29 Temmuz 2025

Özgür Kocaeli – Adem Turgut

Biliyorum, gündem yangınlar…

Sıcaklık 40 dereceyi bulmuş, nem yok, rüzgar var. Bir kıvılcım yetiyor.

Bazen de bir küçük bidonla gezen bir hain.

Yanıyor ciğerlerimiz, ormanlarımız…

Elbette gece görüşü olmayan yangın söndürme uçaklarını da, doğayı korumaya dair, bilinçsizliğimizi, çıkarcılığı, sahada görünen ahlaksızlıkları da konuştuk, konuşuyoruz, konuşacağız ama bugün bir es verip bir başka konuya değinmek istiyorum. Terörsüz Türkiye’yi konuşmak istiyorum. Çünkü pazartesi günü iki farklı kutuptan konuklarım vardı.

***

Bir kaç gün önceden İYİ Parti’den aradılar ve pazartesi öğleden sonra İl Başkanı Kamil Şirin’in ziyarete gelmek istediğini söylediler. Randevulaştık. Ancak pazartesi sabahı plansız başka misafirlerimiz de oldu. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Kocaeli İl Eş Başkanı Av. Selda İlgöz ve Baran Koçak çat kapı geldiler.

Gergerlioğlu, Haziran 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı faaliyetleri anlatan raporunu anlattı- verdi.

Ama elbette sohbetimizin konusu benim deyimimle Terörsüz Türkiye, onların deyimiyle Barış süreciydi.

***

Doğrusu DEM’lileri iyimser bir temkinlilik içinde gördüm. Çok kez gazetemizi ziyarete geldiler ama genelde karamsar bir gerginlik ile düşüncelerini, dertlerini anlatırlardı.

Peki, ne diyorlar?

Özetle söyleyeyim:

Bir- Sürecin bir sabır işi olduğunu söylüyorlar. Hızla istenen bazı adımların her iki taraftan da kolay gelmeyeceğini düşünüyorlar.

İki– Başta da söylediğim gibi iyimserler- umutlular. Herkesin kazançlı çıkacağı bir noktanın bulunacağına inanıyorlar. Biliyorsunuz, 2009- 2014 arasında da Çözüm Süreci adıyla adımlar atılmak istenmişti. Ama olmamıştı. Herkesin karşı tarafın önce hamle yapmasını beklediği o süreç 2015’de Ceylanpınar saldırısı sonrası rafa kalkmıştı. Bu kez öyle olmayacağını düşünüyorlar.

Üç- Devlet Bahçeli’nin çıkışını ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünü önemsiyorlar.

Dört– Sürecin nasıl devam edeceğine dair detay bilgileri yok. Bana göre onlar da sürecin içindeki gelişmelerin tamamına hakim değil.

***

DEM’liler gitti. Planlı misafirimiz İYİ Parti İl Başkanı Av. Kamil Şirin ve Halit Özer geldi.

İYİ Parti bu sürecin en hızlı muhalifi. İktidarı keskin sözlerle eleştiriyorlar, komisyona üye vermediler.

Peki onlar ne diyor?

Şirin’in söylediklerini Yavuz Solmaz haberleştirdi:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni korumamız gerekiyor. Türk milleti hepimizi anlatan ve eşitleyen bir tanıtım. Türk, Kürt, Alevi ya da Sünni fark etmeksizin hepimizi eşitleyen tanım, Türklük kavramıdır. Hiç kimseye sen falancasın, sen öylesin denilerek bu görev veya makam sana verilemez diye bir şey Cumhuriyet tarihi boyunca denmemiştir. Bundan sonra da denilmeyecektir. Kürt vatandaşlarımıza söz veriyoruz. Hiçbir makamı Kürtlere kapattırmayız. Etnik köken ya da inanç aidiyeti sebebiyle kapılar kimseye kapanmayacaktır.”

Benim gözlemime gelince… Şirin’i temkinli bir karamsarlık içinde gördüm. Uluslararası konjonktürden kaygılılar, sürecin şeffaf olmadığını vurguluyorlar. PKK ile Kürtleri ayıran bir dil kullanmayı tercih ediyorlar. Ama sürece çok mesafeliler…

***

Aynı gün iki farklı kutbu dinleyince benim ne hissettiğime geleyim.

Ben ülkemde terörün sonsuza kadar bitmesini, herkesin kendini birinci sınıf hissetmesini istiyorum. Ama nasıl, yöntem ne, uzlaşma noktası ne, bunları da bilmek istiyorum. Sürecin çok şeffaf yürümesinin en azından bu aşamada mümkün olmadığını da görüyorum. Ama bir an önce o noktaya da gelmeli.

Birbirinden uzak bu kitleler var. Farklı bakış açıları var. Bu gruplar hangi noktada aynı şeyi söyleyebilirler ki? Kilit soru bu…

Aynı gün dinlediğim siyasiler, bana sürecin hiç de kolay geçmeyeceğini bir kez daha gösterdi.

Büyük gayret gerekiyor.

Yorumlar