4 Şubat 2022

Maalesef ki Türkiye cezaevlerinde ağır hak ihlalleri var. Mesude Pehlivan Gebze Cezaevi’nden yazmış bize. “Kanser  hastası mahpusum, hem İKM hem de yetkisi olmamasına rağmen asker üstümüzü aramadan hastaneye gidemiyorum. Bu onursuzluğa karşı çok mahpus hastaneye gidemiyor. Kelepçemizin açılmadığı doktor odasına asker girince muayene olamıyorum.” Demiş. Gerçekten bir hekim olarak bu durumu iyi biliyorum, oldukça sıkıntılı bir durum, hastaların kelepçesinin açılması lazım ve hasta haklarına riayet edilmesi lazım. Gereken önlemlerin alınması çerçevesinde bunlara dikkat etmeden bir yere varılamaz.

Şeyh Davut Başkan Afyon Cezaevi’nden yazmış. “Aileme yakın yere nakledin derken Kayseri’den Afyon’a sevk ettiler, ayakta sayım dayatıyorlar, ölüm orucunda onurumla ölürüm daha iyi. Hayattayken sesimi duyun! Can onurdan Kıymetli değildir. Bakanlık öldükten sonra sesimi duyacak.” Demiş. Açlık grevindeymiş, ölmesini mi bekliyorsunuz diye yetkililere sormak isterim.

Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım cezaevlerindeki baskılara karşı ölüm orucuna başladı. “En yalın insani hakları için bedenlerini ölüm orucuna yatırıyor. Haklarımızı almak için büyük bedeller ödedik, yine öderiz. Ali Osman Köse ve hasta mahpuslar ölmesin.” Diyor İlhan Kaya Kırıklar Cezaevi’nden. Maalesef ki Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım ile ilgili üzücü gelişmeler var. İkisi de ölüm orucunda, umarım ki talepleri yerine getirilir ve ölüm orucundan vazgeçerler.

“Cezaevine girdiğim için annemin tedavi süreci aksamıştı. Annem vefat edince cenaze izni istedim, onu da vermediler. Hukuksuzluğa karşı açlık grevine girmemin cezası, rahmetli annemin cenazesine gönderilmemem oldu.” Naci Kızıler, Türkoğlu Cezaevi’nden yazmış bunu.

Muazzez Alphan Diyarbakır Cezaevi’nden bize ulaşmış. “Yargısal süreçler hasmanedir ve tahliyem geciktirilmekte. 3 çocuk annesiyim. Ben de çocuklarım da mağdur. Kitap, sohbet, spor hakkımız pandemi bahanesiyle gasp ediliyor. Aramalar hoyratça yapılıyor, iç çamaşırlarımız bile ortalığa saçılıyor.” Demiş. Bunu da biz bakanlığa duyun diye iletelim. Mahpuslardan gelen mektupları böylece biz kamuoyuna duyurmaya, bizzat Adalet Bakanlığı’na, Adalet Bakanı’na duyurmaya çalışıyoruz.

“Malatya Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yapılan aylık aramalarda sabah saat 07.00’da dışardaki avlularda eksi 8 derecede bekletildiklerini ifade etti mümkünse sosyal medyada dile getirebilir misiniz dedi eşim.” Demiş bir mahpus eşi. Gerçekten acımasızca uygulamalar yapılıyor, bilhassa Malatya Akçadağ Cezaevi’nden böyle şikayetler çok almaya başladık. Umarım ki bir daha olmaz dileğimiz bu ama Adalet Bakanlığı’na bunu iletiyoruz. Bekir Bozdağ’a da biz bunları boşuna gündem etmiyoruz, bir daha olmaması için. Bakın hatalar yapılabilir, gayri insani muameleler yapılabilir ama biz buradan millet adına haykırıyoruz, bu hataları yapmayın diyoruz.

“Keskin Cezaevi’nde tutuklular soğuktan hastalanıyorlar. Kat kat giyindikleri halde ısınamadıklarını kış şartlarında soğuğu ile meşhur keskinde memurların bulunduğu yerler yakılıp tutuklu koğuşları akşamları bir saat yakılıyor.” Hastalık korkusuyla mahpuslar banyo dahi yapamıyorlarmış Keskin Cezaevi’nde.

Yine Bekir Bozdağ’a duydun mu diyoruz? “İsmim Şura BAŞER. 21 yaşında, üniversite öğrencisiyim, felsefe okuyorum. Gözaltında yaşadıklarımızı anlattığım mektuplar gönderilmiyor, gönderemiyorum. Tutuklandığımdan bu yana 66 gündür, tek başıma karantina hücresinde tutuluyorum.” diyor Eskişehir L Cezaevi’nde.

Bekir Bozdağ’a bu çok üzücü iletiyi iletiyoruz. Rezalet diz boyu gerçekten! Çıplak aramalar, mahpus yakınlarının, kadınların, çocukların hapishaneye girerken uğradığı muameleler son derece üzücü. Bakın onlardan birisi; “Tokat  Cezaevinde çocukları elle taciz ederek iç çamaşırlarını indirip bakıyorlar, ilk açık görüştü kızım o anki olayın şokuyla babasına kızdı “Bir daha gelmeyelim anneciğim.” dedi ve görüşte babasıyla hiç konuşmadı. “Gitmek istemiyorum diyor.”Bir anne, bir kızı bu durumda düşürüyorsunuz! Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hiç utanmıyor musunuz? Ben size soruyorum. Şu muameleler nedir? Bu cezaevine sormuyor musunuz? Bu laubalilik nedir? Hesap veren hiç kimse çıkmayacak mı bu ülkede? Çıplak arama var dedik, yok dediniz. İşte devam ediyor!

Tokat Cezaevi’nden yine başka şikayet. Görmezlikten gelerek kurtalamazsınız! “Tokat Cezaevi’nde açık görüşte regl olan, adet kanaması olan kadın ziyaretçilerin pedlerini çıkartmaları isteniyor. İtiraz edince de “İç çamaşırını görmem lazım orada bir şey yazılı olabilir diyor.Görüşe alınmayz korkusuyla bu iğrenç uygulamayı kabul ediyoruz.” Diyor mahpus eşi. Bu kaçıncı rezalet, kaçıncı? Kaç kez söyleyeceğiz? Bunlar oluyor, istediğiniz kadar “Olmuyor, bunları söyleyen teröristtir.” Gibi saçma sapan cümleler söyleyin. Bunlar oluyor! Biz de milletvekiliyiz, milletin şikayetlerini size iletiyoruz, Bekir Bozdağ buna çare bul! Bu rezaletler yapılmasın diyoruz sana bu kadar açık ve net konuşuyorum!

Gebze Cezaevi’nden Şaziye Manap isimli mahpus yazmış: “İnfaz Koruma Memurlarına pandemi tecridi kalktı ama mahpuslarda son haddinde. Salgın bahane, tecrit şahane! Radyolarımıza da el kondu. İzolasyonla öldürüyorlar.” Diyor Şaziye Manap. Bu nasıl bir bunaltma diye Sn. Bekir Bozdağ’a tekrar soruyoruz! Tecrit, tecrit, tecrit cezaevleri korkunç bir tecrit altında, dışarıda pandemi hafiflemiş durumda, herkes daha rahatlamış durumda ama cezaevlerinde aşırı bir tecrit uygulaması devam ediyor!

Celal Doğan isimli bir ataması yapılmamış öğretmen bize ulaştı. Diyor ki bize: “2020 yılında KPSS’ye girdim sınavdan 79.37 olarak ilk 1500’e girdim. Hemen ardından gelen 20000’lik alındı benim branşıma 1805 alım verildi, bunu görünce kesin atanıyorum dedim. Buraya kadar herhangi bir sorun yok devamında mülakata çağırdılar mülakata girdim ve sorulan 4 soruyu net olarak bildim ve komisyon başkanı: “Bana hayırlı olsun.” Dedi.” Bakın artık “İşe girdim.” Diye düşünüyor. “Ama sonuç geldi maalesef mülakatta elenmişim.” 55’e düşürülmüş. İtiraza da ret gelmiş. “Mahkemeye başvurdum.” Onlardan da ret gelmiş. “En sonunda tekrar 15000’lik alım haberi geldi, burada da bir sıkıntı vardı. 2020’ler ile 2021’ler aynı yere toplanmıştı.” Tekrar mülakata girmiş ve tekrar beklemeye başlamış ve aynı dakikalarda Milli Eğitim Bakanlığı’nın haklı çıktığına dair idare mahkemesi sonucu görmüş, bir de üstüne Milli Eğitim Bakanlığı’nın avukatlarının parasını ödemiş. İnsanlar hem mağdur ediliyor, hem mahkeme mahkeme koşturuyor, sonunda da Milli Eğitim Bakanlığı haklı çıkartılıyor mahkemelerde bir de üstüne gidip cebinde 5 kuruş olmayan öğretmenler gidip avukat parası veriyor. Yazıklar olsun diyoruz!

Bu arada da bir sürü yolsuzluk yapılıyor. Bakın onlardan birisi size gösteriyorum, Genel Kurul’da da gösterdim. Diyor ki: “Sayın Ömer Keskin Van İl Müdürü Aşağıda isimleri yazılan hemşehrilerimin kurumunuzda girecekleri mülakatlarda yardımlarınızı bekler, çalışmanızda başarılar dilerim.” Kimmiş bu? Vahit Kiler AK Parti Bitlis Milletvekili! Burada, yazıklar olsun. Bitmedi!

Bakın başka bir tane daha var, maalesef ki! Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi ne demiş yine Van Müftüsü’ne?  Bir de müftülüğe personel alınacak, yeni bir kurumda böyle bir torpil, iltimas! “Aşağıda bilgileri bulunan 4/B imam hatiplik mülakatına girecek ilgililerin değerlendirilmesi hususunu rica ederim.” torpil ve iltimas yap demek istiyor Sn. milletvekilimiz! Düşünün bir tarafta Celal Doğan gariban bir insan, orada hakkı yenmiş ve bu insan maalesef ki işe giremiyor, bir de üstüne avukat parası ödüyor. En sonunda da bu oluyor. Celal Doğan bana göndermiş ve bende onun bu dertlerini burada sizlere gündem etmiş oldum.

Böyle çok öğretmen arkadaşımız var, genel kurulda da söyledim, Fedai Altun ilgililere hakkını haram ederek hayatına son verdi. Yani bir iş kazasında hayatına son verdi ve iş önlemleri alınmamışken maalesef ki orada badana boyacılık yapıyordu ve akıma kapılarak maalesef hayatını kaybetti ama onun ahları arşa çıktı ve yetkileri mutlaka bulacak!

Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yaşayan 28 yaşında atama bekleyen rehberlik öğretmeni Mustafa Kaya ne diyor notunda? “Hayata veda ediyorum. Üniversitemi, askerliğimi, özel sektörde çalıştım ve okudum. Abimi ve annemi çok seviyorum. Babamı özledim.” Demiş intihar notunda! Ataması yapılmamış bir öğretmen. Bu veballeri bu ahları nasıl ödeyeceksiniz  AK Parti yetkilileri. Bunları anlamak mümkün değil! Gerçekten bu korkunç fiillere imza atıyorsunuz! Bu gariban gençler bu Anadolu’nun masum çocukları işsiz, güçsüz kalıyor, gidiyor intihar ediyor. İş kazalarında hayatını kaybediyor. Daha sonra kendi adamlarınızı torpille iktimasla sağa sola yerleştiriyorsunuz. Bunların hesabı bu dünyada da öbür dünyada da sorulmayacak mı sanıyorsunuz?

Maalesef ki mülteciler çok büyük sıkıntılar yaşıyor. 19’a ulaştı. Yunanistan’ın geri itmesinden dolayı soğukta donarak hayatını kaybeden 19 kişi oldu! Mülteciler zaten değersiz insanlar olarak görüldüğü için yeterli yankı oluşmadı ama 19 kişi hayatını kaybetti. Maalesef ki böyle bir şantaj malzemesi, bir blöf malzemesi olarak görünen mülteciler sınırlarda hayatlarını kaybetmeye devam ediyorlar. Acımasızca üstleri başları soyularak geri itiliyorlar ve hiç kimse de bu konuda bir çözüm bulmak istemiyor! Avrupa: “Bize gelmesin de ne olursa olsun!” diyor, insanlar avrupaya gitmeye çalışıyor çünkü üçüncü dünya ülkelerinde büyük zulümler yaşıyorlar. Ülkemizde de hakeza öyle ve Ege, Meriç sınır kapılarında, Ege, Meriç sularında maalesef ki hayatlarını kaybediyorlar. Korkunç bir durum, bir insanlık ayıbı. Yunanistan’ı şiddetle kınıyorum! Maalesef ki bir insanlık dramı yaşandı ve bunu yaşatan da Yunanistan. Yunanistan yetkililerinin bir hesap vermesi lazım. Böyle bir skandal olamaz tamamen ölüme terk etmeye ve bir cinayet hadisesi var ortada.

Barış Yüksel Silivri Cezaevi’nden: “Grup Yorum susturulamaz.” Diyor. “36 yıldır halkın türkülerini söyleyen bir müzik grubuyuz. 36 yıldır bağımsız demokratik bir Türkiye’de yaşamak istediğinizi haykırıyoruz türkülerimizde bir kez olsun ile bundan vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz.” Diyor.

Cemre Birand Mehmet Ali Birand’ın eşi, vicdanlı insan kendisini tebrik ediyoruz. Uzun yıllardır takip ediyorum, o da bizi takip ediyor sağ olsun. Çok vicdanla, hassasiyet sahibi duygulu düşünceli çok değerli bir insan. Eşi de öyleydi Mehmet Ali Birand çok değerli bir gazeteciydi onun çok programlarını izledik. Çok kaliteli bir gazetecilik yaptı, gerçekten gazeteci olan bir insandı ve Cemre Birand bir söyleşi vermiş, orada hapisteki bebeklerle ilgili çok önemli şeyler söylüyor. Tebrik ediyoruz, böylesi zor zamanlarda, düşünün bebeklere bile insanlar sahip çıkmadı. İşte böyle zamanlarda Cemre Birand isimli vicdanlı insan, bu bebeklere sahip çıktı. “Bir bebeği savunmanın nesi yanlış olabilir?” Büyük sosyal medya hesabından hapisteki bebeklerle hamile kadınlarla ilgili paylaşımları ile dikkat çeken Cemre Birand: “Bir bebeğin savunmanın nesi yanlış olabilir.” Dedi. Hiç bir tarafı yanlış olmaz çok haklısınız Cemre Hanım siz vicdanınızın dediğini yapıyorsunuz. Kınamalara aldırmadan doğru bildiğinizi yapıyorsunuz kim olursa olsun masum, mazlumun yanında duruyorsunuz. Tebrik ederim tekrar.

Bitlis’te yargı kararları uygulanmıyor! HDP’li Bitlis Belediyesi’ne Kayyum atandıktan sonra işlerine son verilen 5 işçi için mahkeme işe iade kararı verdi ancak yargı kararına rağmen işçiler işe başlatılnıyor. Biz bu konuyla ilgilendik, soru önergeleri verdik. Düşünün yargısal hiçbir sıkıntınız yok, işe iade edilmeniz gerekiyor ama “Almam seni işe” diyor. Bu kadar işte hal bu!

Ankara Barosu’na tekrar sesleniyoruz kendi insan hakları merkezi’nin hazırladığı işkence raporunu açıklamama lekesiyle görevinizi yapmaya devam edebileceğinizi düşünüyor musunuz? diye soruyorum Ankara Barosu’na. Ankara Barosu’na Ankara Emniyeti’ndeki işkence yaptığı iddia edilen görevlileri korumayın diyoruz çünkü bu raporun açıklanmaması onların korunması anlamına gelir! Savcılıklar da suç duyurularını takipsizlikle sonuçlandırır! Hepimiz çok iyi biliyoruz. O yüzden bu raporunun açıklanması gerekir. Hani böyle kaygıyla çekingenlikle bir iş yapılmaz sayı Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyeleri.

Ben sadece Ankara Barosu’na değil, tüm hukukçulara da sesleniyorum. Ankara Barosu’nun kendi insan hakları merkezinin Ankara Emniyeti’ndeki işkenceleri raporladığı halde Baro Başkan’ının raporu açıklamamasına ne diyorsunuz? Soruyorum tüm hukukçulara bunu soruyorum. Hani hukuk okudular, bu alandalar. İşkencenin bir insanlık suçu olduğunu biliyorlar ve Ankara Barosu’na ne diyecekler? Eğer itiraz edilmezse ben tüm  hukukçulara şunu soruyorum; yarın başka vakalarda, işkence vakalarında neyi savunabilirsiniz o zaman? Dün işkenceye karşı bir müdahilliğiniz olmazsa bugün başka bir vakada neyi savunabilirsiniz? Çifte standartlı olursak hiçbir yere varamayız! Ben çifte standartta değilim, kim olursa olsun zalime karşı ve kim olursa olsun mazlumdan yana ilkesiyle harekete geçtim ve bundan dolayı da büyük bir mutluluk duyuyorum. Eğer buna uymazsam o zaman da kendimi eleştiriyorum, benim kriterim çünkü bu. Kimlikçi değil insan hakları savunucusu olmaya çalışıyorum.

MHP seçmenine buradan sesleniyorum; bakın MHP seçmeninin hepsinin böyle fanatik bir MHP milletvekili olmadığını çok iyi biliyorum. Sahada yani “Ben vatanımı milletimi seviyorum.” diyerek MHP’ye oy veren çok insan var ama MHP fikriyatının durumu ortada ve MHP’nin yaptığı Cumhur Zulüm İttifakı da ortada. O yüzden ben MHP seçmenine sesleniyorum, MHP vekillerine değil MHP seçmenine sesleniyorum. Milliyetçi muhafazakar seçmene sesleniyorum; bu halden memnun musunuz? Cumhur Zulüm İttifakının ülkeyi getirdiği şu halden memnun musunuz? Elinizi vicdanınıza koyup buna bir cevap verin. AK Parti gibi çürümüş bir partiyle ittifak belki size güç sağlıyor ama itibar kaybettiriyor, oy kaybettiriyor oy oranlarının sürekli düştüğünün farkında değil misiniz? Ülkede ekonomik sorun var, insanlar aç ve esnaf bitik, kredi banka kartı borcu dağ gibi. Saraylar yapılıyor, razı mısınız bu ortaklığa ey MHP seçmeni bunu size soruyorum! Partizanlıktan uzak durun ve bu soruya bir cevap verin!

AK Partili seçmen sana soruyorum? Meclis’te ne oluyor  biliyor musunuz? Gelin bir görün! Meclis’te sizin oy verdiğiniz vekillerin nasıl kayıtsız, duyarsız vicdansız olduğunu keşke bir gelip görseniz! Saraydan gelen torba yasaları nasıl hiç düşünmeden, tartışmadan onayladıklarını bir görseniz. Belgeli eleştirilerimizi duymak istemeyen vekillerinize diyeceğiniz bir şey yok mu? Gerçeği bastırmak için bağırmak yerine “Ömer Bey belgeyi araştırayım.” diyen çıkmıyor!  Bir belge gösteriyoruz “Ya bu belgeyi ver bir araştıralım.” diyen bir Allah’ın kulu çıkmıyor, bağırıp çağırıyorlar. “Hain, terörist.” Diye. Biz size belgeler sunuyoruz. Gelin sorun ama onlar için aldıkları maaşlar bulundukları mevkiler çok önemli. Bu yüzden vicdanları zerre harekete geçmiyor ey AK Parti seçmeni. AK Parti’li vekillerin durumu bu. İçine gelip görmüyorsunuz, biz görüyoruz çok net bir şekilde. Size buradan haber verelim. Elinizi vicdanınıza koyun şu adamların şu kadınların yaptıklarını görün! Nasıl devleti talan ettikleri, yağmaladıklarını gelin görün. Bundan dolayı kirli ilişkileri oldukları için buralardan da çekilmiyorlar. Bu halden memnun musun peki AK Partili seçmen? Ben sana sorarım, birisi malı götürürken senin de onun seçmeni olman sence doğru bir şey mi?

Ben AK Partili Bitlis Vekili Vahit Kiler, Ağrı vekili Ekrem Çelebi yalanlamadılar. Bir torpil iltimas isteminde bulunmuşlar Van İl müftülüğünde. Bunu mecliste gündeme getirdiğimizde AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ne dedi biliyor musunuz? Pişkinliğin bu kadarına  pes! “Efendim onlar öneride bulunmuş yani ne olacak bunda. Torpil mi yapmışlar? Şunu önermişler.” Sayın Elitaş bu önerilerin bir emri anlamına geldiğini bilmeyenimiz mi var? Bu emirleri yerine getirmedikten sonra o Van il müftüsünün yerinde durabileceğini kim i düşünebilir? El insaf ya neyin ne olduğunu bu halk görmüyor mu? Bilmiyor mu? Nasıl işlerin döndüğünü görmüyor mu bilmiyor mu? O Van İl Müftüsü kendisine gelen kağıdın ne anlama geldiğini bilmiyor mu! Şu hale bakın ya bir de hiç yüzleri kızarmadan “Öneri gelmiş bu torpil mi?” diyor. Torpilin belgesi elimizde kalkmışsınız konuşuyorsunuz! El insaf bu ne pişkinlik!

Tramvay Kafe diyorduk. Tramvay kafe ile uğraşmaya devam ediyorum! Bir yolsuzluk var Kocaeli’nde. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin birilerine tahsis ettiği bir kafe var. Çok güzel bir yerde Kocaeli’nin İzmit’in çok güzel bir yerinde iyi para getiriyor belli o yüzden kimse buradan ayrılmak istemiyor. İddialar vahimdi, birtakım ihaleler karşılığında MHP İl Başkanlığı’na tahsis edildiği, MHP Eski İl Başkanı da buraya kendi şahsi malı olarak kullandığı, gibi bir sürü iddialar var bunları tüm şehir konuşuyor, tüm ülke konuşuyor ama Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu konularda doğru dürüst bir açıklama yapmıyor! Yaptığı açıklamalar kendi kabahatini ortaya çıkarıcı mahiyette çünkü sözleşmede şu anda ortaklar Şaban Çakmak ve Ali Murat Köşeli görünüyor fakat Özgür Kocaeli Gazetesi’nden Cemalettin Öztürk’ün Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile yaptığı söyleşide; ortaklar Aydın Ünlü ve Ali Murat Köşeli görünüyor! Ey Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu ortaklar kim? Şaban Çakmak ile Ali Murat Köşeli mi? Aydın Ünlü ile Ali Murat Köşeli mi? Hele şuna bir cevap ver Sn. Büyükakın. Hele bir cevap ver! Allah aşkına bu hüllelerle nereye varacaksınız siz? Resmen bir hülleler yapılıyor, MHP İl Başkanlığı durumdan son derece rahatsız, bu eski yeni başkanlığından ve yaptıklarından çok rahatsız olup onu MHP Genel Merkezi görevden aldı, şimdi Eski İl Başkanı Aydın Ünlü de diyor ki: “Ben buranın sahibiyim.” evrakları bakıyorsun onun şoförü Şaban Çakmak’ta görünüyordu, görünüyor. Her türlü şey görünüyor ama bir türlü gerçeğin görüntüsünü Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın açıklamıyor! Gerçeğin görüntüsü bir tek eksik! Her şey ortada! Tüm söylentiler kulaktan kulağa yayılıyor ama gerçeği söyleyecek bir yetkili yok ortada! Habire hasıraltı etme işlemleri!

Bu cuma günü saat 12.30 da Türk Tabipler Birliği Meclis’in önündeydi ve düşük hekim maaşları, mobbingler ve gittikçe kötüleşen sağlık ortamları, hastane ortamları, tedavi muayene ortamları ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu Tabipler Birliği ve biz de HDP’li vekiller, CHP’li vekiller olarak burada destek verdik. TTB haklı vekillerimiz haklı, gittikçe kötü duruma düşürülen hekimlerimizin yanındayız.

Ses Kocaeli Gazetesi köşe yazarı Tuğrul Kırankaya’dan önemli bir öneri var. Diyor ki: “Madem bizim isteğimizi reddettin ey Kocaeli Büyükşehir Belediyesi.  Bari bunu kabul et Tramvay Kafe her gün büyüyor Uğur Mumcu Parkı’nı bari Tramvay Kafe Aydın Ünlü Parkı yapın.” Diyor. Habire tırtıklıyor Uğur Mumcu Parkı Aydın Ünlü. Kira sözleşmesindeki  şartlara uyulmuyor! 160 metrekarelik yer çıkmış sana 400 metrekare habire bir yerleri kapatıp kapatıp, kurukahveci, yok balık ekmekçi yapıp duruyor. Oralar buna zaten ruhsata uygun yerler mi onu da hiç konuşan yok! Nasıl olsa birileri sırtını bir yerlere dayamış! Maşallah

Doğalgaz yokluğu nedeniyle Kocaeli’de fabrikada üretime ara veriyor haberiniz var mı? diye yetkililere soruyoruz! İktidar yetkililerine soruyoruz! Sanayi kentimiz olan Kocaeli’ndeki bu büyük sıkıntı konusunda, ki doğalgazın olmaması elektriğin de olmaması anlamına geliyor çünkü doğalgazı hesapsız şekilde kullandılar. Şu an doğal gaz bitti! “Yok efendim İran’ın şu kadar sıkıntısı varmış o yüzden biraz kesecekmiş.” geçin onları sizin kendi deponuz olsa karşı ülkenin bu tür teknik arızalarında siz kendi işinizi çeviremez gideremez misiniz? Sizin iş bilmezliğinizden dolayı kaynaklanan bir sıkıntı var ortada. Fabrikalar üretim yapamıyor, insanlar işsiz kalmaya başladı. Sıkıntı artıyor, elektrik fiyatları had safhada artmış durumda, doğalgaz fiyatları had safhada artmış durumda büyük bir sıkıntı var. Bütün insanlar, öğrencisi, memuru, esnafı herkes astronomik elektrik faturalarından şikayetçi şu anda haberin var mı iktidar? Ama sizin haberiniz yoktur. Siz saraylarda, makamlarda mevkilerde keyfi yerinde olan insanlarsınız! Halkın zor durumundan ne haberiniz olabilir?

Bakın Ford’a sağlanan vergiden muafiyet Yıldızlar Holdinge de sağlanacak mı diye soruyoruz? Yıldız Ailesi özel endüstri bölgesi içinde başvuru yapmış. Böyle patronların iktidar sahipleri ile yaptığı birtakım hoş sohbetler oluyor. O hoş sohbetler sonrasında işte böyle hoş karlar oluyor! Bu işlerin nasıl döndüğünü az çok halkımız da biliyor bizim çok anlatmamıza gerek yok ama böyle vatandaşın, hazinenin arazisi birtakım patronlara peş keş çekiliyor biz bundan rahatsızız ve bunu da kamuoyuna ilan ediyoruz.

Yayıncılar zorda. Kitaplara %30 zam yolda. Bütün bu ithal kağıt meselesinden çünkü artık yerli üretim kağıt yok bütün kağıtlar dışarıdan geliyor ve doların patlamasıyla, enflasyonun patlamasıyla şu anda kitap fiyatları tavan yapmış durumda. %30 zam geliyor. Kitapçılar zorda, okurlar zorda, kimsenin umurunda değil ama millet okumasın kimin umurunda! Yeter ki birileri gemilerini yürütsün! Öyle kitaplar yayınlansın, okunsun kimsenin öyle bir derdi yok maalesef!

Kocaeli ve Türkiye’nin dört bir tarafında sebze meyve fiyatlarında değişen bir şey yok! Pazarda fiyatlar geçen haftayı aratmadı her hafta yeni fiyatlarla geçen haftaya rahmet okutuyor.

Pazarları dolaşıyoruz astronomik fiyat artışları var. Havucun 7 TL’ye tırmandığı, patlıcanın 20 TL’ye tırmandığı, patatesin 7.5 TL’ye tırmandığı bir pazar görüyoruz. Pazar fiyatlarını yerinde inceliyoruz ve son derece vahim gelişmeler olduğunu yakından gözlemliyoruz ve satıcılar zorda, alıcılar zorda. Maaşların değeri azalmış durumda, zamlar yetersiz ve vatandaş şu anda çok yoğun bir dar boğazda. Tüm bunları yapan da iktidarın ekonomik politikaları.

Kocaeli Üniversitesi Semahat Aracı Onkoloji Hastanesi’ne ultrason cihazı koymak çok mu zor? diye soruyoruz. Onkoloji servisi hastalarını ambulansa doldurup, iki üç tanesini bir arada Üniversitesi Hastanesi’ne götürmek ne kadar doğru? Bunları Sağlık Bakanlığı’na ve Kocaeli Üniversitesi’ne soruyoruz ve bir cevap bekliyoruz!

Kocaeli ve Türkiye’de elektrik faturaları daha çok can yakacak! Maalesef ki bakkalların da artık dondurma satmama kararı aldığını duyduk. Gerçekten hani bir kâr elde edilmiyor zarar çünkü dondurucuya giden elektrik faturasına giden para dondurmadan elde ettiği kardan kat kat fazla.

AK Parti Eski İl Başkanı Şemsettin Ceyhan’ın şimdi de yeni AK Parti’li Adnan Turan’ın başında bulunduğu Kandıra Belediyesi’nin mobilya malzemelerini verdiği öne sürülüyor! Bakın böyle ilişkiler dönüyor! Böyle bir iddia var biz yetkililere soruyoruz bu iddia doğru mu? İktidar partisi AK Parti de yandaşlık ve torpil maalesef ki bir türlü bitmiyor. İşe torpilliler giriyor, işler torpillere veriliyor, malzemeler torpillilere veriliyor. Maalesef AK Parti iktidarının en büyük icraatı bu! Yağma, talan torpillerin işe alınması, torpillinin maalesef ki kazandırılması. Öyle böyle gidiyor.

İzmit Yeşilova Mahallesi Şehit Necmi Semerci Caddesi üzerinde bulunan Yarbay Refik Cesur İlkokulu önünde büyük sıkıntılar var ve burada oldukça önemli yayalar için sıkıntılar var buradan da Kocaeli Valiliği’ne bir duyuru yapmış olalım!

Cevdet Said çok taktir ettiğim bir mütefekkirdir. Bireysel ve toplumsal değişmenin yasaları ve ve Hz. Habil’in yoluyla ilgili kitapları vardır. İslam dünyasındaki sorunları gerçekçi bir gözle tespit etmiş. Barışcıl çözümlerden başkasıyla çözüm olmadığını söylemişti hep. Bireysel ve toplumsal değişme yasalarında birey değişmeden toplum değişmez demişti. Allah rahmet eylesin Cevdet Said’e İslam dünyasının büyük kaybıdır, çok değerli bir insandır ve İslam dünyasındaki bağnazlık fanatizme karşı insan hakları, barış, adalet diyen çok değerli bir âlimdi kendisi. Tekrar tekrar kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz.

Bakın bu da büyük bir ihlal vakası; tek kişilik hücrede 22 gün kaldı  ve öldü kimsenin umurunda değil mi diye soruyoruz? Ramazan Turan 22 gün boyunca tutulduğu tek kişilik hücrede şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, Turan Ailesi ölümünün açlık ve zehirlenmeden dolayı olabileceğinden şüpheleniliyor. Yine dosyası böyle vicdansız, soğuk devlet kararlarıyla kapatılan dosyalardan olmasın diyoruz Ramazan Turan’ın dosyası. Konuyu hassasiyetle de takip edeceğiz çünkü zaten adil olmayan yargılamalar ile zindanlara atılan yaşlı insanların durumlarını takip ediyoruz. Bu kişi de onlardan birisi ve maalesef ki hayatını kaybetmiş durumda.

Hiç unutamadığımız bir vaka hasta mahpus Medeni Arifoğlu cezaevinde adil olmayan yargılamalarla yattığı cezaevinde, çok ağır ihlallere uğradığı, karaciğer transplantasyonu yaşamıştı, nakli yani ve aldığı ilaçlar, yaşadığı ortamlardan dolayı bir de böbrek kanseri çıktı çünkü direnci çok düşüktü, ortamlarda bulunmaması tahliye edilmesi gerekiyordu ama ısrarla o halde tuttular ve şu anda gördüğünüz gibi bir iskelet halini alana kadar onu tahliye etmediler. Tahliye edildiğinde her şey için çok geçti. Onun ölüm yıldönümü Medeni Arifoğlu benim unutamadığım hasta mahpuslardan birisidir.

İşsizlik intiharları artıyor, bilhassa Kocaeli’nde intiharlar çok fazla gerçekte 2. 3. sıralarda intihar oranları Türkiye sıralamasında illere göre. Yusuf Kırtay iddialara göre beklentisi gerçekleşmeyince maddi sıkıntı içine düştü ve yalnız yaşadığı evde canına kıydı.

Hiç unutmadan hatırlatacağımız Osman Kavala’nın zulmen tutulu olması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de eleştirdiği halde ve Türkiye’ye yaptırımlar uyguladığı halde Osman Kavala halen tutuklu son derece beyefendi bir insan hakları savunucusu, çok değerli bir insan ama zalimce bir siyasi iktidar kararıyla zindanda

Mesut Şerifoğlu Kaymakam Muhammet Safitürk davasında da adil olmayan bir yargılama sonucu müebbet hapse mahkum edildi. Anayasa Mahkemesi’nde dosya. Umarım ki Anayasa Mahkemesi bu zalim kararı bozar.

Selçuk Kozağaçlı Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı çok değerli bir insan ve maalesef ki o da halen zulmen tutuklu.

Mazlum Dönder şu anda bir öğrenciydi ve maalesef ki bir Kürt üniversite öğrencisi olarak büyük zulümlere uğradıktan sonra şu Kırşehir Cezaevi’nden sonra şu anda Aksaray T Tipi Cezaevi’nde mahpusluğunu sürdürüyor

Şenyaşar Ailesi Urfa’da direnişlerine devam ediyor. Şenyaşar ailesinin annesi Emine Şenyaşar: “Ölmeden bu zulmün bitmesini bekliyorum.” Diyor. “Ölmeden dünya gözüyle zulmün bittiğini görmek istiyorum.” Diyor, başka söze gerek yok. Bir annenin bu cümlesinden daha başka konuyu özetleyecek bir cümle olamaz.

Yusuf Bilge Tunç 6 Ağustos 2019’dan beri kaçırılmış, ne ölüsü ne dirisi bulunuyor.  Korkunç bir vaka hiçbir devlet yetkilisi konuda açıklama yapmıyor. Kamuoyunun çoğu da bu konuyu sahiplenmiyor. Bizim gibi insan hakları savunucuları bu meseleyi sahipleniyor ve kabullenemiyoruz! Kesinlikle kabullenemiyoruz ve unutmayacağız bunu da tüm yetkililere hatırlatıyoruz. Bir gün mutlaka Yusuf Bilge Tunç’un başına gelenlerin hesabını vereceksiniz, vereceksiniz hiç unutmayın bunu, biz bunların peşinde koşmaya devam edeceğiz!

Yusuf Bilge Tunç gibi kaçırılıp daha sonra 6 ay boyunca işkenceye uğradığını söyleyen Yasin Ugan şu anda cezaevinde ama gönderdiği mektuplarda; 6 ay boyunca bilinmeyen bir yerde işkenceye uğradığını söyledi.

Gökhan Türkmen de bilinmeyen bir yere kaçırıldıktan sonra 9 ay boyunca işkenceye uğradığını söyleyen bir başka Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.

Gülistan Doku halen bulunamamış bir insan. Öldü mü kaldı mı bilinemiyor ama bir şekilde yeterli arama yapılmadığı için kendisine halen ulaşılamadı! ÖFG TV programımız da anne ve babasıyla da program yaptık ve Gülistan Doku nerede bir an önce bulunsun diyoruz.

Hürmüz-Şimoni Diril çifti de 2 yılı aşkındır bulunamamış durumda ve maalesef ki bu konuda da bir gelişme yok. Kendi sosyal medya TV’miz ÖFG TV’de Hürmüz- Şimoni Diril’in oğlu ile de bir program yaptık. Din adamı olan oğlu büyük büyük acılar içinde. Biz iki yıldır konuyu takip ediyoruz ve yetkililere tekrar Hürmüz Diril nerede? Niye mahkeme sürecinde büyük ağırlıklar var? Neden iddianame kabul edilmedi? Yeni iddianame ne zaman çıkacak? Neden Vali,  savcı ve hakim bir araya geldikten sonra iddianame reddedildi diye soruyoruz sormaya devam edeceğiz!

2022 yılı Şubat ayı itibariyle Türkiye işçi eylemleri ile sarsılıyor. Gerçekten ekonomik sıkıntıların vardığı son noktada işçi eylemleri had safhada. Neden böyle? Çünkü büyük bir ekonomik sarsıntı var ve işçilerin yeterli zam oranını alması lazım ama yeterli zammı vermeyen iş yerlerine karşı bir direnişleri mevcut. Nerelerde?

Bakın TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda Nakliyat-iş Sendikası Urfa’da 1172 gündür, sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarmaların geri alınmasına karşı yapılıyormuş.

Şişli Belediyesi’ne bağlı Kent Yol A.Ş’de çalışan işçiler  İstanbul’da 786 gündür eşit ücret talebiyle dinleniyorlar.

Kömürcüoğlu Gruba ait Çınartaş’ta pandemi döneminde çalışmaktan kaçınma haklarını kullandıkları için işten atılan işçiler Muğla/Milas’ta 630 işçi sendika üyeliği nedeniyle işten çıkarmaların geri alınmasını talep ediyorlar.

 Uzel makine işçilerinin ödenmeyen hakları 515 gündür devam ediyor ve haklarının verilmesini istiyorlar.

Kıdem ve ihbar tazminatları verilmeden Temmuz 2021’de işten çıkarılan 104 Neo-Trend Tekstil işçilerinin hak mücadelesi 217 gündür devam ediyor. Kıdem ve ihbar tazminat haklarını istiyorlar Neo-Trend Tekstil işçileri.

Lila Kağıt fabrikası  işçileri 36 gündür Tekirdağ’da iş işten atılan tüm sendika üyesi işçiler işe geri alınsın. İşçilerin temel haklarına saygı duyulsun. İşçiler üzerinde uygulanan baskı ve tehditler son bulsun diyorlar.

Hepsi Express’in taşeronu Hepsi Ekspress’in taşeronu Scotty emekçileri 6 gündür %22’lik sefalet zammını kabul etmeyen bir istekle emekçilerin talebi en az %40 zam olsun diyorlar çünkü düşünün açıklanan enflasyon oranları %48’i buldu ama ENAG’ın rakamları %114’ü bulmuş durumda. Gelinen noktada işçiye %22’lik bir zam son derece az kalıyor.

Kocaeli Gebze’de Otomotiv tedarik Sanayi İhtisas organize sanayi bölgesinde bulunan ve otomobil plastik aksamı üreten bu kanalı lastik yapsam üreten Farplas’ta işçilerin direnişi 14 günü buldu. Bu işçilere destek ziyaretinde bulunma sözü veriyorum. En kısa sürede. İşçilerin patronun açıkladığı sefelat zammına, işten atılan arkadaşları iade edilmesi ve sendikal hakları için başlattıkları direniş devam ediyor 14 gündür, umarım başarıya ulaşır.

Yurtiçi Kargo emekçilerinin direnişi üç gündür. İstanbul merkezli birçok yerde %17’lik sefalet zammınıkabul etmeyen emekçilerin talebi en az %40 çok fazla bir şey istemiyorlar. Bakın enflasyon oranını bile yakalayan bir talepleri yok.

Yemeksepeti Banabi kurye ve depo emekçilerinin direnişi 3 gündür devam ediyor. Başta İstanbul ve İzmir olmak üzere ülkenin birçok yerinde sefalet zammını kabul etmiyoruz net 5500 TL Prim ve yan haklar, tutanak ve mobbing baskısına son, iş kolumuz derhal taşımacılığa geçirilsin. TÜMTİS’in sendikal yetkisine yapılan itiraz geri çekilsin diyorlar.

Digiturk emekçileri direnişi üçüncü günde İstanbul’da. Emekçiler %17’lik sefalet zammını kabul etmiyor ve insan onuruna yakışır bir zam talep ediyorlar.

Kızılay İçecek Erzincan fabrikası işçileri grevi 2 Şubat’ta başladı daha yeni maaş zammı ve özlük hakları için greve çıkan Kızılay İçecek Erzincan fabrikası işçileri: “Haklarımızı talep ediyoruz sonuna kadar buradayız.” diyorlar.

Migros Esenyurt Depo işçileri direnişi 3 Şubat’ta talepleri kabul edinceye kadar iş bırakma eylemi devam edeceklerini belirttiler. İş durdurma 2 Şubat’ta başladı. %8’lik zamma karşı %70 zam talep ediyorlar.

Akkuyu Nükleer Santral şantiyesinde çalışan işçilerin iş durdurma eylemi 2 Şubat’ta başladı. Talepleri; Mersin’de yapımı devam eden Akkuyu nükleer santral projesinde ikinci türbinde çalışan 250 taşeron firma işçisi, yaklaşık 4 aydır maaşlarının ödenmediğini ve ödenmesi gerekitğini söylüyorlar.

Alpin Çorap’taki kazanımın ardından Erdal Çorap ve Şimşek Çorap işçileri de iş bıraktı. 2 Şubat’ta başladılar ve talepleri; insani talepleri var! 7 Bin TL talep ediyorlar. “Hakkımız olanı alana kadar mücadele edeceğiz. Diyorlar.

İzmir Çiğli AOSB’de kurulu Polibak Fabrikası’nın işçilerinin iş durdurma eylemi 2 Şubat’ta başladı ve Polibak Fabrikası işçileri ek zam talebinde bulunuyor.

İnşaat sektöründe işçilerin yaşadığı hak gasplarına karşı İnşaat-İş ve Dev Yapı-İş Sendikası 1 Şubat 2022’de, “Artık yeter! Gasp edilen haklarımızı istiyoruz” başlıklı ortak bir kampanya başlattılar ve “Artık yeter!” diyorlar ve haklarını talep ediyorlar.

Şimşek Çorap işçileri iş bıraktı. 3 Şubat’ta başladı! Düşük zam teklifine karşı iş bırakan işçiler anlaşma sağlanana kadar direnişin devam edeceğini söylüyorlar.

Melike Tekstil’de işçiler sefalet zammını kabul etmemiş, 2 Şubat’ta eyleme başlamışlar ve insan onuruna yakışır bir zam talep ediyorlar.

Birleşik Metal-İş üyesi Aryıldız fabrikası işçileri İstanbul’da 2 Şubat’ta eyleme başlamışlar. Birleşik Metal-İş üyesi Aryıldız fabrikası işçileri, sendikal hakların tanınması talebiyle 2 gündür birer saat iş bırakma eylemi yapıyor.

Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi Eskişehir Kıraç Metal işçileri 3 Şubat’ta başladılar greve ve işten atmalara karşı iş bıraktılar.

Tekzen işçileri: “Asgari ücretle çalışıyoruz, maaşlarımız tam yatırılmıyor.”diyorlar. 3 yıldır zam alamadıklarını, maaşlarının ise yetersiz olmasına rağmen tam ve zamanında yatırılmadığını ifade ediyorlar. Daha herhangi bir greve başlamamışlar ama Tekzen’de de son derece önemli bir rahatsızlık var. Yurdun dört bir tarafındaki direnen işçilerimizi insan onuruna yakışır ücret talep eden işçilerimizi destekliyoruz ve onların yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz.

Yorumlar