15 Temmuz 2026
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü öncesinde açıklamalarda bulundu. Gergerlioğlu, dönemin Genelkurmay Başkanı ve eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile şimdiki Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler‘in kendisine tazminat davası açtığını belirterek, “Darbe gecesi seni ellerin bağlı odadan kurtaran kişinin Akın Öztürk olduğunu kendi ifadende bizzat kendin söyledin. Ben senin mahkemedeki resmi ifadeni Meclis kürsüsünde okudum diye bana dava açıyorsun” dedi. İktidarın 15 Temmuz anlatısını eleştiren Gergerlioğlu, “Hulusi Akar, darbe girişimindeki ve Roboski katliamındaki rolünü açıklamalıdır. Bu suskunluk, üzerindeki derin şaibeleri ve diyet borçlarını gizleme çabasından başka bir şey değildir” dedi.
“Hulusi Akar konusunda içiniz gerçekten rahat mı?”
Gergerlioğlu, “yıllardır Hulusi Akar’a 15 Temmuz’a dair onlarca soru sorduğunu ancak tek bir yanıt bile alamadığını” söyledi. Akar’ın “darbe davalarında yargılanan sanıkların ve TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’nun davetlerine ısrarla icabet etmediğini” belirtti.
Mahkeme tutanaklarında yer alan binlerce sayfalık ifadelere dikkat çeken Gergerlioğlu, “yargılanan eski rütbeli askerlerin neredeyse tamamının, girişimin ilk saatlerinde Hulusi Akar’ın bu sürecin içinde olduğunu, ancak gece saat 02.00 – 03.00 sularında gidişatın değişmesiyle saf değiştirdiğini iddia ettiklerini” söyledi. Gergerlioğlu, iktidara da seslenerek, “Hulusi Akar konusunda içiniz gerçekten rahat mı? İlk saatlerde işin içinde olup sonradan size dönüp dönmediğini neden sorgulamıyorsunuz?” sorusunu yöneltti.
“Reşat Petek ve İsmail Kahraman neden O.K’yi Meclis’te dinlemedi?”
Darbe girişiminin yaşandığı gün saat 14.00 civarında MİT’e giderek ihbarda bulunan binbaşı O.K. konusuna değinen Gergerlioğlu, “bu kadar hayati bir ismin ifadesinin hiçbir yerde ayrıntılı şekilde alınmadığını ve aniden ortadan kaybolduğunu” söyledi. O.K.’nın daha sonra MİT bünyesine alınarak isminin değiştirildiği iddialarını hatırlatan Gergerlioğlu, dönemin Komisyon Başkanı Reşat Petek ve Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın bu ismi neden dinlemediğini sordu.
“Öğle saatlerinde koca Genelkurmay Başkanı tek bir emirle her şeyi durdurabilirdi”
İhbarın içeriğinde MİT Başkanı Hakan Fidan’ın kaçırılacağına dair çok net bir bilgi olduğunu ifade eden Gergerlioğlu, “MİT Başkanı’nın kaçırılacağı bilgisi ortadayken Hulusi Akar’ın derhal askeri tedbirleri almak yerine saatlerce beklediğini” savundu. Gergerlioğlu, “Askerlikte emir demiri keser. Öğle saatlerinde koca Genelkurmay Başkanı tek bir emirle her şeyi durdurabilirdi. Akar neden bekledi? Bir şeylerin olgunlaşmasını mı gözledi?” diyerek eleştirilerde bulundu.
“AKP’li Şirin Ünal ile Hulusi Akar arasında Genelkurmay’da gizli ve kayıt dışı bir görüşme oldu”
Gergerlioğlu, “darbe günü saat 18.00-20.20 arasında MİT Başkanı Hakan Fidan ile Hulusi Akar’ın Genelkurmay’da baş başa görüştüğünü, Akar’ın bu görüşmeden en yakınındaki özel kalemine ve başdanışmanına dahi bahsetmediğini” öne sürdü. Gergerlioğlu, “hava sahasının saat 18.30’da uçuşa kapatılmasına rağmen, Semih Terzi’nin gece yarısı Diyarbakır’dan Ankara’ya uçmasına nasıl izin verildiğini” sordu. “Hulusi Akar’ın darbe günü sabahtan tüm planlarını aniden iptal ettiğini” savunan Gergerlioğlu, “henüz MİT ihbarı dahi yokken eski AKP Milletvekili Şirin Ünal ile Akar arasında Genelkurmay’da ceridelere geçmeyen gizli ve kayıt dışı bir görüşme gerçekleştirdiğini” öne sürdü.
“Darbe hazırlığı yapılırken siz neyi planlıyordunuz?”
“14 Temmuz gecesi Hulusi Akar ile Hakan Fidan’ın Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda dört saat baş başa görüştüğünü, ardından Akar’ın gidip Fidan ile Zekai Aksakallı’nın saatlerce kimseyi yaklaştırmadan görüşmeye devam ettiğini” söyleyen Gergerlioğlu, “Darbe hazırlığı yapılırken siz neyi planlıyordunuz?” dedi.
“Akar esir gibi değil, en önde ve gayet rahat bir şekilde karargâhtan çıktı”
Hulusi Akar’ın Akıncı Üssü’ne götürülürken “derdest edildiği” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığının o gece Akar’ın yanında olan başdanışmanı Orhan Yıkılkan, özel kalem müdürü Ramazan Gözel, emir subayı Levent Türkkan ve Mehmet Dişli’nin ifadeleriyle sabit olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, kamera kayıtlarında “Akar’ın esir gibi değil, en önde ve gayet rahat bir şekilde karargâhtan çıktığını” savundu.
“Akar’ın görüşmeleri sabaha kadar sürdü, cumhurbaşkanını sabaha kadar bir kez bile aramadı”
Helikoptere binerken, kendisini esir aldığını söylediği Mehmet Dişli’ye pervane çarpmasın diye eliyle siper olduğu görüntüler olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Akıncı Üssü’nde sabaha kadar süren görüşmelerde Akın Öztürk, Kubilay Selçuk ve Mehmet Dişli ile çay, kahve ve çerez eşliğinde gayet samimi bir ortamda oturduklarını öne sürdü. Akar’ın sabaha kadar Mehmet Dişli aracılığıyla başdanışmanı Orhan Yıkılkan’ı aratarak bazı siyasi isimlerin telefon numaralarını istediğini söyleyen Gergerlioğlu, görüşmelerin sabaha kadar sürdürüldüğünü söyledi. Gece boyunca rahatça lavaboya giden, namaz kılan Akar’ın, ülkenin cumhurbaşkanını sabaha kadar bir kez bile aramadığını söyleyen Gergerlioğlu, buna dair hiçbir telefon kaydı bulunmadığını ifade etti.
“Dişli, ’20 yıllık komutanım tarafından satıldım, ketempereye getirildim’ dedi”
Hulusi Akar’ın en yakınındaki isim olan Mehmet Dişli ile cezaevinde yaptığı görüşmelere ve dava dosyalarına değinen Gergerlioğlu, Dişli’nin ifadelerini aktardı. Dişli’nin, İstanbul Maslak’taki bir çitlembik ağacının altında geçmişteki askeri süreçleri ve 28 Şubat’ı yarenlik ederek konuştuklarını anlattığını öne süren Gergerlioğlu, Dişli’nin şu sözleri söylediğini öne sürdü:
“Ben ne kadar darbeciysem Hulusi Akar da o kadar darbecidir. Ben ne kadar darbeci değilsem Hulusi Akar da o kadar darbeci değildir. İç çamaşırının rengine kadar bildiğim, 20 yıllık komutanım tarafından satıldım, ketempereye getirildim.”
Gergerlioğlu, 16 Temmuz günü öğleden sonraya kadar Başbakanlık’ta bakanların Mehmet Dişli’yi darbeye karşı gösterdiği çabadan dolayı tebrik ettiğini, Hulusi Akar’ın da bizzat “Beni değil, sabaha kadar aslanlar gibi yanımda mücadele eden Dişli’yi tebrik edin” dediğini, ancak birkaç saat sonra rüzgarın dönmesiyle Dişli’nin işkence edilerek darbeci ilan edildiğini iddia etti.
“Akın Öztürk’ün darbeci olmadığını bizzat kendiniz bildiğiniz ve onu siz çağırdığınız için, kendinizi ele vermemek adına bu resmi bildiriyi sildirdiniz”
Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 21 Temmuz 2016 tarihinde yayınlanan bir bildiriye dikkat çeken Gergerlioğlu, bu bildiride “Hulusi Akar’ın talebiyle Akın Öztürk’ün saat 23.47’de Akıncı Üssü’ne çağrıldığının” açıkça yazıldığını, ancak kısa süre sonra bu bildirinin “siteden apar topar silindiğini” savundu. Gergerlioğlu, “Akın Öztürk’ün darbeci olmadığını bizzat kendiniz bildiğiniz ve onu siz çağırdığınız için, kendinizi ele vermemek adına bu resmi bildiriyi sildirdiniz” dedi.
“Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın 15 Temmuz’un en karanlık isimlerinden biri olduğunu” söyleyen Gergerlioğlu, Ömer Halisdemir tarafından vurulan Semih Terzi’nin askeri çevrelerce seküler, ulusalcı ve Kemalist bir subay olarak bilindiğini, cemaat bağlantısının bulunmadığını söyledi. Halisdemir’in ölümünden sonra hakkında “Bylock” iddialarının ortaya atıldığını ve yaşamış olsaydı tutuklanabileceğini belirten Gergerlioğlu, “Aksakallı’nın da mahkemelerde konuşmaktan kaçtığını” söyledi.
Gergerlioğlu, darbe gecesi Genelkurmay karargâhına giren Fırat Alakuş ve Murat Korkmaz gibi Özel Kuvvetler subaylarının mahkemedeki, “Biz oraya darbe yapmaya değil, Zekai Aksakallı’nın ‘Genelkurmay’da hareketlilik var, gidin koruyun’ emriyle gittik” savunmalarını hatırlatarak, “askeri personelin tuzak kurulup yem olarak kullanıldığını” öne sürdü.
Gergerlioğlu, “Hulusi Akar’ın 15 Temmuz’da şüpheli sessizliği olduğunu ve iktidar tarafından korunduğunu” öne sürerken, “arkasında yatan asıl nedenin Uludere katlimaı” olduğunu iddia etti. Uludere döneminde Genelkurmay’da görevli olan ve dosyayı hazırlayan Kurmay Albay Savaş Kabaklı ile bizzat görüştüğünü açıklayan Gergerlioğlu, şu iddialarda bulundu:
“Asılsız istihbarat üzerine terfi hırsıyla hareket eden Güler ve Akar vurun emrini hazırladı, Malatya Karargâhtakiler şoka girdi”
“Malatya Karargâhı’ndaki subaylar, sınıra gelen grubun katır sayısının çok, insan sayısının az olmasından ötürü kesinlikle kaçakçı olduğunu rapor etti. Ancak MİT’ten gelen ‘Fehman Hüseyin sınırı geçecek’ yönündeki asılsız istihbarat üzerine, terfi hırsıyla hareket eden Yaşar Güler ve Hulusi Akar, alt kademedeki generallerin muhalefetine rağmen vurun emrini hazırlayıp Necdet Özel’in önüne koydular. İnsanlar paramparça edildikten sonra Malatya Karargâhtakiler şoka girdi.”
“Akar’ın Roboski’deki hatası örtbas edildi, diyet borcu olarak 15 Temmuz’da kendisinden istenen rolü oynadı”
Gergerlioğlu, katliamın ardından askeri soruşturma dosyası hazırlanırken, yukarıdan gelen kesin bir talimatla “Hulusi Akar’ın isminin Roboski dosyasından tamamen çıkarıldığını” Savaş Kabaklı’nın bizzat kendisine itiraf ettiğini iddia etti. Gergerlioğlu, “Akar’ın iktidara karşı bir diyet borcu vardı. Roboski’deki bu devasa hatası örtbas edildiği için, 15 Temmuz’da kendisinden istenen rolü oynamak zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.
“Meclis Araştırma Raporu çöpe atıldı”
TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’nun aylarca çalışıp 141 kişiyi dinlemesine rağmen hazırlanan raporun neden yayınlanmadığına dair Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a soru önergesi verdiğini belirten Gergerlioğlu, “aldığı yanıtın skandal niteliğinde olduğunu” ifade etti. Kurtulmuş’un kendisine, “Rapor yeni yasama dönemine yetişmediği için kadük kalmıştır, hükümsüzdür” yanıtını verdiğini belirten Gergerlioğlu, dönemin Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve Komisyon Başkanı Reşat Petek’in, “muhalefet şerhleri ve Hulusi Akar’ın gelmemesi üzerine raporu bilerek sümen altı ettiklerini ve milyonlarca liralık çalışmayı çöpe attıklarını” iddia etti. Hakan Fidan ve Hulusi Akar’ın komisyona gelip ifade vermekten “korktuklarını”, Akar’ın “televizyon kanallarında prompterdan önceden hazırlanmış metinleri okuyarak halkı yanılttığını” öne sürdü.
“Darbe gecesi seni ellerin bağlı odadan kurtaran kişinin Akın Öztürk olduğunu ifadende bizzat kendin söyledin”
Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamalar nedeniyle şimdiki Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in kendisine tazminat davası açtığını belirten Gergerlioğlu, “Darbe gecesi seni ellerin bağlı odadan kurtaran kişinin Akın Öztürk olduğunu kendi ifadende bizzat kendin söyledin. Ben senin mahkemedeki resmi ifadeni meclis kürsüsünde okudum diye bana dava açıyorsun. Beni korkutamazsınız. Vekilliğimi düşürdünüz, zindana attınız ama halkın kararıyla geri döndüm. Sizin gibi 3 kuruşluk dünya menfaati için hakkı örtbas edecek adam değilim” ifadelerini kullandı.
“Suçsuz yere yatan askeri öğrenci, kursiyer teğmen, er ve astsubayın vicdan yükü Akar’ın omuzlarında”
Cezaevlerinde 15 Temmuz gerekçesiyle tutulan binlerce askeri öğrenci, kursiyer teğmen, er ve astsubayın suçsuz yere hayatlarının karartıldığını söyleyen Gergerlioğlu, feryat eden ailelerin vicdan yükünün Akar’ın omuzlarında olduğunu belirterek, “Ben darbe girişimi olmadı demiyorum. Darbe girişimi var ama içeride yatanların yüzde 90’ı ketenpereye getirilmiş günahsız insanlar. Hulusi Akar biraz namuslu davranıp çıkıp konuşsa, bu karanlık noktalar aydınlanacak ve haksız yere yatan binlerce insanın yeniden yargılanmasının önü açılacak. Bu dünyada gerçekleri saklayabilirsin Hulusi Akar, ama öte dünyada bu insanların ahı yakana yapışacak. Çık ve gerçekleri konuş” ifadelerini kullandı.
























Yorumlar