiliyor. Bu nedenlerden dolayı sıkıntılar yaşanabiliyor. Siverek Cezaevi’ndeki sıkıntıları böyle özetleyebiliriz. En önemlisi memlekette adil yargılamalar olması. İşlemediği bir suçtan dolayı insanlar çok ucuz bir şekilde cezaevine atılırsa cezaevleri ağzına kadar doluyor. Bunun adli ve siyasi birçok versiyonu var. En başta bunların bitirilmesi ve bu kaldırılamayacak kapasitenin bitirilmesi gerekiyor. Biliyorsunuz Siverek sıcak, 43 dereceyi buluyor ve bu şartlarda 16 kişilik yerde 30-35 kişiyi olunca oldukça sıkıntılı bir hayat yaşanıyor. İnsanlara sorduğum zaman bırakın kötüyü, “içerideki durum felaket.” diyordu mahpuslar ve bu da içerideki durumun hakkında çok fazla bir şey denmesine gerek olmadığını, işin özet bir hali olduğunu gösteriyor. Siverek Cezaevi’nden herkese iyi akşamlar.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Herkese merhaba. Urfa’ya geldik ve ayrılıyoruz fakat yoğun bir görüşme trafiğimiz oldu. Her kesimden insanımızla görüştük, çok güzel muhabbetler oldu, sohbetler oldu ve ayrıca Hilvan ve Siverek Cezavi ziyaretlerimiz oldu. Arkadaşlarımızla birlikte çok güzel anlar geçirdik, konuştuk ve ayrıca Urfa’yı da konuştuk. Urfa’nın çok önemli sorunları olduğunu gördüm. Feodal anlayış çok fazla değişmemiş. Bu birçok yere yansımış gördüğüm kadarıyla. Urfa’da tarımın oldukça zor durumda olduğunu gördüm en başta. Tarımla uğraşan herkes çok şikayetçi ve tarımın artık bitiş noktasında olduğunu söylüyor. Sulu tarım bitmek üzere maliyetler çok yüksek. Urfa’nın bel kemiği çiftçilik ve Urfa’da çiftçilik çok zor durumda. Sulu tarımdan susuz tarıma geçmeye çalışanlar var ama bu durumu kurtarmıyor ve sorunlar dağ gibi. Adli yapının da çok iyi olmadığını gördüm. Yargısal yapı maalesef çok iyi bir durumda değil. Adalet dağıtımı ile ilgili kurumlarda rüşvet söylentileri ve birtakım kötü amaçlı kullanımlar maalesef yoğun bir şekilde halkın dilinde. Bu da son derece üzücü bir durum. Urfa’da bireyin hakim olması, bireyin tercih edebilir olması, temsiliyetinin olması çok önemli fakat bu noktalarda daha çok gayret etmek gerektiği de ortada. Urfamız büyük bir il, gelişiyor. nüfusu artıyor fakat hak ettiğini bulamıyor. Bunun için çok daha büyük gayretler gerekiyor. İnsanımızın talebi çok fazla. Hizmetin gelmesini istiyor. Halkımız Urfa’nın önemli sektörlerinin gelişmesini istiyor ve bu alanda ihtiyaçlar çok fazla. Urfa’ya gereken önem yıllardır verilmedi. Bir oy deposu olarak görüldü iktidarlar tarafından ve şu anda da bunun faturasını ödüyor Urfa halkı. Aslında müthiş bir nüfusu, müthiş bir gücü var. İnsan gücü var, genç gücü var fakat bu doğru düzgün bir şekilde değerlendirilmiyor. Çok acı ama gerçek olan bu. Urfa’dan maalesef bu izlenimlerle dönüyorum. Çok güzel, insani muhabbetler, sohbetler, sıcakkanlı insanlarımız ama bir taraftan da Urfa’nın birtakım hizmetlerde eksik rol alması ve maalesef birtakım sıkıntılar yaşaması da bir gerçek. Aslında müthiş bir nüfusu, müthiş bir gücü var. İnsan gücü var, genç gücü var fakat bu doğru düzgün bir şekilde değerlendirilmiyor. Çok acı ama gerçek olan bu. Urfa’dan maalesef bu izlenimlerle dönüyorum. Çok güzel, insani muhabbetler, sohbetler, sıcakkanlı insanlarımız ama bir taraftan da Urfa’nın birtakım hizmetlerde eksik rol alması ve maalesef birtakım sıkıntılar yaşaması da bir gerçek. Elektrik sorunu Urfa’da büyük bir sorun. Dicle Elektrik’i sürekli mecliste gündeme getiriyoruz. DEDAŞ sorunu çok önemli bir mesele. Halkın çok büyük şikayeti var ve sırtını bir yerlere iktidara dayamış bir kurum maalesef hizmet noktasında çok büyük eleştiriler alıyor. Bunu da görüyoruz. Bu noktada da eleştirilerimi söylemek zorundayım. Urfa’da barış meselesi de çok gündemde. Her oturduğumuz yerde Kürt meselesinde barış sürecinin durumunu konuştuk. Halkın yoğun bir ilgisi, sevgisi ve takibi var. Konunun başarıya ulaşması için çok ilgililer, çok büyük bir umut taşıyorlar ve büyük bir hevesle bu konunun başarıya ulaşmasını istiyorlar gerçekten. Bölge insanı barışa susamış durumda. Barışın olmaması nedeniyle de burada hizmet uzun yıllar alınamamış maalesef. Barış rüzgarının esmesi de burada büyük bir heyecan oluşturmuş durumda. Her gittiğimiz yerde barışı gündem ettik. Bir siyasetçi olarak sürecin ne kadar önemli olduğunu herkese anlattık ve önemli bir sempatiyle de karşılaştık. Tüm Urfa halkını, hemşerilerimi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle kucaklıyorum.

Yorumlar